Şair Olarak Ahmet Hamdi Tanpınar.....


Kullanıcı Adı: Sürekli Bağlı Kal
Şifre:


Divanda Arama Yapın
Sayfa: 1 [2] 3   Aşağı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et Okunmadi Say Bu Konuyu Gönder Yazdir
Gönderen Konu: Şair Olarak Ahmet Hamdi Tanpınar.....  (Okunma Sayısı 2765 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
nevakar


İleti Sayısı: 973

Çevrimdışı Çevrimdışı

Sorumluluğunu taşıyabileceğin fikrin adamı ol.


« Yanıtla #10 : 25 Ağustos 2009, 15:33:15 »

     Yalnız bir mesele daha var ki o da bu mektupların,yazarının izni olmadan yayınlamasının nekadar etik olduğudur. (Moda tabirle)
     Ben Kafka'nın ölürken arkadaşına yakması için verdiği yazılarının arkadaşı tarafından yayımlanmasını da  garip bulurum.
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

Ya tahammül ya sefer...
PeJMüRDE


İleti Sayısı: 669

Çevrimdışı Çevrimdışı


« Yanıtla #11 : 25 Ağustos 2009, 16:13:00 »

Özel dünyasında yaşadıkları eserlerine bir halel getirmez zannımca.
   

Konu müthiş gidiyor.Seyrini bozmayalım,hatta değişerek gelişen gelişerek değişen bir hale bürünsün.Özel hayat bencede esere bir halel getirmez.Çünkü özel dünyada yaşanan her duygu yoğunluğu farklı eserlerin ortaya çıkmasına yani zenginliğin zuhur etmesine sebeb olabilir.

Ancak şöyle bir ayrım yapmak istiyorum.Bir akademisyen ile bir sanatçının özel dünyasında yaşadığı olaylarıın yankısı farklı olabilir.Çünkü sanatçı duyguyu yine duygu kanalıyla gönüle hitap ettiren biridir.Malumunuz ki bir insanda tek bir duygu yoktur.Özel dünydaki yıkımlar ve yapımlar eserine farklı duyguların yansıması olarak yansıyacaktır.
Ancak bir akademisyenin amacı duyguyu ispat etmektir.Yani onu önce akla kabul ettirmektir.Öyleyse bunu yapması için  harab bir özel dünyadan ziyade ma'mur bir özel dünyaya ihtiyaç vardır diye düşünüyorum...
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

Katip !!! Arzuhalim yaz yare !!
mehmet baki
"reis'ul divan"


İleti Sayısı: 1386

Çevrimdışı Çevrimdışı


« Yanıtla #12 : 26 Ağustos 2009, 01:06:03 »

şair yahut muharrir istememişse, mahrem olanın -her ne ise artık- ortalığa serilmesi bence terbiyesizliktir.

bir insanın mahremine kadem basmak hakkını kim, nereden alıyor acaba? cemil meriç'in jurnalinin neşr edilmesi ne kadar doğru?

biz büyük isimleri sadece eserleri yoliyle biliyor ve bize takdim ettikleri şeyler kadar tanıyoruz daha da ötesi sadece takdim ettiklerinden ibaret zannediyoruz. halbuki onlar da insan hatta bir çok ciheti ile sair insanlardan çok daha hassas olan insanlar. bu mesele ile alakalı hatta münasebetli bir bir eser vardır: bir adam yaratmak!

"hüsrev" bir ayağı gökte bir ayağı çukurda adamdır. kim bilir belki de sanatkar dediğimiz adam, bu ikisi arasında mekik dokuyan insana derler?!

Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

"hiç arı görmemiş bal ister benden..."
Uluğbey
"reis'ul divan"


İleti Sayısı: 2090

Çevrimdışı Çevrimdışı


Site
« Yanıtla #13 : 26 Ağustos 2009, 02:01:05 »


 Peki şöyle bir düşünce sunsam:

  Şair yahut muharririn düşündükleri sadece hafızasında ise sadece ona aittir, şayet hafızasından çıkmış ve dahi kalem ile anlamlanmışsa bu düşünceler o onun olmaktan çıkmıştır. Tıpkı yaydan çıkan ok gibi...

  birde sanatta etik ne kadar mühimdir? ya da asıl sual sanatta etik nedir? şayet muharririn yahut şairin reddettiğini bir fikrini irdeliyorsak etik dışı bir davranışta mı bulunmuş oluruz?

  misal Necip Fazıl'a biraz daha yakınlaşmak adına ya da onun düşüncelerinin filizlenmelerini takip etmek adına 'bu şiirler benim değil!' deyip reddettiği şiirleri okumak ve dahi bunlar hakkında belki hüküm vermek moda tabirle etik değil midir?

 Akif'inde Safahat'ına bazı şiirlerini dahil etmediğini biliyoruz...

 
hürmetler
 
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı
ferahsan


İleti Sayısı: 1957

Çevrimdışı Çevrimdışı

Not bad people, just made terrible life choice..


« Yanıtla #14 : 26 Ağustos 2009, 03:25:53 »

   Şair yahut muharririn düşündükleri sadece hafızasında ise sadece ona aittir, şayet hafızasından çıkmış ve dahi kalem ile anlamlanmışsa bu düşünceler o onun olmaktan çıkmıştır. Tıpkı yaydan çıkan ok gibi...

Aklıma cep telefonunun ya da kredi kartının şifresini unutmamak üzere bir yere not eden insanlar geldi. Hafızasından çıkıp kağıda düştü diye bu şifreleri topluma mal etmek gibi bir şey zannımca sanatçının mahremiyetinin ifşa edilmesi. Kişi topluma mal olmuş bir sanatçı da olsa bazen sadece kendisi için yazmak isteyebilir ve yazar da. Başarınızın sizi mahremiyetine saygı duyulan normal insanlardan eksik kılması pek de mantıklı gelmiyor bana..
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

Kim bilir belki de Scrödinger'in kedisi benim; aynı anda hem canlı hem ölü olabilirim.. Hıh, neden olmasın?
Uluğbey
"reis'ul divan"


İleti Sayısı: 2090

Çevrimdışı Çevrimdışı


Site
« Yanıtla #15 : 26 Ağustos 2009, 03:36:26 »


  Sanatçının normal insanlardan bir farkı vardır. İnsanlar onu her yönüyle tanımak ister.En doğal halini bilmek ister, ihtiraslarını düşüncelerini , her şeyini bilmek ister.Çünkü bunları ne kadar bilirse kendini o sanatçıya o derece yakın hissedebilir, örneğin örümcek adam filminde peter parker herkes gibi bir insandır bir zamana kadar, gözlükleri olan yer yer beceriksiz, hataları olan bir insan. onun bu özelliği belki de onu ön plana çıkarıyor.sanatçının dikkatli olmasından yanayım ben.yani sırf yazarın ya da şairin bilinmeyen yönlerini merak etti diye insanı suçlayamam...

 başarı sizi normal insanlardan farklı kılacak elbette... aksi taktirde normal insan olursun zaten.
 
 
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı
ferahsan


İleti Sayısı: 1957

Çevrimdışı Çevrimdışı

Not bad people, just made terrible life choice..


« Yanıtla #16 : 26 Ağustos 2009, 16:39:02 »

  başarı sizi normal insanlardan farklı kılacak elbette... aksi taktirde normal insan olursun zaten.
 

Dikkat ediniz, farklı olmaktan söz etmedim bazı haklardan eksik bırakılmaktan söz ettim.

Bireysel istekler vardır evet, insandan söz ediyoruz, fakat özgürlükler başkalarının haklarının ihlali söz konusu olduğunda sona erer değil mi? Ve bu da haktır..
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

Kim bilir belki de Scrödinger'in kedisi benim; aynı anda hem canlı hem ölü olabilirim.. Hıh, neden olmasın?
nevakar


İleti Sayısı: 973

Çevrimdışı Çevrimdışı

Sorumluluğunu taşıyabileceğin fikrin adamı ol.


« Yanıtla #17 : 26 Ağustos 2009, 18:09:49 »

 Bir insan kabul gören bir akademisyen, çok okunan bir yazar, sevilen bir sanatçı olayım arzusu ve azmini taşıyorsa,bu sıradan insanların taleplerinden farklı bir durum arz eder. Herkes böyle taleplerle özelliklerini, birikimini toplumla paylaşmıyor. Bu da bir tercih meselesi. Tercihi topluma mal olmaksa bu kişilerin özelinin sınırlandırılması normal bir şey gibi görünüyor.
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

Ya tahammül ya sefer...
mehmet baki
"reis'ul divan"


İleti Sayısı: 1386

Çevrimdışı Çevrimdışı


« Yanıtla #18 : 27 Ağustos 2009, 02:31:35 »

örümcek adam misalini anlayamadım. biraz daha teferruatlı izah etsen?
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

"hiç arı görmemiş bal ister benden..."
Uluğbey
"reis'ul divan"


İleti Sayısı: 2090

Çevrimdışı Çevrimdışı


Site
« Yanıtla #19 : 27 Ağustos 2009, 02:39:45 »



  Kahkaha ağabey.gecenin 2:30 unda beni güldürdün ya Allah da seni güldürsün emi Gülümseme

   Misal şundan ibaret ağabeyim:

   Tezim şu idi: Bir vatandaş örnek aldığı yazar ya da şairin kendisine benzeyen yönlerinin olmasını isteyebilir.Yani o satırları yazan kişinin de hataları olduğunu, belki çevresiyle alakalı problemleri olduğunu belki işinde arkadaşlarıyla sorunları olduğunu bilmek isteyebilir. Muhatabının nihayetinde 'insan' olduğunu bilmek isteyebilir. Bir yazar düşünün ki, geçmişi hakkında hiçbir şey bilmeyelim ve dahi gökten zembille inmiş gibi gelsin, ağzından tek bir yanlış söz çıkmamış olsun, çevre ilişkileri mükemmel, bizim 4 4 lük insan diyebileceğimiz karekterde birisi olsun. İnsanlar ona bakınca adeta bir 'melek' tahayyül etsin. Sizce böyle biri insanlar tarafından tam olarak sevilir mi?Ya da takib edilir mi ? Bence hayır, yazarın da benim gibi nihayetinde hata yapabilecek, kusurları olan bir insan olduğunu bilirsem onunla kendimi daha çok özdeşleştirebilirim..

  Örümcek adam örneği de bu yönden alakalı. Örümcek adam olmadan önce peter sıradan bir insandır, sokakta görmeye alışık olduğumuz hatta kenarda kalmış insan profili çizer fakat bir tesadüf sonucu birtakım yeteneklere bürünür, ve bizim vatandaş peter imiz bir kahraman haline gelir. eğer ki peter doğuştan bu yetenekte olsaydı, emin olun bu kadar sevilmezdi.

 Bilmem anlatabildim mi ?
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı
Sayfa: 1 [2] 3   Yukarı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et Okunmadi Say Bu Konuyu Gönder Yazdir

 
Gitmek istediğiniz yer:  


 
Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC
MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!