saatli maarif takvimi


Kullanıcı Adı: Sürekli Bağlı Kal
Şifre:


Divanda Arama Yapın
Sayfa: [1] 2 3 ... 19   Aşağı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et Okunmadi Say Bu Konuyu Gönder Yazdir
Gönderen Konu: saatli maarif takvimi  (Okunma Sayısı 4352 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
evla


İleti Sayısı: 3239

Çevrimdışı Çevrimdışı

VeBa


« : 02 Ocak 2009, 13:47:36 »

                            Hicri:4 Muharrem 1430
                            Rumi:19 K.evvel 1424

1 ocak 2009

     Miladi 630 yılında mekke fethedildi .vaktiyle Kureyş müşrikleri tarafından bu şehirden zorla çıkartılıp Medine'ye hicrete zorlanan müslümanlar ,silah kullanmadan Mekke'yi fethettiler.
    Bu fetihte nice hikmetler vardır.En büyük hikmet ,belki de gönüllerin fethedilmesiydi.Allah Teâlâ'nın "evim"buyurduğu Kâbe-i Muazzama'ya doğru bütün mü'minlerin edeple yaklaştılar.Gönül huzuru ile Beytullah'a kavuştular.Kan değil ,gözyaşları döküldü.Boyunlar Allah'a büküldü.
  Mekke'den ayrılalı sekiz yıl olmuştu.Resûlullah Efendimiz(s.a.v),en sadık arkadaşı Ebû Bekir(r.a.) ile ayrıldığı bu şehre,10.000'den fazla mü'min ile birlikte girdi.Kâbe'yi ilk ezanı Bilal'i Habeşi okudu.Resûlullah Efendimiz(s.a.v)Kâbe'yi tavaf ettikten sonra,Beytullah'ın kapısı önünde Mekkelilere hitap etti.Kur'an o günün gerçekleşeceğini daha önceden haber vermişti.



 Hamiş:Arkadaşlar yardım edin lütfen sene sonunda çok hoş bir konu olacak Gülümseme her takvim yaprağının arkasında kim bilir neler yazılı belki bu şekilde takvim kullanma alışkanlığı kazanırız hep beraber Gülümseme
  Ferahsan ve gülücük buda bizden hediyedir size Gülümseme
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

Biz ha isek sizde ha'sınız
Siz hu iseniz bizde hu'yuz.
Ha'dan gelen hu'ya gider...
terk-i diyar


İleti Sayısı: 1245

Çevrimdışı Çevrimdışı

Hademe-i Kur'an


« Yanıtla #1 : 02 Ocak 2009, 19:38:06 »

Hicrî :5 Muharrem 1430
Rumi:20 K.evvel 1424
2 Ocak 2009
*İspanya'da Endülüs Devleti'nin sonu 1492
*Gönenli Mehmed Efendinin Vefatı 1991

Ayet :"O Kitap (Kur'an) onda asla şüphe yoktur.O müttekiler (sakınanlar ve arınmak isteyenler)için bir yol göstericidir."(Bakara 2)

Hadis:"Evladım!Kalbinde hiç kimseye karşı bir kötülük bulunmadan akşamlamaya ve sabahlamaya gücün yeterse böyle yap(maya çalış)."(Hadis-i şerif)

KULLANMA FARKI

Dini meselelere oldukça uzak ve dine soğuk bakan bir sabun imalatçısı,bir din adamına:
-Sizin anlattığınız dinin,dünyaya iyilik getirdiği görülmüyor.Dünya aradan geçen yüzlerce yıla rağmen,hala kötü insanlarla dolu,dedi.
O sırada çamur içinde oynayan küçük bir çocuk yoldan geçmekteydi.
Din adamı dedi ki:
-Sabunun da dünyaya pek fazla iyilik getirmediği anlaşılıyor.Zira dünyada hala pek çok pislik var...
Sabuncu itiraz etti:
-Ama sabun kullanıldığı zmaan faydalıdır.
Din adamı taşı gediğine koydu:
-Evet,din de aynen öyle.Uygulanır ve yaşanırsa...

..............................................................................

CENNETİN TAPUSU

Osmanlı Devleti'nin zirvelerde şahlandığı,akıncılarının Avrupa içlerinde at oynattığı bir dönemde klisede bir papaz vaaz verirken halka ümit vermek için şöyle hitap etmiş:
"Allah,dünya hakimiyetini Türkler'e,fakat cenneti bize bırakmıştır."
Bu paylaşıma pek kafası yatmayan cemaatten biri papaza şöyle çıkışmış:
"Dünyada bizi yurtlarımızdan çıkaran Türkler,hiç Cennette bize yer bırakırlar mı?"
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

Aşk imiş her ne vâr âlemde
İlm bir kîl ü kâl imiş ancak
terk-i diyar


İleti Sayısı: 1245

Çevrimdışı Çevrimdışı

Hademe-i Kur'an


« Yanıtla #2 : 03 Ocak 2009, 21:37:32 »

Hicri: 6 Muharrem 1430
Rumi: 21 K.evvel 1424
3 Ocak 2009

*Mersin'in kurtuluşu 1922

Ayet:"Onlar kendi akıllarınca güya Allah'ı ve mü'minleri aldatırlar.Halbuki onlar ancak kendilerini aldatırlar ve bunun farkında değillerdir."(Bakara 9)

Hadis:"Sizden biriniz Allah yolunda çalışması,evinde yetmiş sene namaz kılmasından efdaldir."(Hadisi şerif)

Peygamber Efendimiz’den ;
MÜJDELER

Ma’dan bin ebi Talha el -ya’meri anlatıyor:Rasulullah’ın azatlısı Sevban’a rastladım.Ona:
“Bana bir amelden haber ver ki onu yaparsam Allah(cc)beni onun sebebi ile cennete koysun”dedim.Sevban ses çıkarmadı.Sonra kendisinden aynı şeyi tekrar sordum yine ses çıkarmadı.Sonra üçüncü defa sordum.bunun üzerine şunları söyledi:
“Ben bu meseleyi Hz.Peygamber’e (s.a.v) sormuştum.O da bana:
“Allah’a çok secde etmeye bak;çünkü eğer sen Allah için secde yaparsan,onun sayesinde Allah senin dereceni yükseltir ve onun sayesinde senin günahını azaltır”buyurdular.dedi

........................................................................................

Hz.Usame bin Zeyd bin Harise’den;Allah Rasulu (s.a.v.) buyurdu:
“Gözyaşları,Allah’ın kullarından dilediği kimselerin kalplerine koyduğu merhametinin bir eseridir.
Allah (c.c) kulları içinde ancak şefkatli ve merhametli olanlarına rahmetiyle muamele eder.”
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

Aşk imiş her ne vâr âlemde
İlm bir kîl ü kâl imiş ancak
terk-i diyar


İleti Sayısı: 1245

Çevrimdışı Çevrimdışı

Hademe-i Kur'an


« Yanıtla #3 : 05 Ocak 2009, 11:05:27 »

Hicri: 7 Muharrem 1430
Rumi: 22 K.evvel 1424
4 Ocak 2009

Ayet:  “…Sizin için Allah’tan başka ne bir dost ne de bir yardımcı vardır” (Bakara 10)

Hadis: “Şüpheli işi bırak da şüphesize sarıl. Zira doğruya gönül yatışır, yalandan şüphelenir”( Hadis-i Şerif)

AHİRETİN KAPISINDAN DÖNÜŞ
“Çile” şairimiz Necip Fazıl Kısakürek’in de içinde bulunduğu bir uçak,
Yeşilköy Havaalanı’ndan kalktıktan kısa bir zaman sonra arızalanır ve geri döner.
Havaalanındakiler merakla,”Ne oldu,nasıl oldu?”diye sorarlar.
Şâirin cevabı her zamanki gibi hem teslimiyetçi hem de hikmetlidir:
“Ahirete kabul etmediler,geri döndük”

.......................................

FASULYE GİBİ ADAM
Nâzır (bakan) olur olmaz yeğenini vali yapan bir nâzıra
büyük hiciv üstadı Neyzen Tevfik :
“Maşallah kardeşinizin olduğu tıpkı fasulyeye benziyor”diye bir dokundurur.
Bu cümleden bir mânâ çıkartamayan bakan: “neden böyle söylüyorsun Neyzen?
 Genç yaşta vali oldu” diye karşılık verir.
Bunun üzerine Neyzen atağa geçer:
“Ben de onun için söylüyorum zaten.Malum ya fasulye de bir sırığa sarılarak büyür hep!”

Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

Aşk imiş her ne vâr âlemde
İlm bir kîl ü kâl imiş ancak
terk-i diyar


İleti Sayısı: 1245

Çevrimdışı Çevrimdışı

Hademe-i Kur'an


« Yanıtla #4 : 05 Ocak 2009, 11:26:32 »

Hicri: 8 Muharrem 1430
Rumi:  23 K.evvel 1424
5 Ocak 2009

*Adana’nın Kurtuluşu 1922

Ayet: “Onlara yeryüzünde fesat çıkarmayın denildiği zaman,”Biz ancak ıslah edicileriz” derler.” (Bakara 11)

Hadis: “Kendinizden aşağı olanlara bakınız. Üstün olanlara bakmayınız.Bu elinizde olan nimeti hor görmemenize sebeptir.” (hadis-i şerif)

KÜLTÜRÜMÜZÜN İNCELİK MOTİFLERİ
Herşeyin çok ince bir ahenk içinde zarifçe gerçekleştirildiği eski kültürümüzde, “İstanbul’a Yaşama Sanatı”nın yazarından öğrendiğimize göre selam,küçükten büyüğe verilir.Hatırı ,büyük küçüğe sorar.Küçük büyüğe hatır sorarken  “Allah ömürler versin” der.Tasavvufta ise şeyh hatır sorunca “aşk u niyaz eyleriz” denir.Küçüğe selam, büyüğe ise saygı,hürmet gönderilir.
Konuşmada küçük büyüğe “arz eder” Büyüğün sözlerine “buyurduğunuz gibi” denir.Yolda bir iş yapan görüldüğünde “kolay gelsin”,yemek yiyene, “bereketli olsun”, balıkçıya “rast gele”, abdest alana “hayrını gör”,namaz kılmış olana “Allah kabul etsin” şeklinde hitap edilir.
Müslüman biri Vefat ettiğinde ardından toprağı bol olsun denmez,bu tabir sadece gayr-i Müslimler  hakkında kullanılır. Vefat eden Müslüman hakkında “Hakk’a yürüdü,rahmete erdi,Hayy dan gelip Hu ya gitti,sizlere ömür,irtihal etti,göçtü”;gömülüncede “sırlandı” tabirleri kullanılır.
Ayıp bir şeyden bahsedilirken “hâşâ huzurdan” “sözüm meclisten dışarı” , yenen bir şeyden bahsedilirken “ayıptır söylemesi”, hasta olunduğunda da “üzerinize afiyet” şeklinde söze başlanır.
Bugün bazılarının kullandığı “bye bye”, “hadi öptüm” gibi nevzuhûr kelimeler yerine “Allah’a ısmarladık.Allah’a emanet olunuz,sağlıcakla kalınız,hoşçakalınız” gibi ifadeler kullanılır.Cevaben de “yolunuz açık olsun,selametle,uğurlar olsun” şeklinde karşılık verilir.Özellikle İstanbul Türkçesinde “devletle gidiniz edendim” şeklinde yolcu edilip ,gidenin arkasından “hayırlara karşı” denir.
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

Aşk imiş her ne vâr âlemde
İlm bir kîl ü kâl imiş ancak
evla


İleti Sayısı: 3239

Çevrimdışı Çevrimdışı

VeBa


« Yanıtla #5 : 05 Ocak 2009, 22:16:59 »

terk-i diyar   Mevla senden razı olsun .Takviminiz çok güzel sırf sen yaz diyerek ben yazmıyorum Gülümseme
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

Biz ha isek sizde ha'sınız
Siz hu iseniz bizde hu'yuz.
Ha'dan gelen hu'ya gider...
terk-i diyar


İleti Sayısı: 1245

Çevrimdışı Çevrimdışı

Hademe-i Kur'an


« Yanıtla #6 : 06 Ocak 2009, 15:17:46 »

Hicri: 9 Muharrem 1430
Rumi: 24K.evvel 1424
6 Ocak 2009

Ayet: “Bilerek hakkı bâtıl ile karıştırmayın,hakkı gizlemeyin”(Bakara 42)

Hadis: “Mü’minler birbirlerini sevmekte,birbirlerine acımakta ve birbirlerini korumakta  bir vucuda benzerler.” (Hadis-i Şerif)

Günün sözü: İki şeyi unutma;Allah’ı ve ölümü.
İki şeyi unut; başkasına yaptığın iyiliği,başkasının sana yaptığı kötülüğü.Lokman Hekim

BU GECENİN HÜRMETİNE

Er’Ravz’ul-Fâık kitabında şu kıssa anlatılır: Bir vakit Basra’da servet sahibi bir adam vardı.her senenin âşûre  gününde Müslüman kardeşlerini evine toplar,sabaha kadar Kur’an okuyarak,okutarak  geceyi ihya ederler,nerde fâkir ve kimsesiz varsa buldurur,tasaddukta bulunur,elinden gelen hayrı fazlasıyla yapardı.Evinin bitişiğinde bir komşusu bulunuyordu ve komşusunun hem anası hem de kızı senelerden beri yürüyemez vaziyette idiler.Kız,babasına sordu:
-Babacığım bu gün nedir?Komşumuz herkesi evine toplayıp bu geceyi Kur’an ve zikirle ihya ediyor?Babası;
-Kızım bu gün âşûre günüdür,Allah katında bu günün hürmeti büyüktür ,dedi.
Sonra uykuya vardılar.Fakat kızın gözüne uyku girmiyordu.Sanki nefesi kesilmiş bir halde huşû ve haşyet ile Kur’an ve zikrullah’ı dinliyordu.Kur’an hatim duasını yaptıkları vakit,yüzünü semaya doğru çevirdi ve Allah’a niyaz ederek:
-Ey Mevlam!Bu gecenin senin indindeki hürmeti hakkı için,senin rızanı kazanmak için bu gece Kur’anı okumak için uyumamış kulların hürmeti için beni şu halimden kurtar,kalbimin kırıklığını sar!dedi.Daha sözünü bitirmemişdi,o anda afiyet bularak bütün ağrı ve sancılarından kurtularak kalkıp doğruldu.Sabahleyin bu hali görünce şaşırıp kalan babası:
-Kızım bu nasıl oldu?diye sordu.O da;
-Babacığım,bu gün ile Allah’a tevessül ettim.O da anında bana sıhhatimi ihsan etti dedi.
M.Sami Ramazanoğlu/Dualar ve zikirler
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

Aşk imiş her ne vâr âlemde
İlm bir kîl ü kâl imiş ancak
evla


İleti Sayısı: 3239

Çevrimdışı Çevrimdışı

VeBa


« Yanıtla #7 : 06 Ocak 2009, 16:50:26 »

6 Ocağa devam edelim :

      Dünya Ahiret Dengesi
Dünyada ki huzursuzlukların başlıca sebebi,madde ile mana ,ruh ile beden, dünya ile ahiret arasında ki dengeyi sağlayamamaktır.
  Yüce Allah şöyle buyurur:"Allah'ın ahirette vereceği nimetleri iste,(bununla beraber)Dünyadaki nasibini de unutma."(kasas,77)
 Dinimiz insana dünya nimetlerini yasak etmiyor,itidalle istifadeyi emrediyor.Diğer bir ayette :

 "Ey iman edenler!Allah'ın size helal kıldığı temiz ve güzel şeyleri nefislerinize haram kılmayın ve haddi de aşmayın.Zira Allah haddi aşanları sevmez."(Maide ,87)

  Helal kılınan iyi ve temiz şeyleri kullanmayı kimse haram kılamaz.Yalnız bunlarda da sınır vardır.Dünya nimetlerinde haddi aşmak,başka haklara tecavüz etmek ,dengeyi bozmak yasaktır.Dünya ile ahiret ,madde ile mana arasında ki denge insanı kurtaracaktır.(Semerkand dergisi,sayı :104)


Hamiş:Okuduğumuz da biz bunları diyoruz değil mi Gülümseme ? Allah bildiğimiz ile amel etmeyi nasip etsin ....
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

Biz ha isek sizde ha'sınız
Siz hu iseniz bizde hu'yuz.
Ha'dan gelen hu'ya gider...
terk-i diyar


İleti Sayısı: 1245

Çevrimdışı Çevrimdışı

Hademe-i Kur'an


« Yanıtla #8 : 07 Ocak 2009, 20:20:01 »

Hicri: 10 Muharrem 1430
Rumi: 25.K.evvel 1424
7 Ocak 2009

*Aşûre  Günü
*Osmaniye’nin Kurtuluşu 1922
*Beyaz Baston âmâlar Haftası (7-13 Ocak)
*Filistin Günü

Ayet:  “Namazı tam kılın,zekatı hakkıyla verin,rüku edenlerle beraber rüku edin” (bakara 43)

Hadis: “Allah Teala dedikoduyu ,çok soru sormayı ve lüzumsuz yere mal sarfetmeyi de kötü görmüştür” (Hadis-i Şerif)

AŞÛRE GÜNÜ
Rubeyy’ı binti muavviz(ra) ‘nın rivayet ettiğine göre Nebiyyi Ekrem (sav) ensarın köylerine Aşûre günü kuşluk zamanı haber gönderdi ve :”Her kim sabahleyin iftar ettiyse günün geri kalanını imsak etsin,yani bir şey yemesin,her kim oruca niyet etti ise orucunu tamamlasın”(buhari,savm,69)buyurdu.
Rubeyyı’ (ra) der ki, biz artık Rasulullah’ın bu emrinden sonra Aşûra gününün orucunu tutardık ve küçük çocuklarımıza da tuttururduk,onlarla mescide girerdik ve çocuklarımıza boyalı yünden oyuncak verirdik,bunalrdan yemek için ağlayan olursa iftar vakti erişinceye kadar bu oyuncaklarla eğlendirirdik”(Tecrid-i Sarih terc.6/288)
Bu günde eve çeşitli ve bol erzak almak,muhtaçlara tasaddukta,komşu ve akrabaya ikramlarda bulunmak sene boyunca berekete vesile olur.Yine bugünde oruçlu bulunup gecesinide ihya etmenin büyük ecir ve rızay-ı ilahiye sebep olacağı ifade buyrulmuştur.
Yahudilere benzememek için dokuzuncu ve onuncu yahud onuncu ve onbirinci günleri beraber oruç tutulması gerektiği İbn-i Abbâs’dan rivayet edilmiştir
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

Aşk imiş her ne vâr âlemde
İlm bir kîl ü kâl imiş ancak
Dilşâd
"reis'ul divan"


İleti Sayısı: 1737

Çevrimdışı Çevrimdışı

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.


« Yanıtla #9 : 07 Ocak 2009, 20:36:59 »

Bu güzel bilgiler için teşekkürler terk-i diyar, sen yazdıkça okuyorum. Bunların yazılı olduğu bir site var mı yoksa üşenmeden tek tek yazıyor musun merak ettim doğrusu Gülümseme
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

Korkutmağa düşme bî-mahaldir
Vuslat dediğim benim eceldir
Sayfa: [1] 2 3 ... 19   Yukarı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et Okunmadi Say Bu Konuyu Gönder Yazdir

 
Gitmek istediğiniz yer:  


 
Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC
MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!