Archive for Temmuz, 2010

Tem

28

BİR İÇ DÖKÜNTÜSÜ….

By Edebiyat Türkiye

Rıhtımı döven hırçın dalgalar misali acılar yüreğimi dağlıyor… Sebepsiz akan gözyaşları yüreğimin ateşini kora çevirmekten âciz kalıyordu… Anlamsız düşünceler aklımı esir alıp, ruhumu; akılsız olarak azad ediyordu. Akılsız ruhum yorgun düşüp mecnun misali çöllerde susuz kalıyordu… Gördüğü seraplar ye’s batağından kurtaracak ancak birer zerre olmaktan öte geçemiyordu… Hırçın rüzgârların savurduğu saçlarım görme yetimi kaybetmeme sebep […]

Tem

27

TÜRKOLOGLARIMIZ : ORD.PROF.MEHMET FUAT KÖPRÜLÜ

By Edebiyat Türkiye

Mehmet Fuat Köprülü’nün hayatını anlatmak, inanın ne benim ne de bir başka yazarın hakkıyla yapacağı bir iş. Köprülüye siyaset adamı mı demeli, dilci mi demeli, tarihçi mi demeli, edebiyat araştırmacısı mı demeli inanın karar vermek zor. Köprülü, aslında tüm bu saydıklarımın toplamı denilebilir. Tüm bu özellikleri bünyesinde barındıran bu büyük adamın gelin bir de hayatına […]

Tem

23

GÜLMEK

By Edebiyat Türkiye

Gülmek,doyasıya gülmek gerekir… Sanki bitmez gibi bu garip hayat Neşe mutluluk altın sedeftir… Gel de kısacık ömre gülmeyi dayat Kahkaha atana imrenme katıl Var git peşi sıra neşelen biraz Hayat altın çember var sen de atıl Gülmek uzun ömür kısa seçim az Gülmekten bahis açtım yok mu katılan Gelin hep birlikte her an gülelim… Kedere, […]

Tem

23

YANLIŞ BİLDİKLERİMİZ

By Edebiyat Türkiye

Konuşmalarımız sırasında yahut yazılarımızda farkına varmadan çok büyük yanlışlar yapabiliyoruz. İnsanoğlunun kusursuz olamayacağı gerçeği , apaçık ortada olsa da birtakım yanlışların düzeltilmesi gereği de gözardı edilmemelidir.Bazen öyle önemli yanlışlar yapıyoruz ki farkına varmadan bir sözün , tamamıyla ana fikrini değiştirebiliyoruz.Nitekim bu tür yanlışlar en önemli aracımız olan dilin yanlış kullanımına ve anlatmak istediklerimizi tam olarak […]

Tem

23

TÜRK DİLİNİN GÜCÜ-2

By Edebiyat Türkiye

“Ey, Arap, Acem ve Türk milletlerine feyiz veren Tanrım! Sen, Arap kavmini dünyanın en fasih konuşan milleti yaptın! Acem fasihlerinin ise sözlerini, İsa nefesi gibi, cana can katan bir güzelliğe ulaştırdın! Ben Türk’üm ve Türkçe söylemek istiyorum! Tanrım, benden iltifatını esirgeme!” diye sesleniyor duasında Fuzuli. Nihat Sami Banarlı, “Türkçenin Sırları” adlı kitabında Fuzuli’nin bu duasına […]

Tem

23

TÜRK DİLİNİN GÜCÜ-1

By Edebiyat Türkiye

Türk dili üzerine yapılan son araştırmalar, özellikle ünlü dilbilimcimiz Osman Nedim Tuna’nın yapmış olduğu karşılaştırmalı araştırmalar, bize dilimizin tarihinin milattan önceki dönemlere dayandığını göstermektedir. Nitekim dilbilimcilerin ellerindeki veriler incelendiğinde 5000 yıldan daha eski bir geçmişe sahip olduğunu söylememiz mümkündür. Şu gerçeği vurgulamak istiyorum ki, dilimize ait eserler hala tam anlamıyla okunmuş, ortaya çıkarılmış değildir.Bilinen en […]

Tem

23

TÜRKOLOGLARIMIZ : 1-KAŞGARLI MAHMUT

By Edebiyat Türkiye

Türkologlarımız, başlığı altında uzun soluklu bir yazı dizisine başladığımı belirtmek istiyorum. Bu yazı dizisi ile amacım, Türkçe üzerine çalışmalar yapmış, Türkçeyi uluslar arası bir ortamda söz sahibi yapmaya gayret etmiş, Türkçeye gönül vermiş, kısacası Türkçe üzerine büyük küçük katkıları olan isimleri ayrıntılı olarak tanımanızı sağlamak. Bu yazı dizisinde de ilk isim olarak Kaşgarlı Mahmut’u tanıtma […]

Tem

13

Eyâ peri nicesin hoş musun safâca mısın

By Mustafa Kaya

Eyâ peri nicesin hoş musun safâca mısın Gele beri nicesin hoş musun safâca mısın Şeker dudaklı kamer yüzlü serv boyluların Semen-beri nicesin hoş musun safâca mısın Bahâr-ı hüsn ü behada belalı bülbülünün Gül-i teri nicesin hoş musun safâca mısın Bizimle bir nefes insanlık eyle soruşalım Gel ey peri nicesin hoş musun safâca mısın Sefer kılıp […]

Tem

13

Bir dil mi kalmışdur bu tîr-i gamzeden kan olmamış

By Mustafa Kaya

Bir dil mi kalmışdur bu tîr-i gamzeden kan olmamış Bir cân mı vardur ol keman ebruya kurbân olmamış Şol ömr kim sensüz geçer ol ömr zâyi ömr imiş Bir cân k’anun cânânı yok ol cân dahi cân olmamış Ne fitnedür yâ Rab bu kim bir dil-berün her gamzesi Bir demde bin cân almasa dirler bu […]

Tem

13

Ey fitnesi çok kavli yalan yandum elünden

By Mustafa Kaya

Ey fitnesi çok kavli yalan yandum elünden Bir nâz ile bin gönül alan yandum elünden Sen şem’ gibi gayr ile meclisde gülersin Ben akıduram yaş ile kan yandum elünden Ney gibi delindi ciğerüm ışkun elinden Her dem iderem âh ü figaan yandum elünden Yandı dü cihan âteş-i âhumla ve likin Ben senün eyâ şâh-ı cihân […]

Tem

13

Ölme gönül firaak ile Îsâ-nefes gelür

By Mustafa Kaya

Ölme gönül firaak ile Îsâ-nefes gelür Yanma ciger figaan ile feryâd-res gelür Can bülbili teferrüc-i dîdâr kılmasa Firdevs bostânı gözüne kafes gelür Her bî-haber ne bile mahabbet safâsını Nâ-merde aşk u derd hevâ vü heves gelür Bilmez kimesne kaafile-i dûstdan haber Geh geh budur kulaguma bang-ı ceres gelür Şeyhî ko peşpeşeyi dahı şehbâzı kıl şikâr […]

Tem

13

Dem-be-dem seyl-âb-veş eşk-i revânum çağlar

By Mustafa Kaya

Dem-be-dem seyl-âb-veş eşk-i revânum çağlar Döğünüb taşlarla ağlar halüme ırmağlar Gorinen daglar basinda ebr u baran sanmanuz Daglar sacin cozub ben hasta icun ağlar Sinemun ta’lim-hanesine at gel tiruni Ey keman-ebru senuncun tablalardur dağlar Can cikardi mahbes-i tenden kemend-i hecr ile Lik zencir-i umid-i vasl-i dil-ber bağlar Zati’ya Ferhad icun daglarda feryad eyledum Isidub feryadumu […]

Tem

13

Adû-yi zâg elinden bir tezerv-i şive-kâr aldum

By Mustafa Kaya

Adû-yi zâg elinden bir tezerv-i şive-kâr aldum Dahi ben şâh-bâz-ı ışk olaldan bir şikâr aldum Yine burc-i bedenden can sevincumdem cikayazdi Nigarun gonline girdum demurden bir hisar aldum Sarub pehluye tigun zahmini soyle safa surdum Sanasin yanuma bir serv-kaamet gul-izar aldum Melamet mulkini acdum ser-a-ser tig-i ahumla bugun ben padisah-i mulk- iskam bir diyar aldum […]

Tem

13

N’oldun inlersin felek hercai cânânun mı var

By Mustafa Kaya

N’oldun inlersin felek hercai cânânun mı var Seyr ider her menzili bir mâh-i tâbânun mı var Benzuni ey bustan fasl-i hazan mi itdi zerd Yoksa basi tasra bir serv-i hiramanun mı var Aglayub feryad idersin her nefes ey andelib Har ile hem-saye olmis verd-i handanun mı var Yoluna canum revan itsem gerek cana didum Yuzume […]

Tem

13

Koymayub tâkatim feryâda nâlân olmasun dirsün

By Mustafa Kaya

Koymayub tâkatim feryâda nâlân olmasun dirsün Gözüm yaşını alursun da giryân olmasun dirsün Cefa taıyla mir’ât-ı dilim sad pâre eylersin Ne mümkündür yine hâtır perişan olmasun dirsün Melâhat mülkini teshîr idüb şemşir-i gamzenle Güzellik kişverinde gayri sultân olmasun dirsün Benim zannitdüğüm bu kim gurûr-i hüsnüne bir gün Felek de mihr-i rahşân mah-i tâbân olmasun dirsün […]

Tem

13

Sun sâgarı sâki bana mestâne disünler

By Mustafa Kaya

Sun sâgarı sâki bana mestâne disünler Uslanmadı gitdi gör o divâne disunler Peymânesini her kişi doldurmada bunda Şimden gerü bu meclise mey-hâne disünler Dil hânesini yık koma taş üstüne bir taş Sen yap ana iller ana virâne disünler Gönlünde senin gayr u sivâ sureti n’eyler Layik mi bu kim Kabe’ye buthaneler disünler Yahya’nın olup sözleri […]

Tem

13

Aşka kaabil dil mi yok şehr içre yâ dil-ber mi yok

By Mustafa Kaya

Aşka kaabil dil mi yok şehr içre yâ dil-ber mi yok Mest yok meclisde bilmem mey mi yok sâgar mi yok Gonca diller âçılub hâtir niçün şâd olmaya Bâğda güller mi yok gül-şende bülbüller mi yok Görmeziz bir dil ki tûti gibi güftar eyleye Söyledir mi yok cihânda bilmezem söyler mi yok Sengden dil kem […]

Tem

13

Hele îd oldu ol gül-gonce handân olduğun gördük

By Mustafa Kaya

Hele îd oldu ol gül-gonce handân olduğun gördük Demâg-ı telh-kâmın şekkeristan olduğun gördük O sîm endâmı aldık halka-î ağûuşa bir kerre O elmâsın hele zîb-i nigin-dân olduğun gördük Meh ü mihrin senin olsun felek biz îd-gehlerde Hilâl ebrûların hurşîd-i tâbân olduğun gördük O kâfir-beççe bir peymâne sahbâ sundu kim alıp Derûn-i lâleden âteş fürûzân olduğun […]

Tem

13

Tahammül mülkünü yıktın Hülagu Han mısın kafir

By Mustafa Kaya

Tahammül mülkünü yıktın Hülagu Han mısın kafir Aman dünyayı yaktın ateş-i suzan mısın kafir Kız oğlan nazı nazın şehlevend avazı avazın Belasın ben de bilmem kız mısın oğlan mısın kafir Ne ma’na gösterir duşundaki ol ateşin atlas Ki ya’ni şule-i cansuz-ı hüsn ü an mısın kafir Nedir bu gizli gizli ahlar çak-i giribanlar Aceb bir […]

Tem

13

Der medh-i Sultan Muhammed Han (kaside)

By Mustafa Kaya

Der mehd-i Sultan Muhammed Han Taht urup tak-i felek hüsrev-i haver güneş Geydi narenci kaba urındı nur efser güneş Mesned-i sultan-i subh oldı serir-i asuman Saçdı piruze tabaklardan zer ü gevher güneş Kufl açup dürc-i zebercedden cevahir dökdi kim Hak küncin eyleye gencine-i cevher güneş Kulzüm-ü hindun baturmaga gümüş zevrakların Bad-ban-i nur ile tonatdı fülk-i […]

Tem

12

Nice demlerdür ki dil-tengüz mükedder hâlimüz

By Edebiyat Türkiye

Fâ`ilâtün fâ`ilâtün fâ`ilâtün fâ`ilün Nice demlerdür ki dil-tengüz mükedder hâlimüz Bir tebessüm kıl açılsun gonce-i ikbâlimüz Nâr-ı gamla pûte-i aşk içre kâl olduk dirüz Hâl müşkildür eger uymazsa hâle kâlimüz Şöyle eyler lutfı kim âdem hicâbından erir Akmasun mı su gibi yâre dil-i meyyâlimüz Pâk-meşreb âşıkun mâfi’z-zamîri bellidür Su gibi sâfî dilüz gerd-i kederden sâlimüz […]


Hosting Sponsoru

sponsor