Anlatabildiklerim.

mehmetaluc

Dîvân Üyesi
Şükür’süz

1595070304097.png

Âlemlerin Rabbinin birliğini dirliğini emrini bilmeyen tanımayan Şükür ’süz gezerken dünya dergâhında gezdiğini sanıyor, bilmiyor ki densizliğiyle cehenneminin hudutlarını çizerek içine düşüyor. Rabbimde benim birliğimi verdiğimi tanımıyor anlamıyor anlamaz, birliğime şükür kılmıyor tanımıyor, benim ulu dergâhımda gezsin, benlik sevdasıyla gününü gün eylesin akıbeti nasıl olacak sonradan görsün demeden önce verir yüz defa fırsat yanlış yoldan dönsün diye dönemez dönemez, elden ne gelir iyilikte ona karşı gelmez, son pişmanlıkta fayda etmez.

Mehmet Aluç
 

mehmetaluc

Dîvân Üyesi
Aşağıdaki atasözlerinin hangisinde diğerinde berisinde ötesinde gerisinde zarf kullanılmamıştır?
1595071321725.png


A) Herkes aklını pazara çıkarmış, yine kendi aklını beğenmiş geriye dönmüş.

B) Sabah sürçen, geceye dek sürçer dilin sürçer elin sürçer bir günde hayat gelirde biçer.

C) Yazın başı pişenin, kışın aşı pişer demişler çalışana gölgenin dibini göstermişler.

D) Dostun attığı taş baş yarmaz dostsuz kalanda hayatta mutlu olmaz.

E) Uysal atın çiftesi pek olur pek olanda ağır olur zayi eder ne etsek.

Şimdi zarf dediğimiz mektup yazılırken içine koyduğumuz bir kâğıt parçasından şekil verilmiş bir torba diyelim demeyelim mi peki, şimdi burada zarf nerede kullanılmamıştır kim almamıştır araştıralım bulalım, zarf almayana zarfı verelim. Dildeki anlatım şekline bakarak bir şekil verelim, şekil veremez isek tekil şahış olarak şeklini bulalım.

Mehmet Aluç
 

mehmetaluc

Dîvân Üyesi
Duvar Ve Taş

1595072892561.png



Kişiliğimizin oluşup pişmesinde gülümsemesinde hatta gelişmesinde okuduklarımızın yazdıklarımızın yorumladıklarımızın büyük payı kat sayısı vardır. Her yazar yazarken kendi kişiliğinin temeline emelinden önce toplumun temeline emeline seline karışarak, üzerine ayrı bir taş koyar, sakın ola bu taşı alarak yerinden oynatmayın, duvar çöker altında kalırsınız.

Mehmet Aluç
 

mehmetaluc

Dîvân Üyesi
Kendi çapında işlem hacmi ile çarpma bölme toplama işlemiyle hafiften kıpırdanmalarla kıpırdanma atağıyla, mobilyacının, emlakçının, kuyumcunun, fotoğrafçının, gelinlikçinin matbaacının arabacının ekonomik çarkın farkın aklın içinde varlığını devam ettirmesine geliştirmesine yardımcı olmamak için atılan adımlara ortak adıma hatta aşkı motif motif gönüllere örme işine, hatta kendine özgü bir iletişim aracı olan sanat eseri gibi dünyanın kapısını açmaya dış dünyasını bu iç yorumla sanatla yorumlanarak bir anda değiştirilmesi sonucunda ortaya çıkan adıma evlilik denir.
 

mehmetaluc

Dîvân Üyesi
İnsan Varoluşundan Sonra Hakka Teslimiyet İle İnsanlık Timsali Haline Gelirken

1595930213093.png


Toplumsal uyanış için, uyanışı vurgulayan karakterli cümle ve heceleri kullanarak yazmama hatta yazılmasına rağmen, hala korona’dan ders alarak kendimizi hizaya çekerek bir nefis muhasebesinin yapılmadığı o kadar aşikâr ki, hala aldatan aldatıyor fahiş fiyatla satan satıyor, güleni ağlatan hala ağlatıyor, bir dost bekleyenin yoluna dikenler hala yerleştiriliyor. Bence bir toplumdaki gerçeği uyanmamış bir toplumu, bu uyandırmıyorsa başka bir söze gerek yok, kelimeleri heceleri üzerek fazlasını yazmaya da gerek yok. İfade biçimi ile ne yapmamız gerekeni anlatan Korona eğer bize bir şeyler anlatırken anlamıyorsak yazıklar olsun bize. Şiir gibi hayatın içine bin bir hileyi katanlar hala katmaya devam ederken bizler onları durdurma için bir şeyler yapmıyorsak ezilenlerin ezilmemesi için bir katkıda bulunmuyorsak ezenleri yok etmiyorsak bunca var oluş sancısını neden çekiyoruz? Var olduğumuzu neden saklıyoruz var olmakla meydana çıkmakla zalimin karşısında suratına tükürmekle ne kaybedeceğiz ki? Hiç bir şey biraz tükürükle bir kaç söz kelime, birkaç tokat… İnsanı değerli kılmak değerli olduğunu hatırlatmak adına büyük emek sarf etmiyorsak ne için kimin için boşa emek harcıyoruz?



İnsan varoluşundan sonra Hakka teslimiyet ile insanlık timsali haline gelirken, bu teslimiyetle var olduğunu anlarken bu var oluşun karşılığı olan sorumlulukları da vardır. Bu HAKKA teslimiyetimiz, çoğu zaman kaybedişlerimizle bizi sımsıkı bağlarken kaybettiklerimizi kaybetmemek yeniden kazanmak için haktan yardım istetirken, bu kabullenişi insanlık vazifemiz sayarak, insana dair ne varsa onu mutlu edeni sağlamak bir ömür adeta bir kambur gibi sırtımızda severek taşırken
, bu yükü bir kambur olarak görmeyerek, taşıdıklarımıza daha farklı anlamlar yükleyerek gözler önüne sermekte görevimizdir.



İnsan bu değişimin başlangıcı ile yaptığı inşa ettiği kazandırdığı anladığı ile onun üzerinde şekillenir bir anlam kazanır. Toplum için mücadele etmek onun değerini anlamayan bizlere Korona Virüs bir şey anlatmıyorsa, ezilenlerin ezilmemeleri için ayakta kalma mücadelelerine destek verecek bir katkımız yoksa başka bu dünyada neyimiz var emanet candan başka? Bin bir çeşit çeşitli noktalarda farklı bakış açıları kazandıran bu korona virüsle çok değerli anlatımıyla anlatırken geliş amacını idrak ederek tüm kötülüklerden kurtulanlardan olmamız dileğimle, selamlarımla.



Mehmet Aluç
 

mehmetaluc

Dîvân Üyesi
Kişide Haz Ve Beğeni Hisleri Uyandıran Davranış Ve Hareketlerde Bulunarak Yaşamayı Rabbim Cümlemize Nasip Etsin

1595940709287.png


İnsan kendi gönül penceresinden bakar, bu bakış anlayış kavrayışla kavrarken yakalayan görüş sürüş açısıyla görür anlar ya da gönlüne yansıtarak, zihninde süzgeçten elekten dibekten sevgiden güzellikle geçirerek anlam mana yükleyerek, anlamaya çalışır. Söylemi bu gördüklerinin süzgecinden eleğinden dileğinden sevdiğinden geçtikten sonraki söylemi gözlemi olur bu bakış varış açısının açısıyla ile konuşur. Bu analiz metodu ile hayatı kendini insanı âlemi anlar, kavrar ondan sonra bir olur canlar varanlar saranlar özlem duyanlar.



Hayatı bu pencereden çözümlemeyi sağlarken, çözülmeyeni de çözmek ipe dizmek gel bakalım demek için bakar uğraş verir, fikrin sancısını çeker. Böylelikle anlamsal bağlar ile açıklanarak az yaklaştırılarak yoğunlaşarak yoğunlaşmalı bir gönül diliyle, anlamlar numunesi ortaya çıkmış olur ki, düşünürken anlamları katmak yoğurmak gerçeği arayarak bulmak bizim işimizdir. Gönül dil bağlamında anlatılmak istenilen mesajı bu gönül penceresinden akıl fikir izan eleğinden süzerek geçirerek eleyerek dinleyerek anlamak için çaba sarf eden biz olmalıyız. Bu metot ile düşünme, değerlendirme analiz valiz ile yorumlama sorgulama, eylem gözlem ilişkisiyle değişkenliğiyle durağanlığıyla etkileşimlerin uygun zamanda, uygun ortamda salonda bağlamda ve uygun durgun araçlarla ifade edilmesi içindir.



Bizlerin gönderimle yansıttığımız karanlık puslu alanı ışığa kavuşarak, karanlıkta kalmamasına yardımcı olmak gibi asli görevimizde vardır. Bu âleme yan gel yat iç kalk gez mantığı ile yatmaya gelmedik. Çözümleme yansıtma konusunda farklı yaklaşımlar olabilir
yeter ki amaç gaye aynı olsun, aç kollarını kuşlar konsun. Söylemlerimizle gözlemlerimizle kişide haz ve beğeni hisleri uyandıran davranış ve hareketlerde bulunarak yaşamayı Rabbim cümlemize nasip etsin, inşallah, âmin. Selamlarımla.

Mehmet Aluç

28-07-2020

15 :45
 

mehmetaluc

Dîvân Üyesi
Haşlama-Taşlama-Anlatma-



Sorsan bildiğin nedir diye der bakliyat

Yemeyle aklını bozmuş kalmamış maneviyat

Davul zurnayla da anlatsan anlamaz nedir hayat

Tek başına yer dağıtmaz o kadar ki rahat

***

Önem veririz insandaki tercihlere

Hayati önem veren değişikliklere

Demedik ki pranga vurun elimizdekilere

Biz değer vermeyiz böylesi edepsizliklere

***

Maneviyatla doludur bilincimiz

Açı kara görünse de kelimiz

Gönül kırmaya uzanmaz bu dilimiz

Uzanırsa eliniz kesilecektir biliniz

***

Sağanak sağanak gönülde yağar sözler

Ne kadar bakarsa görmez o bakar körler

Tümsek varsa bizler ederiz onu düzler

Yıkılır mı insan için yükünü alan bu dizler

***

Düşün dersin düşün var olsun bir gülüşün

Düşünmeyen düşünmez var olmaz gülüşün

Ne olur bu günün ne de var olur dünün

Çırpın dur seni teptikçe peşinden gittiğin öküzün

****

Yelkenlerimiz fora komutuyla gider insana doğru

İnsan kadri bilmeyen ne bilir forada ki uğuru

İlk adımım muştulu komutudur gönüller ki duru

Biz ilerledikçe bu komutla sarar bizi hakkın nuru

***

Mehmet Aluç
 

Bu içeriği görüntüleyen kullanıcılar (Kullanıcı: 0, Ziyaretçi: 1)

Üst Alt