Lezzet-i gazel


Kullanıcı Adı: Sürekli Bağlı Kal
Şifre:


Divanda Arama Yapın
Sayfa: [1] 2 3 ... 27   Aşağı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et Okunmadi Say Bu Konuyu Gönder Yazdir
Gönderen Konu: Lezzet-i gazel  (Okunma Sayısı 8233 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Dilşâd
"reis'ul divan"


İleti Sayısı: 1737

Çevrimdışı Çevrimdışı

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.


« : 11 Mart 2009, 14:51:07 »

Berceste mısra dedik, berceste beyit dedik, bütünlüğünü bozamadığımız ve okuduğumuzda gönlümüzde hoş lezzetler bırakan gazellerin köşesi de burası olsun. Bir tane ile başlayalım:


Ganîdir aşk ile gönlüm ne mülküm ne menâlim var
Ne vasl-ı yâra handânam ne hicrândan melâlim var

Ne sağ olmak murâdımdır ne ölmekten kaçar cânım
Cihânda hasta-i aşk olalı bir hoşça hâlim var

Ben ol hayrân-ı aşkım ki yitirdim akl u idrâki
Ne âlemden haberdâram ne kendimden hayâlim var

Ne meyl-i külbe-i ahzân ne seyr-i sohbet-i yârân
Ne ta’n-ı zâhid-i nâdân ne ceng ü ne cidâlim var

Cihân fânidir ey Yahyâ Hüvel-Hayyü Hüvel-Bâkî
Değişmem atlas-ı çarha benim bir köhne şâlım var


                                                   Taşlıcalı Yahyâ

[Mal-mülk sahibi değilim; gönlüm aşk ile zengin. Yâra kavuşma arzusu da taşımıyorum, ayrılıktan gam çektiğim de yok.]

[Sağ olmak arzum da yok, ölmekten korkum da. Şu dünyada aşk hastası olduğumdan beri bir hoş haldeyim.]

[Aşkın hasıl ettiği hayranlıkla öylesine yitirdim ki aklı ve idrâki; âlemden de kendimden de haberim yok.]

[Hüzünler kulübesinde bulunma arzum olmadığı gibi; ham softa-kaba yobaz tipindeki sığ ve mürâî dindarı eleştirmeye de bakmam; kavga-gürültü içinde de değilim.]

[Her şey fânî; Bâkî olan yalnız Allah. Dilenci kıyafetini andıran elbisemi, paha biçilmez kumaşlara vermem ben. Rıza makamındayım.]
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

Korkutmağa düşme bî-mahaldir
Vuslat dediğim benim eceldir
meddah


İleti Sayısı: 156

Çevrimdışı Çevrimdışı


« Yanıtla #1 : 11 Mart 2009, 16:13:02 »

Öyle sermestem ki idrak etmezem dünya nedir
Ben kimem saki olan kidir mey i sahba nedir

Gerçi canandan dili şeyda için kam isterem
Sorsa canan bilmezem kam ı dil i şeyda nedir

Vasl içün aşıkı müstağni eyler bir visal
Aşıka maşuktan her dem bu istiğna nedir

Hikmeti dünya VÜ MAFİHA BİLEN ARİF DEĞİL
Arif odur bilmeye dünya vi mafiha nedir

Ah u feryadın fuzuli incidiptir alemi
Ger belayı aşk ile hoşnudsan gavga nedir

bu bölüm harika .
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

yoluna cana revan etsem gerek canım dedim
yüzüme bin hışım ile baktı edi canın mı var
dedeefendi


İleti Sayısı: 355

Çevrimdışı Çevrimdışı


« Yanıtla #2 : 11 Mart 2009, 18:02:45 »

Misli var mı kaddünün didüm didi Tûbâ meğer
Yâ yüzün mânendi dir mihr-i cihân-ârâ meğer

Ölmüş iken bir nefesden yini cân virdi bana
Kimse cân-bahş olmaya la'lün gibi Îsâ meğer

Dün gice deryâya düşdüm düşde gark oldum sanup
Uyanup gördüm gözüm yaşı imiş deryâ meğer

Bûse umsam lutf ile ferdâ diyü virür cevâb
Bildüm âhir kim kıyâmet imiş ol ferdâ meğer

Nağme-i efgân-ı Cem'den her seher ta'lim olur
Nâlişimden hâlet aldı bülbül-i gûyâ meğer


Açıklamaya gerek yok sanırım.Açık ve net.Cem Sultan'ın dili birçok şiirinde böyle sade.
Cem Sultan Dîvânı'nı okuyan böyle içli şiirler görebilir.Dîvânı okurken beni en çok etkileyen beyitin olduğu bu gazeli sizlerle paylaşmak istedim.
 
"Dün gice deryâya düşdüm düşde gark oldum sanup
 Uyanup gördüm gözüm yaşı imiş deryâ meğer" 

Cem Sultan Dîvânı'nı çamaşır gibi sıkın gözyaşı ve kan akar.Büyük acılar çekmiş birisinin bu güzel şiirlerini herkesin okuması gerektiğine inanıyorum.
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

Kûs-ı rihlet çaldı mevt ammâ henüz cân bî-haber
meddah


İleti Sayısı: 156

Çevrimdışı Çevrimdışı


« Yanıtla #3 : 20 Mart 2009, 17:30:18 »

Hâsılım yok ser-i kûyunda belâdan gayrı
Garazım yok reh-i aşkında fenâdan gayrı

Ney-i bezm-i gamem ey âh ne bulsan yele ver
Oda yanmış kuru cismimde hevadan gayrı

Perde çek çehreme hicran günü ey kanlı sirişk
Ki gözüm görmeye ol mâh-likaadan gayrı

Yetti bî-kesliğim ol gaayete kim çevremde
Kimse yok çizgine girdâb-ı belâdan gayrı

Ne yanar kimse bana âteş-i dilden özge
Ne açar kimse kapım bâd-ı sabâdan gayrı

Bezm-i aşk içre Fuzûlî nice âh eylemeyem
Ne temettu’ bulunur bende sadâdan gayrı
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

yoluna cana revan etsem gerek canım dedim
yüzüme bin hışım ile baktı edi canın mı var
Dilşâd
"reis'ul divan"


İleti Sayısı: 1737

Çevrimdışı Çevrimdışı

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.


« Yanıtla #4 : 21 Mart 2009, 01:03:50 »

"Bir insanin kalbindeki sevgiyi bir kelime ile simgeleştirip bunu sevilene söylemesi hayatın olağan vakalarından biridir...Günümüzde; gülüm, aşkım, canım, hayatım, bitanem gibi anlamı müspet ama sıradan olan sözcükler bu olağan vakalarda kullanılmaktadır.Sıradan anlama sahip sözcükler dışında ise; kuşum, balım, böcegim, tırtılım gibi lakayt sözcükler de günümüzün anlamsızlığı içinde anlamlıymış gibi kullanılmaktadır.Peki eskiler sevilene sevgilerini hangi sözcüklerle ifade ederdi?..Gelin bu sorunun cevabını 14. yüzyılda Anadolu'da yaşamış olan Seyyit Nesimi'den alalım..."


GAZEL

Nigârım dilberim yârim nedîmim munîsim cânım
Refîkim hem-demim ömrüm revânım derde dermânım

Şehim mâhım dil-ârâmım hayâtım dirliğim ruhum
Penâhım maksadım meylim medârım fikrim u cânım

Kamer-çehre perî-rûyum zarîfim şûhum u şengim
Semen-bûyum gül-endâmım zihî serv-i gülistânım

Zarîfim nâziğim hûbum habîbim turfa mahbûbum
Hicâz'ım Ka'be vü Tûr'um behiştim hûr u rıdvânım

Gülüm reyhânım eşcârım abîrim anberim 'udum
Dürrüm mürvâridim kânım akîkim la'l u mercânım

Dil-efrûzum vefâ-dârım ciğer-sûzum cefâ-kârım
Hüdâvendim cihân-dârım emîrim beğim u hânım

Çerâğım şem'im ü nûrum ziyâ'ım yıldızım şemsim
Hezârım bülbülüm kebkim Nesîmî-i hoş-elhânım

NESİMİ
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

Korkutmağa düşme bî-mahaldir
Vuslat dediğim benim eceldir
meddah


İleti Sayısı: 156

Çevrimdışı Çevrimdışı


« Yanıtla #5 : 21 Mart 2009, 17:49:13 »

Çıkalu göklere ahum şereri döne döne
Yandı kandil i sipihrün ciğeri döne döne

Ayağı yer mi basar zülfüne ber-dar olanun
Zevk ü şevl ile virür can u seri döne döne

Şam ı zülfünle gçnül mısrı harab oldu diyü
Sana iletdi kebuter haberi döne döne

Sen durup raks idesen karşuna ben boyun eğem
İne zülfün kuca sen sim-beri döne döne(*)

Ka'be olmasa kapun ay ile gün leyl ü nahar
Eylamezlerdi tavaf ol güzeri döne döne

Sen olasın diyü yir yir asılup ayineler
Gelene gideni eyler nazarı döne döne

Ey NECATİ yaraşur murtibi şeh meclisinün
Raks urup okuya bu şi'r-i teri döne döne
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

yoluna cana revan etsem gerek canım dedim
yüzüme bin hışım ile baktı edi canın mı var
kelimelerin_ahengi


İleti Sayısı: 160

Çevrimdışı Çevrimdışı

İnsan,dilinin altında saklıdır...


Site
« Yanıtla #6 : 21 Mart 2009, 21:57:53 »


GAZEL

Süzme çeşmin gelmesin müjgân müjgân üstüne
Urma zahm-ı sîneme peykân peykân üstüne

Rîze-i elmâs eker her açtığı zahma o şûh
Lutfu var olsun eder ihsân ihsân üstüne

Dilde gam var şimdilik lutfeyle gelme ey sürûr
Olamaz bir hânede mihmân mihmân üstüne

Yârdan mehcûr iken düşdük diyâr-ı gurbete
Dehr gösterdi yine hicrân hicrân üstüne

Hem mey içmez hem güzel sevmez demişler hakkına
Eylemişler Râsih’e bühtân bühtân üstüne


Râsih Bey
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

"Gâmım pinhan tutardım ben didiler yâre kıl rûşen
  Disem ol bi-vefa bilmen inanur mu inanmaz mı"


  Fuzuli
meddah


İleti Sayısı: 156

Çevrimdışı Çevrimdışı


« Yanıtla #7 : 22 Mart 2009, 00:16:01 »

N'ideyin sahn ı çemen seyrini cananum yok
Bir yanumca salınur serv-i hıramanum yok

Emdürür gerçi lebin vaslına canlar virene
Leb-i can-bahşını emsem dimeğe canum yok

Bağrumun başına dağ-ı gamı odlar yakalı
Kaldum ayakda kara başuma dermanum yok

Nice da'vet ideyin ol periyi da'ireye
Hatem'i la'li gibi mühr'i süleymanum yok

ENVERİ gülşen'i kuyunda figanlar eyler
Dime iy gonca-dehen bülbül'i nalanum yok
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

yoluna cana revan etsem gerek canım dedim
yüzüme bin hışım ile baktı edi canın mı var
meddah


İleti Sayısı: 156

Çevrimdışı Çevrimdışı


« Yanıtla #8 : 22 Mart 2009, 13:47:19 »

Lale hadler yine gülşende neler etmediler
Serviyi yürütmediler goncayı söyletmediler

Taşradan geldi çemen mülküne bîgâne deyu
Devr-i gül sohbetine lâleyi iletmediler

Adet-i hûbların cevr ü cefadır ammâ
Bana ettiklerini kimselere etmediler

Hamdülillah mey-i can-bahş ile sâkîlerimiz
Ab-ı hayvân ile kevser suyun istetmediler

Hele oy kaşları ya okları peykânlarını
Sîneden çekmediler yüreği oynatmadılar

Bin güzeller bulunur Yusuf' mânend ammâ
Bu kadar var ki bular kendilerin satmadılar

Ey Necâtî yürü sabr eyle elinden ne gelir
Hûblar cev ü cefâyı kime öğretmediler
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

yoluna cana revan etsem gerek canım dedim
yüzüme bin hışım ile baktı edi canın mı var
meddah


İleti Sayısı: 156

Çevrimdışı Çevrimdışı


« Yanıtla #9 : 24 Mart 2009, 15:54:55 »

Noldun inlersin felek hercâyi canânın mı var
Her makamı seyreder bir mâh-ı tabânın mı var

Benzini ey bûstân fasl-ı hazân mı etdi zerd
Yoksa başı taşra bir serv-i hırâmânın mı var

Ağlayıp feryâd edersin her nefes andelib
Hâr ile hem-sâye olmuş verd-i handânın mı var

Yoluna canâ revân etsen gerek canım dedim
Yüzüme bin hışım ile bakdı dedi canın mı var

Zülf-i dilber gibi ey Zâtî perişansın yine
Cevr-i bî-had yoksa bir yâr-ı perişanın mı var
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

yoluna cana revan etsem gerek canım dedim
yüzüme bin hışım ile baktı edi canın mı var
Sayfa: [1] 2 3 ... 27   Yukarı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et Okunmadi Say Bu Konuyu Gönder Yazdir

 
Gitmek istediğiniz yer:  


 
Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC
MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!