Edebiyat Türkiye

Sitemize içerik göndermek için lütfen Tıklayınız.

Cihânın içinde bir “ârâ”yış…(Ayşenur ÇÖMLEKÇİ)

Sükûnetli bir Selamun aleyküm mekanı değil meskeni divan olan divanımız sakinlerine..

Vira Bismillah deyü başlayagelelim demirimizi almaya engin edebiyat denizinde sürüklenen bir gemicik olarak

“Deniz”… Sınırlarını “Hayâlî”miz ile çizemediğimiz, sonsuzluk, ferahlık, derinlik… duyumsatan o yer.. İnsanın hayal gücünün de sınırı olmayışı gibi.. Bundan değil midir ya yazılagelen bir beyt kaç yüzyıl evvel hayalden hayata geçmiş olursa olsun hala daha başka hayallerde hayat buluyor..

Amma da denizden ve hayalden bahs olunmuş ya hu… ne dersiniz sevgili Hayâlî’nin, bize derya içre mâhîler oluşumuzu tefekkür ettiren bir gazeliyle atmış olalım mı bunlar üzerine demirimizi ilk kez Bismillah diyerek…

1.

Cihân-ârâ cihân içindedür arayı bilmezler

O mâhîler ki deryâ içredür deryâyı bilmezler

Nesir: Cihanı süsleyen <Allah cc.> cihanın içindedir: ama kişiler O’nu cc. aramayı bilmezler, tıpkı denizin içinde olduğu halde denizden bî-haber balıklar gibi..

Allah cc. kainatta.. yarattığı her şeyde görünür; Allah’ı görmek ve bilmek için kainata bakmak kâfidir; her şey ama her şey.. O’nun varlığına bir ayettir… Gizli Bir Hazine Olan’ın bilinmek isteyişi, bize; mabudumuz olanı bilmek ve bulmak yükümlülüğü yükler. Bir deniz içre saklı lâkin gözün gönlün duyabileceği her mikronkarede aşikâr O, Cisimden.Mekandan Münezzeh Ululuk’u “gönülgözü” ile dalgıççasına keşfe çıkmaktır bu yük.. Dalınan bir Sonu Olmayan <Evvel-Ahir Esmalarına istinâden> ise.. bir Deniz.. Sen hem O Deniz’de barınan balıkçık.. hem Deniz’e keşfe giden gavvas olursun… Yaratan cc. , sadece görürü ve görünür gözlerimizle değil bir de gönül gözümüzle yaratmıştır bizi; her yanını kuşatan denizin içine o kadar girmiştir ki balık.. içinde olduğunun Deniz oluşunu fark etmez; insan da kebndine ait olmayan bu yaratımın o kadar içindedir ki tıpkı o balıkça nerede olduğunu bilememektedir.. bu açıdan tefekkür, tıpkı uzak bir yamaca çıkıp kalanları yukarıdan izlemek gibi görüş açımızı merkezden alıp yükseğe çıkardıkça Esas Merkez’i görmemiz vuku’ bulacaktır.. Sagopa Kajmer bir şarkısında..

Sağım-solum-önüm-arkam gafil,
Hüzün kuyusuna gark olur aciz
içim acı sahibi meçhul herkess,
Bu sahibinin sesi MERKEZ

Buyurur… telmih edilen geçmiş zaman mı yoksa ilerisi mi bilinmiş

Devam edeyim

Cihân-ârâ: Cihanı süsleyen mânâsına gelir, elbette bu cihânı bir yoktan var eden Yaratıcı cc. kast edilir istiareli bir kullanımla

Arayı bilmezler: 1.Gerçek süsü bilmezler 2.Cihanı Süsleyen’i aramayı bilmezler à beyit manasını ziyadeleştirecek kullanım mugalata-i maneviyeye götürür bizi.

  1. Kainatı tanzim eden; Allah cc. bu varlık âlemindedir, âlemi var eden O’dur; ama âlemi esas var edeni… Yemyeşil Ormanlardan Gür Saçlar Eyleyip Tabiatın Tatlı Kahve Yüzüne İnci Mercan Denizlerden Kolyeler Dizen “Süs”leyici’yi bilmezler
  2. Kainatı tanzim eden; Allah cc. bu varlık âlemindedşr; ama “ara”mayı bilmezler

Cihan Okuyucu Hoca’nın bir yazısına istinâden;

Sufîlerin, Vahdet-i Vücut prensiblerini Kur’an-ı Kerim’deki mevcut Ayet-i Kerimeler’e dayandırdıklarını öğreniyoruz.

“Biz ona insana şah damarından daha yakınız.” <Kaf  Suresi / 16. Ayet>

Yüzünüzü nereye çevirirseniz Alah’ın vechi oradadır.” <Bakara Suresi/ 115. Ayet>

Allah’ın kendi eserinde müşahedesinin mümkün olduğu kastedilir ve sufîler, Alemlerin Rabbi’nin her şeyden münezzeh olduğunu kabul etmekle beraber esma ve sıfatları ile varlık âlemine tecelli ettiğine inanırlar.

İlahî isimlerle varlık âleminin bir araya gelişi:

“Yaratılmış olan her şeyin yokluktan varlığa adım atması, daha sonra da kendilerine has özellikleriyle varlıklarını sürdürmeleri ilahî isimlerin onlardaki tecellileriyle mümkündür. Allah cc. ‘ın kend, eserindeki tecellisinden kasıt budur” der hoca ve 1nun acizane şöyle tefekkür eder; Kainat, ilahî tecelli olmadan bir an bile var olamaz, bu ayna konumundaki evrende Esas Zuhur bir an görünmek istemese tüm yansımalar yok olacaktır; lâkin kişi bunu göremez, tıpkı denizdeki balıklar gibidir bu durumu; o kadar içindedir fakat bir o kadar da bilincinde değildir.

.. içinde oluşu, alışmış oluşu vechile varlığı fark etmekle arasına siyah, kalın perdeler… çekmiştir sanki..

.. bir bebek..dört bir yanını saran kundaktan haberli midir?? İnsan da  algı eksikliği ile bebek konumundadır ve kuşatılan oluşu itibariyle Kuşatan’ını hakkıyla bilememektedşr.

.. balık, suyun farkına ona muhtaçlığından dolayı dışına çıktığında varabilecektir; bu ise balığın sonu demektir

.. insanlar da deniz gibi Kendilerini Kuşatan, Hayat Veren, Yaşamalarının Sebebi Olan o O Tecellilerin Kaynağı’nı arayıp bulmasını, kundaktaki bebek idrâksizliği ve yetersizliğiyle beceremezler. Bu dünyada var olan her şeyi ilahî Varlık’ın görüntüsü kabul edip varlığın birliği inancına varamayanlar yüzdükleri denizin ne olduğunun bilincine varamayan balıklar gibidir. Enam Suresi 103. Ayet-i Kerime’de “Gözler onu kuşatamaz ama o gözleri kuşatır.” buyurulmuştur; veçhile; deniz-kainat; balık-insan teşbihleri kuşatılmışlığın perdelediği anlamamazlık ekseninde birleşir.

Yunus Emre Hz., Allah cc. ‘ın kendi eserinde hem gizli hem aşikâr oluşunu şöyle ifade ediyor;

Hak cihana toludur kimsene Hakk’ı bilmez

Anı sen senden iste o senden ayru olmaz

// Hak olan,gerçek cihandadır fakat kimse Hakk’ı bilmez; O’nu sen y,ne senden iste kendi içinde ara ki O senden ayrı bir varlık değildir..

..

İy dün gün Hakk’ı isteyen bilmez misin Hak kandadır

Her kandasam anda hazır kanda bakarsam andadır

// Ey gece gündüz durmadan Hakk’ı isteyen kişi bilmez misin O’nun sende olduğunu.. her nerede ararsam oradadır…

Çevirilerimin mâzurunu görmeyiniz..

..

Âlem.. zıtlıklardan müteşekkil değil midir..Aşikâr ve Gizli’nin aynı anda 1 oluşunca..

Bir kutu varmış dışı da hoş içinden gelen kokuda.. kokuyu görmüyoruz diye onu inkar etmiş kimileri burunlarını o misk-i ambere o bu-yı rânâya tıkayarak..cevizin o lezzetli ve şifalı iç yerini yemek  yerine kabuğunu dişlemeyi maharet sanmış kimileri dişlerini kırarken çetin cevizden içre, bu ettikleriyle kendilerini çetin sanagelmişler hala da geledururlar kim bilir devam eylenecek mi bu hal-i bedbaht.. öze inilmedikçe vakıf olunamamış neden? lere niçin? lere.. Rabbim Sen bizi layıkıyla, doğruca Sen’i bilenlerden eyle duamız ilmimizle böbürlenmek değil ilminden ilmin katre-yi şahanesine talib olmaya cüret etmektir.. İlminden olmayan ilimden sevmediğin her türlü meziyet, mevki ve kişiden sana sığınırım. Amin amin amin…

cihaının içinde bir “ârâ”yış bu.. bir yolculuk.. kulun arayışı.. kulun yolculuğu.. kul ne arıyorsun?? yol ne yana?? bu yolculuk metaforu açılacak gibi..

Rabbim O’na varan yollarda buluştursun…

Nakış nakış giden hayal örgüsü saçlarını bu yazıda açmayalım gazelimizin hemen ki aşık yoluna serilip ona tuzak kurmasınlar..

Mübarek Ramazan Bayram’ı ahiri görüşmek üzere Allah’a emanet olun Bayramımız hayr olsun Rabbim tuttuğunuz oruçları, ettiğiniz taatları makbul kılsın.

selametle…

Nûrusiyah

Ayşenur Çömlekçi

Diğer Yazılar

Benzer yazılar

13

Köşeniz hayırlı uğurlu olsun.Rabbim daim eylesin…

Ayrıca hayırlı bayramlar size de…

Güzel bir yazı olmuş hakikaten.Allah(C.C)daha güzellerini yazdırmayı nasib eylesin…

hayırlı olsun. biraz daha gayret ile daha güzel olacaktır inşallah!

selam.

Allah cc. cümle okuyandan razi olsun inşaallah !
Eyvallah, biz ilminden ilme talib olalim Rabbim yazdirtsin dilerim; ilm isteyene verilirmis hani.. ilim Ya Alim
diger yazilarda görüsmek üzere inşaallah..

Sevdiğim ve üzerinde düşündüğüm bir beyittir…Sizin kaleminzden damlasıda güzel olmuş,teşekkürler
Rabbim daim etsin yazılarını bekliyoruz…

bir üstteki iletimde beyti yazmamışım ama düzeltemedim de böyle anlamsız oldu kasdettiğim beyit ;

Cihân-ârâ cihân içindedür arayı bilmezler

O mâhîler ki deryâ içredür deryâyı bilmezler

Allah cc. razı olsun efendim, inşaallah dâim olur (:

Divan şiiri üzerine Sagopa Kajmer’in sözlerini karıştırman çok hoşuma gitti. Zira kendisinin, bu edebiyatın esintilerini şarkı sözlerine çok iyi yansıttığını düşünüyorum. Güzel paylaşımın için teşekkürler ve emeğine sağlık.

Benim de kanım Sagopa Kajmer için aynı yönde, dinledikçe keşfe çıkmışız gibi hissediyoruz. eyvallah Allah cc razı olsun hocam sizin de okuyan gözünüze sağlık.

Bu edebiyat öyle bir derya ki bu caoğrafya da yaşayıpda zerre miktar da olsa etkilenmeyen var mıdır acaba?İnşallah gönüllerin cihan sahibine daha da yaklaştığı bir dünya dileğiyle.Rabbim hayırlı eylesin.
Muhabbetle…

inşaallah tüm duamız ona, tüm çabamız.. Rabbim “ama onlar bilmiyorlar”ı bildirtsin inşaallah evvel bizle beraber.. eyvallah Hayr-i kardeşim dualarını eksik etme; zirâ, samimiyetle edilen duaya ihtiyacımız Kıtmircedir.. Allah razı olsun hoş geldin divânımıza bâkî olasın
selametle efem..

hazreti peygamber “her zorluğun ardından bir kolaylık vardır” der. bu sitede yazma eylemine girişen her dostun uğraması gereken uğraklardan geçtiğini ve değerli kalemleriyle biz okuyucuları selamladığını umut ediyoruz. her geçen gün düşüncenin sıkı bir şekilde işlendiği bu sitede yazılanları okumak ve cevap yazmak insanı bahtiyar ediyor. herşeyden önemlisi de yazılanlara yapılan eleştirilerin anlayışla karşılanması beni mutlu etmiktedir. bu düsturun yerleşmesinde emeği kanımsanmayacak derece çok olan mehmet baki kardeşimi selamlıyorum. yazdıklarında da kendini gösteren hoşgörü ve ılımlılık siteyi daha da iyi noktalara getirecektir…

ayşenur çömlekçi kardeşimize de yazılarından dolayı şükranlarımı sunup yeni yazılarını okumak için sabırsızlandığımızı belirtelim… kanaatim odurki yazı alanında beklediği semereyi göreceği ve usta bir yazar olarak eserlerini paylaşacağıdır…

İnşirah Suresi ayetleri ile başladığınız yazınız da bizde inşirah vesilesi olmuştur, biz de size şükranlarımızı sunar görüşünüzü dua adleder “amin” deriz. Allah razı olsun, ham kalemi mutlu kılan yorumlarınız moral kaynağı oldu inanın. amin..

Yorumlar


Hosting Sponsoru

sponsor