Edebiyat Türkiye

Sitemize içerik göndermek için lütfen Tıklayınız.

Sıkıldı zât-ı şâhâne dedi başka sözüm yoktur

Sıkıldı zât-ı şâhâne dedi başka sözüm yoktur
Sürülsün hâsılı az çok kim anlarsa kitâbetten

Nasıl asker verir bilmem ki hâlâ duygusuz millet
Gidenler can verir yollarda açlıktan sefâletten

Yemez içmez melektir sanki askerler çırılçıplak
Şehîd olmak için bîçâreler dönmez azîmetten

Giren taht-ı silâha ekseriyyâ ölmeden çıkmaz
Anınçün kaldı pek çok tarlalar hâli zirâatten

Silâh altında kalmış  yirmi beş yıllık nefer vardır
Unutmuşlar zavallı hep sükût etmiş itâatten

Pabuçsuz yüzbaşı çok az mı püskülsüz mülâzımlar
Ayırmaz binbaşı bunlar için bir hisse sirkatten

Neferler bir ağızdan pâdişahım çok yaşa derken
Verâdaan yüzbaşı top patlatır ifrât-ı hiddetten

Etibbâ öldürür kim hastegânı öyle süratle
Ederler çok zaman vâreste Azrâil’i külfetten

Fişeksizdir tüfekler gülle yok toplar muattaldır
İbârettir hükûmet bir heyûlâ-yı  siyâsetten

Üvey evlâdı gûyâ başka ordû-yı hümâyunlar
Şehîd olmak ne hâcet can veren çoktur zarûretten

Gelirse sağ selâmet hani bir âdem eve akşam
Ederler hânede şenlik  vukû-i hüsn-i avdetten

Latîfe zannedip gülme çekilmez bir belâdır bu
Yazarken ürperir insanda tüyler havf ü haşyetten

EŞREF

Benzer yazılar

Yorumlar


Hosting Sponsoru

sponsor