Hikayelerle Musıki..


Kullanıcı Adı: Sürekli Bağlı Kal
Şifre:


Divanda Arama Yapın
Sayfa: [1]   Aşağı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et Okunmadi Say Bu Konuyu Gönder Yazdir
Gönderen Konu: Hikayelerle Musıki..  (Okunma Sayısı 656 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
gece yürüyüşü


İleti Sayısı: 1155

Çevrimdışı Çevrimdışı

Biraz da "Tuzsuz" olmak lazım galiba..


« : 18 Ocak 2009, 16:56:07 »

Bildiğiniz, ulaşabildiğiniz beste, güfte hikayeleri...


İlki benden gelsin.

Sultan III.Murad bir sabah namazında uyuyakalarak vakit geçirmiş ve bu durum onu ziyadesiyle üzüntüye gark etmiş...

Bu üzüntüsünü de mısralara böylece aktarmış...

Bu sözleri bestelediği de rivayet olunur ancak günümüzde icra edilen şekli muhayyerkürdi olduğu için

ve bu makamın da o dönemde henüz terkip edilmediği bilindiği için

bestenin zamanla icra değişikliğine uğradığı kabul edilmektedir.

GÜFTE


Uyan ey gözlerim gafletten uyan
uyan uykusu çok gözlerim uyan
azrail’in kastı canadır inan
uyan ey gözlerim gafletten uyan
uyan uykusu çok gözlerim uyan

seherde uyanırlar cümle kuşlar
dillu dillerince tesbihe başlar
tevhid eyler dağlar, taşlar, ağaçlar
uyan ey gözlerim gafletten uyan
uyan uykusu çok gözlerim uyan

semavatın kapuların açarlar
müminlere rahmet suyun saçarlar
seherde kalkana hülle biçerler
uyan ey gözlerim gafletten uyan
uyan uykusu çok gözlerim uyan

bu dünya fanidir sakın aldanma
mağrur olup tac-u tahta dayanma
yedi iklim benim deyu güvenme
uyan ey gözlerim gafletten uyan
uyan uykusu çok gözlerim uyan

benim, murad kulun, suçumu affet
suçum bağışlayub günahım ref’et
resul’un sancağı dibinde haşret
uyan ey gözlerim gafletten uyan
uyan uykusu çok gözlerim uyan
 
 
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

Âşıkâne.. Yâr-i sıddîk..
gece yürüyüşü


İleti Sayısı: 1155

Çevrimdışı Çevrimdışı

Biraz da "Tuzsuz" olmak lazım galiba..


« Yanıtla #1 : 18 Ocak 2009, 17:00:12 »


Şarkı olarak bildiğimiz ve dinlerken kim bilir neler düşündüğümüz "Muhabbet Bağı" isimli eserin aslında Efendimiz'e yazıldığını biliyor muydunuz? hikayesi şöyle:

Saadettin Kaynak birkaç gün ortalarda gözükmeyince dostları merak ederler. Nerede olduğunu sormak üzere yanına giderler kendisi şöyle anlatır:

'Resulullah’la beraberdik. Artık o günlerde, bir daha dünya işleriyle alakadar olamadım'der hadiseyi çözemeyenler tekrar sorunca
'onu görmek ancak rûyalarla mümkündür.Bende geçen gece vuslata erdim'

bu şarkı o gecenin sabahında yaralı bi yürekle yazılmış meğer.

Muhabbet bağına girdim bu gece,
Açılmış gülleri derdim bu gece,
Vuslatın çağına erdim bu gece;
Muhabbet doyulmaz bir pınar imiş.
Ararım, ararım, ararım seni her yerde;
Sorarım ıssız gecelerde, sevgilim nerde?

Açılmış bahtımın gonca gülleri,
Gönül bağında öter bülbülleri,
Aşkıma sarayım hep gönülleri,
Muhabbet doyulmaz bir pınar imiş.
Ararım, ararım, ararım seni her yerde;
Sorarım ıssız gecelerde, sevgilim nerde...
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

Âşıkâne.. Yâr-i sıddîk..
gece yürüyüşü


İleti Sayısı: 1155

Çevrimdışı Çevrimdışı

Biraz da "Tuzsuz" olmak lazım galiba..


« Yanıtla #2 : 18 Ocak 2009, 17:01:45 »

“..Yine bu yıl ada sensiz..
…Göze mi geldim sen mi unuttun?
…Körfezdeki dalgın suya bir bak göreceksin gibi muhteşem bestelerin ustası Osman Nihat AKIN (1905-1959) zamanında PTT müfettişliği yapıyor. Bir gün bir şubeye teftişe gider..Teftiş sonunda evrak üzerinde alınan netice ile kasa içindeki para birbirini tutmaz. 25 lira eksiktir. Osman Nihat Bey müdüre, şubenin yan tarafındaki malmüdürlüğüne gitmesini, nihai sayımın onu tarafından yapılmasını ister. Malmüdürü gelir sayım yapılır ve para tamam çıkar. Teftiş de olumlu biter.

Aradan birkaç ay geçer. Teftiş odasında iken, bir mektup gelir. Mektubu gönderen teftişe gittiği şube müdürüdür. Mektubu hem okur, hem ağlar. Merakla oradakiler sorunca anlatır. Mektupta şöyle diyordur: …Beni malmüdürünü çağırmaya gönderdiğinizde 25 lirayı siz cebinizden tamamladınız, haliyle kasa tamam çıktı. Evet, parayı ben almıştım. Hanımım çok hasta idi, ilaç ve doktor parası yapıp sonra iade edecektim. Siz aniden gelmiş oldunuz. Yerine koyamadım. Sizin ince ve hassas kalbiniz durumu anladı ki; bana mesele yaşatmadınız. Bu yüzden size minnettarım.. Herkes duygulanır ve üstadı hararetle tebrik ederler.. Daha sonra içlerinden biri üstadı ispiyonlamış, vazifeyi suiistimal ette ve yolsuzluğa çanak tuttu diye. Üstadın karakteri herkesçe bilindiğinden, bir şey yapılmamış. Ama bu durum üstada çok koymuş, o da tutmuş “BİR İHTİMAL DAHA VAR…O DA ÖLMEK Mİ DERSİN?.. isimli unutulmaz eserini bestelemiş.”  (10)
 
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

Âşıkâne.. Yâr-i sıddîk..
evla


İleti Sayısı: 3239

Çevrimdışı Çevrimdışı

VeBa


« Yanıtla #3 : 26 Temmuz 2009, 01:11:11 »

Bu konuyu gözden kaçırmışım,

“BİR İHTİMAL DAHA VAR…O DA ÖLMEK Mİ DERSİN?.. ”
 
Her gün hiç ihmal etmeden dinleme ihtiyaçı duyduğum bir parçadır.Nasıl hazin hikayesi varmış ama nedense bana hep vefayı hissettirirdi.Bir ömre bedel herhalde "iyilik"olmalı o zaman.

Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

Biz ha isek sizde ha'sınız
Siz hu iseniz bizde hu'yuz.
Ha'dan gelen hu'ya gider...
dedeefendi


İleti Sayısı: 355

Çevrimdışı Çevrimdışı


« Yanıtla #4 : 05 Ağustos 2009, 13:11:47 »

“..Yine bu yıl ada sensiz..
…Göze mi geldim sen mi unuttun?
…Körfezdeki dalgın suya bir bak göreceksin gibi muhteşem bestelerin ustası Osman Nihat AKIN (1905-1959) zamanında PTT müfettişliği yapıyor. Bir gün bir şubeye teftişe gider..Teftiş sonunda evrak üzerinde alınan netice ile kasa içindeki para birbirini tutmaz. 25 lira eksiktir. Osman Nihat Bey müdüre, şubenin yan tarafındaki malmüdürlüğüne gitmesini, nihai sayımın onu tarafından yapılmasını ister. Malmüdürü gelir sayım yapılır ve para tamam çıkar. Teftiş de olumlu biter.

Aradan birkaç ay geçer. Teftiş odasında iken, bir mektup gelir. Mektubu gönderen teftişe gittiği şube müdürüdür. Mektubu hem okur, hem ağlar. Merakla oradakiler sorunca anlatır. Mektupta şöyle diyordur: …Beni malmüdürünü çağırmaya gönderdiğinizde 25 lirayı siz cebinizden tamamladınız, haliyle kasa tamam çıktı. Evet, parayı ben almıştım. Hanımım çok hasta idi, ilaç ve doktor parası yapıp sonra iade edecektim. Siz aniden gelmiş oldunuz. Yerine koyamadım. Sizin ince ve hassas kalbiniz durumu anladı ki; bana mesele yaşatmadınız. Bu yüzden size minnettarım.. Herkes duygulanır ve üstadı hararetle tebrik ederler.. Daha sonra içlerinden biri üstadı ispiyonlamış, vazifeyi suiistimal ette ve yolsuzluğa çanak tuttu diye. Üstadın karakteri herkesçe bilindiğinden, bir şey yapılmamış. Ama bu durum üstada çok koymuş, o da tutmuş “BİR İHTİMAL DAHA VAR…O DA ÖLMEK Mİ DERSİN?.. isimli unutulmaz eserini bestelemiş.”  (10)
 

Osman Nihat Akın'ın nihaved bestelerinin hepsi de mükemmeldir. "Bir İhtiamal Daha var" şarkısı mükemmel ötesi bir eserdir.O kadar çalıp söylediğim hâlde böyle bir hikâyesinin olduğunu bilmiyordum.Teşekkür ederim.
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

Kûs-ı rihlet çaldı mevt ammâ henüz cân bî-haber
dedeefendi


İleti Sayısı: 355

Çevrimdışı Çevrimdışı


« Yanıtla #5 : 05 Ağustos 2009, 13:15:31 »

Rivayete göre eski İstanbul hanımefendilerinden Melahat Pars Hanım 40-50 yaşlarında iken 20-25 yaşlarında bir delikanlıya mûsıkî dersi vermektedir.Haddeden geçmiş bir nezaketle ders veren Melahat Hanıma genç talebesi aşık olur.Çocuğun tavırlarından kendisine âşık olduğunu anlayan Melahat Pars Hanım o meşhur bestesiyle o gence bu işin olamayacağının mesajını vermiş:

"Ben gamlı hazan,sense bahar dinle de vaz geç
Sen kendine kendin gibi bir tâze bahar seç..."

Hicaz makâmının güzel örneklerinden biridir.
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

Kûs-ı rihlet çaldı mevt ammâ henüz cân bî-haber
dedeefendi


İleti Sayısı: 355

Çevrimdışı Çevrimdışı


« Yanıtla #6 : 05 Ağustos 2009, 13:16:30 »

Bildiğiniz, ulaşabildiğiniz beste, güfte hikayeleri...


İlki benden gelsin.

Sultan III.Murad bir sabah namazında uyuyakalarak vakit geçirmiş ve bu durum onu ziyadesiyle üzüntüye gark etmiş...

Bu üzüntüsünü de mısralara böylece aktarmış...

Bu sözleri bestelediği de rivayet olunur ancak günümüzde icra edilen şekli muhayyerkürdi olduğu için

ve bu makamın da o dönemde henüz terkip edilmediği bilindiği için

bestenin zamanla icra değişikliğine uğradığı kabul edilmektedir.

GÜFTE


Uyan ey gözlerim gafletten uyan
uyan uykusu çok gözlerim uyan
azrail’in kastı canadır inan
uyan ey gözlerim gafletten uyan
uyan uykusu çok gözlerim uyan

seherde uyanırlar cümle kuşlar
dillu dillerince tesbihe başlar
tevhid eyler dağlar, taşlar, ağaçlar
uyan ey gözlerim gafletten uyan
uyan uykusu çok gözlerim uyan

semavatın kapuların açarlar
müminlere rahmet suyun saçarlar
seherde kalkana hülle biçerler
uyan ey gözlerim gafletten uyan
uyan uykusu çok gözlerim uyan

bu dünya fanidir sakın aldanma
mağrur olup tac-u tahta dayanma
yedi iklim benim deyu güvenme
uyan ey gözlerim gafletten uyan
uyan uykusu çok gözlerim uyan

benim, murad kulun, suçumu affet
suçum bağışlayub günahım ref’et
resul’un sancağı dibinde haşret
uyan ey gözlerim gafletten uyan
uyan uykusu çok gözlerim uyan
 
 


Bu eseri repertuarımıza Murat Bardakçı kazandırmıştır.
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

Kûs-ı rihlet çaldı mevt ammâ henüz cân bî-haber
Türkistan


İleti Sayısı: 356

Çevrimdışı Çevrimdışı


Site
« Yanıtla #7 : 10 Ağustos 2009, 23:05:26 »

...
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et Okunmadi Say Bu Konuyu Gönder Yazdir

 
Gitmek istediğiniz yer:  


 
Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC
MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!