Anime

mehmet baki

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
anime ya da değil herhangi bir seriye bulaşmamaya çalışıyorum
Beş hasseye ne kadar az şey temas ederse insan saflığını o kadar fazla muhafaza edebiliyor. saf olan insanın da hakikat ile teması o kadar sıhhatli oluyor. Gerçi insan aşırı ışıktan dahi kör olur ama bu başka bir bahis. Hasılı kendine bulaşınca insan başkaya bulaşmaya takat bulamıyor. Doğrusunu Allah bilir.
 

ferahsan

Dîvân Üyesi
Beş hasseye ne kadar az şey temas ederse insan saflığını o kadar fazla muhafaza edebiliyor. saf olan insanın da hakikat ile teması o kadar sıhhatli oluyor. Gerçi insan aşırı ışıktan dahi kör olur ama bu başka bir bahis. Hasılı kendine bulaşınca insan başkaya bulaşmaya takat bulamıyor. Doğrusunu Allah bilir.
Nicelik değil nitelik klişesiyle seslenirsem az ya da çok temastan ziyade neye ya da kime temas ettiğimiz önemli. Yoksa duyuların temassızlığı odunluk da doğurabiliyor. Bununla birlikte benim seri konusunda söz ettiğim mesafe vakitle ilgili daha çok. Başlayınca sonu gelmiyor.
 

mehmet baki

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
Nicelik değil nitelik klişesiyle seslenirsem az ya da çok temastan ziyade neye ya da kime temas ettiğimiz önemli.
Doğru ve zaten öyle bir ön kabulden hareketle temasın asgaride tutulması gerektiğini düşünüyorum. Aşırı ışık tabiri ile ne ve kim dediğimiz her ne ise ona dahi itidalli temas edilmezse şayet neticenin hüsrana varacağını işarete çabaladım. İfrat-tefrit... Anime üzerinden müşahhas kılarsak şayet gördüğümüz, işittiğimiz "şey"lerin zihnimizde göz ve kulak üzerinden bıraktığı izlerin geçici olmadığı kanaatindeyim. Bu izler bir müddet sonra başka izler ile bir olup zihinde bir "eser"e istihale ediyor olabilir mi? Sadece anime değil elbette, filmler, diziler ve sair...Öte yandan, odunluk üzerinde ciddi ciddi düşündüğüm bir mesele.
 

Bu içeriği görüntüleyen kullanıcılar (Kullanıcı: 0, Ziyaretçi: 1)

Üst Alt