+  Edebiyat Türkiye Meşveret Divanı
|-+  Fikriyyat
| |-+  Polemik
| | |-+  sevdiğini unutmak
Sayfa: 1 [2]   Aşağı git
Bu Konuyu Gönder Yazdır
Gönderen Konu: sevdiğini unutmak  (Okunma Sayısı 1478 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
necim


İleti Sayısı: 8

Çevrimdışı Çevrimdışı


« Yanıtla #10 : 21 Temmuz 2009, 02:23:13 »

Unutmak:
1-Unutman gerekip de unut(a)madıkların(ki genelde mecazi imtihanlardır),
2-Unutmaman gerektiği halde unuttukların.

Sanırım burada mevzu bahis olan birinci kısım.

Evvela eşya ve hadiselere yüklediğimiz misyonu kapasitelerine göre verelim;aksi taktirde sükut-u hayal kaçınılmaz oluyor.

İradi unutma eyleminin tam anlamıyla vuku bulacağını zannetmiyorum."Bunu unutmam gerekiyor" deyipte tamamen zihinden,kalpten,ruhtan silinen kaç kişi vardır ki...Sadece zaman denen müthiş tiryakla alışma ve meşgalelerin değişmesi oluyor...
Bu yüzden "unutmam gerekiyor" dan ziyade "alışmam gerekiyor" daha faideli bir yaklaşım gibi geliyor bana.




Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı
_MeFtUn_



İleti Sayısı: 1016

Güzeli güzel yapan Edeptir...

Çevrimdışı Çevrimdışı


« Yanıtla #11 : 22 Temmuz 2009, 09:11:20 »

sahi nasıl unutur insan?

raflarda bıraktıgım kitaplarımı  unutmazken.
zamansızlıktan yakınıyorum hep eşimi dostumu unutuyormuyum ne!!!
hayır unutmak değil bu galiba biraz vefasızlık...
gönlüme düşen ateşten sakınmam lazım
nasıl unuturum yüregımdekı acıyı!!!
yaşadığım duyguları unutabilirmiyim
mutluluk unutulur mu mesela?
ya sonsuz acılar ve göz yaşları...
hepsini zamana bıraktım adını mazi koydum hatırladıkça yüzümde bir gamze oluşuyor artık...
sahiden unuttum mu?
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

Ya Evvel, dilimi kalbimin önüne koy ki, kalbimden geçmeyenleri dilime değdirmeyeyim.
Ya Ahir, kalbimi dilimin ardında tut ki, dilime gelenleri kalbimden kaçırmayayım.
Ya Zahir, göründüğüm hali öyle eyle ki olduğumdan fazla görünmeyeyim.
Ya Batın, olduğum hali öyle eyle ki göründüğümden az olmayayım...
Nergis



İleti Sayısı: 22

Çevrimdışı Çevrimdışı


« Yanıtla #12 : 01 Aralık 2009, 14:41:36 »

evet hafıza-ı beşer nisyan ile maluldur
 fakat bu unutma hastalığı olmasa insan yaşayamaz.
 en yakınınızı aybetttiğinizde o anki acıyı ömür boyu aynı yoğunlukta yaşadığınızı düşünün....
 emin olun ki bu şekilde bir yaşama dayanamazsınız. zaten Allah insanıların çektiği acıyı dağlara taşlara vermiş de dağlar dayanamamış. insan nasıl dayanıyor: Unutmak sayesinde tabi ki.
 o yüzden unutmayı kötü bir şey olarak görmeyin bence. çünkü istesek de istemesek de bir ölçüde her şeyi unutuyoruz, doğamız gereği.
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı
hsulker



İleti Sayısı: 86

çok ince bir devetüyü fırçasıyla çizilenler...

Çevrimdışı Çevrimdışı


« Yanıtla #13 : 03 Aralık 2009, 09:55:07 »

unutmayın efendim. unutmak insana özgü ama gerçeklerden birazda sıyrılmak değil midir? varsa acıya bütün katlanabileceksin... katlanamaz olursa unutun efendim...
evet hafıza-ı beşer nisyan ile maluldur
 fakat bu unutma hastalığı olmasa insan yaşayamaz.
 en yakınınızı aybetttiğinizde o anki acıyı ömür boyu aynı yoğunlukta yaşadığınızı düşünün....
 emin olun ki bu şekilde bir yaşama dayanamazsınız. zaten Allah insanıların çektiği acıyı dağlara taşlara vermiş de dağlar dayanamamış. insan nasıl dayanıyor: Unutmak sayesinde tabi ki.
 o yüzden unutmayı kötü bir şey olarak görmeyin bence. çünkü istesek de istemesek de bir ölçüde her şeyi unutuyoruz, doğamız gereği.
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

tenkitsiz tefekkür olmaz!tek adım atamazsın tenkitsiz.(c.m)
Nergis



İleti Sayısı: 22

Çevrimdışı Çevrimdışı


« Yanıtla #14 : 04 Aralık 2009, 22:13:59 »

gerçeklerden sıyrılmak değil de insan doğasının gereğidir bence bu. çünkü bir acıyı aynı ağırlıkta yaşamak mümkün değildir. bunu kim söylerse yalandır. ilk anda acının doruğuna çıkarsınız kahrolursunuz, dünyanın üzerinize yıkıldığını hissedersiniz. hele de bu bir ölüm acısıysa....
fakat bu devamlı böyle sürmez (Allahtan ki sürmez) zamanla küllenir, sönmez  tabi ki ama harareti azalır.
Allah her şeyi dengeli yaratmıştır. Acıyı verirken yanında zamanla untmayı da vermiştir. Şükürler olsun O'na....
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı
hsulker



İleti Sayısı: 86

çok ince bir devetüyü fırçasıyla çizilenler...

Çevrimdışı Çevrimdışı


« Yanıtla #15 : 06 Aralık 2009, 13:32:15 »

elbette dünyanın dengesi üzerine kimsenin çekimserliği yok. ama adlandırırken sanki biraz kaçamak cevap gibi geldi. insan acılarını unutmaz. tastamam acıların yörüngesi değişir. zaman süzgecinde geçen yaşanmışlıklar yeni nosyonlarla adlandırılır. önceki nosyonlarda temellenerek yerini alır. yoksa insan için değer ilk olarak ne ise, sonrasında da odur. değer de bir değişmezlik beklenemez...

ve önemlisi unutmak bir zaafiyettir. acıları sıcak tutmak için herdaim altına bir kuçak dolusu çalı atmaktır... unutulmaya yüz tutmuş acılar bir sonraki süreçte küllenir......yerine daha önemli bir olgu alır. unuttuğumuzu zannederiz ama onun yerine yenisini koyduğumuzu pek hatırlamayız...

gerçeklerden sıyrılmak değil de insan doğasının gereğidir bence bu. çünkü bir acıyı aynı ağırlıkta yaşamak mümkün değildir. bunu kim söylerse yalandır. ilk anda acının doruğuna çıkarsınız kahrolursunuz, dünyanın üzerinize yıkıldığını hissedersiniz. hele de bu bir ölüm acısıysa....
fakat bu devamlı böyle sürmez (Allahtan ki sürmez) zamanla küllenir, sönmez  tabi ki ama harareti azalır.
Allah her şeyi dengeli yaratmıştır. Acıyı verirken yanında zamanla untmayı da vermiştir. Şükürler olsun O'na....
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

tenkitsiz tefekkür olmaz!tek adım atamazsın tenkitsiz.(c.m)
Nergis



İleti Sayısı: 22

Çevrimdışı Çevrimdışı


« Yanıtla #16 : 07 Aralık 2009, 11:39:03 »

  Gülümseme unutmak bir zaafiyettir diyorsunuz. o halde yüce yaradan bize bu konuda bir zaafiyet vermiş ve istesek de istemesek de bu zaafiyete kapılıyoruz.
 'ben acımı ilk günkü gibi sıcak tutuyorum, sürekli aklımda, yüreğimde' diyen biri bana hiç inandırıcı gelmiyor çünkü böyle bir şey olamaz. ne kadar direnilse de zamanla küllenir. yer yüzündeki bütün çalıları da atsak altına küllenir. çünkü Allahın verdiği bu unutma zaafiyeti bütün çalıları sözdürecek adar kuvvetli bir rüzgardır. bunu çok yakından tecrübe ettim (ve ediyorum da) acımın kendimden uzaklaştığını hissediyorum. onu tekrar kendimde tutmaya en yoğun bir şekilde yaşamaya çalışıyorum fakat nafile.
 heyhat yine bu zaafiyet engel oluyor bana... bizim gücümüz bu zaafiyetten fazla olmadığı için midir bilmem onu alt edemiyoruz. yani bir zaafiyet kadar olamıyoruz efendim...
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı
Sayfa: 1 [2]   Yukarı git
Bu Konuyu Gönder Yazdır

Gitmek istediğiniz yer: