Edebiyat Türkiye

Sitemize içerik göndermek için lütfen Tıklayınız.

Patron Konuştu (Serter SAFA)

“Patron konuşması” gayet “racona” uygun ama nekadar diplomatik?

Kendini Mahalle muhtarı zanneden (ki mahalle muhtarının bir protokol uslubu vardır. Kamu Yönetim derslerin öğrendiğimiz kadarıyla). Ama en nihayetinde bir başbakan kadar mühim bir mertebe değildir. Keza bilinir ki -başbakan, başkan ya da her ne ise devleti yöneten makamın adı- ona layık görülmüş kişi hapşırırsa “o ülkede grip salgını vardır” denilir, öksürse veremdir, mazallah aids ise dedikodusu vahim (geçmişte birçok örneğini gördük)

Biliyoruz ki habercilik hele hele çağımızın medya anlayışı (bütün ülkeler) “öküz altından buzağa çıkartma sanatı” olmuştur. Dikkat buyrun sözün aslı “aramadır” ama çağımız medyası aramaz “orada buzağı vardır ve çıkartılmalıdır” der, çıkartan manşet yapar ve primin en hasını kapar. “Kaçak işçilere müsamaha gösteriyoruz” diyen başbakan zaten buzağılamıştır çıkartmaya ya da aramaya gerek yok. Yani armut pişmiş zevatın ağzına düşmüştür.

Başbakan ne yapmalıydı?

Avrupa devletlerinin bir bir dirsek çevirişlerini şöyle bi yutkunarak izleyip sakin bir cevap vermeli sonra yurda döner dönmez Hüseyin Çapkın abi başta olmak üzere Kahkaha il emniyet müdürlüklerine iç işleri bakanı vasıtası ile birer gizli emir göndererek il sınırları dahilinde yapılacak genel kontrol adı altında çalışan kaçak göçek adamları bir bir tespit ettirip en fazla 15 gün içinde ülkeyi terk etmelerini isteyecekti. -Gerekirse kontrollü. Yurt dışında bizlere yapılan gibi- Adamlar siz uçağa binmeden hava alanını terk etmiyor -Her ne kadar akademik vesikanızı gösterseniz de-

Başta her İstanbula gelişimde tansiyonuma tavan yaptıran Laleli’den – Eminönü’ne kadar sağda solda saat satan nijeryalı, ruandalı, kongolu siyahi insan evlatlarının kanuni olanları müstesna alayının memleketlerine iadesi ziyadesiyle memnuniyetle karşılayacağım bir operasyon olacaktır.

Ülkenin “fahişe” ihtiyacını karşılayan kuzey ülke uyruklu kadınlar hakkında sosyolojik cümle sarf etmeye gerek yok. Küçükler kızar ama büyükler anlayacaktır “Bırakın ihtiyacı karşılasınlar zira oralarda Türk kızlarının satılışını duymak istemem”. Ankara Filipinli kaynıyor komik ama gerçek her işte çalışıyorlar.

Göç taşıma ya da nüfus çekme işlemi devletlerin bir başka politikası olmak la beraber sosyolojik bir vakadır. Olması gereken haller vardır, olmaması gereken haller vardır. Mesela o kadar nüfus krizi yaşıyorsak elin gavurunu doyuracağımıza Kerkük, Tacik, Türkmenistan’lı ortada kalmış nitelikli adamlar var 250 bin civarında açın kapıyı girsinler.

Yok senin ülkende işsizlik oranı 5 milyon iken bu tür lafları kullanıyorsan arkasında duracaksın. Dünya zaten bize katliamcı olarak bakarken bu lafları alenen sarf edersen kanunsuz olsalar dahi ÇIKARAMAZSIN. Avrupa bunun adına “dolayısı ile katliam” benzetmesi yapmakta gecikmeyecektir.

Şu Türk patentli Nevruz Bayramıyla ilgilide iki laf edelim:

Menşei ve kökeni malumunuz SARI-KIRMIZI-YEŞİL renk kombinasyonun Trade Markı da Türk’tür. 1’den 10’a kadar kendi dillerinde sayamayan adamların bu dil ve kültür mücadelesi bana parmak ısırtıyor. (beğen beğenme)Yakında Türkçülük, Türkiyelilik, Türkiyecilik bölücülük sayılmazsa şaşırmayın. Şu pankart bana yetti: “İŞGALCİ T.C bilmemneistandan DEFOL” pankartın yazıldığı yer VAN.

Eh, hala Kozmik odada orda burda terör örgütü icat etmeye çalışırlarsa olacağı bu.

Diğer Yazılar

Benzer yazılar

Yorumlar


Hosting Sponsoru

sponsor