MİTOLOJİ ÜZERİNE
Yaşamın ilk döneminden beri söylenceler (mitler), insanoğlunun anlama ve bilme eylemlerinin ürünleridir.(1)
Şefik Can Hoca’nın deyişi ile mit (miyth), “söz” ya da “konuşma”, “masal, hikâye”
anlamlarına gelen Yunanca “miythos” sözcüğünün karşılığı olup, geçmişte yaşamış insan topluluklarını inandıkları tanrıların, doğaüstü varlıkların, olayların ve bunlar etrafında gerçekleştirilen anlatıların yüne olağanüstü unsurlarla şekillendirilip ortaya çıkarıldığı olağandışı hikâyelerdir. Biz, mitoloji dediğimizde de farklı milletlerin ya da millet haline gelememiş arkaik toplulukların tarih boyunca geliştirdikleri mitleri, mitlerin geçirdiği safhaları, mitlerin yapılarını inceleyen ve mitleri yorumlayan bir bilim dalını, yani “mit bilimi”ni anlıyoruz. (2)
Malinowski ise, mitin “bir sembol değil, nesnelerin doğrudan ifadesidir. Bilimsel ilgiyi
doyurmaya yönelik bir açıklama değil, uzak geçmişteki bir gerçeğin anlatı biçiminde yeniden yaşatılmasıdır (3) şeklinde tanımlamıştır.
Hokle ise “mitler, geniş anlamda, toplumun ve dünyanın menşei ve mokadderatıyla ilgili
oluşturanı belli olmayan anlatımlardır. Fonksiyonel açıdan ise; kendisine bağlanan toplumun gençlerine dünyanın nasıl ve niçin yaratıldığını, insanların bu şart içinde varoluşlarını anlatmak, kendilerini kuşatan tabiatı derinliğine tanımaları için zorunlu bilgiler vermek amacına yöneliktirler.” der (4)
J.Gaarder’in tanımı ise şöyledir; “mitler, yaşamı açıklamaya yönelik tanrısal anlatılardır.”(5)
Bahaddin Ögel ise Türk Mitolojisi adlı kitabının girişinde: “Tarihte adı geçmeyen, artık unutulmuş büyük kahramanlara ait efsaneler mitolojinin konusunu girer. Efsanelerin kendilerine mythe ya da mythus denir. Mitoloji ise, bu efsaneleri inceleyen bilim koludur.” Saptamasını yapmıştır. (6)
Bilge Seyidoğlu’nun mit tanımı da şu şekildedir: “gerçek hikâye ve bunun da ötesinde sahip olunan çok değerli şeyler kutsal olan, değerli ve manalı olandır.” Mitoloji için ise “tarih öncesi dönemlerde toplumların inançlarını, tarihlerini, kültürlerini içine alan bir bilimdir” demektedir. (7)
Ali Abbas Çınara’a göre: “Mitin maddesi sosyal olabilirliktir. Toplumun ona duyduğu
güven zaman içerisinde büyük ebedî eserlerin çıkmasına yol açabilmektedir. Ayrıca destan veya efsanelerde verilen sembolik değerler, onların kalıcılığı ve inanılır olabilirliğini her zaman artıran unsurlar olmuştur. Mit inanca bağlı ve değişebilir bir kavramdır. Bir dönem insanın sıkı sıkıya bağlı olduğu innaçlar ve bu inançların kuralları bir süre sonra mite dönüşebilir. Mitin yapısı içinde yeni inanç sistemine ait unsurlar da giderek çeşitlenir, zenginleşir.
Mit, sadece düşüncenin ifade ediliş biçimi olarak nitelendirilmemelidir. Sosyal bilimler alanında, araştırma ve çözümlemenim bilimsel ispatının yapılamadığı zamanlarda mitolojinin sunduğu evrenden yararlanılabilmektedir. Mit, sosyokültürel inancın, insanın ruh, duygu ve düşünce dünyasının çeşitli sembollerin de kullanılarak ifade edilişidir.(

Mitler, tanrıların tanrılarla, insanların tanrılarla, tanrıların insanlarla olan ilişkilerini ve insanların kâinatı, dünyayı anlama ve açıklama çabalarının yalın anlatımla ifadesini veren anlatı türüdür. Tanrılarla ilişkiler söz konusu olduğundan kutsal adledilirler. Mitler, insanoğlunun anlam veremediği ve bundan dolayı korktuğu olayları tanrılara bağlama çabaları neticesinde doğmuştur; bundan dolayı yalın bir anlatımları vardır. Amaçlarının bilinmeyeni açıklamak olması sanatlılığın yerini algılanışın berraklığı cihetiyle yalınlığa bıraktırır. Olağanüstülük unsuru bulunmaktadır, bu husus da tanrılar ve anlam verilemeyen hadiselerin anlatıldığından doğaldır.
Dünya mitolojileri arasında olağanüstü motif benzerliklerine rastlarız. Bu benzerlik mevcud bir yayılım ve de insan ruhunun ortak eğilimleri ile izah edilebilir. Birbirleri ile alâkasız kavimler arasında benzer mitler bulunabilir.
Fuzulî Bayat, mit ve dinin başlangıçta birbirleriyle çok içli dışlı olduğunu; ama zamanla ayrıldıklarını söyler. Mitolojik şuur yerini dinî şuura, felsefî düşünce de yerini ilmî tefekküre bırakmıştır.(9)
Mircea Eliade de mitlerin yapısı ve işlevinden söz ederken dinsel yönlerine özellikle vurgu yapar. Söz konusu fikir ekseninde denilebilir ki;
1. Mit, doğaüstü varlıkların eylemlerinin öyküsünü oluşturur
2. Bu öykü kesinlikle gerçek –çünkü gerçeklerle ilgilidir- ve kutsal –çünkü doğaüstü varlık tarafından yaratılmıştır – kabul edilir
3. Mit her zaman bir yaratılışla ilgilidir; bir şeyin yaşama nasıl geçtiğini ya da bir davranışın, bir kurumun, bir çalışma biçiminin nasıl yaratılmış olduğunu anlatır
4. İnsan miti bilmekle nesnelerin kökenini bilir; bu nedenle de nesnelere egemen olmayı ve onları istediği gibi yönlendirip kullanmayı başarabilir.
5. Şu ya da bu biçimde, insan, miti yeniden anımsatan ve yeniden gerçekleşme aşamasına getirilen olayların kutsal, coşku verici gücünün etkisine girmek anlamında yaşar. Demek ki mitleri yaşamak, gerçek anlamda dinsel bir yaşantırıy kapsar. Dinseldir; çünkü sıradan yaşamdan farklılık gösterir.
Kısacası mütler dünyanın, insanın ve yaşamın doğaüstü bir kökeni ve öyküsü buşunduğunu, bu öykünün de anlamlı, değerli ve örnek gösterilecek nitelikte olduğunu ortaya koyar. (10)
Genel kategoride mit türleri: Kozmogonik Mitler, İlk İnsanın Yaratılması Mitleri, Türeyiş Mitleri, Takvim Mitleridir.
Özel kategoride ise mitler Teogoni Mitleri, Köken Mitleri, Eskatoloji Mitleri, Totem Mitleri ve Kahramanlık Mitleri (11) olarak incelenir.
Dipnotlar
1. Azra Erhat, Mitoloji Sözlüğü, İstanbul, Remzi Kitapevi Yay. S.5
2. Can Şefik, Kalâsik Yunan Mitolojisi, İstanbul, İnkîlap Yay. S.1
3. B. Malinowski, Büyü, Bilim ve Din (Çev. Saadettin Özkal) İstanbul, Kabalcı Yay. 1990. s.88
4. Sadık Kılıç, Mitoloji, Kitab-ı Mukaddes ve Kur’an-ı Kerim, Nil Yay., 1993, s.29
5. Jostein Gaarder, Sofi’nin Dünyası (Çev. Gülay Kutsal) Pan Yay., 1996, s.30
6. Bahaddin Ögel, Türk Mitolojisi 1, TTK, Ankara, 1993, s.5
7. Bilge Seyidoğlu, Mitoloji Üzerine Araştırmalar, Metinler ve Tahliller, 1990, Atatürk Üni. FEF yay. S.96
8. A.A.Çınar, Türk Mitolojisinde Yerin Yaratılışı 1. Tğrk Halk Kültürü Araştırma Sonuçları Sempozyumu Bildirileri 2, Kültür Bakanlığı, Ankara, 1996, s1.
9. Fuzuli Bayat, Mitolojiye Giriş s.79
10. Mircea Eliade,Mitlerin Özellikleri (Çev. Sema Rifat), İstanbul, Simavî Yay. S.23-24
11. Samuel Henry Hooke, Ortadoğu Mitolojisi (Çev. Alaeddin Şenel) Ankara, İmge Kitabevi, 2002, sf.14-19
Eskatologya Mitleri ile devam edeceğiz inşaallah