Anadolu'dan öğretmen hikayeleri

Katılım
6 Ara 2014
#1
Türkiye'nin dört bir yanında görev yapan öğretmenler, derste anlattıklarının yanı sıra fedakarlıkları, yaşantıları ve mesleklerine bağlılıklarıyla da öğrencilere ve topluma yol gösteriyor

Öğrencileri için her sabah sobayı yakıyor Bitlis merkeze bağlı İçgeçit Köyü İlkokulunda görevli sınıf öğretmeni Ayşegül Havuz, öğrencilerinin üşümemesi için her sabah sobayı yakıyor.

Sabahın erken saatlerinde kalkarak merkeze yaklaşık 20 kilometre uzaklıktaki okuluna her gün servisle giden Havuz, öğrenciler okula gelmeden önce odun kırarak ve kömür taşıyarak yaktığı sobayla sınıfı ısıtıyor.


Burak Yilmaz%2F19756c53-cf30-4bcc-ba27-359c2c700fd9.jpg


Öğrencileri için derste "bağlama" çalıyor


Öğrencileri için derste "bağlama" çalıyor Samsun'un Çarşamba ilçesinde fen bilgisi öğretmenliği yapan Ali Sarıbaş ise sıkıldıklarını hissettiği zaman bağlama çalıp türkü söyleyerek öğrencilerinin derse ilgisini artırmaya çalışıyor.
Burak Yilmaz%2F5a85e6f3-87c8-4707-a1bd-7e8d375f7791.jpg


Görme engelli öğretmenlerden "eğitim kutusu"

Gaziantep'te görme engelli öğretmenler Hasan Yanarateş ve Zeki Katırcı, görme engelli öğrencilerin eğitimlerde kullandıkları "küp taş ve çivili kasa"nın işlevini tek materyalde birleştiren eğitim kutusu tasarladı.

GAP Görme Engelliler Ortaokulunda görev yapan Yanarateş ve Katırcı, eski materyallerde sürekli düşerek kaybolan çivi ve taşların yerine düğme kullanan öğretmenler, bu tasarımlarıyla Milli Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen "2. Özel Eğitim Materyal ve Etkinlik Yarışması"nda mansiyon ödülüne layık görüldü. .

Burak Yilmaz%2Fd213653e-e53b-4910-a3ba-db48aa6c90ed.jpg




KAYNAK
 
Katılım
26 Nis 2007
#2
Bir sevdiğin işi yapmak hikayesidir alıp başını gidiyor; yaptığı işi sevmediği için makam işgalinden başka bir işlevi olmayan bir sürü insan da herhalde böyle ortaya çıkıyor. Halbuki sevse de sevmese de işinin hakkını vermek/vermeye çalışmak başka bir şey. Tam olarak konuyla bağlantılı değil gibi ama bağlantısız da değil. Allah daim etsin, maşallah!
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#3
Öğretmeni yaptığı boya ile ısıttığı öğrenciyle ya da çaldığı bağlama ile değerlendirmek ne kadar doğru bilmiyorum . Herkes öğretmenden fedakarlık bekliyor. Kendi çocuklarına merhamet etmeyenler öğretmenden bunu bekliyor. Öğretmen yukarıda bahsi geçen işleri yaptığı için iyidir demek çok sığ. Öğretmenin işi insan yetiştirmek olmalı. Dürüst insan ,vicdanlı insan, yalan söylemeyen insan yetiştirmek. Elbette öğretmen çalıştığı yeri boyayabilir ısınmasına bakabilir ya da harçlıksız öğrencisine harçlık verebilir. Hiçbir doktor hastane boyamaz soba yakmaz hastasına özel ilgi göstermez. Ya da işte diğer meslek grupları da öyle. Öğretmen bunları yapar evet ama toplumun büyük çoğunluğunun " 3 ay tatil yapan, menfaatçi, ne iş yapıyorlar ki" olarak baktığı meslek grubu sadece. Toplumda öğretmene verilen değeri acaba yukarıdaki haberlerle mi artırabiliriz. Bunu okuyan insanların değişiyor mu bakış açısı öğretmene? Kendi çocuğu için dünyaları feda eden veli, en kıymetlisini yetiştiren eğiten onu hayata hazırlayan insana gereken önemi saygıyı gösteriyor mu gerçekten?

Toplumdaki yozlaşma , işsizlik gibi sayısız sebepten ötürü öğretmenliği sadece para için yapanlar çoğaldı evet. Toplum olarak bunun gibi olmayan öğretmenleri el üstünde tutmalıyız ki dolaylı öğrenme ile diğerlerini de düzeltelim. Ben bir öğretmenim. Toplumda saygı gördüğümü düşünmüyorum. Yeri geldiğinde üstüm başım toz içinde garip şekillerde garip işler yaptığım da doğrudur. Ama asıl ölçü yetiştirdiğin iyi insan sayısı olmalı. Özel okullarda ya da 10 numara binalarda yetişen dürüst olmayan bir nesildense ahır gibi okullardan yetişen dürüst nesli yeğlerim.

Memleketin tek sorunu vardır diğer her sorunu halledecek o da eğitimdir. Memleketin en sorunlu kısmı eğitim olduğundan kısır döngü devam ediyor. Ülkenin ileri gelenleri dahi mikrofonlardan öğretmen aleyhinde sözler sarf edebiliyorsa halkın bize " yan gelip yatan tatili bol olan "meslek olarak bakması normaldir. Yukarıda verilen örnek arkadaşlar birkaç yerel haber sitesine konu olmuş. Eğer öğretmen kötü bir şeye karışsa idi tüm ana haber bültenleri 1.gündemden verirdi.

Öğretmen kendini yetiştiren kendine zaman ayırandır. Boş zamanlarında ek iş yapmaya çalışan değil kendini geliştirip daha faydalı olmak için çırpınandır. Ama hayat şartları kimin bunu yapmasına izin veriyor ki? Öğretmenin farklı kültürleri diyarları görmesi bile dolaylı yoldan öğrenciye katkı sağlar. Ayrıca piyasada bu kadar öğretmen düşmanı olması da aslında başlı başına bir ikilem.

Selamlar.
 
Katılım
26 Nis 2007
#4
Ben bir öğretmenim. Toplumda saygı gördüğümü düşünmüyorum.
Fakat toplum öyle düşünmüyor: Türkiye mesleki itibar skalasında öğretmenlik 4. sırada :)

Eleştirilerinin çoğuna katılıyorum ancak şunu da eklemek istiyorum: insan yapması zorunlu olanı zaten yapmalı, bu insanlar yapmak zorunda olmadıklarını yaptıkları için ayrıca dikkat çekip değer görüyorlar. Yapmak zorunda olmadıklarını zaten görevi olarak varsayan tavra ise ancak Allah ıslah etsin denir ki bu tavır sadece öğretmenlikle iligli bir durum değil, bizim de başımızın belası.
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#5
Fakat toplum öyle düşünmüyor: Türkiye mesleki itibar skalasında öğretmenlik 4. sırada :)

Eleştirilerinin çoğuna katılıyorum ancak şunu da eklemek istiyorum: insan yapması zorunlu olanı zaten yapmalı, bu insanlar yapmak zorunda olmadıklarını yaptıkları için ayrıca dikkat çekip değer görüyorlar. Yapmak zorunda olmadıklarını zaten görevi olarak varsayan tavra ise ancak Allah ıslah etsin denir ki bu tavır sadece öğretmenlikle iligli bir durum değil, bizim de başımızın belası.
4.sırada olsa bile yetmez mirim. Kaldı ki kağıt üzerinde olan ile gerçek olan arasında hep fark vardır. Geçek enflasyon oranı gerçek işssizlik oranı ile kağıt üzerindeki fark gibi .

Hem 1.sıradan daha gerisi kabul değil efenim
 
Katılım
26 Nis 2007
#6
4.sırada olsa bile yetmez mirim. Kaldı ki kağıt üzerinde olan ile gerçek olan arasında hep fark vardır. Geçek enflasyon oranı gerçek işssizlik oranı ile kağıt üzerindeki fark gibi .

Hem 1.sıradan daha gerisi kabul değil efenim
1. Sırada tıp doktorluğu var, bu dünyanın çoğu yerinde böyle. İşin zor başarılar dilerim :)
 

Konuyu şu anda okuyanlar : (Users: 1, Guests: 0)

Giriş yap