Abdestli Kapitalizm Üzerine Değini

Simurg

sabır & edeple
KAPİTALİZME İSLAM MI BULAŞMIŞ? MÜSLÜMANA KAPİTALİST KANI MI KARIŞMIŞ?

“Nebiye Arı”


-Abdestli Kapitalistler sömürdükleri insanların kemiklerini sıyırırken ‘bismillah’ demeyi asla ihmal etmezlerdi.-


***


Yanından hızla geçerek caddede ki yağmur sularıyla banyo yapmasına sebep olan jeep sahibine esaslı bir bağırtı savurmak üzereydi ki, sürücü koltuğundaki başörtülü kardeşini görüp iç çekmeyi yeğledi. Her yağmur ve kar zamanında sitemler ettiği ayakkabısına baktı eğilip, su geçirmese onunla daha kolay geçinebilirdi.


***


Grev yapan tekstil işçilerinin yanına gelen İslam büyüğü;


—Müslüman kanaatkâr olmalıdır. Zühd sahibi olmalıdır. Az ile yetinmeyen çoğunu bulamaz zaten. Gelin bu davadan vazgeçin, sizlere yakışmıyor. Dedi. İşçilerden birisi:


—Peki ya Patronlar için olan din farklı mı hocam? Dedi.


Kapitalizm damarlarımıza çikolata ile enjekte edilip, gözlerimiz mor bir bulutla kaplanmıştır.


***


En kalabalık Filistin eylemlerinden birindeydi adam, öfkeliydi kardeşlerinin kanının dökülmesine karşın. İsrail Filistin’e düşmanlığını sürdürdükçe düşman sayısı yükseliyordu.


Heyecanla slogan atan genci görünce gülümsedi, eylemlerin ön safında yüksek tondaki sesiyle tanımıştı onu. ‘Kahrolsun İsrail, işbirlikçi ABD’ sözleriyle kolunu kaldırıp haykırırken cebinden Marlboro markalı sigara paketi düştü. Adam onu almak için eğildiğinde, gözlerinin önünde ışıldayan adidas ayakkabıları gördü.


Sigara paketini gülümseyerek uzattığında, genç sevinçle teşekkür etti. Adam kolunu hızla kaldırıp ‘Kahrolsun Kapitalizm’ diye bağırdı gencin yüzüne. Şaşkınlıkla geri çekilen genç, adamın yüzüne şüpheyle baktı. Gence arkasını dönüp Filistinlilere ve eylemcilere dua edip uzaklaştı adam.


Gözlerin âmâ


Kalbin sandıklarda


Aklın örülmüş kâbuslarla


Be hey genç neyine bu dava!


***


Haftalık dini sohbetlerinden çıkan 2 bayan modern kıyafetleriyle örtüşmeyecek şekilde koşuşturdular park ettikleri arabalarına doğru. Arabasına ulaşan tesettürlü(!) bayan derin bir soluk aldı, şalını çekiştirip kısa eteğini düzelttikten sonra:


—Umarım trafik yoğun değildir tatlım. Yekbir giyimin kış defilesini kaçırmaya dayanamam.


—Evet canım yha, İslami camianın ilk kez modernliğini ispat edip defileler düzenleyen; İslami kesimin Moda Devi. Son yıllarda böyle şeyler arttı da düzgün giyinmeye başladık, diyerek kahkaha attı.


Sohbetlerin yapıldığı villada çalışan başörtülü hizmetli, misafirlerin dağıttığı odayı toplayıp temizlerken dilinde –elhamdülillah- zikri vardı.


İbn Amr (ra.) Rasulullah (s.a.v)’dan şöyle nakletmiştir;


“Aşırı mal sevgisinden sakının! Çünkü sizden öncekiler aşırı mal sevgisi yüzünden helak oldular. Bu özellik onlara cimriliği emretti, cimrileştiler. Akrabalarıyla münasebeti kesmeyi emretti, kestiler. Zulm ve günahlara dalmayı emretti, daldılar.” ( Müslim, Ahmed b. Hanbel)


***


Sonuna bakmak için başını kaldırdığında binanın büyüklüğü karşısında başı döndü, camlarından yansıyan parıltılı güneş ışıkları gözlerini rahatsız etti. Onu ne kadar özlediğini düşünüp gülümseyerek binanın görkemli kapısından içeriye girdi.


Kendisini takımlarının içinde kişilikleri kaybolmuş vücutları genişlemiş erkekler, sert el hareketleri ile karşılayıp, durdurdu.


—Beyefendi kiminle görüşmek istemiştiniz? Burası özel bir iş yeridir, herkes elini kolunu sallayarak giremez. Randevunuz var mı?


Böyle bir durumla ilk kez karşılaşan adam, şaşkınlıkla arkadaşının ismini söyledi:


—Randevum yok ama kendisi eski arkadaşımdır. Eğer geldiğimi kendisine iletirseniz eminim kabul edecektir.


—Beyefendi bu şekilde sizi içeriye alamam, randevusu olmadan kimseyle görüşme yapmaz patronumuz. Kendisi saygın bir kişiliktir, belirli kuralları var.


Adam bu saçmalığın ne olduğu üzerinde düşünürken, koluna giren koruma/kollama görevlisi onu sürüklemeye başladı. Farklı duygular içerisinde gelen adam, bu tavır karşısında sinirlenip koruma görevlisini kolundan söküp atmaya çalıştı. Sesler yükseldi ve binanın girişi karnaval havasına büründü.


—Neler oluyor burada! Diyerek asansörden çıkan patronun sesini duyan herkes durdu.


Sadık koruma görevlisi atıldı hemen:


—Efendim, randevusu olmadığı halde, sizinle görüşmek isteyen bu beyi çıkarmaya çalıştıkça kendisi bize zorluk çıkarıyor, dedi.


—Ah eski dostum, korumaların kabalığından dolayı senden özür dilerim. Seni gördüğüme şaşırdım. Hangi sebeplerden dolayı buralardasın söyle bakalım?


—Hele şükür be kardeşim. Cemalini görmek epey zor oldu benim için. Şehre eski dostları ziyaret için dönmüştüm. Seni de göreyim dedim, gerisi malum..


—Çok iyi etmişsin kardeşim. Seninle görüşmeyi bende isterim, fakat bu aralar işler yoğun. Şimdi de bir yardım yemeği var, birkaç milletvekili dostum da katılacak. Yarın da başkanla Cuma namazında buluşacağız modern Fakirun camiinde. Anlayacağın dostum büyük adam olmak zor iş. Hadi Allaha emanet ol! Diyerek eski arkadaşının elini sıkıp gülümseyerek korumaları eşliğinde ilerledi.


Her namazda cemaatleyim


Yardımlarımı kurumlardan esirgemeyenim


Bir ayağımda Gucci pabuç


Elimde işçilerimin verilmemiş hakları


Dolanır gözlerim gökdelen semalarında


Sevdalanır yüreğim bankaların dolu kasalarında


Dinim elimde yapboz misali


Bir kısmına dayarım başımı


Görmez gözlerim aleyhime olan aslını


Adım Müslüman


Tadım kuru ayva


Kişiliğim kusmuk misali


Ruhum Pazar malı


Kaybolmuşluğumdan bihaber


Yükselerek düşüyorum semalarından dinin.
 
Tüm sayfalar yüklendi.
Üst