400 Yıllık Üvey Evladımız: Kurşunkalem

Katılım
20 Kas 2006
#1
Kurşunkalemler bizim 400 yıllık dostlarımız. Şiir veya bir mesaj yazarken öncelikle kurşunkalem kullanırız. Çünkü yapacağımız hataları kalemin diğer ucundaki ufak bir silgi yok edebilmektedir. Dolmakalem gibi acımasız değillerdir. Sinirli olduğumuzda ise onları kemirir, sakinleşmeye çalışırız. Peki ya dolmakaleme aynı şeyleri yaparsak? İntikamı çok acı olur. Hertaraf simsiyah mürekkep lekesi. Değdiği yerde iz bırakan, geçmeyen bir leke.
Geçen gün, kurşunkalemler hakkında bir yazı okudum. Adı latince "penicillus" sözcüğünden gelmekteymiş. Üstelik bir kurşunkalemle 50km uzunluğunda bir çizgi çizebilir, 45.000 sözcük yazabilirmişiz. Aman ne güzel!..

Fakat anlamadığım birşey var. Sanki kurşunkalemler edebiyat dünyasında üvey evlat gibi görülüyor. Doğru düzgün sahip çıkmıyoruz. O yüzden de sık sık kaybediyoruz.Yenisini almak ise çok zor değildir. Fiyatları cep yakmaz.

Asıl dostumuz ise hep dolmakalemler olmuştur. Romantizm, güzellik, kısacası herşey dolmakalemdedir. Üye resmimde bile yazmakta olan bir dolmakalemin ucu görülüyor. Acaba kurşunkalemlerin, benim bilmediğim bir suçu mu var?
 

Konuyu şu anda okuyanlar : (Users: 1, Guests: 0)

Giriş yap