Ayet Yasağı...

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#1
Geçenlerde bir ağabey ile konuşurken bana Cuma hutbelerinde neden " Allah Katında Yegâne Din İslam´dır " meailindeki "İNNEDDİNİ İNDALLAHİL İSLAM" ayet-i kerimesinin okunmadığını sordu.Doğrusu bir cevap veremedim.Gerçektende düşündüğümde eskiden Cuma hutbelerinde bu ayet mütemadiyen okunurdu her camide.Ama uzun zamandır bu ayeti hutbede okuyan bir imamı işitmedim.İşin aslını öğrenmek için kısa bir araştırma yaptım net üzerinde.Ne derece güvenilir bir kaynak bilmiyorum ama bu durumun Ab ve Abd baskısı ile devlet tarafından müftülüklere gönderilen bir genelge ile engellendiğini öğrendim.Ne derece doğru bilmiyorum.Açıkcası benim canım acıdı.

Bir alıntı

AB ve ABD rahatsızdı

Cuma Hutbelerinde söz konusu ayetin okunmasından ABD ve AB'li yetkililer rahatsızlık duyuyordu. Hatta eski ABD Büyükelçisi Eric Edelman geçen yıl bu konuda Diyanet'den sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Aydın'a bir mektup yazmış ve bu mektupta söz konusu ayetin Hıristiyanlara tehdit olarak algılandığını belirterek Ayet-i Kerime'nin hutbeden çıkarılmasını istemişti. Aynı şekilde AB yetkilileri de "Allah katında din İslam'dır" ayetinin diğer dinlere baskı olduğu ve laikliğe aykırı olduğu gerekçesiyle hutbeden çıkarılmasını istemişti. Geçen yıl AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Kretschmer bu konudaki rahatsızlığını bizzat iletmişti.

Diyanet uygulamayı savunuyor

Hazırlanan yeni Hutbe Kılavuzu'nda, Âl-i İmran Suresi'nin "Allah Katında Yegane Din İslam'dır" mealindeki 19. ayetinin bulunmadığını doğrulayan Diyanet yetkilileri, düzenlemenin AB ve ABD eleştirileriyle alakasının olmadığını iddia etti. Bir Diyanet yetkilisi, "Bu ayetin hutbenin sonunda okunması gibi bir şart zaten yoktu" diyerek düzenlemeyi savunmaya çalıştı. Ancak söz konusu düzenlemenin AB ve ABD'li yetkililerin baskısı nedeniyle gerçekleştirildiği belirtiliyor
Yorumlarınız neler ?
 
Katılım
14 Ağu 2007
#2
Ynt: Ayet Yasağı...

aslında herkes farkında müslümanlığın ne denli doğru bir din olduğunu.lakin korku var üzerlerinde.yanlışların savunuculuğunu yaptıkları için.valla buna gerçeklerden korkmak diyebilirim.tamam tamam istemiyorlarsa kendi fikirlerini yaşasınlar canım .ama nedir bu lekelemeler,nedir bu kısıtlamalar.suç dinimize ibadetlerimize engel koyanların.suç bunlar bizimdir yok sayamazsınız demiyenlerin bence.ne olacak biliyor musunuz sesimiz soluğumuz çıkmadıkça tüketecekler bizi.ve biz üzgün ama kılını kıpırdatmayanlar olacağız.ne yazık...
 
Katılım
14 Ağu 2007
#3
Ynt: Ayet Yasağı...

Canı veren yaradan,
canı taşıyan kul
din aslında yürekte
yanan bir mum
zikretmezseniz söner
varsın söndürmeye çalışsınlar
önemli olan kulun yüreğindeki oksijen
karanlıkta kalmamak lazım
karanlık için daha çok mum yakmak
va daha çok adını anmak lazım rabbimin
 
Katılım
14 Ağu 2007
#4
Ynt: Ayet Yasağı...

dağlar düze çıkmak için yaradanın koyduğu engeller
dağlar yüceliğini hatırlatmak için rabbimin
müslümanlık bir şeref
taşıyabilen için...
 
Katılım
14 Ağu 2007
#5
Ynt: Ayet Yasağı...

mağdem ayetlere yasaklar getiriyorlar
bilsinler ki o yasakları getiren minik beyinler
yasaklar çiğnenmek için...
 
Katılım
8 Ağu 2007
#6
Ynt: Ayet Yasağı...

“Yegâne din” krizi


Diyanet’in hutbesindeki “Allah katında yegâne dinin İslam olduğu” ifadesi ve misyonerlik tartışmasının, Türkiye ile ABD ve AB arasında yarattığı sorun büyüyor

Türkiye ile ABD ve AB arasında “hutbe” krizi ve “misyonerlik” tartışması büyüyor.
Son olarak, görev süresi biten ABD’nin Ankara Büyükelçisi Eric Edelman, Diyanet İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Aydın’a gönderdiği mektupta, Türkiye’de “din özgürlüğü” konusunda sıkıntı yaşandığını, söz konusu hutbedeki ifadelerin Hıristiyanlara tehdit olarak algılandığını belirtti.


Hutbede ne vardı?
Hutbe tartışması, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 11 Mart’ta okuttuğu “Allah katında din İslamdır” başlıklı hutbe ile başladı.
Hutbede Haçlı seferlerine atıfta bulunularak, “Allah katında yegâne din olan İslamı ve Müslümanları tarihten silmek için sözde kutsal ordular oluşturdular, ancak nihai amaçlarına ulaşamadılar.(…)Tarihte olduğu gibi günümüzde de aynı güçler, İslamı çıkarları ve egemenlikleri karşısında en büyük engel gördükleri için insanlarımızı bu dinden koparmak amacıyla planlı ve organize bir şekilde çalışmaktadırlar” ifadelerine yer verildi.
Misyonerlik faaliyetlerinin de eleştirildiği hutbede, “Özellikle etnik ayrımcılıktan, mezhep farklılıklarından, yaşanan ekonomik ve siyasi sıkıntılardan ve hatta deprem, sel gibi afetlerden yararlanarak, çocuklarımızın ve gençlerimizin imanını çalmaya çalışmaktadırlar” denildi.

Ayetlerle anlatıldı
Hutbede, İslam’a karşı yürütülen bütün girişimlerin başarısızlıkla sonuçlanacağı ifade edilirken, bu görüş Kuran’daki Al-i İmran ve Maide surelerinden ayetlerle desteklendi. Hutbede Al-i İmran suresinin 3/19′ncu ayetindeki “Allah katında tek din İslamdır” ve Maide suresinin 5/3′ncü ayetindeki, “Size, din olarak yalnızca İslam’ı seçtim” ifadelerine yer verildi.

‘Onlar da İsa’ya teslim’
Bu hutbenin okutulmasının ardından AB ülkelerinin temsilcileri hutbeyi, “dini ayrımcılık” olarak nitelendirdi. Devlet Bakanı Aydın ise, “Keyifleri bilir… Her gün kilisede ‘İsa’ya teslim olmadan kurtuluş yok’ diye dua ediliyor” yanıtı verdi.
Aydın’ın, misyonerlik hareketlerine ilişkin bir soru önergesini yanıtlarken, “Misyonerliğin masum bir din tebliği olmadığı, siyasi amaçları olduğu” yönünde açıklaması, dikkatleri aynı noktaya topladı.

ABD rahatsız oldu
Aydın’dan üst üste gelen bu açıklamalar ABD’yi de rahatsız etti. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD ziyaretinde konu gündeme geldi.
Hutbe krizi, Edelman’ın Aydın’a “misyonerlik” ve “din özgürlüğüne” ilişkin bir mektup göndermesi ile doruğa çıktı. Aydın, Edelman’ın mektubunu, “Böyle bir üslup var mı?” diye eleştirdiği haberi konusunda yakın çevresine, “Öyle söylemedim. ‘Bu tür mektuplar Dışişleri Bakanlığı aracılığı ile gönderilir, üslup bu olmalı’ dedim” dediği öğrenildi.

‘Misyonerlikte çizgi farklı’

CNN Türk’te önceki gün “Eğrisi Doğrusu” programına katılan Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, din özgürlüğüne ve insanın dinini anlatmasına sonuna kadar destek verdiklerini söyledi. Bardakoğlu, “Ama misyonerlik konusu biraz farklı bir çizgide yürüyor.
Uluslararası stratejilerin, uluslararası hesapların aracı haline gelmiş durumda. Bir dinin uluslararası politikaların aracı haline gelmesi, o dinin kendisine ihanettir. Dinlerin uluslararası stratejilerin aracı haline gelmesini doğru bulmuyorum” dedi.
“Bir ateist kendi inancını yaşayabilmeli” diyen Bardakoğlu, iftira atmamak şartıyla bir Hıristiyanın dinini yayınlarla ve sözlerle istediği gibi anlatabileceğini bildirdi.

Edelman’ın mektubu

Edelman’ın haziran başında Aydın’a gönderdiği ve “misyonerlik faaliyetlerinin engellenmesi” ile “din özgürlüğünü” konu eden mektup, krizi doruğa çıkardı.
Sabah gazetesinde dün haber verilen mektupta, Türkiye’deki Hıristiyanlara saldırıların dökümüne yer veren Edelman, Diyarbakır’da misyonerlik faaliyeti yürüten bir Hıristiyanın linç edilmek istendiğine ve Ankara Proteston Kilisesi’ne saldırılara değindi. Edelman, hutbedeki ifadelerin, Hıristiyanların tehdit olarak algılanmasına neden olduğunu savundu.

AB elçileri şikâyet etti

Erdoğan’ın 14 Haziran’da AB büyükelçileriyle yediği yemekte de Belçika Büyükelçisi Jan Mattysen, hükümetin Türkiye’de azınlıkların din özgürlüğü konusunda sıkıntı olmadığını sık sık tekrarladığını hatırlatarak, “Eğer bu doğruysa niçin Devlet Bakanı Mehmet Aydın, TBMM’de misyonerlik konusunu tartışıyor ve 368 kişinin Hıristiyanlığa geçmesini gündemi getiriyor” sorusunu yöneltti.
Bu sözler üzerine Erdoğan, din özgürlüğü konusundaki asıl sıkıntıyı çoğunluğu oluşturan Müslümanların çektiğini anlattı.

Haber: Milliyet
 
Katılım
26 Nis 2007
#8
Ynt: Ayet Yasağı...

Fessubhanallah!! İslâm'a inanmadıkları halde, bir hadisten korkup İsrail'in heryerine Ğargat ağacı diktikleri söylenen yahudiler geldi aklıma.. O kadar çok canımı sıkan şey var ki.. Allah sonumuzu hayr etsin.. Onları bağrına basan, kucak açan ve suskun kalan birer Ğargat ağacı yapmasın bizi..
 

zaman

Şu tersine dünyayı kim düzüne çevirecek
Katılım
3 Ağu 2007
#10
Ynt: Ayet Yasağı...

Madem Kuran-ı Kerime inanmıyorlar. Niye bu ayeti kaldırıyorlar. Bence kesinlikle korkuyorlar. Ne kadar yasak getirselerde susturmaya çalışsalarda "Üzülmeyin! Şu istikbâl-i inkılâbat içinde en gür seda İslamın sedası olacaktır. BSN"
 
Katılım
19 Ağu 2007
#11
Ynt: Ayet Yasağı...

Doğrusunu söylemek gerekirse korkuyorum. Bunların hepsi Kur'an'ı bir şekilde hayatımızdan çıkarma çabasıdır diye düşünüyorum. Allah (c.c) "Kur'an'ı biz indirdik. Onu koruyacak olan da yine biziz." buyurarak teminat veriyor. Bu teşebbüsler boşa çıkacaktır. Ancak benim korktuğum bizim bu konuda duyarsız kalmamız -ki benim yeni haberim oldu bu durumdan- ve yapabileceğimiz bir şeyler varken harekete geçmememizdir. Kur'an sonsuza kadar tahrif edilmeden kalacak ama biz onu olması gereken yere koyacak mıyız hayatımızda??..
 
Katılım
8 Ağu 2007
#12
Ynt: Ayet Yasağı...

Burada Diyanet camiasına da sitem etmeden gecmeyelim...eğer Diyanet İşleri YÖK'un bu ülkede öğrenciler üzerindeki dinsizlik hassasiyeti kadar dini konularda hassasiyet gösterip devlete karşı YÖK kadar ses cıkaramıyorsa yazıklar olsun tüm makam sahiplerine ...unutmasinlar ki büyük makamların büyük veballeri vardır!
 
Katılım
26 Nis 2007
#13
Ynt: Ayet Yasağı...

bari_sen_yanma_diye' Alıntı:
Burada Diyanet camiasına da sitem etmeden gecmeyelim...eğer Diyanet İşleri YÖK'un bu ülkede öğrenciler üzerindeki dinsizlik hassasiyeti kadar dini konularda hassasiyet gösterip devlete karşı YÖK kadar ses cıkaramıyorsa yazıklar olsun tüm makam sahiplerine ...unutmasinlar ki büyük makamların büyük veballeri vardır!
Böyle diyoruz da (ben dahil) kimsenin bişey yaptığı yok.. (burda konuşmak dışında) Sanırım bunları birilerinin duyurması, birilerinin de duyması gerekiyor..
 
Katılım
10 Ağu 2007
#14
Ynt: Ayet Yasağı...

Hutbelerden ayet-i kerimeyi kaldırmaya çalışıyorlar. Nedeni ise AB ile diyaloğa zarar vermesi imiş. Yani Müslüman olan ben “benim dinim HAK’tır ve son dindir” diyemeyeceğim öyle mi. Yok öyle yağma. Adı batsın böyle diyaloğun.
Arkadaşlar burada Diyanet İşleri Başkanı’na veya Dinden sorumlu Devlet Bakanı’na (Bunu kimse gündeme getirmiyor. Asıl çıban başı bu adam. Mehmet Aydın ) kızmak pek doğru değil. Bu adamları buraya kim getirdi, bu makamlara kim atadı. Onlara kızalım. Onlar kimler mi? Şanlı ülkemizin DİNDAR hükümeti ve onun mensupları. Bakalım ne zaman uyanacağız?
(Ünlü İngiliz ajanı Lawrence yanılmıyorsam Arabistan’da 20 sene imamlık yapmıştı.)
Saygılar…
 

Dil-şâd

Benim tedbirim, Sen'in takdirinden küçüktür.
Katılım
11 Eyl 2006
#15
Ynt: Ayet Yasağı...

alimoğlu' Alıntı:
Arkadaşlar burada Diyanet İşleri Başkanı’na veya Dinden sorumlu Devlet Bakanı’na (Bunu kimse gündeme getirmiyor. Asıl çıban başı bu adam. Mehmet Aydın ) kızmak pek doğru değil. Bu adamları buraya kim getirdi, bu makamlara kim atadı. Onlara kızalım. Onlar kimler mi? Şanlı ülkemizin DİNDAR hükümeti ve onun mensupları. Bakalım ne zaman uyanacağız?
Bu konuya benzer bazı meseleleri bir kaç arkadaşla "biraz karikatür" başlığı altında tartışmıştık. Sonuç ne mi oldu? Herşey ortada işte, kendi eksenimiz etrafında çırpınıp durmuşuz. Uyanıklıkla uyku arasında kalmışlığın verdiği gaflet maalesef bizi bu hallere getirdi.  Uyanacağımız günleri iple çekiyorum bende, o günleri görecek kadar ömür bahşedilmiş midir bilmeden...  Hayırlısı olsun...
 
Katılım
22 Ağu 2007
#16
Ynt: Ayet Yasağı...

söz konusu ayeti cuma hutbelerinde duyduğumu hatırlıyorum....yarın bunun için özellikle dikkat edeyim...herkese hayırlı cumalar diliyorum....
 

Konuyu şu anda okuyanlar : (Users: 1, Guests: 0)

Giriş yap