Eyl

23

Düşüncenin Şiiri

By Mustafa Kaya

Valéry şiirin fikirlerle yapılamayacağını savunur. “Şiirin içinde fikir, elmanın içindeki gıda kadar saklı olmalıdır” sözü de oldukça ün kazanmıştır. John Ciardi’nin de bir sözü varmış, yeni öğrendim : “Şiir fikirlerden söz açmaz, onları bir aktör gibi temsil eder,” diyor. Ben bu yargılardan şunu çıkarıyorum : Demek oluyor ki şair, en önce bir özümleyici; kendinde var […]

Eyl

23

Cumhuriyet Dönemi Türk Şiirine Bir Bakış

By Mustafa Kaya

Burada, Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı üzerinde dizgesel, Profesör Fuad Köprülü’nün terimiyle integral görüşler öne sürmeyeceğim. Bu konuda 1998’i de kapsamayı öngören bir çalışmayı sürdürmeme rağmen, kendimi ‘meslekten’ bir edebiyat tarihçisi saymıyorum çünkü. Elbet bu sözlerim edebiyat tarihinin cahili olduğum anlamına gelmiyor ama bana tarihçinin mesleki kaygıları dolayısıyla öne sürme cesareti göstermeyeceği kişisel ve kurgusal düşünceler belirtme […]

Eyl

23

Çıkmazın Güzelliği

By Mustafa Kaya

Sorun: Şiirin, -üstelik insanın kendi şiirinin- çıkmazda olduğunun bilincine varmaktır. Bu çıkmazın bilincine varmak biraz da çözmek demektir onu. Şiirimiz, (-) dolayısıyle edebiyatımız, çünkü ülkemizde edebiyatın, hattâ bazı ölçülerde toplumun birçok sorunları açık kapalı, şiirde tartışılır, şiirde çözülür yahut çözülmez veya bu sorunlardan şiirde vazgeçilir. Belki de sağlam düşünce zeminleri kurulmamış bütün ülkelerde böyledir bu. […]

Eyl

21

Dehenin derdine dermân dediler cânânım

By Mustafa Kaya

Dehenin derdine dermân dediler cânânım Bildiler derdimi yoktur dediler dermânın Olsa mahbubların ışkı cehennem sebebi Hûr u gılmânı kalır kendisine Rıdvân’ın Geçti meyhâneden il mest-i mey-i ışkun olub Ne meleksen ki harâb ettin evin şeytânın Urmazam sıhhat için merhem onun yarasına İsterem çıkmaya zevk-i elem-i peykânın Ne bilir okumayan Mushaf-ı hüsnün şerhin Yere gökten ne […]

Eyl

21

Bağlanıp zülfünde bozdum ahdi…

By Mustafa Kaya

Bağlanıp zülfünde bozdum ahdi de peymânı da Çeşmini gördüm unuttum derdi de dermânı da Ey hoş ol mest-i mahabbet kim humâr-ı aşkdan Bir kadeh meyle değişmiş küfri de imânı da Merd-i bî-kayda belâ-keşlikdedir ârâm-ı dil Yoksa çokdan terk ederdim cânı da cânânı da Bende-i pîr-i hârâbâtım ki yoktur sıkleti Zâhid-i zerrâkun olsun ilmi de irfânı […]

Eyl

21

Cânını terk itmeyen cânâna olmaz âşinâ

By Mustafa Kaya

Cânını terk itmeyen cânâna olmaz âşinâ Yanmayınca şem’ ile pervâne olmaz âşinâ Derd-i hecre düşmeyenler ‘ışkdan bîgânedür Bî-vesîle her kişi sultâna olmaz âşinâ Rişte-i peyvend nâgeh kişiye pâ-bend olur Ol sebebden âdeme dîvâne olmaz âşinâ Sûret-i mihrin görüp çarhun sakın aldanma kim Gâfil olma kimseye bîgâne olmaz âşinâ Sâkiyâ ol yâra mey sun ‘âşk-ı gam-hâr […]

Eyl

21

Ey fitnesi çok kavli yalân…

By Mustafa Kaya

Ey fitnesi çok kavli yalân yandım elinden Bir nâz ile bin gönül alân yandım elinden Sen şem’ gibi gayr ile mecliste gülersin Ben akıtırım yaş ile kaan yandım elinden Şol sunduğun âteş midir ey sâkî bana kim Sen aldın ele câm hemân yandım elinden Her hâr ile sen sohbet edersin dün ü gün ben Derdin […]

Eyl

21

Zühdünü ko aşka …

By Mustafa Kaya

Zühdünü ko aşka düş ehl-i cenan etsin seni Piyr-i aşka kulluk et canane can etsin seni Bir zeman bülbül gibi efganın ağdır göklere Şol kadar kıl naleyi kim gülistan etsin seni Ar u namusun bırak şöhret kabasından soyun Giy melamet hırkasın kim ol nihan etsin seni Yüzünü yerler gibi ayaklar altında ko kim Hak teala […]

Eyl

21

Ben sanurdum âlem içre…

By Mustafa Kaya

Ben sanurdum âlem içre bana hiç yâr kalmadı Ben beni terk eyledim bildim ki ağyâr kalmadı Cümle eşyada göründüm hâr var gülzar yok Hep gülistan oldu âlem şimdi hiç hâr kalmadı Gece gündüz zâr u efgân eyleyüp inlerdi dil Bilmezem n’oldu kesildi âh ile zâr kalmadı Gitdi kesret geldi vahdet oldu halvet dost ile Hep […]

Eyl

15

Osmanlı kadın şairleri..

By Mustafa Kaya

Osmanlıda kadın şairler kadar, kadın şairler üzerine yapılmış araştırmaları da gözden geçirmek isteyen bir araştırmacı hayal kırıklığına uğramayı peşinen göze almak zorundadır. Sözünü ettiğim hayal kırıklığı kadın şair sayısının azlığı gibi bunlar üzerine yapılan araştırmaların sayısının da azlığından kaynaklanmaktadır. Geleneksel dönemde edebiyat tarih ve tenkidinin yerini tutan tezkirelerle sınırlı kalan edebî araştırmalarda adı geçen kadın […]


Hosting Sponsoru

sponsor