+  Edebiyat Türkiye Meşveret Divanı
|-+  İstirahat Bölümü
| |-+  Alıntı Yazılar
| | |-+  Ayrılığın Eski Tadı Yok - CanDündar
Sayfa: [1]   Aşağı git
Bu Konuyu Gönder Yazdır
Gönderen Konu: Ayrılığın Eski Tadı Yok - CanDündar  (Okunma Sayısı 339 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
garip



İleti Sayısı: 116

Çevrimdışı Çevrimdışı


« : 16 Temmuz 2008, 00:26:18 »

Biz çocukken, tepesinde bir dantela örtüyle başköşede duran yeşil ışıklı ahşap radyomuzdan, hüzzam makamında ayrılık şarkıları yayılırdı salona:

“Ayrılık, ümitlerin ötesinde bir şehir”di o zamanlar;

“…ne bir kuş, ne bir haber, ne de bir selam gelir”di.

“Yaman kelime”ydi ayrılık; “benzetmek azdı ölüme”…

Ve her kim uğrarsa bu zulme, “gündüzü olurdu gece…”

Selahaddin Pınar’ın tamburu “Ayrılık yarı ölmekmiş/ o bir alevden gömlekmiş” diye inler ve sorardı:

“Ey sevgili sen nerdesin/ nerdesin ey sevgili?”

“Çerağ” nedir bilmezdik; ama Sevim Tanürek “Alev alev çerağız biz/ Ayrılsak da beraberiz” deyince bir yangın fitili tutuşurdu yüreğimizde…

Sonra Zeki Müren çağlardı, tane tane söyleyerek:

“Aynı bedende can gibiyiz/ cana can veren kan gibiyiz/

Yanıp da bitmez kül gibiyiz/ biz ayrılamayız/

Eller ayırsa bile/ yollar ayırsa bile/ biz ayrılamayız.”

 

* * *

 

Büyüdük;  o “çerağ” da içimizde büyüdü alev alev…

Sevdalandık… ayrıldık… yandık.

Ayrılıkla ölümü, biz de Abdürrahim Karakoç’un “Mihriban”ıyla kıyasladık:

“Ayrılıktan zor belleme ölümü/ Görmeyince sezilmiyor Mihriban…”

Timur Selçuk, “Ayrılanlar için” değil, bizim için çalıyordu:

“Ne kadar acı olsa / ne kadar güç olsa/ Her şeyi, evet her şeyi unutmalı”ydık.

“Kalırsa içimizde bir derin sızı kalır”dı.

 

* * *

 

Derken vuslat kolaylaştıkça; basitleşti ayrılmalar da…

Kocamaya bir yastık yetmez oldu.

Sönenin son ateşiyle yakılan sigaralar gibi; ayrı düşülen yavuklunun hasreti, yeni bir aşkın kollarında giderildi.

Ve günün birinde Ajda Pekkan, “başı yukarda meydan okuyarak hayata”, ayrılıkların üzerindeki o kırık yeniklik duygusunu silip attı:

“Arkanı dön ve çık istenmiyorsun artık” diye kovaladı eski sevgiliyi:

“Bir zamanlar sen de bana acımadın/ yalnız kaldım/ Yıkılmadım ayaktayım.”

       

* * *

 

Herkes bu çıkışı bekliyordu sanki…

“Ümitlerin ötesindeki o şehir” bir anda tarumar oldu.

Bir baktık ki 20. yüzyılla birlikte, ayrılan yollarda söylenen şarkılar da değişmiş, herkese bir güven gelmiş.

“Aşk dediğin geliyor, geçiyor” diyen Hande Yener, ayrılığın onuncu gününde eski sevgilisine “Yalnız değilim, sıkılmıyorum” mesajı göndermiş.

Nazan Öncel, bir vedalaşmayı “Jetonu mu yoktu, aramadı gitti/ velhasıl bitti” diye özetlemiş.

Sonra jeton da tarih oldu.

Ayrılık acısının ilacı bulundu.

Demet Akalın bir yıl önce “seve seve” ayrıldığı sevgilisiyle “İsim neydi çıkaramadım/ adın neydi hatırlamadım” diye kafa buldu.

Şimdilerde dillerde gezen bir yaz şarkısında ayrılıklara iyi gelecek formülü açıklıyor:

“Hemen yeni bir aşk bulunur, yerin çabuk doldurulur/  Sevgilimi koluma takarım/ Bebek’te üç beş tur atarım/ Olmadı bi de sinema yaparım/ gördüğün gibi çok unutkanım.”

 

* * *

 

Dedim ya, ayrılığın eski tadı yok.

Şarkılardan belli…



CAN DÜNDAR

Bu iletiyi, 1 üye beğendi!
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

Hüzün çöker,yüzüm göçer....
sayih



İleti Sayısı: 1350

Çevrimdışı Çevrimdışı


Site
« Yanıtla #1 : 16 Temmuz 2008, 18:02:11 »

Ayrılığında vuslatın da eski tadı yok!
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

Felek mest,kamer mest,nücum mest,seraser alem mest...
geda



İleti Sayısı: 8

Çevrimdışı Çevrimdışı


Site
« Yanıtla #2 : 25 Temmuz 2008, 19:41:24 »

Özlüyoruz... Biz eskileri gerçekten daha çok seviyoruz.... Akif "Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar" diye boşa dememiş...
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

Bela dildendir ol dildar elinden dâdımız yoktur!
Gönüldendir şikâyet kimseden feryâdımız yoktur!
Sayfa: [1]   Yukarı git
Bu Konuyu Gönder Yazdır
GoogleTagged: tadi yok

Gitmek istediğiniz yer: