Kas

13

Üstad, Ben ve Ol (Mehmet BAKİ)

By mehmet baki

“Gaiblerden bir ses geldi: Bu adam, Gezdirsin boşluğu ense kökünde! Ve uçtu tepemden birdenbire dam; Gök devrildi, künde üstüne künde…” Çile isimli şiirine bu mısralarla başlıyor Üstad. Bu satırları nasıl okumak lazım? Maddeye esir olmuş sancılı bir kafanın hafakanlar içinde çırpınması olarak mı? İlk mısraın ilk kelimesi olan “gaiblerden”, sanki maddi olandan bezmiş ve artık […]

Kas

2

Üstad, Ben ve Şehir (Mehmet BAKİ)

By mehmet baki

Türk irfanın iki büyük ve büyük olduğu kadar da meşhur temsilcisi vardır: Keloğlan ve Nasreddin hoca. Bu iki isimden Keloğlan köylü irfanını, Nasreddin Hoca ise şehirli irfanını temsil eder. Her iki isimin de müşterek vasfı -ilk bakışta- keskin bir zekâdır! Mesela Nasreddin Hoca bir seferinde tepenin başına çıkıp ovaya rüzgâr dağıtırken Keloğlan ise avucunun içinde […]

Eki

30

Üstad ve Ben(Mehmet BAKİ)

By mehmet baki

Necib Fazıl bey’in şiirinde başlıca iki husus dikkati çeker. “Ben” ve “ol”. İlkin Üstad’ın Ben’inden bahsedelim ve cümlelerimize Üstad’ca başlayalım. Hükmü başa alarak ifade edelim ki Üstad’ın ben’i egoist değil egosantrik bir ben’dir. Ne demek egosantrik? Egosantrik, etrafında iyi yahut kötü olan ne varsa her ikisini de kendinden görmenin adıdır. Burada bilinmesi ve anlaşılması lazım […]

Eki

26

Üstad (Mehmet BAKİ)

By mehmet baki

Üstad kelime mânâsı olarak usta demek. Usta yani belli bir hususta maharet sahibi olan fert. Belki şöyle söylemek de mümkün: En iyi yaptığı işi yapan adam. Dikkat edilsin lûtfen işini en iyi yapan değil en iyi yaptığı işi yapan adam. Sanat ve fikir hayatımızda bir çok üstad var. Hepsi belli cihetlerden iyi. Belki sahalarının en […]


Hosting Sponsoru

sponsor