Edebiyat Türkiye

Sitemize içerik göndermek için lütfen Tıklayınız.

GÜNEŞİ GETİRENLERE SELAM

bozma yüzünü yârim
doğuşundan belli güneşin
bak ne güzel parlıyor
mısır koçanları külçe külçe olmuş
güzel bir gün olacak anlaşılan

imsak horozlarını susturdum bugün
bir kucak deniz
bin bucak doğa kokusuyla doldurdum odayı
yatağını gül bahçesine çeviremem yârim
iki demet gök kokan pembe sardunyam var
biri senin diğeri gözlerin hakkı için

güneşi getirenlere selam olsun
talih ki pencere doğuyu seyreyler
yoksa mümkün mü her şafak yatağına davet
ipek elbise giydirmiş çıplak baldırına
yüzünle perdelediğin yakut ışıltısı gözlerin
bayağı cam misketlere benzer şimdi

şakağına koyduğun el ne arar orada
tut ki göğsüne yüreğin avucunda narlasın
ben seni bir güneş gibi şevkle izlerken
yansın elin yansın
yansın ki bilesin bir güneş sevdası beslenir

bozma yüzünü açma ağzını sus
kusur yapmaz dilin bilirim
güneşi getirenlere selam söyle bu sabah
bekadır dudağına değmiş şerbet ilişkimiz
akşam-sabah arası şafak değil miyiz sen ile ben

Gönderen İsim/Mail: Hakan ERKAYA / hknerkaya@gmail.com

Benzer yazılar

Yorumlar


Hosting Sponsoru

sponsor