Aşkta fedakarlık!!

Katılım
10 Haz 2007
#1
*Beni mi Seviyorsun

Kadın adamı çok seviyordu...
Yemyeşil ovalarını verdi adama
Yaşam fışkıran.
Beni seviyor musun?
Evet, dedi adam...
Güneşini, ayını verdi kadın
Yıldızları taktı bir bir adamın omuzlarına...
Beni seviyor musun?
Tabi, dedi adam...
Kadın çağladı
Gürül gürül akan pınarını verdi adama.
Beni seviyor musun?
Elbette, dedi adam...
Kadın bağlandı
Yaşam ipini adama verdi.
Bir oldular tek oldular adamla.
Beni seviyor musun?
Biliyorsun, dedi adam...
Kadın dağlarını verdi adama
Tırmandılar doruklara.
Beni seviyor musun?
Aşağılara baktı adam zirveden.
Başkalarını gördü
Sustu adam...
Ağladı kadın...
Gözyaşını verdi adama
Almadı adam...
Kadın onurunu verdi adama
Şaşırdı adam...
Sordu yine usulca kadın
Beni mi seviyorsun?
Onu da seviyorum seni de, dedi adam...
Sustu kadın...
Verecek bir şeyi kalmadığında...
Senin yüreğine ihtiyacım var, dedi adam
Başkasını sevebilmek için...
Çıkarıp yüreğini verdi kadın.
Korktu adam...
Beni sevmiyor musun, dedi adam.
Sesi yoktu kadının söyleyemezdi.
Gözleri yoktu kadının ağlayamazdı.
Kalbi yoktu kadının sevemezdi.
Onuru yoktu kadının yaşayamazdı.

Nurdan Ünsal
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#2
Ynt: Aşkta fedakarlık!!

!-Aşk bir fedakârlıkmış...
Ya fedakârlık?
---

Aramıza hoşgeldin, paylaşım için teşekkürler.
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
#3
Ynt: Aşkta fedakarlık!!

UluğBey' Alıntı:
!-Aşk bir fedakârlıkmış...
Ya fedakârlık?
---
Fedakârlık da aşkın terazisidir. Ama hep veren taraf olununca gerçek aşık olunuyormuş. Hiçbir karşılık beklemeden...
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#4
Ynt: Aşkta fedakarlık!!

Hiçbir karşıklık beklemeden âşık olmaktır gerçek aşk o zaman diyebiliriz -bence-.

Fedakârlık da aşkın terazisi...

Güzel tespit...
 
Katılım
27 Mar 2006
#5
Ynt: Aşkta fedakarlık!!

Ya arkadaşlar ne aşkı , ne fedakârlığı bu dünya da maddi aşk diye bişey yok bunu anlamalıyız artık... Neyiniz var neyiniz yok verin kimse bunu haketmiyor ... Aşk sadece yüce yaratıcıya duyulanca aşktır.. Gerçek aşkta, ne vefa vardır, ne de cefa demiş hz. mevlana.. (yazı da çok güzel bu arada)
 
Katılım
30 Kas 2006
#6
Ynt: Aşkta fedakarlık!!

nasıl aşk diye bişe yok kardelen ya
Allah Allah
yani sen aradığını şuan bulamamış olabilirsin ama
Aşk var güzel kardeşim Allah Aşkı zaten var.
sen hele bi tad sonra görürüm ben seni burda :D
 
Katılım
8 May 2007
#8
Ynt: Aşkta fedakarlık!!

kardelen2006' Alıntı:
Ya arkadaşlar ne aşkı , ne fedakârlığı bu dünya da maddi aşk diye bişey yok bunu anlamalıyız artık... Neyiniz var neyiniz yok verin kimse bunu haketmiyor ... Aşk sadece yüce yaratıcıya duyulanca aşktır.. Gerçek aşkta, ne vefa vardır, ne de cefa demiş hz. mevlana.. (yazı da çok güzel bu arada)
Düşüncenize saygı duyarım ama kesinlikle katılmıyorum...

Aşk bir fidandır;
Gözyaşı ister ki, bu aşk fidanı, neşv ü nema bulsun ve serpilip gelişsin.

Aşk bir paylaşmadır;
Fedakarlık ister ki, bu vesileyle bu uğurda bütün geçilmez ve aşılmaz gibi görünen geçit ve patikalar bir bir aşılır.

Aşk, bir hasrettir ;
Sabır ister ki, bu kutlu sabır, sevgiliye vuslata gebedir.

Aşk bir imtihandır;
Dua ister ki, dua altından kalkılmayacak olan imtihanların bertaraf edilmesinde, maruz kalındığı takdirde ise o imtihandan alnı ak çıkma mevzuunda en büyük silah ve iksirdir.

Aşk bir bütünleşmedir;


Aşk bir efendidir;
Sadakat ister ki, aşığın gözlerine başka hayallerin girmesi haramdır ve bu haramın irtikabı ise aşkın ölümü demektir.

Aşk bir mürşiddir;
İtaat ister ki, aşık gassalin elindeki meyyit gibi naslar çerçevesinde her meselede maşukunun isteklerine boyun eğer.

Aşk çile ve ızdırap yüklü uzun bir yoldur meveddet;
Gözyaşı, fedakarlık, sabır, dua, sevgilide fani olma, sadakat ve itaat ister...
 
Katılım
27 Mar 2006
#9
Ynt: Aşkta fedakarlık!!

Lamia arkadaşım çok güzel açıklamışsın aşkı
Aşk çile ve ızdırap yüklü uzun bir yoldur meveddet;
Gözyaşı, fedakarlık, sabır, dua, sevgilide fani olma, sadakat ve itaat ister...
bu yazdıklarının hepsine katılıyorum katılmamakta mümkün değil zaten ama..... neyse ya...
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#10
Ynt: Aşkta fedakarlık!!

Mevlana'ya bir derviş gelmiş sormuş, demiş ki:

"Üstadım âşık olmak nedir?"

Mevlana cevaben:

-Benim gibi ol da gör !



Yani buradaki hikmet şudur:

Hakiki anlamda âşık olmayan âşıklığı anlatamaz ve aşkın olmadığını savunur.Nasıl dünya yüzü görmemiş bir âmâ kardeşime "kırmızı" rengini anlatmak mümkün değilse, hakiki aşkı yaşamamış birine de aşkı anlatmak mümkün gelmez.

Bir aralar izlediğim bir dizide şöyle bir diyalog vardı:

Genç kızın âşık olduğu delikanlının kardeşi kıza sorar:

-Ağabeyimi ne kadar seviyorsun ?

ve kız cevap verir

-Onu bir başkasıyla mutlu görmeye razı olacak kadar !

Âşıklıkta esas olan budur zannımca, kendi mutlu olmasa da sevdiğinin mutluluğunu isteyebilmektir vesselâm...

EYv
 
Katılım
8 May 2007
#11
Ynt: Aşkta fedakarlık!!

kardelen2006' Alıntı:
Lamia arkadaşım çok güzel açıklamışsın aşkı
Aşk çile ve ızdırap yüklü uzun bir yoldur meveddet;
Gözyaşı, fedakarlık, sabır, dua, sevgilide fani olma, sadakat ve itaat ister...
bu yazdıklarının hepsine katılıyorum katılmamakta mümkün değil zaten ama..... neyse ya...
  Bu ama da çok şeyler saklı sanırım, gerçekten hak vermek için yaşamak gerek, ne diyeyim, ilerleyen zamanlarda fikrin değişecektir eminim .

Selametle...
 
Katılım
27 Mar 2006
#12
Ynt: Aşkta fedakarlık!!

Tamam haklısın uluğbey... artık bu yazıdan sonra susma hakkımı kullanıyorum.. :)
 
Katılım
10 Haz 2007
#13
Ynt: Aşkta fedakarlık!!


UluğBey' Alıntı:
!-Aşk bir fedakârlıkmış...
Ya fedakârlık?
---

Aramıza hoşgeldin, paylaşım için teşekkürler.
teşekkür ederim Uluğ Bey arkadaşım. sana da Kardelencim:)

UluğBey' Alıntı:
Mevlana'ya bir derviş gelmiş sormuş, demiş ki:

"Üstadım âşık olmak nedir?"

Mevlana cevaben:

-Benim gibi ol da gör !



Yani buradaki hikmet şudur:

Hakiki anlamda âşık olmayan âşıklığı anlatamaz ve aşkın olmadığını savunur.Nasıl dünya yüzü görmemiş bir âmâ kardeşime "kırmızı" rengini anlatmak mümkün değilse, hakiki aşkı yaşamamış birine de aşkı anlatmak mümkün gelmez.

Bir aralar izlediğim bir dizide şöyle bir diyalog vardı:

Genç kızın âşık olduğu delikanlının kardeşi kıza sorar:

-Ağabeyimi ne kadar seviyorsun ?

ve kız cevap verir

-Onu bir başkasıyla mutlu görmeye razı olacak kadar !

Âşıklıkta esas olan budur zannımca, kendi mutlu olmasa da sevdiğinin mutluluğunu isteyebilmektir vesselâm...

EYv

Sanırım böylesi bir aşk ta, bu zamanda sadece filmlerdeki diyaloglarda kalacak!:)

Kardelencim;
Aşk bilinmeyen soruların cevabıdır.Yaşanırsa güzeldir, yaşanmaz ise insanda büyük bir eksiklik yaratır. Aşk karşılıklı paylaşmanın en tepe noktasıdır.

Aşk başkalarının ona veremediklerini verebilmek ve asla pişman olmamaktır...

Aşk! Aşk! Aşk! Bende hep bu soryu sordum kendime. "Aşk nedir?" diye. Şimdi cevabını buldum: "Aşk bir kayanın ucunda, rüzgara meydan okumaktır!"

Ve sonunda da,

Aşk beşer sevgisi üzerinden hakiki mahbubu bulmaktır.Sonra o beşere: "Asıl aradığıM sen değilsin ben sende onu buldum" demektir.
 
Katılım
27 Mar 2006
#15
Ynt: Aşkta fedakarlık!!

Aşk beşer sevgisi üzerinden hakiki mahbubu bulmaktır.Sonra o beşere: "Asıl aradığıM sen değilsin ben sende onu buldum" demektir.
Başka söze ne hacet...
RABBİM;En sevdiğini en sevdiğim eyle ve değmesin sana yaklaşmayacak sevgi yüreğime.
 
G

Gülşah

#16
Ynt: Aşkta fedakarlık!!

Aşkta Yarın Yoktur Sevgili

Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili. O ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır. Gelir ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur. Sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar. Bu yolculukta artık para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular yoktur.

Aşkın kendi gerçekliği vardır sevgili. İnsan bir başka ışığa teslim olur..

.Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında. Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...

Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...

Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya... İnsan bazen nedensiz yere umutsuzluğa kapılır. Kimselere veremez sevgisini, kimselere kendini anlatamaz, evlere kapanır...

Bazen denizler, kıyılar çeker insanı. İnsan bu kapılmayı anlayamaz, oysa çok eski bir yerde yaşanmasından korkulup vazgeçilmez aşkların sızısıdır bu. Bu sızı, bu yenilgi mevsimlerle yıllarla devredilir başka insanlara...

Bir insanın yaptığı bir hatanın tüm insanlara yayılması gibi...İşte şimdi biz de sevgili, ya olmadık zamanlarda umutsuzluğa kapılıp, soluğu evlerde alacağız, ya da denizler, kıyılar çekecek bizi. Nasıl biz başkalarının korkaklığını taşıyorsak, başkaları da bizim korkaklığımızı taşıyacak, yenilgimizi, umutsuzluğumuzu...Birazdan sabah olacak...Para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular başlayacak...

Bunlar varsa ve bizim için geçerliyse aşk yoktur ve hiç olmamıştır sevgili. Birbirimizi kandırmayalım...Hadi güne hazırlan. Yaşadıklarımızı unutmaya çalış. Aşk bize güvenip verdiği büyüsünü, sırlarını, cesaretini, bilgeliğini ve o ilkel, o yaban ağrısını geri alacak. Bunlar olurken içimiz bir an çok üşüyecek, sonra geçecek...

Hadi, oyalanma birazdan yarın olacak...
Aşkta yarın yoktur sevgili...
 
Katılım
30 Kas 2006
#17
Ynt: Aşkta fedakarlık!!

yeni gördüm kardelen :D o cesaret sende vardır, eminim....
bu arada gülşah yazılar çok güzel teşekkürler.
hakikaten aşkın yarını yok, yani tren bi kaçtı mı gidiyor...

....
daha yazacaklarım vardı aslında sonra yazarım 03,30 oldu yahu :D
 
K

kurşuni

#18
Ynt: Aşkta fedakarlık!!

aşk budur işte karşılıksız sevmek ben daha ne diyim...........
 
Katılım
10 Haz 2007
#19
Ynt: Aşkta fedakarlık!!

KarŞiliksiz Sevdİm Senİ....
KARŞILIKSIZ SEVDİM SENİ...


Karşılıksız sevdim ben seni...Karşılıksız...Hiçbir şey beklemeden...Sadece güler yüzüne bakarak sevdim...Ona hasret kalmamayı dileyerek...Gülen gözlerine vurularak sevdim...Çizdiğin portreyi değil, sakladığın çocuğu sevdim...Ağır abi rollerine özenerek oluşturduğun kişiliği değil içine gömdüğün cevheri sevdim... Karşılıksız sevdim ben seni... Gülüşünü sevdim...Utanmanı bazen... Yüreğindekileri sevdim...Kurduğun cümleleri, kullandığın sözcükleri sevdim...Dinlediğin şarkıları sevdim...Karşılıksız sevdim ben seni...Kazara tenime dokunmanı...Dokunduğunda içimde uyandırdıklarını sevdim......Sohbetini sevdim...Susmalarını...Kızınca yüz çevirmelerini sevdim...Karşılıksız sevdim ben seni...Sessiz gelişlerini sevdim... Veda edişlerini....Severken, sevilmeyi beklemeden sevdim... Gideceğini bile bile sevdim... Üç yıl, üç ay, üç gün sürse de sevdim...Ben karşılıksız sevdim seni....
Ama neden sevdim?.. Şimdi anlıyorum "HAKETMEDİN!.."
 
Katılım
8 Tem 2007
#20
Ynt: Aşkta fedakarlık!!

Aşka gülümser misin?

Bunca acı, bunca hüzün.. Geçse artık, geride kalsa istemez misin..? Gel haydi otur yanıma, biraz peynir var, birde çay, sever misin..?

Biliyorum, yorgunsun.. Yaşananlar bu kadar yoğunken, bir gün, hiç beklemezken, aniden yapayalnız kaldığını görürse sanki bütün dünya omzuna yüklenmiş de taşıyamıyormuş gibi hisseder insan.. Üstelik o ağırlığın ne zaman kalkacağını asla bilemez.. Sanki hayatının sonuna kadar hep böyle, hep yorgun ve bitkin yaşayıp gideceğini düşünür.. Umudu kalmamıştır, sevinci kalmamıştır.. Kırgındır herkese ve her şeye.. Yarına dair hiçbir şey düşünemez olur.. Hatta, sık sık ölüm gelir aklına.. Sanki ölürse bu acıdan, bu yükten çok çabuk kurtulacakmış gibi..

Pencereyi açacağım, temiz hava iyi gelir, rahatlatır seni, içine derin derin çeker misin.?

Şimdi sen bana içinde kanayan yarayı anlatıyorsun ya, benim yaralarım da azıyor, yeniden kanamaya başlıyor.. Herkes mi vefasız diye düşünmekten kendimi alamıyorum.. Bu kadar kolay mı aşk.? Bu kadar çabuk harcanabilir mi.? Ah yüreğim, ne çok kandırıldın ne çok..

Bir şarkı çalacağım, “Nerede bende o yürek, yardan kaçacak..” dinler misin..?

Her şeyi boşverip sadece aşka adamıştın kendini öyle mi.? Zaten böyle yaşandığı zaman onun adı aşk.. Diğer türlüsüne ne denir bilmiyorum, ilgilenmiyorum.. Bırak herkes dilediği gibi yaşasın ama sen her zaman aşka ada kendini.. Kırılsan da, yıkılsan da aşka ada.. Başka türlü bulunamıyor ki mutluluk..

Hay Allah, kendimi anlatmaya başladım, oysa seni dinleyecektim değil mi.? Hüznü, acıyı geride bırakacaktık.. Yara, yarayı deşiyor ne yapayım ki.. Kızma kendine, sen hatalı değilsin.. Yaşamak istediğin gibi yaşadın, kendi tercihini yaşadın.. Anlamadıysa, çekiver kuyruğunu gitsin..!! Rahatlat içini, elinden geleni yaptın.. Son ana kadar vazgeçmedin, ki bu yakışırdı sana zaten.. Ağla, utanma.. Gözyaşların onurundur, saklama.. Sen asıl ağlamaktan korkanları ayıpla, yadırga..

Bir sigara daha yakar mısın..? Kül tablasını boşaltayım ben, yine fazla kaçırdık bu gece.. Uykun geldi mi..? Uzanmak ister misin..?

Aslında uyusam da uyanmasam diye düşündüğünü biliyorum.. Ya da her şeyin sadece bir rüyadan ibaret olduğunu.. Gerçeği kabullenmek öyle zor ki.. Sen şimdi, aynı sokaklarda, tek başına dolaşacaksın.. Her adım canını yakacak, her yerde o olacak.. Gözünü kapatmak isteyeceksin ama bu kez hayalleri beynini dolduracak.. Kaçış yok, bu acı yaşanacak.. Ve ancak yaşanınca tamamlanacak.. Bir gün yeniden, aşk kapını çalacak.. “Daha dikkatli olacağım, bu kez ağlamayacağım” diyeceksin ama bunun da yararı olmayacak.. Aşkı önceden kim hesaplayabilmiş ki sen hesaplayasın..? Kim yüreğinin kapısını kapatabilmiş ki sen kapatasın..? Kaç yarını daha böyle umutsuz, böyle acıyla geçireceksin belli değil..

Yine de, her şeye rağmen, acıya inat, vefasızlara inat, hainlere inat ve kalpsizlere inat aşka yeniden gülümser misin..?
 

Konuyu şu anda okuyanlar : (Users: 1, Guests: 0)

Giriş yap