Ay Işığında Yıkanan Duygular

akocer

Kalem, kelimelerle dokunur yüreklere...
Katılım
15 Ocak 2012



Tarih : 09.11.2011 / A. KOÇER
“Karların yükseklerde kalışı uzundur.. Karlar erimeden bakışlar eritecektir yürekleri.. Mevsimin ayazında geceye girmiş, kutlu nehirler ırmaklar akıyor, inanmış yüreklere..”

Kutlu gecelerin içinde yürekler!..
Ve Kutlu gecelerin her birinde, duygu yüklü yüreklere açılan binlerce pencere!.. Binlerce yol.. Ab-ı hayat iklimi... İkindi serinliğinde, meleklerin kanatlarında muştulanan her biri birer r a h m e t deryası...
Gece değil yürekleri karartan; gecede kandilleşen sayamadığımız yıldızlar hiç deği!..
Ukbadan haber veren gök yüzünün kandilleri…
Gündüzün aydınlığında kararan, islenen ve tozlanan yürekleri, bu kutlu gecelerin mehtabı yıkamıyor mu dersiniz?..
Kutlu secdeler ve seccadeler nasıl da ağırlıyor kirlenen yüreklerimizi..
Ah ! Nefislerin gölgesi düşüyor, huzur veren teravihlerin aceleci kılınışlarına.
İkindi serinliğinde kuruyan dudaklar havz-ı kevserin vuslatıyla yanıyor..
Taşıyor sofralardaki bereket yağmurları..
Daha bir yakın olup yaklaşıyor dünyası yoksul, ukbası zengin olan kutlu yüreklere.. Ve
Orucunu babasına satıyor ay yüzlü çocuklar… Ve daha nice bad-ı saba esintileri…
Eskiler.. yürekleri vahyin gölgesinde serinleyen eskiler .. Ne de güzel yaşamışlar bu kutlu günleri ve yıldızların bayram ettiği geceleri. “ Bin yıldan daha hayırlıdır. “ sözüne râm olup
İncitmeden vermişler yoksula.. “ Sen benim cennetimsin bunu kabul et , tut elimden! ” demişler..
Eskiler.. Yüreklerini bir ömür boyu kutlu dualarla tesbihlerle bir kale gibi koruyan Ulu Çınarlar.. Yürek dede olmuşlar yaşadıkları evrenin yakan çölün yalnızlığına…
Sahurlar… İftarlar… Teravihler ve camilerde cıvıl cıvıl kaynaşan melek yüzlü çocuklar
Bu kandilleşen Ramazan gecelerinin muştuları...
Ve sabrı öğreten oruçlar.. vahyin bülbülü olan dudaklar ve yeryüzü …
Bin aydan daha hayırlı olan günlerin Nisan yağmurları sağnak sağnak dökülüyor yeryüzüne… Ve ahidlerimiz!..
Kutlu gecelerin içinde semâzen gibidir kutlu yürekler
Belki son; belki de son bir kez kimlere vedâ edecek rahmet yüklü bulutlar..
Oruç eritiyor taştan katı yürekleri.. Onlarca pencere açıyor Ademin çocuklarına, ebedi olan iklimlere taşımak için…
Boşuna değil kutup yıldızının aydınlığı.. boşuna değil çoban yıldızının gökyüzünü mehtaba çevirişi..
Bakışları adeta büyüleyen, düşündüren binlerce yıldız, neler de anlatıyor, efendiliğini unutan yeryüzünün efendisine..
Sahi.. en son ne zaman okumuştuk, vahiy meleğinin getirip sunduğu E z e l i
M e k t u b u?.
Karların yükseklerde kalışı uzundur.. Karlar erimeden bakışlar eritecektir yürekleri..
Mevsimin ayazında geceye girmiş..
Kutlu nehirlerin ırmakları akıyor şimdi, inanmış yüreklere.
Ve ..
Yürek Dede’ nin avuçlarında baharı taşıyor çocuklar...




 
Son düzenleme: