akşam vakti sardı yine hüzünler...

hezarfen

Divan Üyesi
Bir sıcak nargile kokusudur beynimdeki,ağzımdaki sigara dumanı.Üflüyorum dumanı mavi telefona,telefon telefonluktan çıkıyor sen oluyor.Çimen ngibi gözleri,uzun mu uzun boyu,ince mi ince beli oluyor ve sen kokuyor o haiN telefon.3 saattir susuyor ve senin gibi suskun ve masum gözlerle bana bakıyor.Çalsana kahrolası diye bağırmak istiyorum ama seni görüyorum ,bacaklarım titremeye başlıyor ve yine beynimde sıcak nargile kokusu,ağzımda sigara dumanı.Hafifçe üflüyorum sana,fonda sigaramın dumanı şarkısı var ve telefonda aşk leitmotivi.Birden konuşmaya başlıyorsun sanki o ince ve zarif bedenine ruh üflenmiş gibi.Konuştukça kuruyorsun,o güzel gözlerin,servi boyun çıt diye kırılıveriyorsun ve artık iblisi andırıyorsun, üstüme kanlı ateşinle gelip kalbimi yakıyorsun kalbimdeki seni söndürüp tekrar telefon oluyorsun.Kalbimdeki senle birlikte kendini de yok ediyorsun ama sadece kalbime sapladığın çiviyi çıkarabiliyorsun,izi hala şuramda,sol yanımda kalıyor.Ne sen çıkarabiliyorsun o izi ne de ben söküp atabiliyorum kalbimden.Dudağımda bir garip aşk türküsü....Akşam vakti yine sardı hüzünler..
 

hezarfen

Divan Üyesi
Ynt: akşam vakti sardı yine hüzünler...

Ve sabah dostlarım,gözlerimi kendine tutsak eden anılarım bitmek bilmeyen rüyalarım.Kanlı bir çift yeşil göz karşımda,hani o ölene dek karşısına geçip bakabileceğin kadar güzel gözlerden hani o insanı kendine tutsak edenlerden...Kabus mu rüya mı bilmeden yumurta kokulu bir rüya işte.
Şimdi gidişini izliyorum senin,o ince belini görmeden;ne oldu nedir ne değildir bilmeden,gidiyordun.Meğer bakışların yalanmış,o kalbime ok gibi saplanan gülüşlerin zahirmiş,Allah seni bana deccal diye göndermiş.Ben seninle cehennemede razıyım demişim sen beni yalnız bırakıp cennetimde cehennem yaratmışın.Cennette cehennem azabı çeken sefil bir kölenim,olsun ben seni toprak altında bile severim..Ölene dek...Akşam vakti sardı yine hüzünler...
 

angina pektoris

Divan Üyesi
Ynt: akşam vakti sardı yine hüzünler...

ve sabah...bir çok kimse için aslında doğmuyor güneş ve sabah yalnızca bir sözcükten ibaret...gözlerde tutsak olan milyonlarca göz...sonu gelmeyen anılar....bir çift göz renk renk...kabus mu rüya mı bilinmez...herkesin kendi için seçtiği bir katil..yalnızca bir çift göz..aslında bu bir kabus...ne çok gidiş var yine bu sabah...ne çok gözyaşı...unutulmak bilmeyen ne kadar çok anı...yalan olan ne çok bakış...cennetle cehennem arasında bir yerlerdeyiz aslında...azap çeken köleleriz hepimiz dostum unutma her ceset kendi katilini seçer...sonra aslında sabah olmayan sabah..yerini en gerçek karanlığa bırakır dostum akşam vakti sarar yine hüzünler...her seferinde bir yenisi ile....
 

hezarfen

Divan Üyesi
Ynt: akşam vakti sardı yine hüzünler...

Bir posta güverciniyim,kalbimin kıpırdanışlarıyla kanatlanıyorum.İnce ve küçük bedenimle kara kışın ortasında sana uçuyorum,umudumu kaybetmeden inançla uçuyorum.Camına iki tık vuruyor gizleniyorum mektup pencerenin önünde.Pencereyi açıyorsun bakıyorsun korkuyla açılmış yemyeşil gözlerinle.Mesajı alıp giriyorsun içeri zarif bedeninle.
Ben bir posta güverciniyim yazacağın cevabı bekliyorum,kara kışa inat.Sen perdeleri çekip gidiyorsun benim önce kanatlarım sonra kalbim donuyor.Ben bir posta güverciniyim ilk kez kendi postamı taşıyorum .Hadi gülüm cevap bekliyorum.Soğuktan ölsem bile hep bekliyorum...Akşam vakti sardı yine hüzünler...
 

hezarfen

Divan Üyesi
Ynt: akşam vakti sardı yine hüzünler...

Sarı kavuklu padişahın teknesi...Dudağımda bir aşk türküsü havada deniz kokusu,kulağımda martılar.İnatla bakıp geçen Fransız vapurları,içinde sen.Artık rüyalarım oluyorsun nereye baksam hep senden bir tane bulabiliyorum.Yavaşça yaklaşıyorum metal yığını Fransız vapuruna,artık güzel görünüyor gözüme çünkü sen varsın içinde.Marmaranın maviliği bana güçlük çıkarsada kollarım koparcasına sarılıyorum küreklere sonunda sen varsın çünkü biliyorum.En sonunda geliyorum Fransız vapurunun yanına bir ip istiyorum senden beni yukarı,yanına çek diye.Sen cellat ipi sallıyor boynumdan yakalıyorsun Texaslı kovboylara inat,sonra Marmaranın maviliğinden mistik karanlıklara salıyorsun bedenimi ama gözlerin hala gözlerimde,kokun hala tenimde.Ölümüm böyle olsun diyorum içten içe...Akşam vakti sardı yine hüzünler...
 

Benzer konular

Bu içeriği görüntüleyen kullanıcılar (Kullanıcı: 0, Ziyaretçi: 1)

Üst Alt