Alt yapı mı üst yapı mı?


Kullanıcı Adı: Sürekli Bağlı Kal
Şifre:


Divanda Arama Yapın
Sayfa: 1 2 3 [4] 5   Aşağı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et Okunmadi Say Bu Konuyu Gönder Yazdir
Gönderen Konu: Alt yapı mı üst yapı mı?  (Okunma Sayısı 1959 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
evla


İleti Sayısı: 3239

Çevrimdışı Çevrimdışı

VeBa


« Yanıtla #30 : 03 Ocak 2010, 20:17:34 »

   solcu arkadaşlara laf söylemek kolay.Kulakdan dolma sözlerle hareket eden "bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunca "bir şey dendiğin de susmakdan tabi ne var!Her seferin de sen kendi olanını vurmaktan başka ne ediyorsun.Baki hocayı anlıyorum ne demek istediği orta da velakin.Şimdi peygamber efendimiz "beşikten mezera ilim " derken yaşamımız boyunca öğrenme sürecini sadece işaret ettiğini sanmıyorum.beşikte başlayan bir öğrenme süreci var.Şimdiler de bizim bebeklerimiz 850 TL beşikler de yatıyor,markalı yürütecler,kıyafetler giyiyor.hanımlarımız bilmem ne markanın dışında başını örtmüyor bile.Madde de  mana yaşamanın tabi sonuçları bu yaşadıklarımız.En basit örneği herkes gardolabını açsın kaç çeşit kıyafetiniz var?geçtim banka ekstralarımız ne kadar?
Hani peygamber efendimiz ilk önce kan davasını ,sonra da faizi kaldırmıştı.Diyaneti arayın bakalım ne diyecek size Gülümseme aradım dedi ki komisyon o "faiz " değil !Ticaretin tabi sonuçlarıymış :)Hepsinden  geçtim kendi sitemiz de İslami evlilik sitesinin reklamı var arkadaşlar :)Ne yani İslamiyet sadece belirli noktalara mı el koyuyor,tüm yaşam alanımız da helal dairesi için hareket çercevemiz belli.Ben dahil kaç kişi bunu uygulayabiliyoruz.Alt yapımı üst yapımı bilmem ama birileri tüm bizi biz yapan değerlerin ırzına geçiyor!Ve bizler kendi yapı adı almayacak bir düzen oluşturuyoruz.Reklamından ,ticaretimize ,aile geleneklerimizden,günlük yaşantımıza kadar saldırı altındayız.Hoş böyle sözler ettiğim de beni psikozla suçlasalar da Gülümseme  doğru bir tane .Bakın etrafamıza herkesin bir doğrusu var.Bizim onları "siz böyle yapıyorsunuz "diyebilmemiz için içimiz de ki yanlışları düzeltmemiz gerekiyor.Kim çocuğu olduğun da çingene salıncağı kurabilir evin de ? bu hangi yapıya giriyor?

İletinizi beğenen üyeler:

mehmet baki

Bu iletiyi, 1 üye beğendi!
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

Biz ha isek sizde ha'sınız
Siz hu iseniz bizde hu'yuz.
Ha'dan gelen hu'ya gider...
evla


İleti Sayısı: 3239

Çevrimdışı Çevrimdışı

VeBa


« Yanıtla #31 : 03 Ocak 2010, 20:25:20 »

  Geçen hafta karşıt görüş programın da İsmet Özel şu müthiş cümleyi kullandı.

"aleviler sunnileşmeden,sunniler Müslüman olmazsa Türkiye haritadan silinmeye mahkumdur."
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

Biz ha isek sizde ha'sınız
Siz hu iseniz bizde hu'yuz.
Ha'dan gelen hu'ya gider...
mehmet baki
"reis'ul divan"


İleti Sayısı: 1386

Çevrimdışı Çevrimdışı


« Yanıtla #32 : 04 Ocak 2010, 13:40:10 »

solcu arkadaşlara laf söylemek kolay.

solcu arkadaşlara "söz" demedim zaten. dikkat edersen "solcu kılıklı" demişim. sair yazdıklarında ise hemfikiriz.  Gülümseme
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

"hiç arı görmemiş bal ister benden..."
mehmet baki
"reis'ul divan"


İleti Sayısı: 1386

Çevrimdışı Çevrimdışı


« Yanıtla #33 : 04 Ocak 2010, 14:40:12 »

Evvelen; yazdığınız yazının ilk kısımlarını anlayamadım. Kıt vehmim müsaade etmedi.

hangi yazının hangi kısımları acaba? malumdur zahir, bu başlıkta zikredilen mevzua dair birkaç kez yazmıştım.

Saniyen; dünyanın bize ait olması demek değildir ki hükümdar biz olalım. Cola şişesinin kapağının altına düşmek, kot pantolona mahkûm olmak, tek azığımızın neredeyse hamburger vs olması dünyayı kendimizin sanmamızın sebebidir.

muhtemelen size bu sözleri söyleten saik "bize ait dünya" denilmesi. önceki yazdıklarımdan birinde şöyle demiştim:

"bir şeyin tasarruf hakkına sahib olmak ile aynı şeyin mülkiyet hakkına sahib olmak birbirinden farklı manaya gelir ve bir şeyin ırzına ekseriyatle o şeyi tasarruf edenler geçer!" tarla-kapı-yarın mefhumları düşünüldüğü zaman görülecektir ki dünya ile kurulması lazım gelen ilişkinin yüzü mülkiyete değil tasarrufa dönüktür. o tasarruf dahi mümkün mertebe asgari seviyede tutulmalıdır zira dünyanın yüzü güleçtir!

Salisen; yarın insanların karşısına geçip de böyle bir şey söyleyecek olan adamın alacağı tepki de bellidir. Yaftalar hazır duruyor. Komünist, diktatör... Buna cesaret etmek zor iş... İnsanların sabrını sakın açlıkla sınamaya bir devlet başkanı. En tahammül edilemeyecek sınırdır, o. Bu yüzden direk kovup istediğini yapmak yerine yavaş yavaş kendine yetmeye çalışmalı, ondan sonra sınırları zorlamalıdır. Yoksa hiçbir şey yapamadan kötü gidişat(!) sebep gösterilip bir darbeye muhatap kalır.

verdiğim "siyasi parti başkanı" misali, insan -bilhassa müslüman- ile dünya arasındaki haddi aşan irtibata işaret içindi. elbette bir şeyleri iyileştirmek ancak ciddi bir şekilde hesablama/hesablaşma ile mümkün olur. amenna! mesele bu değil zaten. verdiğim misalin siyasi unsurlar içermesi sadece siyaseten böyle yapılması gerektiğini düşündüğümden değil. verdiğim misaldeki asıl can alıcı unsur  "bir şeyin varlığı ile yokluğunu bir gören bir ahlaka" mensub olunmasına rağmen -ama bilerek ama bilmeyerek- inanılanın fiiliyata dökülememesidir.

belki şunu artık kabul etmem lazım: dünya artık yeni bir dünya! kendi kendime bu yeni dünyaya boyun eğmeyeceğimi telkin edecek kuvvet ve takata şimdilik sahibim. yani bu "yeni" dünyaya şimdilik "hayır!" diyebiliyorum! fikri, şahsiyeti, namusu, ırzı, ahlakı, vakarı, vatanı, aileyi hasılı insanı insan yapan ne varsa topyekun hepsini birden yok edecek toslamaları yok edemem belki ama en azından savuşturabilirim!

en iyisi benim yolumdur demiyorum ama şunu rahatlıkla iddia edebilirim: en az kirletecek yollardan biri budur!
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

"hiç arı görmemiş bal ister benden..."
Mahşer


İleti Sayısı: 1130

Çevrimdışı Çevrimdışı

Hiç


« Yanıtla #34 : 05 Ocak 2010, 21:51:21 »

soruya direk cevap vereyim
her ikiside 19.yy için koşulsuz gereklidir
şimdi ise muamma
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı
evla


İleti Sayısı: 3239

Çevrimdışı Çevrimdışı

VeBa


« Yanıtla #35 : 06 Ocak 2010, 08:02:05 »

Neden tenekelerin(arabalar)üstün de gezebiliyoruz diye mi?neden bu değişimi herkes kabul ediyor...buna bir türlü kafam basmıyor.
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

Biz ha isek sizde ha'sınız
Siz hu iseniz bizde hu'yuz.
Ha'dan gelen hu'ya gider...
ferahsan


İleti Sayısı: 1957

Çevrimdışı Çevrimdışı

Not bad people, just made terrible life choice..


« Yanıtla #36 : 07 Ocak 2010, 01:36:08 »

Baki Reis senin yaptığın İslam'ın özünü anlatarak, kuşatıcılığını ortaya koymaksa eğer, hayatın merkezinde geri kalan her şeyle ilişkiyi belirleyen bir din var demektir. Bu da üst yapının belirleyiciliğini ortaya koymak aslında. Üst yapının etkinliğini savunan Weber'in Protestan Ahlakının Kapitalizme yol açtığını anlatırken yaptığı da protestan asketizminin ruhuna inmekti..
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

Kim bilir belki de Scrödinger'in kedisi benim; aynı anda hem canlı hem ölü olabilirim.. Hıh, neden olmasın?
ferahsan


İleti Sayısı: 1957

Çevrimdışı Çevrimdışı

Not bad people, just made terrible life choice..


« Yanıtla #37 : 07 Ocak 2010, 01:39:03 »

soruya direk cevap vereyim
her ikiside 19.yy için koşulsuz gereklidir
şimdi ise muamma

Gerekli kelimesini duyacak mıydık senden Gülümseme Muamma dediğin de gerekliliğe mi bağlı yoksa durumun izah edilemeyişi mi?

Neden tenekelerin(arabalar)üstün de gezebiliyoruz diye mi?neden bu değişimi herkes kabul ediyor...buna bir türlü kafam basmıyor.

Kabul etmek değil bu; çocuklar sokakta ip atlarken yok onlar aslında çift kale maç yapıyor demenin bir anlamı yok ki..
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

Kim bilir belki de Scrödinger'in kedisi benim; aynı anda hem canlı hem ölü olabilirim.. Hıh, neden olmasın?
evla


İleti Sayısı: 3239

Çevrimdışı Çevrimdışı

VeBa


« Yanıtla #38 : 07 Ocak 2010, 08:49:39 »

Tabi ki anlamı yok can çocuklar çift kale maç yapıyor demiyorum ,oyun oynuyorlar Gülümseme diyorum tabi ip atlamasını oyundan sayılmıyorsa "o ayrı dava" (dikkat çekelim her şey diğerinden ayrı davadır değil mi ?¿)(reisler  şu smillara ters dönmüş kelle de ekleyi verin)
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

Biz ha isek sizde ha'sınız
Siz hu iseniz bizde hu'yuz.
Ha'dan gelen hu'ya gider...
mehmet baki
"reis'ul divan"


İleti Sayısı: 1386

Çevrimdışı Çevrimdışı


« Yanıtla #39 : 07 Ocak 2010, 11:16:36 »

Baki Reis senin yaptığın İslam'ın özünü anlatarak, kuşatıcılığını ortaya koymaksa eğer, hayatın merkezinde geri kalan her şeyle ilişkiyi belirleyen bir din var demektir. Bu da üst yapının belirleyiciliğini ortaya koymak aslında. Üst yapının etkinliğini savunan Weber'in Protestan Ahlakının Kapitalizme yol açtığını anlatırken yaptığı da protestan asketizminin ruhuna inmekti..

islam'ın özünü anlatmıyorum. henüz o kadar iddialı değilim. aslında -taşlanma rizikosunu göze alarak- dediğim şu: din dünyadır; dünya dindir! ikisi de aynı şeydir! (bu noktada sadece bir an için dini üst yapı olarak kabul edersek eğer benim dediklerim için belki şu denilebilir: sen bir üst yapıdan bahsediyorsun ama senin bahsettiğin yapıda alt yapı diye bir şey yok) weber ile benim dediklerim arasında ince ama derin bir fark var. weber, bir başarıyı -belki bir gidişatı- protestan ahlaka bağlarken, ben bir başarısızlığı "parçacı ahlaka" bağlıyorum. kaldı ki weber'in başarı olarak ileri sürdüğü şeyin -bir kere daha taşlanma rizikosunu göze alarak- tam bir fiyasko olduğunu iddia ediyorum.

weber biçare bir insan olarak yeni dünyada yalnızlaşmıştı. bu yalnızlığını izale edecek ve bu yalnızlığa tahammül etmesini sağlayacak -belki yalnızlığı kabul edilebilir kılmak için- şeyin din olduğu fikrine varmıştı. usul yönünden aynı "gibi" görünmekle beraber, bu, weber ile aynı şeyi söylediğimi ve aynı şeyi yaptığımı göstermez. aksine dünyayı olan üzerinden değil olması lazım gelen üzerinden değerlendirmem weber ile farkımı ortaya koyar. belki şöyle söylemek de mümkün: weber dünyanın istese de istemese de kapitalistleşeceğini ve bürakratikleşeceğini söylüyor yani gördüğü bir gidişat üzerinden geleceği şekillendiriyor. ben ise mevcut gidişat üzerinden hayata bakmıyorum. öyle bakmadığım için, içinde bulunduğum anı nazar-ı itibara alıp gelecek diye bir endişe gütmüyorum. -bir kez daha taşlanma rizikosunu göze alarak- weber, "ömer çelakıl" gibi elinde mevcut olanı zorlama tevillerle kendileştirirken; ben olanı olduğu gibi kabul edip iyileştirmeye çaba sarf ediyorum. elbette bu işin temeli dünya dediğimiz şeyden başlar.

yeni dünya parça üzerine kurulu. her parça müstakil bir derebeylik! o kadar ki bu dünya da "başarı" ancak bütün parçaların birbirine göre pozisyonunu/duruşunu/konumunu ayarlamakla mümkün. "iyilik yap denize at balık bilmezse halık bilir" umdesi artık geçer akçe değil. geçer akçe değil zira artık insan ile eşya arasında müthiş bir mesafe var. weber bu mesafeden bizar adamdır! kurtuluşu da üst yapıda aramıştır daha doğrusu izafi bir başarıyı... weber'in, insanın eşyaya teshir kabiliyetinin artmasının insan üzerindeki zararlı tesirini asgariye indirecek yolu kendi inancında görmesini de atlamamak lazım. böyle düşünmekle haksız mıdır? hayır! her insan gibi kurtuluşu istemektedir. daha iyi bir dünya arzusundan tabii ne olabilir? ama kesinlikle haklı değildir! weber'in atladığı nükte şu: insan, eşya ile ne kadar hemhal olursa o kadar yabancılaşıyor. hem kendisine ve hem eşyaya... dolayısiyle teshir dediğimiz şey kapitalizmin hem zaafı ve hem kuvveti oluyor. kuvveti oluyor eşyayı dilediği gibi kullanabilme kabiliyeti kazanıyor zaafı oluyor eşya olması lazım gelen yerde durmuyor ve böylece bir müddet sonra insan için eşya bir nevi uyuşturucu vazifesi görmeye başlıyor.

bir başka mesele ise weber dünya ile bir insanın tahammül edebileceğinden fazla bir "ilişkiye" girmiştir. evvelen dünyanın yüzünün güleçliğinden bahsettim. weber bu güleçliğe kanmış olmasın sakın? dünyanın kolay tasarruf edilebilir olması tabiri caizse fazla sıkı-fıkı bir ilişkiye yol verebilir mi?


Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

"hiç arı görmemiş bal ister benden..."
Sayfa: 1 2 3 [4] 5   Yukarı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et Okunmadi Say Bu Konuyu Gönder Yazdir
||| GoogleTagged |||

 
Gitmek istediğiniz yer:  


 
Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC
MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!