Gönderen Konu: Bestelenmiş Şiirler  (Okunma sayısı 22596 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Mahşer

  • aşık-ı edebiyat
  • *****
  • İleti: 1,247
  • Hiç
Bestelenmiş Şiirler
« : 25/04/08, 10:29 »
Dedikodu

Kim söylemiş beni
Süheyla'ya vurulmuşum diye?
Kim görmüş, ama kim,
Eleni'yi öptüğümü,
Yüksek kaldırımda, güpe gündüz?
Melahat'i almışım da sonra
Alemdara gitmişim, öyle mi?
Onu sonra anlatırım, fakat
Kimin bacağını sıkmışım tramvayda?
Güya bir de Galataya dadanmışız;
Kafaları çekip çekip
Orada alıyormuşuz soluğu;
Geç bunları, anam babam, geç;
Geç bunları bir kalem;
Bilirim ben yaptığımı.
Ya o, Mualla'yı sandala atıp,
Ruhumda hicranını söyletme hikayesi?(orhan veli)

Albüm:     Med Cezir
Sanatçı:    Levent Yüksel
http://www.youtube.com/watch?v=WdjH94kJ8jY

Çevrimdışı nevakar

  • aşık-ı edebiyat
  • *****
  • İleti: 974
  • Sorumluluğunu taşıyabileceğin fikrin adamı ol.
Ynt: Bestelenmiş Şiirler
« Yanıtla #1 : 25/04/08, 11:29 »
GÜN OLUR
Gün olur, alır başımı giderim,
Denizden yeni çıkmış ağların kokusunda.
Şu ada senin, bu ada benim,
Yelkovan kuşlarının peşi sıra.
Dünyalar vardır, düşünemezsiniz;
Çiçekler gürültüyle açar;
Gürültüyle çıkar duman topraktan.
Hele martılar, hele martılar,
Her bir tüylerinde ayrı telaş!...
Gün olur, başıma kadar mavi;
Gün olur başıma kadar güneş;
Gün olur, deli gibi...
 

                                 Orhan VELİ
Sanatçı: Zülfü Livaneli sanırım.Hangi albüm hiç bilmiyorum.
Ya tahammül ya sefer...

Çevrimdışı Mahşer

  • aşık-ı edebiyat
  • *****
  • İleti: 1,247
  • Hiç
Ynt: Bestelenmiş Şiirler
« Yanıtla #2 : 25/04/08, 20:37 »
Kaldırımlar
Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında;
Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
Yolumun karanlığa saplanan noktasında,
Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.

Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık;
Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
İn cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık;
Biri benim, biri de serseri kaldırımlar.

İçimde damla damla bir korku birikiyor;
Sanıyorum, her sokak başını kesmiş devler...
Üstüme camlarını, hep simsiyah, dikiyor;
Gözüne mil çekilmiş bir âmâ gibi evler.

Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi;
Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
Kaldırımlar, duyulur, ses kesilince sesi;
Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.

Bana düşmez can vermek, yumuşak bir kucakta;
Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum!
Aman, sabah olmasın, bu karanlık sokakta;
Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum!

Ben gideyim, yol gitsin, ben gideyim, yol gitsin;
İki yanımdan aksın, bir sel gibi fenerler.
Tak, tak, ayak sesimi aç köpekler işitsin;
Yolumun zafer tâkı, gölgeden taş kemerler.

Ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim;
Gündüzler size kalsın, verin karanlıkları!
Islak bir yorgan gibi, sımsıkı bürüneyim;
Örtün, üstüme örtün, serin karanlıkları.

Uzanıverse gövdem, taşlara boydan boya;
Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi.
Dalıp, sokaklar kadar esrarlı bir uykuya,
Ölse, kaldırımların kara sevdalı eşi...
(Necip Fazıl)




Aykut Kuşkaya

http://www.youtube.com/watch?v=-yvczH-fqSM

Çevrimdışı evla

  • aşık-ı edebiyat
  • *****
  • İleti: 3,692
  • KEM ÂLÂT İLE KEMÂLÂT OLMAZ
Ynt: Bestelenmiş Şiirler
« Yanıtla #3 : 25/07/08, 18:13 »
OLMASA MEKTUBUN

Olmasa mektubun,
Yazdıkların olmasa
Kim inanırdı
Senle ayrıldığımıza.

Sanma unutulur,
Kalp ağrısı zamanla
Herşeyi unutarak
Yaşanır sanma.

Neydi bir arada tutan şey ikimizi
Birleştiren neydi ellerimizi
Bırak bana anlatma imkansız sevgimizi
Sevmek birçok şeyi göze almaktır.

Baksana geçmişe,
Ne çok anıyla yüklü
Nerde o taverna,
Nerde sinema

Harcanmış zamanla
Yeniden yaşanmaz ki;
Geç kaldıktan sonra
Arama boşa!

MURATHAN MUNGAN

Yeni Türkü
Biz ha isek sizde ha'sınız
Siz hu iseniz bizde hu'yuz.
Ha'dan gelen hu'ya gider...

Çevrimdışı elsa

  • yeni aza
  • *
  • İleti: 2
Ynt: Bestelenmiş Şiirler
« Yanıtla #4 : 28/07/08, 22:38 »
En son Yaşar, Cahit Sıtkı TARANCI'nın " Şarkı Halinde Kal" şiirini şarkı yaptı..

Çevrimdışı ediplevent

  • yeni aza
  • *
  • İleti: 1
Ynt: Bestelenmiş Şiirler
« Yanıtla #5 : 07/08/08, 07:45 »
“Ezelden âşinânım ben, ezelden hem-zebânımsın;
 Berâber ahde bağlandık, ne olsan yâr-ı cânımsın;
 Ne olsam zerrenim, kalbimde hâlâ çarpar esrârın;
 Gel ey cânân, gel ey can, kalmasın ferdâya dîdârın.”

Güftesi Mehmet Âkif’e ait olan bu dörtlük, Safahat’ın Yedinci Kitabı “Gölgeler” içerisinde yer alan “Gece” adlı şiirin bazı mısrâlarının bestesidir. Ûdî bestekârımız Şerif İçli tarafından hüseynî makamında bestelenmiş olup şarkı repertuarımızın sevilen eserleri arasında yer almıştır. Safahat neşirlerinde bu dörtlüğünde de içinde yer aldığı son on dört mısra tamamen farklıdır. Dörtlük, Mehmet Âkif tarafından  Gece adlı manzumeden çıkarılır ve daha sonra  Sebîlürreşad Dergisi’nin ilk neşrinde yayımlanır ve böylelikle ebediyete intikal eder gönüllerde.
Seni istikbâl için önce gelmek cihana
Ve başkasından almak sonra geliş müjdeni
Bir nefes dinlenmeden yıllarca koşmak sana
Aramak her tarafta bulamamak asla seni...

Çevrimdışı mihritheobscure

  • yeni aza
  • *
  • İleti: 12
Ynt: Bestelenmiş Şiirler
« Yanıtla #6 : 01/01/09, 23:55 »
LAVİNİA
Sana gitme demeyeceğim,
Üşüyorsun ceketimi al,
Günün en güzel saatleri bunlar
Yanımda kal...

Sana gitme demeyeceğim...
Gene de sen bilirsin...
Yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim,
İncinirsin....

Sana gitme demeyeceğim,
Ama gitme, lavinia...
Adını gizleyecegim
Sen de bilme, lavinia...

 ÖZDEMİR ASAF
(Feridun DÜZAĞAÇ)
"Hala en güzel hikayeleri dünyalar bir araya gelse anlamayacaklara mı anlatmaktasın? Ve sen hala sağırlar ordusuna senfoniler mi çalmaktasın? Kapat gözlerini... Ama aç kendi içine. Henüz bilmiyorsun; açtıkça gözlerini kendi içinden başka bir yere, gerçeğini kendi içinden dışında bir yerde aradıkça, ona hiç ulaşamayacaksın. Kurtulmaya çalıştığın bir lunaparkın baş döndürücü kalabalığında bir türlü kapıyı bulamayacaksın..."

Çevrimdışı nevakar

  • aşık-ı edebiyat
  • *****
  • İleti: 974
  • Sorumluluğunu taşıyabileceğin fikrin adamı ol.
Ynt: Bestelenmiş Şiirler
« Yanıtla #7 : 02/01/09, 16:34 »
Arada şiir yazılması güzel oluyor. İnsan sitenin edebiyat paylaşım sitesi olduğunu hatırlıyor. Tabi ki edebiyat kapsamlı bir şey şiirden ibaret değil biliyorum ama şiir siteye çok yakışıyor. İhmal emeyelim.
Ya tahammül ya sefer...

Çevrimdışı nevakar

  • aşık-ı edebiyat
  • *****
  • İleti: 974
  • Sorumluluğunu taşıyabileceğin fikrin adamı ol.
Ynt: Bestelenmiş Şiirler
« Yanıtla #8 : 02/01/09, 16:37 »
Beş Dakika Bekle Git

Sen istinyede bekle ben burdayım
İçimde köpek gibi havlayan yalnızliğim
Çünkü ben buradayım karanlıktayım
Belki gelmem gelemem beş dakika bekle git

Çünkü elimi kestim beni kan tutuyor
Şarabım bütün ekşi suyum soğuk
Yanaımda olmadın mı seni daha bir çok seviyorum
Belki gelmem gelemem beş dakika bekle git

Yüzünü ıslatmadan ağlayabilir misin
Yarı geceden sonra telefon ettin mi hiç
Karanlık adamlar hüvviyetini sordu mu
Ben senin olmadığını arıyorum

Belki gelmem gelemem beş dakika bekle git
Belki gelmem gelemem beş dakika bekle git

Bana ait ne varsa hepsi seni korkutuyor sana ait ne varsa
Hiçbiri benim değil
Belki ölmek hakkımı kullanıyorum

Belki gelmem gelemem beş dakika bekle git
Belki gelmem gelemem beş dakika bekle git
(Yaşar )                                Attila İLHAN
Ya tahammül ya sefer...

Çevrimdışı gece yürüyüşü

  • aşık-ı edebiyat
  • *****
  • İleti: 1,176
  • Leylî..
Ynt: Bestelenmiş Şiirler
« Yanıtla #9 : 02/01/09, 16:52 »
“Ezelden âşinânım ben, ezelden hem-zebânımsın;
 Berâber ahde bağlandık, ne olsan yâr-ı cânımsın;
 Ne olsam zerrenim, kalbimde hâlâ çarpar esrârın;
 Gel ey cânân, gel ey can, kalmasın ferdâya dîdârın.”



Çok sevdiğim bir dörtlük ve bestelenmiş hali de mhteşem..
Âşıkâne.. Yâr-i sıddîk..

Çevrimdışı nevakar

  • aşık-ı edebiyat
  • *****
  • İleti: 974
  • Sorumluluğunu taşıyabileceğin fikrin adamı ol.
Ynt: Bestelenmiş Şiirler
« Yanıtla #10 : 02/01/09, 17:22 »
Evet şarkıyı biliyorum ama şiirin Şeyh Galip'e ait olduğunu düşünmüştüm hep. Onun şarkı nazım şekliyle yazılmış güzel şiirleri var. Mehmet Akif'in olduğunu bilmiyordum. Ya da unuttum.
Ya tahammül ya sefer...

Çevrimdışı İkiNokta

  • dost-ı edebiyat
  • **
  • İleti: 66
  • Kemandaki hüznü taşıyacağım sevgili!
Ynt: Bestelenmiş Şiirler
« Yanıtla #11 : 03/01/09, 19:05 »
CENK ŞARKISI
Yurdunu Allah'a bırak çık yola;
"Cenge!" deyip çek ki vatan kurtula.
Böyle müyesser mi gaza her kula?
Haydi levend asker, uğurlar ola.

Ey sürüden arkada kalmış yiğit!
Arkadaşın gitti, yetiş sen de git.
Bak, ne diyor ceddi şehidin işit;
Durma, git evladım uğurlar ola.

Durma, git evladım açıktır yolun...
Cenge sıvansın o bükülmez kolun;
Süngünü tak, ön safa geçmiş bulun.
Uğurun açık olsun, uğurlar ola.

Yükselerek kuş gibi Balkanlar'a,
Öyle Satır at ki kuduz Bulgar'a;
Bir daha Osmanlı'ya saldıra!
Git de gel evladım... Uğurlar ola.

Düşmana çiğnetme bu toprakları,
Haydi kılıçtan geçir alçakları!
Leş gibi yatsın kara bayrakları;
Kahraman evladım, uğurlar ola.
Mehmet Akif Ersoy

Ahmet Kaya

Çevrimdışı sokak lambası

  • ehl-i edebiyat
  • ****
  • İleti: 418
Ynt: Bestelenmiş Şiirler
« Yanıtla #12 : 17/02/09, 22:53 »
Biliyorum bir gün bir gemi gelecek
Bu sensiz limana ama o gelene dek

Sensiz kalacak bu şehir
Sensiz kalacak bu liman
Sensiz batacak bu güneş

Biliyorum bir gün bir gemi gelecek
Bu yalnız limana ama o gelene dek

Sensiz kalacak bu şehir
Sensiz kalacak bu liman
Sensiz batacak bu güneş

Ta ki o gelene kadar
Gökten yıldız toplayacağım
Senin o salkım salkım saçlarına
Işıl ışıl bir taç yapmak için

Sensiz atacak bu yürek
Sensiz yanacak sigaram
Sensiz solacak bu güller.
Badem

sen benimle ben seninle...

Çevrimdışı sokak lambası

  • ehl-i edebiyat
  • ****
  • İleti: 418
Ynt: Bestelenmiş Şiirler
« Yanıtla #13 : 17/02/09, 22:59 »
Herşey yapılabilir
bir beyaz kağıtla
uçak,örneğin uçurtma,mesela
altına konabilir
bir ayağı ötekilerden kısa olduğu için
sallanan bir masanın
veya şiir yazılabilir
süresi ötekilerden kısa
bir ömür üzerine.

Bir beyaz kağıda
her şey yazılabilir
senin dışında
güzelliğine benzetme bulmak zor
sen en iyisi sana benzemye çalışan
her şeyden
bir gülden, bir ilk, bir sonbahardan sor
belki tabiattadır çaresi
senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin
ve benim
bilinci nasırlı bir bahçıvan çaresizliğim,
Anlarım bitkiden filan
ama anlatamam
toprağın güneşle konuşmasını
sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla.

Sen bana ışık ver yeter
bende filiz çok
köklerim içimde gizli
gelen giden,açan soran,bere budak yok
bir şiir istersin,
"içinde benzetmeler olan"
kusura bakma sevgilim
heybemde sana benzeyecek kadar
güzel bir şey yok.

Uzun bir yoldan gelen,
Tedariksiz katıksız bir yolcuyum.
Yaralı yarasız sevdalardan geçtim
Koynumda bir beyaz kağıt boşluğu
Her şeyi anlattım
olan, olmayan,acıtan, sancıtan
Bilsem ki sana varmak içindi
Bütün mola sancıları
Bütün stabilize arkadaşlıklar
Daha hızlı koşardım
Severadım gelirdim
Gözlerinin mercam maviliğine..

Sana bakmak
suya bakmaktır
sana bakmak
bir mucizeyi anlamaktır.

Sana sola bakmadan yürüdüğüm yollar tanıktır
Aşk sorgusunda şahanem
Yalnız kelepçeler sanıktır
Ne yazsam olmuyor
Çünkü bilenler hatırlar
Hem yapılmış,hem yapma çiçek satanlar
Bahçıvan değil tüccarlardır.
Sen öyle göz
Sen öyle toprak ve güneş ortaklığı
Sen teninde cennet kayganlığı iken
Sana şiir yazmak ahmaklıktır.

Bir tek söz kalır
Dişlerimin arasından
Ben sana gülüm derim
Gülün ömrü uzmaya başlar.

Verdiğim bütün sözler
Sende kalsın isterim
Ben sana gülüm derim
Gül sana benzediği için ölümsüz
Yazdığım bütün şiirler
Sana başlayan bir kitap için önsöz.

Sana bakmak
Bir beyaz kağıda bakmaktır.
Herşey olmaya hazır
Sana bakmak
suya bakmaktır,
Gördüğün suretten utanmak
Sana bakmak
Bütün rastlantıları reddedip
Bir mucizeyi anlamaktır
Sana bakmak
Allah'a inanmaktır..

YILMAZ ERDOĞAN
mart 2000-bodrum
[/i]
sen benimle ben seninle...

Çevrimdışı hüzünkar

  • dost-ı edebiyat
  • **
  • İleti: 92
    • http://www.sedatbuyuk.com
Ynt: Bestelenmiş Şiirler
« Yanıtla #14 : 18/02/09, 12:21 »
BEN SANA MECBURUM

Ben sana mecburum bilemezsin
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
Büyüdükçe büyüyor gözlerin
Ben sana mecburum bilemezsin
İçimi seninle ısıtıyorum.

Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
Bu şehir o eski İstanbul mudur
Karanlıkta bulutlar parçalanıyor
Sokak lambaları birden yanıyor
Kaldırımlarda yağmur kokusu
Ben sana mecburum sen yoksun.

Sevmek kimi zaman rezilce korkuludur
İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur
Tutsak ustura ağzında yaşamaktan
Kimi zaman ellerini kırar tutkusu
Bir kaç hayat çıkarır yaşamasından
Hangi kapıyı çalsa kimi zaman
Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu

Fatih'te yoksul bir gramofon çalıyor
Eski zamanlardan bir cuma çalıyor
Durup köşe başında deliksiz dinlesem
Sana kullanılmamış bir gök getirsem
Haftalar ellerimde ufalanıyor
Ne yapsam  ne tutsam nereye gitsem
Ben sana mecburum sen yoksun.

Belki haziran  da mavi benekli çocuksun
Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden
Belki Yeşilköy'de uçağa biniyorsun
Bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor
Belki körsün kırılmışsın telaş içindesin
Kötü rüzgar saçlarını götürüyor

Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Bu kurtlar sofrasında belki zor
Ayıpsız   fakat ellerimizi kirletmeden
Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Sus deyip adınla başlıyorum
İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin
Hayır başka türlü olmayacak
Ben sana mecburum bilemezsin.

Attila İlhan

Samime Sanay söyler...
Öyle bir dünya ki bu; gülmek zarar hüzün kâr,
Bir nam gerekse şayet adım olsun hüzünkâr.

www.sedatbuyuk.com