iğneyi kendimize çuvaldızı başkasına batıralım. bir yandan gelen telefonla sınıfı geçen serserilerden şekvacı olunacak ama diğer yandan o telefonu muhatabının suratına çarpması gerekirken çarpmayan güya öğretmenden -öğretmen kelimesinden hazzetmiyor olmama rağmen- bahsedilmeyecek?! yapmayın lütfen! 15-16 yaşındaki boyu uzun aklı kısa veledin serseri, öğrenci müesveddesi ve yürüyen bomba olmasını "zati" bir mesele mi zannediyoruz acaba?
bu sualin doğru cevabını bulmak için lazım gelen ipuçları:
"eğer bir şey zati ise türkçede o şeyi tamamlamak için nevi kelimesini, yok eğer o şey arazi ise bu sefer esnaf kelimesini ve eğer o şey hem zati hem arazi ise kısım kelimesini kullanırız. beri taraftan meslek demek tutulan yol manasına gelirken, hırfet ise iaşe geçimine medar olan iş demektir."
bu başlık altında zikredilen ve açıkcası yanlış ele alındığını düşündüğüm "öğrenci ve serseri öğrenci meselesi" ciddi mana da tartışmaya açılmıştır.
buyurun!...
Karmaşık bir anlatımınız var,anlamakta zorlandığımı itiraf etmek istiyorum. Reis Bey'in dediği gibi "Yolun düzü varken ille de dolambaçlısı niye?" Kelimeleri karıştırmadan anlatsanız engin fikirlerinizden biz de istifade etsek.
Arkadaş gelen telefonla sınıf geçirilen öğrencilerden bahsetmiş. Ben de çok şahidim. İlden,ilçeden gelen telefonlarla müdürler adı geçen öğrencilerin sınıf geçirilmesi için baskı yapıyorlar. Arkadaş telefonun kendisine geldiğini söylememiş. Zaten telefonlar idarecilere gelir,öğretmene gelmez.Öğretmene telefon edilirse rüşvet teklif etmek ya da tehdit etmek için olur bu.
Davulun sesi uzaktan hoş geliyor. Çekilen çileyi anlatmaya sözlükler yetmez. Düz liseler çoğunlukla işe yaramaz haylazlar yetiştiriyor. Ama birileri yok şöyle yok böyle diyerek ahkâm kesiyor. Kimin ne çektiğini ancak Allah bilir.
Şube müdürleri,okul müdürleri,il ya da ilçe milli eğitim müdürleri her daim öğretmenler üzerinde baskı kurmaya çalışıyorlar. Ben de çok kavga ettim.Millevekili ile tehdit ettiler,geçirmedim.
Sorumluluk sınavlarında önümüze boş kâğıt getirip "Bu öğrenci geçecek." diyorlar. Karşı çıkınca diğer öğretmenler size tavır alıyor. Neden nöbet tutmazlar,okula geç gelip tenefüs bitimlerinde derslere geç girerler müdür onlara bir şey demez.Onlar müdürün istediğini müdürler de onların isteklerini yerine getirirler,geçinir giderler...
Öğrencilere bir şeyler verilmiş verilmemiş kimsenin umrunda değil.Şu çok iyi bilinmeli ki Türkiye'de çalışan insan sevilmez...
Bu arada ilk mesajımı yazdım.Herkese selam olsun...