Sezai Karakoç


Kullanıcı Adı: Sürekli Bağlı Kal
Şifre:


Divanda Arama Yapın
Sayfa: 1 [2] 3   Aşağı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et Okunmadi Say Bu Konuyu Gönder Yazdir
Gönderen Konu: Sezai Karakoç  (Okunma Sayısı 1082 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Uluğbey
"reis'ul divan"


İleti Sayısı: 2090

Çevrimdışı Çevrimdışı


Site
« Yanıtla #10 : 25 Ağustos 2009, 13:29:10 »

 balkon ve ölüm metaforu bana hiç görmediğim ağabeyimi hatırlatır. kendisi daha ben dünyaya gelmeden, balkonda oynarken 2 yaşındayken balkondan düşerek vefat etmiş. bundan dolayı mıdır bilmem

Çocuk düşerse ölür çünkü balkon
Ölümün cesur körfezidir evlerde

denilince, biraz duraksarım.


ayrıca nevakar hocam sizi burada tekrar görmek çok güzel, hoşgeldiniz...
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı
PeJMüRDE


İleti Sayısı: 669

Çevrimdışı Çevrimdışı


« Yanıtla #11 : 25 Ağustos 2009, 13:58:41 »

balkon ve ölüm metaforu bana hiç görmediğim ağabeyimi hatırlatır. kendisi daha ben dünyaya gelmeden, balkonda oynarken 2 yaşındayken balkondan düşerek vefat etmiş. bundan dolayı mıdır bilmem

Çocuk düşerse ölür çünkü balkon
Ölümün cesur körfezidir evlerde

denilince, biraz duraksarım.


ayrıca nevakar hocam sizi burada tekrar görmek çok güzel, hoşgeldiniz...
Ne söyleyeceğimi bilemiyorum ağabey...Başınız sağolsun.
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

Katip !!! Arzuhalim yaz yare !!
hsulker


İleti Sayısı: 83

Çevrimdışı Çevrimdışı

çok ince bir devetüyü fırçasıyla çizilenler...


« Yanıtla #12 : 25 Ağustos 2009, 14:12:51 »

merhaba...
acılar paylaşıldıkça hafifler der cemil meriç.. bu sebepledir ki her şiir bir acı yumağını arkasından sürükler. balkon şiirini seçmemdeki amaç türk ev mimarisinin zaman kesitinde batılılaşma çabasını doyasıya hissetmesini vurgulamaktı. yoksa bir dostun acısını deşmek olamazdı. bu sebepledir ki ulubey kardeşimin acılarını hatırlattığımız için üzgünüm...
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

tenkitsiz tefekkür olmaz!tek adım atamazsın tenkitsiz.(c.m)
Uluğbey
"reis'ul divan"


İleti Sayısı: 2090

Çevrimdışı Çevrimdışı


Site
« Yanıtla #13 : 25 Ağustos 2009, 14:15:22 »

merhaba...
acılar paylaşıldıkça hafifler der cemil meriç.. bu sebepledir ki her şiir bir acı yumağını arkasından sürükler. balkon şiirini seçmemdeki amaç herhangi bir dostun acısını deşmek olamazdı. bu sebepledir ki ulubey kardeşimin acılarını hatırlattığımız için üzgünüm...

üzgün olmanıza gerek yok arkadaşlar, kendisinin yeri şu anda benden rahat Gülümseme benim sonum belli değil...

o ise cennette bir kuş olarak yaşam sürüyor Gülümseme



Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı
nevakar


İleti Sayısı: 973

Çevrimdışı Çevrimdışı

Sorumluluğunu taşıyabileceğin fikrin adamı ol.


« Yanıtla #14 : 25 Ağustos 2009, 14:23:17 »


Bende küçükken aşağıdan zile basmak yerine yırtına yırtına bağırırdım.Anne!!!! Gülümseme O yüzden kimseye kızmaya hakıım yok... Hoş bir muhabbet oldu.Bu arada Allah bağışlasın oğlunuzu.

Selametle...



Teşekkür ederim. Allah herkesin çocuğunu bağışlasın.
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

Ya tahammül ya sefer...
nevakar


İleti Sayısı: 973

Çevrimdışı Çevrimdışı

Sorumluluğunu taşıyabileceğin fikrin adamı ol.


« Yanıtla #15 : 25 Ağustos 2009, 14:24:57 »


ayrıca nevakar hocam sizi burada tekrar görmek çok güzel, hoşgeldiniz...
Teşekkür ederim ilginize...
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

Ya tahammül ya sefer...
PeJMüRDE


İleti Sayısı: 669

Çevrimdışı Çevrimdışı


« Yanıtla #16 : 25 Ağustos 2009, 15:55:47 »


o ise cennette bir kuş olarak yaşam sürüyor Gülümseme





Bu cümle hiç yabancı değil anlarsın ya ağabey Gülümseme
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

Katip !!! Arzuhalim yaz yare !!
Dilşâd
"reis'ul divan"


İleti Sayısı: 1737

Çevrimdışı Çevrimdışı

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.


« Yanıtla #17 : 28 Ağustos 2009, 02:08:50 »

Ah, yollar, bu yollar!
Yalnızlıkta topluluk içindeymiş gibi, toplulukta yalnızmış gibi, sılada garip, gurbette sıladaymış gibi olanların yolları.
Erlerin, erenlerin, pirlerin yolları.
Mesnevi’nin, Manevi’nin, ilahilerin, na’tların, Mektubat’ların, Risale’lerin yolları.
Kıldan ince, kılıçtan keskin bu yollar. Bu dünyada Sırat’tan haber veren, haber olan bu yollar.
Şeytanı taşlama yolları, bu yollar.
Çöllerden geçirip Kabe’ye ulaştıran bu yollar.
Kıyametten alamet bu yollar.
Mahşere pencere bu yollar.

* * *
Yollar,
Ah bu yollar
Üveys-i Karani’nin, Cüneyd-i Bağdadi’nin, Beyazid-i Bestami’nin, Hallac-ı Mansur’un, Abdülkadir Geylani’nin, Ahmet Rufai’nin, Muyiddin-i Arabi’nin, Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin, Bahaeddin Nakşibend’in, İmam-ı Rabbani’nin, Halid-i Bağdadi’nin, Hacı Bektaş-ı Veli’nin, Hacı Bayram-ı Veli’nin, Akşemseddin’in, Aziz Mahmud Hüdayi’nin, bütün bu hazretlerin ve onlara bağlıların ve daha nice uluların yolları.

Bu yollar ki, gidip gidip Ana Yol’la birleşirler. Ana Yol’da toplaşırlar ve Tek Yol olurlar. O yol ki, imamların, sahabelerin, peygamberlerin ve Büyük Peygamber’in yoludur. O yol ki Kur’an Yoludur, Hakikat Yolu’dur. Hakikat uygarlığı olan İslam’ın yoludur. O yol ki, Allah Yoludur.
Her insanın mizaç damarından geçen bu yollar! Kanı süte çeviren, sütü bala döndüren, balı kevsere dönüştüren bu yollar.

Ah, bu yollar!
Aklın, mecnunluğun, meczupluğun ötesinde bu yollar.
Seher sarhoşluğu yolları.
Miraç gülleriyle donatılmış, ruhuna Sidretül Münteha kokuları sinmiş bu yollar.
Vecd yolları.
Aşk yolları.
Gözün kaymadığı bu yollar, gönlün bulanmadığı bu yollar.

Şiirin sözü, semanın raksı, orucun açlığı aştığı yollar. Sohbetin çileyle pekiştiği, ruh direncinin riyazetle sağlamlaştığı, kalbin ruhla desteklendiği, ruhun sırla aydınlandığı, gecenin gündüze döndüğü, gündüzün güneşleştiği bu yollar.

Ah, yollar, bu yollar!
Yalnızlıkta topluluk içindeymiş gibi, toplulukta yalnızmış gibi, sılada garip, gurbette sıladaymış gibi olanların yolları.
Erlerin, erenlerin, pirlerin yolları.
Mesnevi’nin, Manevi’nin, ilahilerin, na’tların, Mektubat’ların, Risale’lerin yolları.
Kıldan ince, kılıçtan keskin bu yollar. Bu dünyada Sırat’tan haber veren, haber olan bu yollar.
Şeytanı taşlama yolları, bu yollar.
Çöllerden geçirip Kabe’ye ulaştıran bu yollar.
Kıyametten alamet bu yollar.
Mahşere pencere bu yollar.

Ah, yollar, bu yollar!
Ruhun arınma yolları. Uyarış ve uyarılış, muştulanma ve muştulama yolları.
Tanık olunma ve tanık olma yolları.
Cihadın bin bir türlüsünün yolları.
Şeytana matem, nefse imtihan, gönle bayram olan bu yollar.
Gerçek kişiliğe ermek için benlik pürüzlerinin ortadan kaldırıldığı bu yollar.
İnsan için cehennemi şerha şerha yarıp cennete yol açan bu yollar.
İnkar Kızıldenizini ikiye bölüp inanç Tur-ı Sina’sına erdirecek Musa’nın Asası yollar.
Ölüyü dirilten İsa nefesi yolları.
Allah’ı gören Ulu Peygamber’in izi olan bu yollar.
Kandil kandil ışıklanan bu yollar.
Türbe türbe aydınlanan bu yollar.
Gökte uçan kuşların saf saf geçişi gibi zikir halkaları olan bu yollar.
Tanrı yolunda fikir halkaları olan bu yollar.
Dostluk ve barış, hakkı teslim yolları.
Tanrı’dan razı olma ve Tanrı razılığı yolları.
Nefsi ruha, ruhu hakikata adama ve kurban verme yolları.
Eleştiriden özeleştiriye, bunalımdan sükunete çıkma yolları.

Ah, yollar, bu yollar!
Ne kadar uzakta görünürler, ama ne kadar yakındırlar. İnsana şahdamarı kadar yakın bu yollar.
Haraplıktan sonra mamurluk, yıkılmaktan sonra yapılma, hastalıktan sonra şifaya erme, tutsaklıktan sonra kurtulma, öldükten sonra dirilme yolları.
Mutlak İrade önünde küçük iradelerin baş kesip erdiği büyük irade yolları.
Ahlakın en güzeli için örnek alma ve örnek olma yolları.
Bütün yaratıklara şefkat, merhamet ve sevgi ile bakan sultanların yolları.
Uhrevi alemin Süleyman mührünü taşıyan bu yollar. O mührü Mekke ve Medine’den alıp Kudüs’e, Şam’a, Bağdat’a, Konya’ya, Diyarbekir’e, Bursa’ya, İstanbul’a varmaya giden bu yollar.
Ahiret damgalı, kıyamet aşılı şehirler doğuran bu yollar.

Kıyılarında cennet üzümlerinin ve narlarının, Ahiret hurmalarının ağaç ağaç, dal dal sallandığı, muştu çiçeklerinin yaprak yaprak parladığı bu yollar.
Ne kadar taşlık ve sert görünürler, ama ne kadar yumuşaktırlar.
Ab-ı Hayat, Tuba ve Hızır yolları.
Her umut kesilen yerde kaybolmuşken yeniden beliren yollar.
Ayağa kalkış yolları, diriliş yolları, bu yollar.
Ah, yollar, bu yollar!

Makamda adlı kitabından alıntıdır...
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

Korkutmağa düşme bî-mahaldir
Vuslat dediğim benim eceldir
PeJMüRDE


İleti Sayısı: 669

Çevrimdışı Çevrimdışı


« Yanıtla #18 : 28 Ağustos 2009, 02:17:35 »

Yollar...Umutla gidildiğinde cennet,yeisle gidildiğinde cehennem olur...
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

Katip !!! Arzuhalim yaz yare !!
Dilşâd
"reis'ul divan"


İleti Sayısı: 1737

Çevrimdışı Çevrimdışı

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.


« Yanıtla #19 : 04 Ekim 2009, 20:44:16 »

Dün olduğu gibi bugün de Hicret Yılı’nın bir Hicret günü.. Yarın da bir Hicret günü olacak..
Çünkü Müslümanlar, Hicret Adamlarıdır..İçlerinde hep Hicretin sızısını duyarlar..

Ocakta ateş mi var.. Yakında sönecektir bilirler..Yol tepeye mi çıkıyor.. Biraz sonra inecektir yamaçtan, farkındadırlar..Şimdi kılıç gibi doğan günes, sonra bomba gibi batacaktır..Yeşil ağaç kuruyacak, su çekilecek, kara kış, yazı kovalayacak ve kovacaktır..

Batılı insan, turist olur, olabilir.. Ama Hicret adamı olamaz.. Müslümansa; turistken de Hicret adamıdır..
Bu dünyada Hicrettedir müslümanlar.. Bu çagda Hicrettedirler..
Bu Ülkede Hicrettedirler.. Takvimleri Hicretle baslar..

Çile bir Hicrettir.. Çilesini bitiren müslüman, hicretini tüketip, Medine’sine ulaşmış olandır..
Her namaz, bu yerlerden bir Hicrettir..Oruç, vücûdun eşyadan Hicretidir..
Hac, zaten bir hicrettir..Zekât, bile malın maldan Hicretidir..Işte müslüman, en büyük yakınlığa ermek için, bu içiçe Hicret pınarlarından yıkanan kişidir..

Müslüman, Hicretle gusletmis kişidir..Müslüman, Hicretle teyemmüm etmiştir..
Hz. İbrahim’in Arabistan yolculuğu..Hz. Yusuf’un Mısır’a köle olarak gidişi..
Hz. Musa’nın Sina Daği’na çıkışı..Bütün bunların hepsi, büyük Hicretin sembolik muştucularidir, fetihler ve zaferler ise; Hicret yemişleri, Hicretin yemişleri..
Tarikat; yol demektir.. Derviş de bir Hicret eridir.. Tasavvufsa; bir Hicret Düğünü...
İçimizde durmamacasına Mekke’den Medine’ye gidip geliyoruz..
Mekke ile Medine arasında Hicret edip duruyoruz..Ne mağaralardan geçmiyoruz..Ne ağlar korumuyor bizi..Ne yılanlar ısırmıyor...

Dün Hicretin bir günü idi, bugün de yine bir Hicret Günü..
Her müslüman, bir Hicret dönemi geçirecektir hayatında..Fakat bir gün gelecek hicret bitecektir..Bitecektir ama, ölünceye kadar gönlünde hicretin acı ve haz karışık verimini duyacak ve tadacaktır müslüman..
Hicret baslangıçta kanla karışık bir süt akımıdir..Sonra kan azalır azalır, en son arı duru bir süt kalır..Süt ise, İslam’in şiarlarındandır..

Bu çağin insanı, dünyaya kendisini o kadar yerleşik saymaktadır ki, Hicretin gök sofrası ni’metlerinden haberli bile değildir..İçinde bir Hicret mimarisi yoktur da ondan.. Ölüme karşı hazırlıksızdır..Ölümün sesi onun için bir göç alarmı değil,bir yamyam tamtamıdır..

O ölüm önünde, yamyamlarla kuşatılmış bir beyazın duygusunu taşır..
Çocuk kaçıran bir al karısıdır, ölüm onlar için, evin önünde kişneyen, hicret zamanını sezip te kişneyen safkan bir Arap atı değildir..

Ama müslüman, ölümden önce ölüme Hicret etmis kişidir..Ölüm ona, nice yarış birincilikleri kazandırmış bir koşu atı değil midir?..
Akıncı, bir bakıma bir Hicret adamıdır..Asker, bir bakıma bir Hicret adamıdır.. Şehid, Hicretini donatıp giden kişidir..Gazi ise, Hicretten dönendir..

Biz bir kaç yüzyıldır Hicret Köprüsünü yıktık..Içimizdeki Mekke ve Medine birbirinden koptu..Kişi ile toplum arasındaki, birbirine göç ediş mimarisi çöktü..Ahiretin bu dünyadaki izi olan Hicret Adamı özelliğini anlamaz olduk..Bu dünyaya yerleşmek istedik..O yüzden bir sürgüne mahkûm edildik..Kendi kendimizden sürgün edildik.. Çağdan sürüldük.. Kendi ülkemizde, kendi evimizde sürgünüz şimdi..

HICRETIN KUTLU OLSUN VE DEVAM ETSIN..

Sezai Karakoç
Bu İletiyi Yöneticiye Bildir/Şikayet Et   Kayıtlı

Korkutmağa düşme bî-mahaldir
Vuslat dediğim benim eceldir
Sayfa: 1 [2] 3   Yukarı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et Okunmadi Say Bu Konuyu Gönder Yazdir
||| GoogleTagged |||
GoogleTagged: sezai zannediyor onlar biz

 
Gitmek istediğiniz yer:  


 
Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC
MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!