Batı ve islam - İslam ve batı

Mahşer

 
Katılım
20 Nis 2008
Ynt: Batı ve islam - İslam ve batı

Gordion düğümü mü? Yoksa siz hala "Midas"ın Kulaklarının "Eşşek" kulaklı olduğunumu zannediyorsunuz? Ve feyerabend gibi birine ihtiyacımızın olduğunu söylesem Bana beyinsiz olduğumu söylermisiniz?


Böyle bir düğüm ve halat söz konusu değil. Düğüm bencileyin bu yorumu yapan oksidentalist zihniyetin tanımladığı dünya görüşünde.

Şaman-islam-adet üçlemesine gark olmuş dünya algılamama metodu "stres" altındadır.Sosyal normlar - Tarihsel normar- Dinsel normlar kapsamında baskı yer ve düşüneceğine robotlaşır
Namaz kılan robot örneği.

(Feyerabend'in metodunu tercih ederim :) ) (Tabi korkunç zaka Descar--tesss)

Batıda Felsefenin gelişmesine ve Kültürel Yayılmaya en iyi katkıyı bilinçsizcede olsa skolastik kilise sağlamıştır.Dogmaları absürd olarak algılayan mesuplarına karşı Tanrıyı ve Bilgiyi ispatlmaya çalışırken Socrat ve Ardıllarını takip etmek zorunda kalarak, yeni tanım ve kavramlar ortaya çıkmışlardır. Bunu yaparken Kilese kendi dogmalarını mutlak doğru kabul ettiği için, bu dogmalara karşı gelecek olan karşıt görüşlere hayat hakkı tanımamış , dolayısı ile bu durum Hıristiyan milletleri bir arayışa sevk etmiştir. Mesela Saint(aziz) Tomas'ın "summa conte Gentilies" adlı kitabı Sırf İbni Rüşt ün Batıyı kasıp kavuran Aristo anlayışına karşı yazılmış olduğunu söylersem hiçde yanlış olmaz.

Neden İbni Rüşt e karşı yazılmıştır ?
Çünkü Tomas Rüşt ün Aristoyu Araplaştırdığına inanır,yani Müslüman bir kalıba soktuğuna inanır.

ve hakikatende İbni Rüş Muazzam bir yetenekle Aristoyu Öylebir Oryantasyona sokmuşturki sanırsınız aristo "sarıklı bir derviş ve batılı bir filozof"
Nasıl yapmıştır bunu?
İslama göre aristoyu değil Aristoya göre islam perspektifinden bakmıştır.
Platon ve Ariston'un izah etmekte ve anlaşılmakta zorlık çektiği Nesneler ve Formlar dünyası ayrımını Kabak gibi gözler önüne sermiştir
İslamda Bilgi İki Temele dayanır
1- akıl-(Formları)
2- Vahy(özleri nensnenin kendisi)

Aristonun Yada platonun islamdan haberi varmıydı ? Hayır
Nasıl "Aristo islam perpektifi" oluşur o halde?

Dünyayı algılayış ve izah ediş haznesiyle , insanları dinleri ile değil Algılama ve izah atme haznesiyle değerlendirirseniz sorun çözülüyor zaten.

İbni Rüşt-ardından İbni Haldun ve çağdaşları Farabi , Biruni gibi islam alimlerinin Batıyı mest etmeleri bu dünyayı algılama haznelerinin onların filozoflarını algılama yaklaşımıyla alakalıdır.

Peki bu adamlar Müslüman değilmiydi? Öyleyse batıda nefret uyandırmaları gerekmez mi? yada batıdan nefret etmeleri?
nasıl olurda Endülüsün ortasında yada Basrada,Tifliste, Bir islam alimi çıkıp bütün batıyı halı gibi silkeler?

Orta çağda , Skolastik olan batının Özgürlükler dini islam ve düşünürlerinden etkilenmemesi için bir sebep yoktur adamlara nefes veriyorsunuz.

Peki batı neyaptı bundan sonra? Arızayı anladı.

Rönesans ve reform dedikleri çalışmalar burada zorunluluk aldı.
Kilisenin herşeye dikta uygulaması ve önüne geleni afaroz etmesini engellemek için Kilisenin gücü zayıflatıldı. Dinin tanımı yapıldı Hıristiyan şeriyatı kalıba oturtuldu. Bilim ve Din paraleliği sağlanmaya çalışıldı.
Tabi halkın mevcut yapısında infaale sebebiyet verici düşünce ve deneyler ancak İleriki yıllarda rahat bırakılmıştır Galileo nun çektiği sıkıntıyı biliyoruz.

Şimdi ise Başta sinyalini verdiğimiz yukarıda anlatmaya çalıştığımız Şaman-islam-adet kıskacındaki Halis İslam anlayışı "din elden gidiyor" "gavursa kafir kafirse haram" düsturunu dillerine "pelesenk" etmiş din adamı kılıklı bağnaz yüzünden , ortaya, söyelemkten çekindiğim ama yinede söylemek cesaretini göstereceğim"Skolastik İslam" türünde din vari birşey çıkmıştır.

Başta Skolastik Kilisenin batı adamına ne yaptığını açıkladık -İslam Aydınları silip süpürdü onları- çünkü arayış içindeydiler, şimdi ise biz, Hatta bu yazının yazılma sebebide bir arayış bir bunalmışlığın işaretidir.

Peki ne yapacağız ? Çözümüde veriyorum merak etmeyin.

Rönesansımızı gerçekleştirdik şimdi sıra reformda Fakaaaattt

DİKKAT Buyrun Dinde değil reform din muazzam kapılar açık "İSlam Homojen bir yapı sergiler Git kutuplara oraya bile uyar" akşamı, yatsıyı şaşırmadan kılarsın.

Reform DİN ADAMLARINDA yapılmalıdır


"Nesnenin özü değişmez Formlarla uğraşmalıyız" Form nedir ; Biçim ,Dış dünya ,yani nesnenin görünen tarafı "görünmeyen tarafı emin ellerde" rahat olun.

Evvela bizden 500 yıl önce yaşamış Fatih'in anladığı ve anlattığı "Rönesans MÜslümanı" seviyesine gelmeliyiz, Yani Fatih'i anlamadan,çözmeden onu evliya yapan zihniyete İtalyan ressamlarının obje ve çizgilerini yorumlaya bilen sanat ve fikriyat adamı Fatihi anlatmalı ve anlata bilecek düzeye gelmeliyiz.

Korkmadan çekinmeden ezilmeden

(Ferahsana ; Ben Yazdıklarımın içine cevapları serpiştiriyorum niye görmüyorsun? Beni mi konuşturmak istiyorsun yoksa yazıdan çıkardığın kanaatinden şüphen mi var?)
Bilgi kendine güvenenlerin elinde altın, Güvenemeyenlerin ayaklarında bağ, korkaklarınsa sırtında Yüktür
 

Mahşer

 
Katılım
20 Nis 2008
Ynt: Batı ve islam - İslam ve batı

Mesela Ilımancıları çağıracaksın geniş bir spor salonuna.
-gelin buraya bakıyım,oturun.
soracaksın nezaman müslüman oldun?
o diyecekki "Gaaaalüüü belaaa"
sende diyeceksinki "Hadi ordan peki bu ılıman ne?"
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
Ynt: Batı ve islam - İslam ve batı

Yalnız ;çok severek okuduğum hüseyin hatemi şöyle diyordu dün ki yazısında

Cidden çok önemli bir içerik...tabi yazının tamamı okunmalı...

''Hazret-i İsa, Vahye dayanmayan “recm” uygulamasını önledi ve hiçbir zaman “beni seven; kâfir yaksın!” da demedi. Yakma cezası; İncil'den tatbikata geçmedi. Toplumda türedi. Buna rağmen Batı'da bu ceza uygulandı. Bugün hiçbir “hristiyan demokrat”, “-ben değiştim, ılımlı hristiyan oldum, biz hristiyan şeriatini savunmuyoz ki zâti!” şeklinde, lâiklik ma'bedi rühbanının önüne varıp günah çıkartmıyor. Müslümanın işi zor!''
 

Mahşer

 
Katılım
20 Nis 2008
Ynt: Batı ve islam - İslam ve batı

Bende severim Hatemiyi :)

Bence görmek istemiyorlar sayın evla gerçeği, Diyalogtur tutturmuşuz hayır olsun...
 
Katılım
26 Nis 2007
Ynt: Batı ve islam - İslam ve batı

Saniyeler, saniyeler, saniyeler.. Biliyorum nasılımın idrakine vardın ama geç kalınmışlık, boğuluyorum :(

Aslında sorun biz birkaç ayrı başlıkta aynı meselelerin farklı köşesinden tutup konuşmaya çalışırken geleceğin mihenk taşı olan site mensuplarının bunlarla ilgilenmemesinde yatıyor.. Herşeyin başladığı noktada kimsede dert edinme yok, Hadis-i Şerif'in kalbiyle buğz etsin kısmı müstesna..
 

seb-engiz

- *Tiryandafil -
Katılım
13 Mar 2008
Ynt: Batı ve islam - İslam ve batı

ferahsan' Alıntı:
Aslında sorun biz birkaç ayrı başlıkta aynı meselelerin farklı köşesinden tutup konuşmaya çalışırken geleceğin mihenk taşı olan site mensuplarının bunlarla ilgilenmemesinde yatıyor.. Herşeyin başladığı noktada kimsede dert edinme yok, Hadis-i Şerif'in kalbiyle buğz etsin kısmı müstesna...
Bilinçlenme dönemimdeyim...

Cahilin kelamı hoş olmaz, boş olur...

Merak etmeyin yazıları takip ediyoruz, öğrenmeye çalışıyoruz. Bu yüzden dert edinmediğimizi filan düşünmeyin. Kendi adıma konuşayım; daha konuşabilme vaktim gelmedi...
 
Katılım
26 Nis 2007
Ynt: Batı ve islam - İslam ve batı

Okuyanların zihninde birkaç soru işareti oluşsun bana yeter zaten..
Ayrıca vakti gelmeme meselesini İslam medeniyetinin durumuyla ilgili konularda geçerli görmüyorum şahsım adıma.. Herkes tutar bir köşesinden ama zamanla değişir köşeler ;) Ben buradan kimsenin içini bilemem, bilmek de vazifem değildir.. Ama herkes kendini bilir ve anlaması gerekeni anlar..
 
Katılım
26 Nis 2007
Ynt: Batı ve islam - İslam ve batı

şeb-engiz' Alıntı:
Merak etmeyin yazıları takip ediyoruz, öğrenmeye çalışıyoruz. Bu yüzden dert edinmediğimizi filan düşünmeyin. Kendi adıma konuşayım; daha konuşabilme vaktim gelmedi...
şeb-engiz umarım geçen bir haftadan sonra söylemek istediğim daha iyi anlaşılmıştır: Kimse birşey tartışmazsa takip edilebilecek birşey de bulunmaz ortada ;)
 

Dilhun

 
Katılım
20 Haz 2018
Oryantalist bakış açısı üzerine bir hikâye paylaşmak istiyorum...

Amerika’da New York’ta 25 yaşlarında genç bir adam sinemanın önünden geçerken yaşlı kadın ile torunu sinemadan çıkarlar. Bu sırada, azgın bir köpek kadın ile çocuğa saldırmak için koşmaya başlar. Adam tehlikeyi fark edip köpeği kadına saldırmadan durdurur. Oradan geçen bir polis memuru adamı kutlar ve polis merkezine çay içmeye davet eder. O sırada orada bulunan bir gazeteci de adamı tebrik eder. Adamı onurlandırmak için, ertesi gün gazetede kocaman puntolarla şunu yazar:

“Kahraman New York’lu zavallı kadını azgın köpeğin elinden kurtardı.
Adam, gazeteyi görür ve şaşkınlık içinde gazeteyi arar. “Ben New York’lu değilim” diye muhabiri uyarır. Muhabir olayı anlar ve ertesi gün başlığı değiştirir.

“Kahraman Amerikalı, zavallı kadını azgın köpeğin elinden kurtardı.”

Adam gazeteyi görür tekrar muhabiri arar ve “Ben ABD’li de değilim diye uyarır.” Muhabir adama kızar ve sorar nerelisin diye, adam da Pakistanlıyım der. Ertesi gün gazetede daha büyük puntolarla şu habere yer verilir.

“İslami Radikaller zavallı amerikan köpeğini öldürdü…..”

Bilmem anlatabildim mi?
 

Dilhun

 
Katılım
20 Haz 2018
hakikaten nedir ahlak?
Ahlak (أخلاق), kökü xulk(خلق) yaratılış demek.Yaratılış,yaratılan ise yaradandan ötürü güzeldir.O halde ahlak yani yaratılış güzel olan her şey midir? Veyahut güzel olan her şey ahlak midir?

Güzel kılıklı kötüler de ahlak midir?
 

Dilhun

 
Katılım
20 Haz 2018

"Batı dünyasından gelen bir özeleştiri"
 

EnesBey

NesBey
Katılım
28 Ara 2007
Okurken yoruldum inanolsun