elbette dünyanın dengesi üzerine kimsenin çekimserliği yok. ama adlandırırken sanki biraz kaçamak cevap gibi geldi. insan acılarını unutmaz. tastamam acıların yörüngesi değişir. zaman süzgecinde geçen yaşanmışlıklar yeni nosyonlarla adlandırılır. önceki nosyonlarda temellenerek yerini alır. yoksa insan için değer ilk olarak ne ise, sonrasında da odur. değer de bir değişmezlik beklenemez...
ve önemlisi unutmak bir zaafiyettir. acıları sıcak tutmak için herdaim altına bir kuçak dolusu çalı atmaktır... unutulmaya yüz tutmuş acılar bir sonraki süreçte küllenir......yerine daha önemli bir olgu alır. unuttuğumuzu zannederiz ama onun yerine yenisini koyduğumuzu pek hatırlamayız...
gerçeklerden sıyrılmak değil de insan doğasının gereğidir bence bu. çünkü bir acıyı aynı ağırlıkta yaşamak mümkün değildir. bunu kim söylerse yalandır. ilk anda acının doruğuna çıkarsınız kahrolursunuz, dünyanın üzerinize yıkıldığını hissedersiniz. hele de bu bir ölüm acısıysa....
fakat bu devamlı böyle sürmez (Allahtan ki sürmez) zamanla küllenir, sönmez tabi ki ama harareti azalır.
Allah her şeyi dengeli yaratmıştır. Acıyı verirken yanında zamanla untmayı da vermiştir. Şükürler olsun O'na....