Archive for Haziran, 2010

Haz

29

Ağlasa âşık belâ-yı hicr ile nâlân olup (gazel) :: Avnî (Fatih Sultan Mehmed)

By Mustafa Kaya

Ağlasa âşık belâ-yı hicr ile nâlân olup Gözleründen akan anun yaş yerine kan olup Geh cefâ kûhı gubârından örünse kisveti Geh belâ vadisini geşt eylese ‘uryân olup Her ne denlü cevrler görse vefalar eylese Her ne denlü gülseler hâline ol giryân olup Gam beyabanına her gün eylese seyr ü sefer Her gice mihnet- serâ-yı firkate […]

Haz

29

Aceb n’itdüm yâre virmez selâmı

By Mustafa Kaya

‘Aceb n’itdüm yâre virmez selâmı Bu zâlim müdde’î komaz ola mı Menüm iki cihânda yârum oldur Menem anun alur kemter gulâmı Şu cefâlar ki sen bana kılursen ‘Aceb kâfir müselmâna kıla mı Yûsuf’a kalmadı bu hüsn bâkî Kıyâs eyle sana yârum kala mı Seni sevmez mi yohsa Şeyyâd Hazma Denînün biridür bu kaltabânî Açıklama: vezni: […]

Haz

29

Allâhu ekber ey sanem hüsnünde hayrân olmuşum (gazel) :: Nesimî

By Mustafa Kaya

Allâhu ekber ey sanem hüsnünde hayrân olmuşum Kavs-i kuzehdir kaşların yayına kurbân olmuşum Yüzün durur cennet gülü boyun hakîkat servidir ‘Aşkında ben bülbül kimi ‘âlemde destân olmuşum Kevn ü mekândan geçmişim ma’nî şârabın içmişim Cânâne yüzün görmüşüm baştan ayağ cân olmuşum Da’vî benim dadî benim münkir benim râzî benim Dağı benim yazı benim ben külli […]

Haz

29

Aceb bu derdümün dermânı yok mı gazel

By Mustafa Kaya

Aceb bu derdümün dermânı yok mı Ya bu sabr itmegün oranı yok mı Yanaram mûmlayın başdan ayağa Nedür bu yanmağun pâyânı yok mı Güler düşmen benüm ağladığıma ‘Aceb şol kâfirün îmânı yok mı Delübdür ciğerümi gamzen okı Ara yürekde gör peykânı yok mı Gözi hançerlerin boynuma çaldı ‘Aceb ol zâlimün im’ânı yok mı Su gibi […]

Haz

28

TÜRKÇE

By Edebiyat Türkiye

Yazdığım gibi okuyayım , diyorsan eğer…. Bütün dünya biliyor , yok Türkçeden başkası Diyorsan her yerde verilsin değer… Boşuna arama, “TÜRKÇE” dillerin hası Eğer arıyorsan bir bilim dili Dünyayı dolaşma , Türkçemiz yeter Yök başkanı demişse de olmaz bu bilim dili Çinceyi savunan var , bu daha beter….. Olmasa da elinde bir makam mevki…. Savun […]

Haz

27

Bir devirde geldik ki azîzân unutulmuş

By Mustafa Kaya

Bir devirde geldik ki azîzân unutulmuş Tutmuş yerini hurd u büzürgân unutulmuş Gitmiş nemeki mâide-i hân-ı vefânın Alemde hukûk-ı nemek ü nân unutulmuş Nâdanlık olup mu’teber ebnâ-yı zamandan Hattı bozulup nüsha-i irfân unutulmuş Hikmet taleb-i mâlda Kârûn gibi şimdi Hâhişgârî-i lokmada Lokmân unutulmuş Olmuş o kadar halk-ı cihân mekrde üstâd Kim sâbıka-i şöhret-i şeytân unutulmuş […]

Haz

27

Feryâd ki feryadıma imdâd edecek yok

By Mustafa Kaya

Feryâd ki feryadıma imdâd edecek yok Efsus ki gamdan beni azad edecek yok Tesir-i mahabbetle yıkılmış güzel amma Virane dili bir daha âbâd edecek yok. Kes, varsa alkan bana ey tali-i dûnum Sen var iken âlemde beni yâd edecek yok Hakkıyla bilir zâr gönül halet-i aşkı Mâhirdir o fende anı üstâd edecek yok Ya Rab […]

Haz

25

DENİZE KARŞI

By Edebiyat Türkiye

Denize karşı tüttürüyordu sigarasını Sarmıştı bağrına öncesini , sonrasını Unutmuştu varlığının bugününü yarını Bırakmıştı bir köşeye yoğunu , varını Yanına genç bir kız yanaştı kalkarken Ne o dedi sıkıldın mı hayattan Varlığının farkedilmediği unutulduğun en baştan Vurulduğun , haber dahi verilmeden arkandan Adam şöyle bir bakıp evet dedi umarsızca Kız içinden düşündü yalnız dedi kanımca […]

Haz

25

Dil-i bîmârı suâl itmege cânân geldi

By Mustafa Kaya

Dil-i bîmârı suâl itmege cânân geldi Mürde-i hecr u firâka yeniden cân geldi Derd-i firkatle zebûn olmuş idi hayli zamân Bu gün ol âfeti gördüm bana dermân geldi Yine mehtâb idecek sen dil-i nâlânda bu şeb Burc-ı hüsnün meh-i tâ-bendesi mihmân geldi Bâde sun nûş idelim zevk iderek ey sâkî Ki bu dem meclise cânân […]

Haz

25

Sıkıldı zât-ı şâhâne dedi başka sözüm yoktur

By Mustafa Kaya

Sıkıldı zât-ı şâhâne dedi başka sözüm yoktur Sürülsün hâsılı az çok kim anlarsa kitâbetten Nasıl asker verir bilmem ki hâlâ duygusuz millet Gidenler can verir yollarda açlıktan sefâletten Yemez içmez melektir sanki askerler çırılçıplak Şehîd olmak için bîçâreler dönmez azîmetten Giren taht-ı silâha ekseriyyâ ölmeden çıkmaz Anınçün kaldı pek çok tarlalar hâli zirâatten Silâh altında […]

Haz

25

Divan Şiirinde Sabâ

By Mustafa Kaya

1 DİVAN ŞİİRİNDE SABÂ (Osmanlı Tarihi Araştırmaları XXVI, Prof. Dr. Mehmet Çavuşoğlu’na Armağan II, İstanbul 2005.) Doç.Dr. H. Dilek Batislam* Divan  şiirinin temelinde belirli benzetme öğeleriyle, mazmun ve motifler bulunmaktadır. Hemen her divan  şairinin  şiirinde rastlayabileceğimiz kimi mazmun ve motiflerin divan  şairlerinin  şiirlerinden, örnek metinlerden yola çıkılarak tespit edilmesi, divan  şiirinin kendine özgü benzetme dünyasının […]

Haz

23

GÜNEŞİ GETİRENLERE SELAM

By Edebiyat Türkiye

bozma yüzünü yârim doğuşundan belli güneşin bak ne güzel parlıyor mısır koçanları külçe külçe olmuş güzel bir gün olacak anlaşılan imsak horozlarını susturdum bugün bir kucak deniz bin bucak doğa kokusuyla doldurdum odayı yatağını gül bahçesine çeviremem yârim iki demet gök kokan pembe sardunyam var biri senin diğeri gözlerin hakkı için güneşi getirenlere selam olsun […]

Haz

18

BİRAZ MİZAH

By Edebiyat Türkiye

BİRAZ MİZAH Hayatın olanca zorluğu içerisinde artık gülen yüzleri görmemiz oldukça zor bir hale geldi. Gülmek, sanki yerin metrelerce derinliğine saklanmış bir hazine gibi keşfedilmeyi bekliyor günümüzde. Doğal olarak gülmeyi unutan insanlarımızı güldürmek de zor oluyor. Bu yazımda, biraz gülen yüzler görmek, en azından okuyanların gülmüş olabileceği hayalini kurmak amacını güttüm. İşte, edebiyat dünyasından güldüren, […]

Haz

18

OKUMUYORUZ

By Edebiyat Türkiye

Çok okuyan bir toplum değiliz maalesef. Gazetelerin bol fotoğraflılarını tercih eden, köşe yazarlarından haberi dahi olmayan, elinde kalın kalın romanları gösteriş olsun diye gezdirip de tek bir sayfa bile okumayan bir yapıya sahibiz, en azından günümüz gençliğinin büyük bir kısmı bu durumda. Kitaplar, artık süs eşyası gibi görülmekte. Ayda bir kitap bitirdik mi sanki dünyayı […]

Haz

4

Aşk

By Edebiyat Türkiye

Bu gece cebimdeki kırık dökük; kağıt para gibi buruk ve eskimeye yüz tutmuş harfleri çıkarıp Seni hatırlatan yazılar yazmalıyım. Esrik harflerle ne kadar anlatılırsın bilmemekle beraber, denemeliyim. Çünkü unuttuğum bağbozumu zamanların anımsanması ve gözyaşı dökülmesi gerek. Yorgun ateşböcekleri gibiyim. Bu gece kelebeklerle geçmeli izafi dakikalar. Onlar kanat çırpmalı ateşe ben elimi uzatmalıyım. Aşk ateşten gömleği […]


Hosting Sponsoru

sponsor