Hicri: 8 Muharrem 1430
Rumi: 23 K.evvel 1424
5 Ocak 2009
*Adana’nın Kurtuluşu 1922
Ayet: “Onlara yeryüzünde fesat çıkarmayın denildiği zaman,”Biz ancak ıslah edicileriz” derler.” (Bakara 11)
Hadis: “Kendinizden aşağı olanlara bakınız. Üstün olanlara bakmayınız.Bu elinizde olan nimeti hor görmemenize sebeptir.” (hadis-i şerif)
KÜLTÜRÜMÜZÜN İNCELİK MOTİFLERİ
Herşeyin çok ince bir ahenk içinde zarifçe gerçekleştirildiği eski kültürümüzde, “İstanbul’a Yaşama Sanatı”nın yazarından öğrendiğimize göre selam,küçükten büyüğe verilir.Hatırı ,büyük küçüğe sorar.Küçük büyüğe hatır sorarken “Allah ömürler versin” der.Tasavvufta ise şeyh hatır sorunca “aşk u niyaz eyleriz” denir.Küçüğe selam, büyüğe ise saygı,hürmet gönderilir.
Konuşmada küçük büyüğe “arz eder” Büyüğün sözlerine “buyurduğunuz gibi” denir.Yolda bir iş yapan görüldüğünde “kolay gelsin”,yemek yiyene, “bereketli olsun”, balıkçıya “rast gele”, abdest alana “hayrını gör”,namaz kılmış olana “Allah kabul etsin” şeklinde hitap edilir.
Müslüman biri Vefat ettiğinde ardından toprağı bol olsun denmez,bu tabir sadece gayr-i Müslimler hakkında kullanılır. Vefat eden Müslüman hakkında “Hakk’a yürüdü,rahmete erdi,Hayy dan gelip Hu ya gitti,sizlere ömür,irtihal etti,göçtü”;gömülüncede “sırlandı” tabirleri kullanılır.
Ayıp bir şeyden bahsedilirken “hâşâ huzurdan” “sözüm meclisten dışarı” , yenen bir şeyden bahsedilirken “ayıptır söylemesi”, hasta olunduğunda da “üzerinize afiyet” şeklinde söze başlanır.
Bugün bazılarının kullandığı “bye bye”, “hadi öptüm” gibi nevzuhûr kelimeler yerine “Allah’a ısmarladık.Allah’a emanet olunuz,sağlıcakla kalınız,hoşçakalınız” gibi ifadeler kullanılır.Cevaben de “yolunuz açık olsun,selametle,uğurlar olsun” şeklinde karşılık verilir.Özellikle İstanbul Türkçesinde “devletle gidiniz edendim” şeklinde yolcu edilip ,gidenin arkasından “hayırlara karşı” denir.