mergen


Kullanıcı Adı: Sürekli Bağlı Kal
Şifre:


Divanda Arama Yapın
Sayfa: 1 [2] 3   Aşağı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et Okunmadi Say Bu Konuyu Gönder Yazdir
Gönderen Konu: mergen  (Okunma Sayısı 869 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
NuN


İleti Sayısı: 535

Çevrimdışı Çevrimdışı

taught me to be strong ..


Site
« Yanıtla #10 : 03 Aralık 2009, 14:35:35 »

"düş"lemek ve "düş"mek arasındaki bağlantıya oldum olası hayranlıkla baktım, bu da daha evel dikkatimi çeken yazılarına yorum yaptırtıyor şimdi.kelimelerin yüzüme çarpan şeyler, eksik olmasınlar senden. taze de "düş"müşler "düş"lerinden dumanı üstünde..
hoşça kal
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

1taş at, 1 "çocuk" yetiştir, ... , 1 hayâl kur, ... , hakikâtı söyle, ... , 1 dogmaya meydan oku !! ...
mergen


İleti Sayısı: 47

Çevrimdışı Çevrimdışı


« Yanıtla #11 : 16 Aralık 2009, 03:07:25 »

"düş"lemek ve "düş"mek arasındaki bağlantıya oldum olası hayranlıkla baktım, bu da daha evel dikkatimi çeken yazılarına yorum yaptırtıyor şimdi.kelimelerin yüzüme çarpan şeyler, eksik olmasınlar senden. taze de "düş"müşler "düş"lerinden dumanı üstünde..
hoşça kal



yüzlerden düş-en her damla kadar yazabildiğim..kalemi tutamadığım kadar, zam'an içinde biriken anlar kadar, ufak tefek damlacıklardan ibaret kelimeler(im)..teşekkür ederim.
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

(...)
eksiklik duygusunun acısıyla güldürdü.
ucuz düşüncelerindeki ucuz düzen,
ucuz romanların yaşantısı..
ucuz huysuzlıkların ucuz saplantısı..
ucuz ucuz ucuz ucuzdu.
dalgın,sinirli,suskun huysuzdu(n).
//Tutunamayanlar//Oğuz Atay//
mergen


İleti Sayısı: 47

Çevrimdışı Çevrimdışı


« Yanıtla #12 : 22 Aralık 2009, 12:58:42 »

"gecenin içinde masusdan bir ürküntü.
gündüzün içinde mechul bir ürperti."
(*)insanın kalça kemiği betondan bile daha sağlammış.
muhtemelen kalpler de ondan bu kadar kırılgan..


gayri ciddi yaşamlar (!)

çıkmaz sokak sakinlerinden biri camda diğeri sokağın başında öteki de duvar kenarına sinmiş..son sigarasını içiyor.dillerine dolanan sözlerden ziyade üzerlerinde,yalnızlığın kekremsiliği,koyvermişliği ve kaybolmuşluğu var.şehrin ışıkları,kalabalığın sessizliğinde ve onların derinlerinde sakladıkları gizemle bir kaç şey.bir kaç şey kadar mutlu ve huzursuzlar..

(1) yanaşan her gemi liman bulma sevincindeyken kaptanın gözü hala bir başka limanda,kendi limanını arıyor.haklı haksızlıklarından pay çıkartmadığına pişman olmalı.kaptan,yardımcı kaptana ; "yıl geçti,yar geçip gitti yanımdan..dur!diyemedim.çünkü giden hep ben olacaktım.bu yüzden en baştan izin verdim gitmesine..iyi mi?kötü mü?diye düşünmedim düşünemedim,o vakitler..ama şimdi,evet pişmanım.."

(2) rüzgarlı geceden medet umma,hiç bir yanılgı yarına merhem olamaz.bekleme artık sokağın başında..köşe başında..git evinde uyu.evinde,bahçende otur ve yaslan,yaşlanmış çınarına yaslan..ölü sana ancak bir avuç toprak getirir.bekleme ondan bir yudum su getirmesini,getiremez.ve isteme yanına gitmeyi,sıranı bekle!..

(3) sesi,kokusu duvarlara sindi diye,duvarın kenarına sinmişsin.niye?niye yaktın yine o sigarayı..bu kaçıncı kaçırdığın.göremedin işte sen son sigaranı yakarken o geçti gitti,buralardan..ıskaladın.hayat seni de ciddiye almadı.sen kendini ciddiye almadığından ötürü..gayri ciddiyetsiz hayatlarda gayri bir azabın var.


gece seslerindeki bekleyiş.çıkmaz sokak sakinlerini beklentilerinden alıkoyamıyor.sürgünde gibi özgür ruhları..kendi hükümsüzlüklerinde hayatla dans ediyorlar.üstelik gayri ciddiyetsiz yaşamlarına aldırış etmeden..gayri yangın var.evvelden beri hiç sönmeyen yangınlar,meşale en son kimin elinde görülmüştü.bu yangına sebep olan kim?yüzyılın yalnızlığından,yüzyılın sönmeyen yangına/yangınlarına..gayri ciddi yaşamlara (!)


25.09.2008 / 00:18
mergen...
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

(...)
eksiklik duygusunun acısıyla güldürdü.
ucuz düşüncelerindeki ucuz düzen,
ucuz romanların yaşantısı..
ucuz huysuzlıkların ucuz saplantısı..
ucuz ucuz ucuz ucuzdu.
dalgın,sinirli,suskun huysuzdu(n).
//Tutunamayanlar//Oğuz Atay//
mergen


İleti Sayısı: 47

Çevrimdışı Çevrimdışı


« Yanıtla #13 : 22 Aralık 2009, 13:04:45 »

"..sakın!
egeli aklı işte.
sakın kendini;
nema lazım."


ileyh*

kimse,kim'se bilmiyorum.öğrendiğim bir kaç kelime var.ötesinde bir şeyin olmadığına inandıramadım.bilmek istedim.
ama yorgunluk herkese bir pay bıraktı.irili ufaklıda olsa bıraktı.ve biri kelimeleri,cümleleri oracıkta bıraktı.sebep oldum.
üzgünüm..bazen diyorum;susmak en iyisi..kelimeleri bozguna uğratmak yersiz.

bazı şeyler var.ve tanımı olmayan kavramlardan da kaçan biri var.ve var olmayan romanların,olmadık yazanları/yazarları var.
yarına çeyrek gün kala uyuyanlar..ben onlardan biriyim.ve tren sesleriyle uyananların o seslerde kaybolan konuşmaları var.
dudaklarımın arasında gezinen kelimeler;onlar..ve yoktu hiç noktanın sonunda boşluk ve ötesi..
geçmişler işte oradan bir aralık bulup geçerken;kimi yaralandı,kimi dert etmedi,kimi anımsayamadı.ve doğrudan yana olmak istenmedi.
sebepler vardı.dilde eskiyen,akılda büyük yığınlar halinde yer eden sebepler vardı.
anlamsız cümlelerdeki harfler bu birleşmeden mutsuzken niye bu diretme!..bu yanlış işte.dille söylemek,yazmak kadar kolay değil.
yazmakta söylemek kadar basit değil.ve elma senin için kesinlikle yazılmalı bir şeyler;


olur olmaz,vakitlerde.
düşen elmayı dert edermişsin.
ve bilmezmiş;kimse,kim'se..   //..şimdi yardım et! //

bir el daha lazım.
bir el daha..
bir el..
bir..      //..elma elma elma elmalar yuvarlanıyor. //
bir elma..
bir elma daha..
bir elma daha lazım.
ve şimdi yardım et!..

el'e "-e" değil.el'e "-ma" lazım.
"elma"diyorum.bilir misin?tadını..
aynı anda ayrılığın tadını..
yakınlar uzakken,
uzaklarda yakınının olmasını..
anlayabiliyor musun?
bilemezsin,ki ben hiç bilemem.
elma'nın dersini,derdini..
kurdunu,sapını,dalını vs..vs..vs..



ve gözyaşlarımız..onlar hiç bir zaman isa'nın gözyaşları kadar anlamlı olamayacak.
ve hiç birimiz de melekler kadar iyi olamayacağız.hiç bir vakitte olamadık.bu kadar iyilik insanlığa ağır gelir.
isa'nın gözyaşları geçmişi yıkarken,temizlenmeyen köşelerde elbet yıkılacak.böylesi uygun görülmüş.   //..isa!nerde kaldın. //
merhamet!..illa ki merhamet!..gözyaşları..illa ki gözyaşları..isa bunları hak etmedi.
dilinde söz biterken,yüreğinde sönmeyen ateşlerle gitti,ki gelecek.    // ..isa!gelmelisin artık. //



mergen'08

__________
..sakarya!nereye doğru akıyorsun.
şu notlarıda al götür gittiğin yere..
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

(...)
eksiklik duygusunun acısıyla güldürdü.
ucuz düşüncelerindeki ucuz düzen,
ucuz romanların yaşantısı..
ucuz huysuzlıkların ucuz saplantısı..
ucuz ucuz ucuz ucuzdu.
dalgın,sinirli,suskun huysuzdu(n).
//Tutunamayanlar//Oğuz Atay//
NuN


İleti Sayısı: 535

Çevrimdışı Çevrimdışı

taught me to be strong ..


Site
« Yanıtla #14 : 23 Aralık 2009, 04:37:17 »

tekrar merhaba Gülümseme
egeli olabilirliğinizi ve mergen'in anlamını merak etmiştim arkadaşım?

kıyamet mitleri araştırıyorum, son yazınızın son satırları dikkatimi çekti..
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

1taş at, 1 "çocuk" yetiştir, ... , 1 hayâl kur, ... , hakikâtı söyle, ... , 1 dogmaya meydan oku !! ...
mergen


İleti Sayısı: 47

Çevrimdışı Çevrimdışı


« Yanıtla #15 : 23 Aralık 2009, 05:45:47 »

nefs-i terbiye ;

umudun kıyısından savrulan sessiz bir rüzgar sadece anlatması zor.


edep ya hû ;

bilemezsin işte bir gece vakti ıssız ve vurdum duymaz.
ve yahut pervasız ruhun çilesi..


İsa ;

süzülen en değerli damlalar,avuçlara dökülen..
oluk oluk çağlayanlar misali..


mergen ;

bilemezsin duymadıkça görmedikçe ve sevmedikçe..
ruhun derdi kalbin acısı oldu.
nefret sevginin can dostu benim düşmanım.
artık yazamıyorum.neyi kime anlatmalı(?)
kimden merhamet dilenmeli(?)
dualar geride kaldı.sözler çoktan uçtu gitti.
geriye bir rüzgar kaldı.
o da gözyaşını kurutmaya yetmedi.yetemezde..
zaman geçsin diye bekliyorum.
karanlık olsun.en azından bir an ve zaman bitmiş olsun.
kanlar çekilsin su misali..hiç kalmasın nefes gibi..hiç kalmasın..



on1 mayıs 2bin9
mechul saat
25:25

MergeN..         
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

(...)
eksiklik duygusunun acısıyla güldürdü.
ucuz düşüncelerindeki ucuz düzen,
ucuz romanların yaşantısı..
ucuz huysuzlıkların ucuz saplantısı..
ucuz ucuz ucuz ucuzdu.
dalgın,sinirli,suskun huysuzdu(n).
//Tutunamayanlar//Oğuz Atay//
mergen


İleti Sayısı: 47

Çevrimdışı Çevrimdışı


« Yanıtla #16 : 10 Mart 2010, 01:52:59 »

İnsan!

Bazen kimse anlamaz. Anlayanı bulduğunda da sen anlamazsın. Ya da inanmak istemezsin. Ve o gitmek ister, rüzgârına takılı bir kokusu kalır. İçleri paramparça eden. Hüzünler içinde kalakalır, insan!

Şehri aydınlatan ışıklar söndüğündeyse; geceye, evlerinin içinde yapayalnız kalan insanların korkuları kalır. Tuzakları odanın duvarlarını aydınlatır. Korkularının tuzakları olduğunu çok sonraları fark ederler… Kimileri yanar, ateşler içinde denizin ortasında uçurumun kıyısında ve sevgili var olduğu yerden hiçbir zaman çıkıp gelmez. Duvarlardan sızan hüzün damlacıklar halinde sokağa dağılır. Gökyüzünü parçalar çığlıklar, şimşekler çakar yeryüzünü karanlıktan çıkarmak için. Bir anne ellerini uzatır. Çocuk göremez korkuya kapılır. Ağlar, annesini bulur. Gülümser bir müddet sonra bir tekrar daha… Ve bir çocuk için günler biter. İşin içinden çıkamayacağı bir hayatın içine fırlatılmışçasına afallar, insan!


Geçmişten bir parça ararken şarkılardan anlam çıkartmaya çalışır, insan!


Dünya dönerken her seferinde bir şeyi unutur. Üstündekiler onu umursamadığı için yapar bunu haksızda sayılmaz. Dünya algılanmak ister, insan gibi… Dili olmayan duygulu bir insancasına döner durur ama geldiği nokta hep aynıdır. Her defasında sabreder, sinirlendiğinde debelenir. İnsan fırtınalar içinde denizin dibinde yerin altında kalır. Ve yine anlamaz, insan!



Durduğu noktandan gördüklerini bile anlamazken sevginin içinde boğulacak kadar çok vakti nerden buluyor, insan?


Mergen..

9 Mart 2010
21:07

Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

(...)
eksiklik duygusunun acısıyla güldürdü.
ucuz düşüncelerindeki ucuz düzen,
ucuz romanların yaşantısı..
ucuz huysuzlıkların ucuz saplantısı..
ucuz ucuz ucuz ucuzdu.
dalgın,sinirli,suskun huysuzdu(n).
//Tutunamayanlar//Oğuz Atay//
mergen


İleti Sayısı: 47

Çevrimdışı Çevrimdışı


« Yanıtla #17 : 18 Nisan 2010, 11:05:32 »



albay'a mektuplar..

-4-

Tuzak


Albayım, üzerinde düşünmek lazım. Zaman içinde sıkışan anıları hatırlamakta zorlanıyorum. Kafiyesi denk düşmeyen şiirler yazılıyor. Bundan rahatsız oluyorum. Şiir ustalık ister. Gençlik bundan habersiz...

Haberi olmadığı ama içinde yaşadığı daha birçok ayrıntı var. Ayrıntılar içindeki labirentte sıkışıp kaldım. Yardım edin!

Sevgi yüreğimde dolanırken artık yoruluyorum. Geçen akşam bilge'nin yanında uyu kaldım. Uyandığımda hikmet gelmişti. Telefonum çalınca odadan çıktım. Kendi dünyama doğru yürüdüm. Yalnız kalmam gerekiyor. Ayrıntıları irdelemek için. Ancak sizin yanımda olmanızdan mutluluk duyarım.

Albayım, bazı şeylerin hikmetini gerçekten kestiremiyorum. Mutluluk nasıl hüzne dönüşüyor. Ve yahut da huzur huzursuzluk verebiliyor. İnsan paradoksun eşiğinde duruyor. Sanırım baş ağrılarımın bir sebebi bu olmalı.

Albayım, ben hikmeti aramaya gidiyorum. Bu kez bir cevap verin.çabaların boşa çıkar. Sen kendi yolunun sonunu görmeye bak! Fazla düşünme, denizi seyret ve suyun ritmini içinde hisset! Tarihle ilgili bir kitap al. Onu okumaya başla.İşe yarar diyorsunuz, yani..Albayım, bir kez de olsa sizinle tavla oynamalıyız. Zarları tutuşunuzu görmek isterim.6-6,6-5,6-4,6-3,6-2,6-1,5-5,5-4,5-3,5-2,5-1,4-4...Ama dört dört bizim gibilere gelmez. Zarın elimize geçmesiyle yetinmek yeter. Gözlerim ah!

Güneş batarken göçenler şimdi olsaydı. Yastığımın her sabah uyandığımda nemli olmazdı. Korkarım mevsimler de yağmura hayran, benim gibi..Ayrıntılarda bir hikmet gerçekten yokmuş. Ayrıntılar zihnin tuzaklarından ibaretmiş. Sevgi uyurken düşündüm. Bilgelik çoktandır. Boğuluyorum. Şimdi ufukta bir bilinmez tuzak daha var. Yalnızca an zamanı değiştirebilir. Anlar birikip zamana karışsın diye bekliyorum.

Kurmacalardan ve tuzaklardan ibret gelecek, şimdi sessizlikte bir iskelede oturup zihnimi akıtmam lazım. İlerde bir gemi var. Gemi de sahipli sahipsiz haklı haksız mutlu mutsuz tuzaklarla dolu insanlar gemiden sessizce atıklarını akıtıyor. Deniz insanlığa küsmekte maviliğini bulandırmada haklı..Tuzaklarda herkesin az da olsa tuzu ve sus payı var.

Albayım, hikmeti olan tuzak varsa susacağım, sizi de rahatsız etmekten vazgeçeceğim. Suallerimle sizi de boğdum.boğulurken sabrınıza hayran kaldım.


Saygılarımla..


MergeN..
17 nisan 2010
00:19
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

(...)
eksiklik duygusunun acısıyla güldürdü.
ucuz düşüncelerindeki ucuz düzen,
ucuz romanların yaşantısı..
ucuz huysuzlıkların ucuz saplantısı..
ucuz ucuz ucuz ucuzdu.
dalgın,sinirli,suskun huysuzdu(n).
//Tutunamayanlar//Oğuz Atay//
mergen


İleti Sayısı: 47

Çevrimdışı Çevrimdışı


« Yanıtla #18 : 24 Nisan 2010, 12:00:00 »



kaybolan gölgeler...ışıklar!



düşün'me!


sokak lambaları yolları aydınlatır, sanardık.dua ayakta tutardı.kimin derdine küstüğünde kiminin de düştüğünde bir cesareti olurdu.

hayat zamanla mücadele ederken, insan an'a takıldı.zincirleme hatalar da o vakit baş gösterdi.dil için söylemesi kolaydı.ama çoğu kez düşünceler uçurum kenarında esen rüzgar kadar pervasızdı.çelişki de kumardır.farketmek zor değil.anlamak belki...

düzeni bozulan herkes gibi...
şair, bişeyler yazar birileri okur.şairin anlatmak istediği başkadır.birileri okuduğunu anlamadan kendi dünyasına çeker.harfler bir araya geldiğinde şair mutludur.farklı anlamlar çıkarıldığını görünce şaşırır.ama çoğu kez hoşuna gitmiş gibi davranır.

tuzaklar yaşamı gölgelerken yürek serinlik arar.bir ağacın dibinde yapmak istediklerini düşler yoldan gelip geçenlerden biri gözüne ilişir.kendince tanımadığı birinden ders çıkartır.yargılar, savcıyı beklemeden yargılar insan! kimin ne olduğu önemli değildir.önemli olan kendinin ne olduğudur.yargılanırken doğruluk payı düşünülmez.konuşma hakkı ise hiç verilmez.

ay kendini göstermeden önce güneşle vedalaşmak gerekir.ayrıntıdır.ama insan her ayrıntı gibi bunu da atlar.insan duygularından emin olmadığında hatalar yapar.ayrıntıları görmezden gelip atlamasıda bundandır.ayrıntının vericeği cevapları beklemeden yargılar...savcıyı bekleyemez, sabırsızdır.sözcükleriyle saldırır.düşünmeden ve üşenmeden sözcükleriyle saldırır.


MergeN..
24 nisan 2010
11:51


Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

(...)
eksiklik duygusunun acısıyla güldürdü.
ucuz düşüncelerindeki ucuz düzen,
ucuz romanların yaşantısı..
ucuz huysuzlıkların ucuz saplantısı..
ucuz ucuz ucuz ucuzdu.
dalgın,sinirli,suskun huysuzdu(n).
//Tutunamayanlar//Oğuz Atay//
mergen


İleti Sayısı: 47

Çevrimdışı Çevrimdışı


« Yanıtla #19 : 20 Mayıs 2010, 23:08:36 »


“Buzdan duvarların yaklaşmaya çalıştıkça yanıyorum.
Suda dans etmek gibiydi. Gecem gündüze bağlanmıyor.
Bir şeyler eksik meğer dokunmakta kutsalmış.
Kokunu hep yanımda hissetmek anlar geçsin diye bekliyorum
 ama zaman hep tuzaklarla dolu korkum sensiz uyumaktı.
Çaresiz uyuyorum.”





Sebep-siz Efendi!


Görmezden geldiklerimiz, gerçeği gölgeliyor. Ufak nüanslar, ufak çatlaklar, ufak uçurumlar! Uyurken izlediğin, nefes alırken içini saran ruh, tuttuğun el, gözlerinde kaybolduğun, sessizliğinde hüzünlendiğin, kendince her şeyin sebebi sevdiğin… Olmayınca olmadığını kabullenemediğin ruh! Çıkmaz sokaktır.

- Anladım.


Ama ruhum anlayamıyorum. Her yanım bu kadar sevgiyken içimdekine bunları nasıl anlatırım. Bu şey başka bir zaman diliminde o/sen olmak gibi. Düşünceler akarken donup kalmak ne demek anladım. Gördüğünde susmak, saklambaç oynamaktan farksız… Dönemeçli iç içe girmiş ayrışmış. Zaman içindeki dönem/ler elçi hepsine… Özürlerden anlaşılan affın tuzağı çoğu zaman, af! Yaramaz çocuk, kucağımda oturan merhametin çeliştiği çoğu an…

- Anlayamadım?


Şimdi ezan okunsa, duyduğun sesler arasından ayırt edersin. Etmezsin. Farklardan farklılaşmalardan boğuluyorum. Susuyorum. Bir kör gibi, görmüyorum. Su içerken, sigara içerken, duman dağılırken oracıkta ben de dağılıyorum. İnsanlar arasından bir gülüş gülüşüne götürürken benliğimden sızan o/sen!

Algıda kilitlenmek sevgi dediğimiz, budalaca saçmalıklar eşiğinde duran… dur’u anlamayan an için koşan zaman da hapis kalan fütursuz kalbin sahibi; belkiler peşinde, keşkeler dilde, yarınlar. Onlar olmaycak sahi, unutmuşum. Unutma! Zihnin oyununa gelme oyunlar oyunculardan daha bedbaht biliyorsun. Hatalar aradım. Geçmişi un ufak ettim. Satırlarda kayboldum. Yaratıcının zulmünden korktum. Damlaları tutmanın imkânı yok. Yalnız kalmaktan korktum. Hayır, asıl sensiz kalmaktan korktum. Üşüdüm. Ağladım. Yoksulluğumdan kapısında sevgi dilendim. Yılmadım. Yıllandım. Harfler yıprandı. Yokluğunda zihnimde duvarlar yıkıldı. Zaman döndüğünde saatler durdu. O vakit duvarlar yeni baştan inşa edildi. Kalifiye elemanlar var. Zihnimde sudan ucuza, ucuz yaşamlar için çalışan kalifiye elemanlar var. Sebep-siz Efendi!

Dilimde bir tat; tatlı-acı ayırt etmek zor. Kokular karıştı. Zihin iflasın eşiğinde, kredilere cevap gelmiyor. Geldi.

Mühürlü dilim, şuan cevap bekleyen en karmaşık oyun içindeyim, düşüncelerim fena kafa buluyor.uyumak isterdim.ancak yastığı kayıp yatağımın, kollarını aç; sevgili, sahnenin perdesi kapanana kadar yanında uyumak rolüm… Uyandırma sakın, huzursuz etme.eyleme, enleme, bozma bu oyunu huzur(m)!



MergeN..
02 mayıs 2010
06:15
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

(...)
eksiklik duygusunun acısıyla güldürdü.
ucuz düşüncelerindeki ucuz düzen,
ucuz romanların yaşantısı..
ucuz huysuzlıkların ucuz saplantısı..
ucuz ucuz ucuz ucuzdu.
dalgın,sinirli,suskun huysuzdu(n).
//Tutunamayanlar//Oğuz Atay//
Sayfa: 1 [2] 3   Yukarı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et Okunmadi Say Bu Konuyu Gönder Yazdir
 
Gitmek istediğiniz yer:  


 
Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC
MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!