Edebiyat Türkiye

Sitemize içerik göndermek için lütfen Tıklayınız.

Osmanlı Edebiyatı ve Nevai

Türk edebiyatı XV. yüzyıldan itibaren iki farklı şiir diliyle yoluna devam eder:

1.Çağatay Türkçesi. 2.Osmanlı Türkçesi. Bunlardan Çağatayca Timuroğulları’nın hüküm sürdüğü Semerkant ve Herat’ta gelişir, özellikle de Hüseyin Baykara döneminde Herat’ta en büyük temsilcilerini yetiştirir. Bu yüzyıl Herat’ı, birçok açıdan olduğu gibi, edebiyat açısından da zirveye çıkmış ve hem İran, hem de Türk edebiyatının en büyük iki simasını yetiştirmiştir: Molla Câmî ve Ali Şîr Nevâî. Her iki şair de hem kendi dönemlerine, hem de sonraki dönemlere etki etmişlerdir.

XV. yüzyıl Türk edebiyatının en büyük şairi olan Ali Şîr Nevâî beş divanı, altı mesnevisi, iki tezkiresi, dinî ve ahlakî toplam otuz civarındaki eseriyle, Türk dünyasının her tarafında, Anadolu ve Rumeli’de, İran’da, Irak’da, Kırım’da, Volga boylarında, Türkmenler arasında, hatta Hindistan’daki Türk saraylarında okunmuş ve tanzir edilmiştir. (Köprülü 1941:5) Ayrıca Nevâî bütün bu ülkelerde okunup beğenildiğini hayattayken görme mutluluğuna eren ender şahsiyetlerdendir.

Eski Türk edebiyatı geleneği içinde Nevâî’nin kendine has üslubu olduğunu ve XV ila XVI. yüzyılda birçok şairi etkilediğini tezkirelerden çıkartmak mümkündür. Bu tezkireler Osmanlı şâirleri ile Nevâî arasındaki ilişkiden bahsederken kimi zaman onunla yapılan görüşmelerden, kimi zaman mektuplaşmalardan, kimi zaman da ona yazılan nazirelerden bahsetmektedirler. Konuyla ilgili tezkirecilerin dile getirdikleri en çarpıcı örnek ise Nevâî-Ahmed Paşa ilişkisidir. Âşık Çelebi ile alevlenen rivayetlerin merkezinde “siparişnameyle gelen 33 gazel” vardır. Çelebi’ye göre Nevâî’den gelen 33 gazel, tanzir edilmek üzere Sultân Bâyezid’in emriyle Ahmed Paşa’ya verilmiştir.(Âşık Çelebi 1994: 196) Kınalı-zâde bu rivayeti biraz daha ileri götürür ve Ahmed Paşa’nın “kudretli şiir söylemek hasletini” Nevâî’nin şiirlerini gördükten sonra kazandığını söyler. Bu görüş hakkındaki tartışmalar Tanzimat’tan sonra yeniden alevlenir. Önce Namık Kemâl, Mr. Gibb, E. Brovne, sonra da Fuad Köprülü, Sadettin Nüzhet Ergün, Mehmet Çavuşoğlu, Prof. Dr. Osman F.Sertkaya, Prof. Dr. Mustafa İsen, Prof. Dr. Tahir Üzgör, Eleazar Birnbaum ve Sigrid Kleinmichel gibi araştırmacılar tarafından tekrar ele alınır. Ahmed Paşa’nın kudretli şiir söyleme yeteneğini Nevâî’den aldığını iddia eden araştırmacı sayısı küçümsenmeyecek kadar çoktur. Ancak Fuad Köprülü’nün de değindiği gibi bu görüş dayanaktan yoksundur.

Tezkirelerin Nevâî ile bizzat görüştüğünü rivayet ettikleri şâirler de vardır. Bunların başında Basîrî, Kandî ve Behiştî gelir. Hatta Nevâî’nin şiirlerini Anadolu’ya ilk defa getirenin Basîrî olduğunu, Latifî ve Kınalı-zâde söylemektedir.(Latîfî 2000:189) Nevâî’nin Anadolu’daki bazı şâir ve devlet adamlarıyla da mektuplaştığı bilinmektedir. Kaynaklara göre Nevâî’nin mektup arkadaşlarından birisi hem bir devlet adamı, hem de şâir olan Adnî mahlaslı, Mahmud Paşa (Ö.879/1474)’dır. (Âşık Çelebi 1994: 577)

Tezkirelerde Nevâî’den etkilendiği söylenen şair listesi oldukça kabarıktır. Biz burada bunlara tek tek değinmek yerine listesini vermekle yetineceğiz: Niyazî(Sehî Bey, 1980:220), Cemilî (Latîfî 2000: 217), Lamiî Çelebi (Latîfî 2000: 475), Fuzulî(Latîfî 2000; 435), Şâhî-i Şarkî, Hafız-ı Acem (Latîfî 2000:220), Âşık Çelebi (Âşık Çelebi 1994:259),Pirî Çelebi, Azmî Efendi, Halî Efendi (Ahdî 1996:256), Salahî(Ahdî 1990: 466), Celal Çelebi(Ahdî: 1990: 250), Feyzî Çelebi(Ahdî 1990:524), Ferağî(Ahdî 1990:526), Hıfzî(Ahdî 1990:371), Zühdî(Ahdî 1990: 471), Şuhudî(Ahdî 1990: 445), Sabrî Çelebi, Sabayî, Zayiî(Ahdî 1990: 461), Ulumî(Ahdî 1990: 499), Gıyasî(Ahdî 1990: 513), Mecdî(Ahdî 1990: 551), Şükrî(Âlî 1986: 233), Katibî mahlaslı denizci Seydî Ali Reis(Âlî 1986:263), Bahtî (Sertkaya 1973: 184)

XV. ve XVI. Yüzyılın önde gelen birçok şâirinin, Nevâî’yi ve gazellerini çok iyi bildikleri görülmektedir. Aslında bir şâirin, büyüklüğünü gösteren önemli göstergelerden birisi, okuyucu kitlesinin sayısı ve seviyesidir. Bunu eski gelenek açısından söyleyecek olursak; eğer bir şâir birinci sınıf şâirler tarafından okunup beğeniliyor ve tanzir ediliyorsa ve hatta tanzir edilen şâir henüz hayattayken, büyük şâirler tarafından tanzir ediliyorsa, bu şâir çağını aşmıştır. Bilindiği gibi Nevâî’nin gazelleri daha hayattayken; bir başka coğrafyaya taşınmış ve orada devrin en büyük şâirleri tarafından takdir toplamıştı. Tezkirelerden ve yapılan nazirelerden anladığımız kadarıyla Anadolu’daki Nevâî etkisi iki ayrı dönemde ele alınmalıdır.

Birincisi Fatih dönemidir ki bu dönemde bazı devlet adamları ve şâirler –Mahmud Paşa, Sinan Paşa, Ahmed Paşa ve Karamanlı Nizâmî- Herat’taki Molla Câmî ve Nevâî ile yakın ilişki içindedirler. Bu da bize 1465’te İlk Divanı tertip edilen Nevâî’nin ününün, bu yıllarda Anadolu’ya ulaştığını göstermektedir. Nizâmî 1470, ‘Adnî 1474 ve ‘Avnî de 1481 yılında vefat ettiğine göre bu dönem 1480’li yıllara kadar dönemdir.

İkinci dönem ise II.Bayezid dönemidir ve bu dönemin merkezinde “33 Gazel” ile Ahmed Paşa yer almaktadır. Bu dönemde tanzir edilen gazeller birinci dönemde tanzir edilenlerden farklıdır. Tezkirelerin 33 gazel rivayetinden ve Basîrî’nin Herat’tan İstanbul’a dönüşünden anladığımız kadarıyla bu dönem 1490’dan sonraki yılları kapsamaktadır. Nevâî’nin gazellerinin II.Bayezid’e özel bir siparişnameyle gönderilmesi ve Ahmed Paşa’nın bu gazellere nazîre yazması, bir anda, gözleri ikinci bir kez Nevâî’ye çevirmiştir. Ahmed Paşa’nın bahsi geçen 33 gazele cevap vermesiyle beraber, bu gazeller meşhur olmuştur. Mesela ilk olarak Ahmed Paşa tarafından tanzir edilen Nevâî’nin “-ân anga” ve “-ân birle bahs” redifli gazellerin her birine 40’a yakın nazîre yazılmıştır. Bu da bize Nevâî’nin, Anadolu’da asıl tesirini ikinci dönemle beraber hissettirdiğini göstermektedir.

Tezkire yazarları gibi şâirler de her fırsatta Nevâî’den ve onun eserlerinden bahsetmektedir. Anadolu’da XV ve XVI. yüzyılda Nevâî’den bahseden şairlerden bazıları şöyledir: Hayalî Beg(Tarlan 1944:38, 112, 145), Zatî, Cemilî(Biray 1988; 508), Yetîm Ali(Âşık Çelebi 348), Yahya Beg (Gülşen-i Envâr: 59b), Cinânî(Şarlı 1994: 36), Bursalı Rahmî(Levend 1984:75)

Nevâî, divanlarındaki şiirlerinin dışında mesnevileri, tezkireleri ve muammâcılığıyla da Anadolu şairlerini etkilemiştir. Özellikle de Mecâlisü’n-Nefâis adlı tezkiresi Orta-Asya kültür hayatını aydınlatması ve Anadolu tezkirelerine modellik yapması açısından çok önemlidir. XVI. yüzyıl tezkirelerinin de belirttiği gibi Nevâî’nin bu eseri, hem biyografik bilgi, hem de şiir eleştirisi terminolojisi açısından model-tezkire konumundadır.(Çetindağ 2006:79)

Sonuç olarak diyebiliriz ki Ali Şîr Nevâî, XV ve XV. yüzyıla damgasını vuran ve tüm Türk dünyasını derinden etkileyen bir şairdir. Özellikle Türkçe divanlarındaki 2600’ün üzerindeki gazeli, hem Orta Asya’da, hem de Anadolu’da çok okunmuştur.

Yrd. Doç. Dr. Yusuf Çetindağ

KAYNAKÇA:

AŞIK ÇELEBİ, Meşâ’irü’ş-Şu’arâ İnceleme Tenkitli Metin, Haz: Filiz Kılıç, Basılmamış Doktora Tezi, Gazi Ünv. SBE, Ankara 1994.
ÇAVUŞOĞLU, Mehmet, “Kanuni Devrinin Sonuna Kadar Anadolu’da Nevayî Tesiri Üzerine Notlar”, Atsız Armağanı, İstanbul 1976.
ÇETİNDAĞ, Yusuf, Ali Şîr Nevâî’nin Osmanlı Şiirine Etkisi, Kültür Bak. Yay., Ankara 2006.
……………………“Mecâlisü’n-Nefâis’te Şiir ve Şâir”, Türk Kültürü İncelemeleri Dergisi, Güz S.9, Yıl 2003, s.79-114.
Gelibolulu ÂLÎ, Künhü’l-Ahbar’ın Tezkire Kısmı, Haz. Mustafa İsen, Atatürk Kültür Merkezi Yay, Ankara 1994.
İSEN, Mustafa, “Anadolu Türk Edebî Dili Üzerine Nevâî Etkisi”, Uluğ Bey Sempozyumu, Çorum 1994.
…………………“Tezkire Heşt Behişt”, Tercüman 1001 Temel Eser, İstanbul 1980.
KÖPRÜLÜ, Fuad, Ali Şîr Nevâyî ve Tesiratı, Türk Dili ve Edebiyatı Hakkında Araştırmalar, İstanbul 1934.
KURNAZ, Cemal, Anadolu’da Orta Asyalı Türk Şairler, Kültür Bak. Yay., Ankara 1997.
LATİFİ, Tezkiretü’ş-Şu’arâ ve Tabsıratü’n-Nüzamâ(İnceleme-Metin), Haz:Rıdvan Canım, Atatürk Kültür Merkezi Yay., Ankara 2000.
SOLMAZ, Süleyman, Ahdi ve Gülşen-i Şuarası, Basılmamış Doktora Tezi, Gazi Ünv. SBE, Ankara 1996,
TARLAN, Ali Nihad, Ali Şîr Nevâyî, Doğu Türkistanlılar Cemiyeti Yay., İstanbul 1942.

Benzer yazılar

Yorumlar


Hosting Sponsoru

sponsor