bakıldığın da sosyo ekonomik durumu iyi olan devletler sürküler yaşıyor ama sosyo ekonomide gerileme yaşayanlar dindarlaşıyor (ne yazık ki)
Yapılan araştırmalarda Amerika'nın en dindar ülke çıktığını söylesem.. Yanlış hatırlamıyorsam Amerika'nın %90'ı Tanrıya inanıyor.. (Tabi bu araştırmaların Tanrı inancıyla sınırlı olduğu düşünülmesin, Amerika gerçekten de dindar bir ülkedir.. Yani Avrupa'dan farklıdır.. Ve sosyo ekonomik durumu ortada)
önemli ve zor bir soru bence. çünkü bu tür sosyolojik soruların kesin ve net bir cevabı olmuyor..
bence dindarlaşıyor! bunun göstergesi olarak batıdaki yeni dini hareketleri düşünebiliriz. öyle ki hristiyanlıktan kopma, sekt ya da kült (tartışmalı kavram kullandım ki ferahsan bana kızsın, ortam renklensin

) diyebileceğimiz onca 'yeni din' var.
Kafa karışıklığına neden olmamak için bu iki kavramı (sekt ve kült) atlayıp yeni dini hareketler kısmını alıyorum

Evet burası önemli bir nokta.. Batı'da bu kadar çok sayıda yeni dini hareketin ortaya çıkması insanların kutsala olan ihtiyacının göstergesi.. Zen Budizm'i yahut uyuşturucu ilaç ibtilâsı da buna verilebilcek örneklerden.. Burada söylenmesi gereken en önemli söz ise tabiki hayatın boşluk kabul etmeyeceği.. Ve söz konusu dinse eğer bu boşluğun boyutunu varın siz düşünün..
Peki sizce kırılma noktası nedir bir artış ya da azalış varsa ?Şundan sonra azalmaya başladı ya da şundan sonra artmaya başladı diye bir tespitte bulunabilir miyiz ?
Sekülerleşme ile ilgili en temel konu Aydınlanma, öncesi ve sonrası.. Buna da bu sorudan devam edebiliriz ki bana göre ne bana göresi sosyologların hepsine göre Avrupa'da kırılma noktası Aydınlanma.. Zaten en başta da belirttiğim gibi bu teoriler Aydınlanma sonrası ortaya çıktı.. Fakat bu konuda yanılgıya düşülen nokta kurumsal dinle hayatın içerisindeki dinin, daha doğrusu bireysel olarak yaşanan dinin ayrımının yapılmamış olmasıydı. Çünkü Avrupa adına sekülerleşme tezinin şu kısmı doğruydu: Kurumsal din otoritesini kaybetti.. Yani din hayatın her alanına mudahale edebilme hakkına sahip değildi artık ve en önemlisi devletten ayrılmıştı.. Fakat bireysel olarak dine yahut kutsala olan inancın azaldığı iddia edilebilir miydi? Bu sorudan da önce bunu ölçmek mümkün müydü? Bu ölçümler neye göre yapılıyordu ve ne kadar tutarlıydı? Bunlar önemli ve herbiri üzerinde uzun uzun tartışmayı gerektirecek konular..
batı avrupa. zira bu bölgedeki ülkelerin çoğunda ateizm çok kuvvetli. işte bu bölgenin özelliklerini ve sekülerizmde ısrarlarının sebepleirni tartışabiliriz..?
Bunu biraz örneklendirebilir misin? Yani ateizm çok kuvvetli derken

Cahilliğime ver bulandı biraz zihnim

Bitirmeden bir soru da ben sorayım: Televizyonda bir sosyolog çıkıp başörtülüler için bunlar aslında çoğalmadılar; önceden evlerinden çıkmıyorlardı şimdi ise kendilerine destek buldular çıkıyorlar sokağa ve bize çok gözüküyorlar diyebiliyor.. Ya siz
