Paylaşılan beyitler için teşekkürler

Divânımızın bu geceki konuğu Rûhî-yi Bağdadî.
16. yy şairlerimizden Rûhî de yüzyılının geleneğine mütakiben atasözü kullanmakta mahir idi, buyurun;
Sühandan darb-ı mesel Rûhî'ye müsallemdür
Bu sikke-hânede ol kâmilü'l-ayârı görün
Nesir: Sözde darb-ı mesel (söylemek) Rûhî'ye verilmiştir öyle ki; bu para basılan yerde(ki) en iyi ayar(lı sözü)ı (onun sözlerinde) görün.
zeyl: sikke-ayar-darb tenasübüne nazar-ı dikkati celb ile mütedeyyinim, söz olan sühan bir altına benzetilir ki söz içinde kullanılan darb-ı meseller ile "darb"-hane mukabili olan Rûhî, ayarı en yüksek altını basmaktadır, denir.
Rûhî merhum bu iddiasına binaen buyurur:
ilkin:
Kâs-i keremi elde iken mihre el açdum
Devrân didi bir elde tutulmaz iki karpuz..
yazdık yapıştırdık odamızın güzide bir gûşesine, bilmem varm'ola beyân-ı beyte lüzûm
âhiren:
Her sözine anun dime vasfunda okınmaz
Yenmez nitekim et'amede olmayıcak tuzve son nokta:
Şekk olmakla kâfiye söz muhtasar oldı
Meşhûr meseldür bu ki
az olan olur uz(Hasan Ağa'ya Kaside'den)
Ecdâdımızdan Rûhî merhûmun rûhuna saygı ile el-fatiha..