Dilşâd
"reis'ul divan"
İleti Sayısı: 1737
Çevrimdışı
Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
|
 |
« Yanıtla #17 : 28 Ağustos 2009, 02:08:50 » |
|
Ah, yollar, bu yollar! Yalnızlıkta topluluk içindeymiş gibi, toplulukta yalnızmış gibi, sılada garip, gurbette sıladaymış gibi olanların yolları. Erlerin, erenlerin, pirlerin yolları. Mesnevinin, Manevinin, ilahilerin, natların, Mektubatların, Risalelerin yolları. Kıldan ince, kılıçtan keskin bu yollar. Bu dünyada Sırattan haber veren, haber olan bu yollar. Şeytanı taşlama yolları, bu yollar. Çöllerden geçirip Kabeye ulaştıran bu yollar. Kıyametten alamet bu yollar. Mahşere pencere bu yollar.
* * * Yollar, Ah bu yollar Üveys-i Karaninin, Cüneyd-i Bağdadinin, Beyazid-i Bestaminin, Hallac-ı Mansurun, Abdülkadir Geylaninin, Ahmet Rufainin, Muyiddin-i Arabinin, Mevlana Celaleddin-i Ruminin, Bahaeddin Nakşibendin, İmam-ı Rabbaninin, Halid-i Bağdadinin, Hacı Bektaş-ı Velinin, Hacı Bayram-ı Velinin, Akşemseddinin, Aziz Mahmud Hüdayinin, bütün bu hazretlerin ve onlara bağlıların ve daha nice uluların yolları.
Bu yollar ki, gidip gidip Ana Yolla birleşirler. Ana Yolda toplaşırlar ve Tek Yol olurlar. O yol ki, imamların, sahabelerin, peygamberlerin ve Büyük Peygamberin yoludur. O yol ki Kuran Yoludur, Hakikat Yoludur. Hakikat uygarlığı olan İslamın yoludur. O yol ki, Allah Yoludur. Her insanın mizaç damarından geçen bu yollar! Kanı süte çeviren, sütü bala döndüren, balı kevsere dönüştüren bu yollar.
Ah, bu yollar! Aklın, mecnunluğun, meczupluğun ötesinde bu yollar. Seher sarhoşluğu yolları. Miraç gülleriyle donatılmış, ruhuna Sidretül Münteha kokuları sinmiş bu yollar. Vecd yolları. Aşk yolları. Gözün kaymadığı bu yollar, gönlün bulanmadığı bu yollar.
Şiirin sözü, semanın raksı, orucun açlığı aştığı yollar. Sohbetin çileyle pekiştiği, ruh direncinin riyazetle sağlamlaştığı, kalbin ruhla desteklendiği, ruhun sırla aydınlandığı, gecenin gündüze döndüğü, gündüzün güneşleştiği bu yollar.
Ah, yollar, bu yollar! Yalnızlıkta topluluk içindeymiş gibi, toplulukta yalnızmış gibi, sılada garip, gurbette sıladaymış gibi olanların yolları. Erlerin, erenlerin, pirlerin yolları. Mesnevinin, Manevinin, ilahilerin, natların, Mektubatların, Risalelerin yolları. Kıldan ince, kılıçtan keskin bu yollar. Bu dünyada Sırattan haber veren, haber olan bu yollar. Şeytanı taşlama yolları, bu yollar. Çöllerden geçirip Kabeye ulaştıran bu yollar. Kıyametten alamet bu yollar. Mahşere pencere bu yollar.
Ah, yollar, bu yollar! Ruhun arınma yolları. Uyarış ve uyarılış, muştulanma ve muştulama yolları. Tanık olunma ve tanık olma yolları. Cihadın bin bir türlüsünün yolları. Şeytana matem, nefse imtihan, gönle bayram olan bu yollar. Gerçek kişiliğe ermek için benlik pürüzlerinin ortadan kaldırıldığı bu yollar. İnsan için cehennemi şerha şerha yarıp cennete yol açan bu yollar. İnkar Kızıldenizini ikiye bölüp inanç Tur-ı Sinasına erdirecek Musanın Asası yollar. Ölüyü dirilten İsa nefesi yolları. Allahı gören Ulu Peygamberin izi olan bu yollar. Kandil kandil ışıklanan bu yollar. Türbe türbe aydınlanan bu yollar. Gökte uçan kuşların saf saf geçişi gibi zikir halkaları olan bu yollar. Tanrı yolunda fikir halkaları olan bu yollar. Dostluk ve barış, hakkı teslim yolları. Tanrıdan razı olma ve Tanrı razılığı yolları. Nefsi ruha, ruhu hakikata adama ve kurban verme yolları. Eleştiriden özeleştiriye, bunalımdan sükunete çıkma yolları.
Ah, yollar, bu yollar! Ne kadar uzakta görünürler, ama ne kadar yakındırlar. İnsana şahdamarı kadar yakın bu yollar. Haraplıktan sonra mamurluk, yıkılmaktan sonra yapılma, hastalıktan sonra şifaya erme, tutsaklıktan sonra kurtulma, öldükten sonra dirilme yolları. Mutlak İrade önünde küçük iradelerin baş kesip erdiği büyük irade yolları. Ahlakın en güzeli için örnek alma ve örnek olma yolları. Bütün yaratıklara şefkat, merhamet ve sevgi ile bakan sultanların yolları. Uhrevi alemin Süleyman mührünü taşıyan bu yollar. O mührü Mekke ve Medineden alıp Kudüse, Şama, Bağdata, Konyaya, Diyarbekire, Bursaya, İstanbula varmaya giden bu yollar. Ahiret damgalı, kıyamet aşılı şehirler doğuran bu yollar.
Kıyılarında cennet üzümlerinin ve narlarının, Ahiret hurmalarının ağaç ağaç, dal dal sallandığı, muştu çiçeklerinin yaprak yaprak parladığı bu yollar. Ne kadar taşlık ve sert görünürler, ama ne kadar yumuşaktırlar. Ab-ı Hayat, Tuba ve Hızır yolları. Her umut kesilen yerde kaybolmuşken yeniden beliren yollar. Ayağa kalkış yolları, diriliş yolları, bu yollar. Ah, yollar, bu yollar!
Makamda adlı kitabından alıntıdır...
|