Ah be İstanbul!

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#1
[flash=600,400]http://img475.imageshack.us/img475/5517/tekkaredeistanbul0ls.swf[/flash]
 

bluewolf

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hürsünüz.
Katılım
3 Şub 2006
#2
Ynt: Ah be İstanbul!

teşekkürler süper bir paylaşım olmuş.İstanbul'dan ayrılmaya yakınlaştığımız şu zamanlarda biraz hüzünlendirdi. 8)
 
C

cengaver

#3
Ynt: Ah be İstanbul!

şu güzelim kenti çok seviyorummm...Bir gün gidersem eğer çok özleyeceğim vallahi...
 
C

cengaver

#5
Ynt: Ah be İstanbul!

balık nasıl sudan çıkınca anlarsa değerini suyun değerini biz de o misal belki çekip giderken ardımıza baka baka içimize aka aka dertleri ata ata gideceğiz sanırım...hayırlısı :'(
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
#6
Ynt: Ah be İstanbul!

Madem burası İstanbul bölümü oldu, bir İstanbul sevdalısı olarak katkıda bulunayım...

Buket Uzuner'i yazar olarak pek sevmem ama şuan "İstanbullular" adlı kitabını okuyorum ve çok hoşuma giden bazı bülümlerini sizlerle paylaşmak istiyorum.


Ben İstanbul’um şehirler şehri, metropoller kraliçesi, şairler beldesi, imparatorlar gözdesi, sultanlar diyarı, yeryüzü incisiyim!

Adım İstanbul; çağlar boyu Paganların Hıristiyan, Yahudi, Müslüman ve dahi dinsizlerin, dostla düşmanın kıyılarıma sığındığı, ihanetin aşkla, acının sevinçle yan yana barınabildiği, dünyanın en esrarengiz, en tehlikeli ve elbette en muhteşem şehriyim!

Denizler tanrısı Poseidon’un kızıyım, altın postu arayan Argonotların mucizesi, Ortaçağ şehirlerinin imparatoriçesi, Yeniçağ ve Yakınçağ’ın müjdesiyim ben. 21. yüzyılın yeniden parlayan yıldızı, saadetler ve felaketler, bozgunlar ve müjdeler şehriyim ben!

İstanbul’dur adım; insana ait bütün duyguların aynı anda en yüksekte ve dipte yaşandığı en diyarım ben!

Adım İstanbul; kentler meleği, zamanlar tanrıçasıyım. Uçuşlar ve inişler, yükselişler ve düşüler, doğuşlar ve yok oluşlar benim ruhumda iç içedir, hepsi orada birbirine dolanır, sonra da çözülemez sarmallar olarak arkeoloji malzemelerine süzülürler.

İstanbul’um ben; umut mavisiyim zehir yeşiliyim, tan pembesiyim, erguvanım, mimozayım, lavantayım, İstanbul’um; turkuvazım! Bilinmezlikler şehriyim; karmaşanın, olabilirliğin, canlılığın ve yaratıcılığın ilham perisiyim:

Benim adım İstanbul!
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
#7
Ynt: Ah be İstanbul!


İstanbul benim adım, Doğu Akdeniz’in, Orta ve Yakın Doğu’nun, Balkanlar ve Kafkaslar’ın, yakın-uzak, ön ve arka Asya’nın, binlerce yıldır dünyanın kaderiyim ben!

İmparatorların, sultanların, evliyaların, azizlerin, ermişlerin, kahramanların, soylularn, seçkinlerin, zenginlerin, askerlerin ve hem de ırgatların, hamalların, fakirlerin, yorgunların, kimsesiz ve evsizlerin, terk edilmiş ve kalbi kırıkların, yenilmiş ve kaybetmişlerin, tutunamamış ve hiç tutunamayacakların, kağıt toplayıcıların ve işsizlerin, tinercilerin ve sokak çocuklarının, cariyelerin ve harem ağalarının, hem de çingenelerin şehriyim ben!

Delilerin ve akıllıların, zekilerin ve kurnazların, idealistlerin ve fırsatçıların, safların ve romantiklerin ruhuyum ben!

Hepsinin şehri, hepinizin İstanbul’uyum ben!
Bir bacağımı Avrupa'ya, öbürünü Asya’ya atmış, içinden deniz geçen en eşsiz şehrim ben!

Yedi mübarek tepeme sere serpe yayılmış şehr-i âzâmım ben!

Benim adım İstanbul!
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
#8
Ynt: Ah be İstanbul!


Zor, debdebeli, karmaşık ve büyülü.
Zordur tabi benim gibi büyük ve zorlu karakterlerle yaşamak ama sorun bakalım gönüllü veya zorunlu sürgünlerime, bir sorun bakalım, en nefretle kaçandan, en keyifle göçene, çıkmışmıdır içlerinde benden uzak yıllarını kılı kıpırdamadan, gözü dolmadan veya sesi titremeden anlatabilecek bir tanesi acaba?
Çıkmaz!
Çünkü bu mümkün değildir!
Olur mu canım!
Hem aşktan korkup hem de âşık olmaya can atmak?
Hem yüzmek isteyeceksin hem de ıslanmayacaksın?
Saçmalık tabii!

Ki şehirler ecesi İstanbul’um ben; neler gördüm geçirdim, ne işgaller ne kuşatmalar, fetihler ve savaşlar, ne yangınlar depremler, ne ayrılıklar özlemler, büyük yoksulluklar, açlıklar, yıkımlar, işkenceler, idamlar, kanlı isyanlar, cinayetler, açlık grevler, şiddetli mitingler, ne ihanetler ve ne hayırsızlıklar gördüm, geçirdim. Hepsinin üstüne, şimdi 50 yıldır üzerime çirkin, zevksiz ve uyumsuz beton binacıklar kurarak ruhumu daraltan son konuklarım şu yeni İstanbullulara bakın.

İstanbul’um ben; değerimi bilmeyen fanilerin sonunu en iyi yine ben bilirim…

 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
#9
Ynt: Ah be İstanbul!

İstanbul’um; yedi tepeliyim, yedinin en yakıştığı, en yüksekte taçlandığı, en tepeli diyarım ben.
Yedisi de muhteşem tepelerimle, yedinin en mistik, en şiirsel, yedinin en mükemmel şehriyim;

İstanbul’um ben.

Fatih’tir yedi tepeme güzellemeler dize Sinan’dır yedi burcuma sevgiyle dokunan, Nedim’dir, Yahya Kemal’dir, Sait Faik’tir, Orhan Veli’dir yedi canıma değen, dokunan…

İstanbul’um ben Konstantinopolis ve Dersaadet’im. Ünü binlerce yıldır dillerden düşmeyen, sahip olma tutkusu akıllardan çıkmayan, uğruma sayısız kral, imparator ve sultanın birbiriyle yarıştığı, yüzlerce generalin ve yüz binlerce askerin kan ve ter döktüğü şehr-i efsûnum ben!

İstanbul’um; aşkım, kara sevdayım, tutkuyum!
Çok sevdalanır, çabuk bıkarım ama içlerinde yalnızca yedi tanesini, o muhteşem yedi aşkımı asla unutamam!

Yedinin ecesiyim ben, yedi tepeli gönlümün unutulmaz yedi aşkı, yedi bin yıl daha mühürlüdür içimde.

İstanbul’um ben; geçmişin ve geleceğin dengesi; yedi canlı yedi kanlı, yedi tepeliyim:

İstanbul benim adım…
 
C

cengaver

#10
Ynt: Ah be İstanbul!

Çok güzel yahu...Buket Uzuner'den böyle güzel sözler hasıl olacağını düşünmemiştim Uzun-Beyaz-Bulut'tan sonra..:)paylaşımın için çok sağol..sağolasın....
Bu var olan bir eksiklik de belki de kendiliğinden halledildi...Bu güzelim şehrimize sitemizde bir köşe açmayı unuttuk ya da açıldı da bizim gözümüzden kaçtı...Bundan sonra dediğin gibi burası İSTANBUL KÖŞESİ olsun..herkese de hayırlı olsun...SELAM Ey şehirler sultanı.....
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
#11
Ynt: Ah be İstanbul!

cengaver' Alıntı:
Çok güzel yahu...Buket Uzuner'den böyle güzel sözler hasıl olacağını düşünmemiştim Uzun-Beyaz-Bulut'tan sonra..:)paylaşımın için çok sağol..sağolasın....
Sen de sağolasın cengaver. Daha devam ediyor kitapta bu yazılar, fırsat buldukça eklemeye çalışacağım.

İstanbulum ben!
Çağ açan, çağ kapayan en güçlü şehriyim bu diyarın. Doğuştan Avrupalıyım;
hem Bizanslı, hem Romalı, hem Osmanlı, hem Türküm ben!
Bir zamanlar şahsımın başkent olduğu devlete ve mülke “hasta adam” diyen
Avrupalıların bizzat kendileri, Asya’nın değil, “Avrupa’nın Hasta Adamı”
olduğumu düşündükleri şehr-i İstanbulum ben!
Akdenizli, Karadenizli, Egeli, Avrupalı ve Avrasyalıyım, binlerce yıldır
zora koşulamayan bir karakterim var!
Ancak gönlüm ister, aklım yatarsa kabul buyururum bana sunulanı, o zaman açarım kapılarımı.
Ben ki İstanbulum, binlerce yıldır türbanlıdan çıplağa, fesliden şapkalıya,
feraceliden peçeliye, kalpaklıdan kasketliye, takkeliden kippalıya ,
her çeşit İstanbulluya bir arada yaşama şansı vermişimdir bağrımda,
şimdi neden bu yüzyılın başında değişecekmiş karakterim, buna inanacak faniye şaşarım!
Şehirler ecesiyim açıktır kapılarım yeniliğe, değişime ve tazeyle farklıya.
Uğraşmam küçük fani meselelerle, karnım toktur sığlığa, cahilliğe ve dahi hileyle hurdaya.
İstanbulum, yüzlerce kültürün karşılaşıp binlerce yıldır birbirini etkilediği,
kültürel melezliğin ve çok sesliliğin iki kıtalı tek zeminiyim ben!
Balkan’ım, Kafkas’ım, Ön Asyalıyım, Yakın ve Orta Doğulu,
İstanbulum ben!
 
Katılım
30 Kas 2006
#13
Ynt: Ah be İstanbul!

oooofff zeymak naptın hocam ya yıktın perdeyi eyledin viran
ah istanbul ah
deşme yaramı zeymakk deşme
çok güzel fotograflar cidden bak böle bakarken ne ahlar ettim
çok teşekkürler hocam ellerine sağlık ...
 
Z

zeymak

#14
Ynt: Ah be İstanbul!

:D
benimde bakmaya doyamadığım fotograflar...
neyse ya az kaldı zaten,sen yap dikey geçişi bende geliyorum dostum arkandan ;)
 
Katılım
5 Nis 2007
#16
Ynt: Ah be İstanbul!

istanbu'a bakmak değil onu görmektir önemli olan...tıpkı bu resmlerdekileri yakalamak gibi birşeydir işte istanbulu anlamak...çok güzeller gerçekten
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#17
Ynt: Ah be İstanbul!

Resimleri İstanbul başlığı altına taşıdım.Teşekkürler resimler için arkadaşlar
 
Katılım
27 Mar 2006
#19
Ynt: Ah be İstanbul!

İstanbul anlatılmaz yaşanır... Bir İstanbullu olarak bu resimlerdeki yerlerin içinde olduğum halde hiç bir zaman doyamıyorum... Allah beni istanbul'dan ayırmasın...
 
Katılım
10 Nis 2007
#20
Ynt: Ah be İstanbul!

İSTANBUL

Mehtabına baktım da bir gece İstanbulun
Allak bullak oldum ansızın ölüverdim

Sen İstanbulsun
Ben senin boğazın
Boğazından belli olur bir kadın
Sen İstanbulsun
Gözyaşlarım boğazın

Ben İstanbulda boğaz
Sen gökyüzünde Mehtap
Çek buluttan perdeleri
Sevaba doymak olmaz

Yaptırmış da boğaza
Elin adamı iki köprü
Gelip de geçmemişsin
Teşrifini beklemiş hayranların
Yıllar yılı usanmışlar beklemekten
Bir duyulmuş ki bekleyenlerin
Boğazında boğulmuşsun

Rivayet oldur kim
Sultanahmette altı adam
Cemalini görünce
Donakalmış kıyamda

Yağmurlar sana dokunmak için yağar
Uçaklar utangaç utangaç
Döner üstünde
Boğazında martılar uçuşur
Senin gönlünü çalmak için
Temizler ayaklarını
Temizlik işçileri gece vakti
Kimsecikler görmesin diye
Yeditepede yedi ezan
Seni sana çağırır
Lüks arabalar
Seni bindirme yarışında
Baharında yazında
Güzünde kışında
Aşık bir kız gibi
Boğazına bakışında
Sen ne bitmez güzelliksin
Sultanım İstanbul

hayrullah gürdağ
 

Konuyu şu anda okuyanlar : (Users: 1, Guests: 0)

Giriş yap