Dar kalıp,ince kalıp hanimiş ortada kiii geniş kalıp
Kişi dünyadan algıladıklarını belli potada ezmediği sürece adını verdiğim takıntılı bilgi de kalır.Takıntılı bilgi “ona göre doğru olandır” Belli kişilerin sözlerini kendine mihr edinerek ,dünya’yı o sözlere mihman eder.Kişi ve aynı kişi unuttuğu her şey değişir,kendi bile… amaç bilginin kölesi olmak değildir.Ona göre genişleyen kalıp-her kanun da böyledir büyüdükçe ucuna necaset bulaşır-doğru yoldur.Herkesin bir doğrusu vardır denilebilir.Ama doğrular da eğrilir…Kendini geniş kalıp da aydın gören ve “farklı” “farkında” ”farkındalık” eksenin de dolandığını zannederken yine “farklı ve doğru” üslubuyla aynı cevapları verir…elinde olmadan sadece Replikler konuştuğunu idrak edemez.Çünki dünyayı mihman ettiği için-dikkat isterim dünyaya mihman gelmiyor ,dünyayı mihman ediyor-Selamet çeker gönderir…
Dar kalıp ,ince kalıp tabi ki biraz gizli agresiftir.Belli etmese de duygularını bilmiyor anlamını taşımıyor.Herkesin “laf” dediği ve “söz” duymasına hasret olduğumuz şu günler de dar kalıpların hasretini çekmekteyiz.Ah ah dar kalıplılar..kendi içlerini sınırlarını belirlemiş adamlardır.Geniş kalıp içine aldığı düşünse de silindir resmini gözümüz de canlandırırsak için de bir kısımdır…işin ters tarafı iç kısımlar her zaman için “dışarının” etkilerinden daha çok etkilenir.Geniş kalıplılar ilk önce yanılgısı kabul etmez çünki o geniştir…Tabii sürede sadece genişleyen değildir mideleri de genişlemektedir…Dar adamın midesi de dardır.Bana süzgeçten bahsede bilirsiniz.Süzgeçleri açık tutmak illa ki patates püresinin kalan tortuları değildir:) süzgeçten geçen bizim gördüklerimizi ve duyduklarımızı algılama yeteneğimizin geliştirilmesidir.Bende dahil olmak üzere her sözümün “doğru ve yanlış” olma ihtimali vardır.Eyvallah… peki “neyi” “nedeni” “çünküsü” cevapladığımız da neyi baz alarak doğruluk ve yanlışlığına karar veriyoruz.İşte bu nükteyi seviyorum…Ama anlıyorum hakikaten anlıyorum “.Nur’dan” uzaklaştıkça olacağı budur.Irzına geçilinen Türkçe ve türkçeyi fuhuş pazarında sermaye yapan zihniyetlerin…kavramları es geçmesi ve kaligram şiiri gibi algılamasından tabii ne olabilir?Sadece gördüğü ile değerlendirir…ah nefs ahh sen nelere kadirsin … nasıl bir zulümsün şu insanoğluna!!!Bu parçacı Ahlaktan bir kurtulalım …
demişim hiç bir sözüm sana değildi...şimdi dediğim ise senin dediğine mukabil :
Yazılanları pür dikkat okudum.Bazen güldüm bazende parmağımı ısırdım.Ama tüm bu yazılanlardan çıkardığım bir sonuç var.O da şu:
Vallahi ağabeyler,ablalar vs. burada polemiğe açılmış konu ile yapılan tenkidler ve onlara karşı verilmiş cevaplar bence konu ile alakasız.(Cevapların bu vasıfta olması tenkidlerin vasıfsızlığından)Konu ile alakası olmayan polemikler.Tenkidlerde onlara verilen cevaplarda ne yazık ki popüler bir tartışmanın sonucu.
Felsefe ile aşina olan ağabeyler kendilerine dokunan yanları cevaplamış,bazıları ise kendinizi cemaat ile sınırlandırmayın demiş,bazıları ise sadece nefsi üstünlüğünü kurmak için hareretli cümleler kurmuş.Kimseye üstadın fikirlerini zorla kabul ettirmeye çalışmadık ve biz sınırlı dünyamızda ki bu sizin için sınırlı bizim içinse bir hayat nizamı işte biz bu kaideler dünyası içinde değil yaşam şekli ile mutluyuz.Birde onu hakkıyla yaşayabilirsek o zaman daha da mutlu olacağız.
demişsin bende sordum sana sence pejmürde ben bunu ne diye yazdım yorumla bi zahmet dedim

yorumla dedim neden dedim kim neden niçin sorularını kendin açıktan ifşa ettiğin için dedim

...ama maşallah hakikaten mşallah ...
Anlamadığım bir şey eğer sözlerim bu kadar herkesi rahatsız ediyorsa hakikaten söyleyin yorum yapmayayım ...herkese çok teşekkür ederim cidden duymadığımız söz kalmadı? neden böyle oluyor kullanıcı adını "evla" aldım kullanıcı adımı "çirkef" yapmadığım için bu tavırlar? Neyse teşekkür ederim.Okumadan nefsine söylenmiş gibi algıladığınız için.Sağ olun nur olun.sadece sana söylemiyorum bunu da üstüne alınma bir zahmet..