Edebiyat Türkiye

Sitemize içerik göndermek için lütfen Tıklayınız.

TÜRKOLOGLARIMIZ : REŞİD RAHMETİ ARAT

Türkologlarımız ana başlığı ile başlamış olduğum yazı dizisinin üçüncü büyük ismi ise Ord. Prof. Reşid Rahmeti Arat’tır. Ömrünü Türkçe üzerine yaptığı çalışmalarla geçiren özgün bir araştırmacıdır diyebilirim.

Reşid Rahmeti Arat, aslen Kazanlıdır. 15 Mayıs 1900 yılında Eski Ücüm’de doğmuştur. Babasının adı İsmetullah annesinin adı ise Mahbeder’dir. Arat, Kazakistan’ın Kızılyar şehrine gider ve ilk olarak Türk-Tatar mektebinde okur. Daha sonra özel bir gayret ile Rusça öğrenir ve Rus Gimnazyasında (Günümüzde lise düzeyinde bir okul) okur.1922 yılında yüksek öğrenimini yapmak için Almanya’ya gider. Gençlik teşkilatlarında birlikte çalıştığı Hüseyin Abdüş Bey Arat’ın en yakın dostlarındandır. Reşid Rahmeti Arat’ın türkoloji sahasına çıkışı ise Lehistan Tatarlarından Yakup Bey Şinkeviç tarafından olur.

Reşid Rahmeti Arat’ın Almanya’da okuduğu sıralarda W.Bang(Türkoloji üzerine önemli araştırmaları olan bir araştırmacı)’de Berlin’e gelir. Reşid Rahmeti Arat için bu büyük bir olaydır. Berlin İlimler Akademisi’nde Türk kültürüne dair birçok Uygur, Mani ve diğer alfabelerle yazılmış yazmaların tasnifi göreviyle görevlendirilir. 1927 yılında ise Berlin Üniversitesi’ni bitirir. Berlin Üniversitesi Şark Dilleri Kazan Lehçesi rektörlüğüne alınır. Dönemin Maarif vekili Arat’ı yanına çağırdığında Arat, Turkishe Turfantexte Vl, Oğuz Kağan gibi önemli eserleri meydana getirmiş, bilinen bir türkologtur.

Reşid Rahmeti Arat tıp öğrenimi gören Rabia Hanım ile evlenir. Evlilikten iki kızları dünyaya gelir. Bu noktada daha önce tanıttığım türkologlarda pek değinmediğim bir noktaya değinmek istiyorum: huy ve mizaç. Arat, çekingen, mahcup bir insandır. Ciddiyet, hassasiyet ve ketumluk onun karakterinin ayrılmaz bir parçasıdır. İlginç bir dikkati belirtmek istiyorum ki anılarından ve yakınlarının anlattıklarına göz attıklarımdan şunu da söyleyebilirim ki Arat bir soru sorulduğu zaman asla anında cevap vermezmiş. Bir soru sorulduğunda uzun bir müddet düşünürmüş. Uzun bir konuşmanın ardından da asıl söyleyeceğine geçermiş.

Reşid Rahmeti Arat’ın en çok konuşulan olayı ise “şive” tabiridir. Türk Şivelerinin Tasnifi adlı çalışmasında, şive tabirinin yanlış olduğunu söylerler ve bunun üzerine tartışmalar yaşanır. Bu tabir Kırımlı Bekir Çobanzade’nin kullandığı bir tabirdir. Mutlaka bir etkilenme sonucu bu tabiri kullanmıştır.

Reşid Rahmeti Arat, 1964 yılında vefat etmiştir. İşte bazı eserleri: Kutadgu Bilig, Atabetü’l-Hakayık, Eski Türk Şiiri. Eserlerin künyelerini vermek yerine basit bir şekilde isimlerini yazmayı tercih ettim. Çünkü bu yazı dizisinin sonunda türkologlarımızın eserlerinin listesini vermeyi düşünüyorum.

Görüldüğü gibi Reşid Rahmeti Arat’ı tam anlamıyla anlatmak mümkün değildir. Bu aslında tüm türkologlarımız için geçerli bir tabirdir diyebilirim. Nitekim bunu, yapmış olduklarına baktığımız zaman anlamamız mümkündür.

HAFTANIN SÖZÜ: “Dil, bir bahçedir. Bahçıvanı ise halktır.”(R.Bayındır

RÜŞTÜ BAYINDIR

Diğer Yazılar

Benzer yazılar

Yorum yapılmış

Tebrikler.Devam et.Kolay gele.

Yorumlar


Hosting Sponsoru

sponsor