bilinçakışı.. (:

NuN

مَنْ طَلَبَ العِلْمَ كَانَ كَفَّارَةً لِ&#160
Ynt: bilinçakışı.. :)

bu gece
geçmişe dair yaptığım kazılarda
masumiyetin ölüsünü keşfettim
dünya beni ayakta alkışlayacak
yazık !
ilelebet gözümde bittin...

ben bakar körüm
bunu böyle bil

ışıklandırdığınız sahneyi de göremedim
kopan alkış tufanını da duyamadım
hissedemedim bile bir oyun içinde olduğumuzu

şakşakşak
şakşak
şak
şa
ş
ş
ş

amann,,
sessiz oyna biraz daha

bu büyümeyen bebeği
uyandıracaksın !

geçmişi deşmeyeceğim bir daha
her şey bittiğince kalsın..

üzülmek için bile fazlasıyla alışmışım
 

Nelida

Divan Üyesi
Ynt: bilinçakışı.. :)

elimden tut yoksa düsecegim,
yoksa bir yildiz düsecek.
..
eger ben yalnizsam,yanilmissam,
elimden tut yoksa düsecegim
yagmur götürecek yoksa beni..


sustum ki indigim durak beni haykirislariyla karsiladi;
zaten hic konusmamistin ki- dedi,
-sendeki bir hayal gemisi
yelkenine yazdigin isimlerle karis karis gezdirirken kendini,
bunlarin gerceklegine inanack kadar saf olmamaliydin.

oysa bavulum vardi,agardi.
bak- dedi,icini acarak...
yerle bir etti tüm hüzünlerimi,kederlerimi..
su yaninda tasidigin seylere bak- dedi..
bir ayna tuttu sonra...
-moru seversin ama,gözlerinin altinda duran su halkalarin
sana kattiklari yorugunluk ve uykusuzlugun eserlerinden baska bir sey degil..
kendini harcadigin degerlere bak- dedi.

oysa uzaktan deniz görünüyordu ve canim da nasil
simit cekiyordu.
ama durak basbas bagriniyor,hic de susacak gibi durmuyordu.
-hani asklarin,sevdalarin,göz yaslarin..
icini yakan siirlerin hani..

yüzüme vuruyordu yagmur,kafami desmek istercesine sert.
delip de icine nüfuz etmek istercesine kararli..
sonra aklimdan bi kismini silmek istercesine baskin..
o gün yagmur yagiyordu ve ben ceplerimde ariyordum göz yaslarimi..

böyle bagrinca hicbir anlami da olmuyordu üstelik..
dinlemiyordum yani..
anlamamak degil,ne oldugunu ben de biliyorum
ama yapabilecegim baska bir sey olsaydi,
zaten yapardim.

kendini kandirmaya devam et- diyerek itti beni.
zaten yetismem gereken bir yer vardi,
bir otobüs yolculuguna cikacaktim hemen..
hizlica yerine koydum bavulumdan sactiklarini..
önümde sarisin bir kadin vardi ve ufacik valizini o elinden öbürüne degistirip duruyor,ayakablarinin topuklari kirilmasin diye asfalti oksarcasina yürüyordu.

gidecegimiz yer ayniydi besbelli cünkü ayni otobüs sirketine dogru yol aliyorduk.
hicbir sey düsünemeyecek kadar cok sey olsa da kafamda,
hemen sarisin kadina elinde semsiyeyle kosan muavini dikkatime cekemeyecek kadar yogun degildim.
elinden valizi aldi usulca.
semsiyeyi tuttu sonra.
tesekkür etti kadin da ona.

ben en paspal halimle camurlanmis postallarimi yere süre süre,
pesimde koca valiz,
onlari izlerken,
sacak altinda diger muavinler de,
ellerini arkaya baglamis,önümdeki duruma bakiyorlardi.

birisiyle gözgüze geldim ya da o anda öyle görmek istedim
degisen bir sey olmadi,
cünkü görmezden gelindi görüs acisi.

sonrasinda ne mi oldu,
ben sürüye sürüye getirdim bavulumu,
muavinin "ver abla" demesine kulak asmadan
kendim yerlestirdim.
ipislak olmus mantomu,
otobüse binince hemen cikartip,
aptalca katladim ve sarisin kadininkinin yanina koyacakken,
ani bir hamleyle arka tarafta bir yere sikistirdim.

cünkü cok feci tommy hilfiger kokuyordu,
eminim mantoma da bulasirdi
zaten ceplerinde sakladigim
göz yaslarima degen yagmur kokusu üstümden ciksin istemiyordum.
 

NuN

مَنْ طَلَبَ العِلْمَ كَانَ كَفَّارَةً لِ&#160
Ynt: bilinçakışı.. :)

"karaya vurmuş deniz kızıyım yetiştirin beni suya"

şöyle bir yürüdüm şehrimde
şöyle bir bizi ikiye bölen eski tren raylarından
şöyle bir yeni yürüyüş yolundan
geçtik gittik
resimlerde değil hayatımda kalabilmiş bir dostumla
ne de çok şey gelmişti başımıza
ne de çok şey çıkmıştı hayatımızdan
ne çok eksilmiş
eksilenlerle ne çok tamamlanmaya adımlamıştık kendimizi
ne çok farklılaşmış
ne çok farklılaşmış hayat
ne çok farklılaşmış
ım
ız
o
sen
ben ve de.

kendimizi denize yetiştirmenin verdiği huzurdu bu
"tam"
dedi
"tam 1 yıl önce oturduk burda sen ben ve onlar bir geceydi 17 ekimdi"
deniz aynı deniz gök aynı
göz yaşlarımızın tadı aynı...

denizin sesinin kulağıma çaldığı ezgi farklı bu kez
daha sert, daha içten, daha anlaşılır
içimi ürperten bir içimden gelirliği var
denizin sesi kulağıma sevdiğim bir ezgi çalıyor
sözcüklerin anlamı boğduğunu düşündüm bir an
hadi susalım sonsuza dek
sonsuza dek deniz o büyülü ezgilerini sunsun bize

denizin dalgaları kayalığa çarpıyor
hayatlar, hayatlara çarpıyor
mutluluklar bazı setlere çarpıyor "upset"lere ve de
deniz aniden dalgalarını arttırıyor, şöyle bir çalkalanıyor, altı üstüne geliyor, toprağı yüzeyindeki görüntüyü bulandırıyor...
içimdeki çocuk;
"her kötünün içinde bir iyi
her iyinin içinde bir kötü var derler ya
çalkantılar kötüyü açığa çıkarıyor
deniz bir çalkalandı
toprağı görüntüsünü bozdu
altı üstüne gelince hayatının
insan çirkefliğini gösteriyor olmalı"

<<sen bi de bana sor neymiş aldanmak, amacına ulaşır hain, üzgünüm içten ama sen ne de anlarsın ya içtenlikten...
sen bi de bana sor neymiş yalvarmak, suçu bana atar hep hain, kirlenmeden kalabilsem de sıkı tutunup düşmesem olmaz mı ??>> Kolera'ya teşekkürler
ve Loreena'ya..
dilini anlamadıklarım aynı dili konusup anlamadıklarımdan daha gönlüme ezgiler sunuyorlar kimi kez
bu kezki gibi
hissedebiliyor musun?
denizin kokusunu
rüzgarın
martıların
ve dalgaların sesini
...
ezgiyi
...
sessizliği
...

sevindim :)
 

Nelida

Divan Üyesi
Ynt: bilinçakışı.. :)

duyumsadim..

karanlik.

sessizlik ve

huzur..

hissettim.taa surda bi yerde..



huzurdan biraz süpheliyim ama.
alip oltalari kiyiya mi kurulsak.
sen hic karanlikta yüzdün mü?
ben bir defa..nasil korkunctu bilemessin.
insan bilmedigi seylerden korkuyor.
ama merak'in adi da cok baska degil...
biraz da o yüzden kapatilmaz mi zaten fincanlar?
korku ve merak bastirilamayan bi güdü olup ciktiginda,
yollara yoruldugunda kara telveler,
kapali veya acik olanlara,
bir kartal'in getirecegi haberi bekler durur olursun.
oysa fala inanmiyorsun.
ama bir kalp görülmüstü tabak falinda ve,
tabak fali haneye ve gönüle en yakin olandi.

kafami kurcalayip duruyor göremedigim seyler.
basi ceken gelecegim oluyor.
ne olmak istemedigimi söylemekten,
olmak istediklerimi siralamaya vakit mi bulamadim
yoksa her yol bana zaten Paris miydi bunu yapmam gereken zamanlrda
onun mukayesesini yapamiyorum simdi.

yollar var eminim,uclari acik hem de.
ama catal catal ayrildiklarinda hangi kavsaktan sapacagimi bilemiyorum ben.

bilinmezlik bir sis bulutu..
hayati yorgun bir gemi görmekte gözler. havada oldukca sis var.
yamacimda in cin top oynuyor.
dedim ya,sisli her yer.
ellerimi atiyorum bir yere,boslukta kaliyor ayaklarim. yere sert basayim dedikce,ucuyorum.
bir bulut olmayi istemek de yetmiyor,ya da bir kus..
her yer ayni kapiya mi cikiyor,yollari mi karistirdim?
aslinda gözüm kapali gecmeyi ögretmislerdi ama ben uyuyakalmistim.
bir hüzün bulutu sarmisti etrafimi,ya da kimbilir,asiktim..
etrafimda olup biteni göremeyecek kadar bakar kördüm.
ama bunun bir önemi yok simdi.
su kavsakta gecmise dönüp nostalji tazelemek fayda etmiyor secmeme.
ne yapacagimi bilmiyorum.

aglayasim var.
sen de fazladan göz yasi var mi?
 

NuN

مَنْ طَلَبَ العِلْمَ كَانَ كَفَّارَةً لِ&#160
Ynt: bilinçakışı.. :)

ben, beni, senden iyi tanıyo muyum acaba ??
varlığın hediyedir üstâd, hamd eder gözlerinden öperim..


karanlık, sessizlik, huzur..
ana başlıklı dilencimizin
dile getiricisi oldu dostlar
derin ve ürkütücü fakat cezbedici denizlere
beraber olta salladık
nasibe ne çıkarsa !

kartallarım yüksek uçtuğunda
bakış açım genişlediğinde
bilmediklerim beni küçültüp
ayağımın altına bileyim kartala değeyim diye
merdiven olduğunda hatta
kartallarım yüksek uçtuğunda

bir dostun söylemiydi bana
ne olmak istiyorsun
her şey !
her şey?!
hıhı her şey..
diyorsun şeklinde
her şey'i öğrenelim mi?
korkuyorum
ya ırmağımın suyu
cılızlar mı acaba
kollar çıkartır durursam
bu yap-boz oyununda, gövdesinden
ama
her şey olacağız
böyle buyurdu dost..

"ama catal catal ayrildiklarinda hangi kavsaktan sapacagimi bilemiyorum ben."
Rabbim bildirt
nohut kadar aklımla çıkamıyorum doğru otobana
ara sokaklarda sıkışmış
nefes alamayan
hür ve büyük ormanını bekleyen
bir ağacım ve şimdi ben

aşıktın...
kördüm..
nostaljiktik.

noktalarım ve harflerim arasındaki uyumu kaybettim :)
ama şahıs zamirleriyle uyumlu bir ilişkimiz mevcut hal-i hazırda :D

gözyaşı satılmaz bu dükkanda
mutluluk, huzur, akan bilinçle akıp gidenler veresiye verilir
satılan mal da geri alınmaz ;)

dost'a selam edilir :)
 

Nelida

Divan Üyesi
Ynt: bilinçakışı.. :)

"noktalarım ve harflerim arasındaki uyumu kaybettim
ama şahıs zamirleriyle uyumlu bir ilişkimiz mevcut hal-i hazırda"

benim kiyafetlerimin renkleri de hic uymuyor birbirine.
gönüllerin uyumu bozulmasin yeter ki diyerek,
bir Allah Alllaaah nigdasi koparasim var.

aslinda borc olarak istemistim göz yaslarini.
ama madem verilen mal geri alinmiyor,
bir kiyak düsünürüz bu huzura ortak..

ortak bi cagrisim gibi gelse de birbirinie tüm bunlar,
bence gayet ayni.
ama bi aynilasmayla bayagislasmiyoruz biz.
gayet ic güdüsel sanirsam.
ondan sebeb bu cümleleri feda edisim..
hic küllenmiyorlar senin elinde cünkü.
ates gibi olabilirim zira bu kelimeler dökülürken.
buz kesmiyor cevaplarin.
ben tir tir titrerken...

hem ayni hem zit,hem bilesken hem mutlak,
hem karamsar hem umutlu,
hem asik hem asi,
hem yalniz hem kalabalik olsak da,
az degiliz asla.

ne cok seyiz biz zaten üstad'im..
yedi renk matemin sekizinci kusagina barinanlariz biz.
mor sümbül ile kardelen gibiyiz..

"tek cocugumdu kalbim"deki cocuguz biz.
"kirik kemanlar"lari aliyoruz.
ayriliktan calin efendim,diyor sair..
biz kardeslik türküsü caliyoruz..
nasil da asiyiz ama,
baskaldiri'larin anlaminin degisime ihtiyacinin olup olmadigini sormadan,
ellerinde mahsur kalan edebiyati,felsefeyi kundakliyoruz..
bak biz ne cok sey ederiz..
kurtarabiliriz sapkinlarin ve sabit görenlerin ellerinden o satirlari,
biz senle harbiden cok seyler ederiz..
 

NuN

مَنْ طَلَبَ العِلْمَ كَانَ كَفَّارَةً لِ&#160
Ynt: bilinçakışı.. :)

Allahımdan sapkınlar ve sabit görenlerin tersine bir istikâmet dilerim sen, ben ve dileyen için :)
ve de bir şeyler olabilme'yi :)
olabilirken kibirsiz kalabilmeyi :)
anlamadan yargılayamamabilmeyi ne önemlisi hüküm veremeyebilmeyi :)
gülümsemek ve anlaşılıyor olmaktan duyduğum hoşlantı yazmamı sağlayan kaslarımı gevşetti :)
teşekkürümü ve memnuniyetimi, onların "bu şiir bile değil kafiyesi yok ölçüsü yok!" dedikleri şiirimsilerimle değil, düz yazı cümlelerimle uzatıyorum sana, ülkelerin sınırlarına takılmadan, vizesiz, pasaportsuz, parasız, pulsuz.. ben geçemesem de onlar geçiverdiler işte :)
var ol ! :)

:) :) :)
 

hamza kutluay

Dîvân Üyesi
Ynt: bilinçakışı.. :)

ağlayanla hüzünlenesim
gülenle eğlenesim
dövünenle dizime vurup dövünesim
deliyle divane olasım var
karşımdakini anlayasım ona anlam katasım var :)
 

NuN

مَنْ طَلَبَ العِلْمَ كَانَ كَفَّارَةً لِ&#160
Ynt: bilinçakışı.. :)

insanların amaçları onlara anlam katar der sevgili saygılı Dücane Hoca'm

selam olsun bilincimizin aktığı noktayı ziyaret eden kardeşimize ;)
 

NuN

مَنْ طَلَبَ العِلْمَ كَانَ كَفَّارَةً لِ&#160
Ynt: bilinçakışı.. :)

ne cehenneme gittiniz uykularım
kim (ç)aldı sizi
beynimi kemiren duran
bana bu uykusuzluğu bağışlayan da ne

ne ?!
ne var ??
 

Nelida

Divan Üyesi
Ynt: bilinçakışı.. :)

ne var!?

niye daraliyor nefesim böylesi simdi?
ne oldu sanki,bogazlayan mi var beni?
ama ne cok gereklilik..
ama ne cok zorundalik..
kurdugum her cümlenin devrik olusunun hicbir önemi yoktu bir zamanlar,
ama simdi noktasindan virgülüne..
fiillere ellesmesem..
isimlere sarilip uyusam..
ispanyolca kulaga daha hos geliyor..
davul..bilmiyorum.onun sesine yakin olsam da pek hazetmiyorum.
bu el cirparak tutulan ritimlerin beni götürdükleri yerleri tasavvur edecek kelime yok hazinemde..
hazinemdeki esanlamli sözlülerin suyunu cikartip,
zit anlamlarinin demine ekliyorum.
sonra ne oluyor;unutuyorum..
bogazimdan gecerken nasil da yakiyorlar halbu ki...

buralarda sana yakin olanlar daha yabanci üstad bilir misin,
anlayamiyorum.
hep bir kiskanclik ve asagilama istemi..
hamurumuza katilan seyler yabanci harfler degil üstad,eminim bundan.
ne kisiler gördü bu gözler,iyilik abideleri..
ama ya digerleri!?
yok,nohut kadar beynim,almiyor bu düzeni..

sanirim.
cok bunaldim.
oysa daha basindayim.
aralik,acik birakti kapilari.
ama kapi dar.
yürü ya kulum lütuflarini bekliyorum.

caba..bi de o var sahi.
 

NuN

مَنْ طَلَبَ العِلْمَ كَانَ كَفَّارَةً لِ&#160
Ynt: bilinçakışı.. :)

"kıskananlar" çatlasın yine bu senee çıkacağızZ SÜPER ligee
:D :D
bir kapalı tribün tarzan anısı depreşti içimdee
yıl yıllardan ben lise hazırlık :D
davulları ellerine verdilerdi hey gidi ne günlerdi :)
güldün mü gül
sen gülünce güller açar gül pembee
bülbülleeerr seni çağırıııırrr
unuttum :)

tmm çok aktı bilinç baya bi "sulu" oldu ortalık geçioruz fasulyenin faidelerinee
kii ben de bgn fasulyağı yemağı yapmışamm tam üstüne afiett :)

mesac alındı ise üstteki lakırtıdaann
bilinç ak evladım

insan toprak ve sudan ve hava ve ateş
hani bir kereste vardı hayal et
odun yandı bu ateş
içinde cızırdayan bir ses uyandı bu su
havaya buharı yükseldi bu hava
elimde külü kaldı bu toprak
gibi..
insan da 4 unsur ve türlü türlü halet
kıskançlık,inat,kibir bu yakar adamı ve ateş
içinde sakin,selim,her yöne akil cevaplar.. bu su
havaîdir,heveslidir her konuya,sıkılır hemen -çok tanıdık geldi :p- bu hava
suda olmayan kadar sakince, oturaklı,ağır ve yerinde ise kaldı bu toprak..

insanların "ateş"leri canını "yak"mış

ateş olup sinir kesilme, verimin kesilmesin cantanesi..
su olup göz"yaş"ı dökme incilerin dökülmesin incitanesi..
hava olup sözlerini atmosfere saçma bağırtıyla boşa gitmesin dolumercantanesi..
"kalem" olup kağıda dök içini, ben okurum hanimiş mürekkeb hokkasının hamesi :)
zaten yazmışım disene :)
benimki senü güldürme
gülügülüver bakım :)
"gülüver"in gezileri..
boşver seni bağlayan bisürü cüceyi
sen gülügülüver
güller açsın
gülpembee :)
 

NuN

مَنْ طَلَبَ العِلْمَ كَانَ كَفَّارَةً لِ&#160
Ynt: bilinçakışı.. :)

hayallerim "düş"üyorsunuz..
ben üşürken.

hayallerimden "düş"üyorsun sen,
aklımdan düşmezken.

sen aklımdan düşmezken
ben üşüyorum şimdi.

her kelimenin bir anlamı
her insanın diyecekleri
her
her
her şeyi yapamaz insan !

doğruyu yaptırt Allah'ım..

burada okumuştum kim yazdı unuttum..
seni Allah'ın duyması için bağırman gerekmez
ama Allah'ı senin duyman için biraz sessizlik olmalı

sessizliğe gidiyorsan
sessizliğe gidiyorum ben de biraz
dinlemek lazım madem
dinleyelim bu sessizliği..

1
2
3
tıp
.
.
...
 

Nelida

Divan Üyesi
Ynt: bilinçakışı.. :)

cok fazla sükunet;unutulan bir kupa kahve gibi,
ilk yudumda yüzünü burusturuyor insanin..
ya unutulmanin ta kendisi,ya da unutmaya megilli.
sessizlik yani,uyusturuyor sanki dilimizi be hocam.

üstad'larin satirlara sarildigimdan beri,
rüyalarimda bile siir ve sair hallerle ugrasiyorum.
Günes'in Oglu filminde haluk bilginer'in okudugu siir,caliniyor kulaklarima;
kendi asmis yüz kiloluk bir zenciii,diye bagriyor gibiyiz bir fastfood restorantina.
hem dersini bilmiyor,hem de sisman herkesten kisminda
kanimda bir kipirtilar oluyor gibi.
bunlari düsünüp yattigim zamanlarda,o zenciyi görüyorum.
kafamda kirk senaryo,ne kadar cabuk gelir oldu su sabahlar...

sürekli bir yerlerde eksik kaliyor gibiyim.
sekeri eksik bir cay kivamindaym,bu benim icin kötü bir sey üstad,
sen yan maddeler vurmuyorsun demine ama,
o kadar aci da benim migdeme gitmiyor,
vesselam,aci kaliyorum her defasinda.
tadindan icilmiyor cümlelerim.
her defasinda yarim gibi,
ya da fazla özneli,
yüklemi bol
falan.
kötü bir sey bu.

sanirim elimin kiri diye silkelediklerimi toplamaliyim bir kenarda,
ya da herhangi bir yagmur damlasiyla arindirmaliyim,bilmiyorum.
Ve ne kadar az sey bilirsem,
Bilir misin,
O kadar yüzeysel yasiyorum.

tip'i sonsuzluk makarasindan geri al,
o en delici noktada on'a vardirirz yolunu nasilsa :)
 

NuN

مَنْ طَلَبَ العِلْمَ كَانَ كَفَّارَةً لِ&#160
Ynt: bilinçakışı.. :)

sükûnet elimizi kalemsiz bırakmadı dilimizi kelamsız bırakmış olsa da

kahve ve unutmak eylemi arasındaki bağlantının altını yeşil ya da mor ile çizdim. kırmızı kalem kullanmam ben not okurken

üstâdların satırlarından başkaldırmamalı derim. bu başkaldırı yaşlarında ikra' eylemi içinde olunmalı da "Bismi İsmike Rabbihi" akla ve gönle nakış kalsın fakat.

sabah ve uyanıklık arasında ise çözemediğim bir bağ var, geceler eskisi kadar yakınımda mı Nêx, Leyl, noche sevdim sevdim durmadan. o karanlık sendeki karanlığı anlıyor mu, seni sana bir nebze.. nerden çıktı bunca kelime ben tek tek seni okurken ve de.

ben çayı şekersiz içiyorum diyip sıyrılamıyorum da içinden, şekersiz içsem de reelde. annemin şöyle bir tezi var; vefat eden kardeşlerin ruhu, doğup sağ kalana değer ve onların yapamadıklarını da yapmak ister çocuk.

bir gün ormana böğürtlen toplamaya gider ufaklık, elinde torbası. torbayı gördüğü gözü ile olan -cümlenin intiharı- algısı büyüdükçe içine o kadar çok böğürtlen koymak ister; ama torbanın da bir hacmi olduğu mutlaktır ne de olsa insan yapısı.

yağmurun en sevdiğim yanı ise ne biliyor musun; Allah cc. katından bizden geç kopup da hasretlerinin daha taze olmasından sonra -Peygamber Efendimiz'in sav. deyişi imiş bu ; ve - arası -
her insanın üzerine insan ayırmadan yağıyorlar, sen zenginsin sen köle yok öyle böyle.. arındırır da hem

Allah kalplerimizi arıtsın inşaallah

az şey borcumuz dışı; ilim farz çünkü

tıp geri sarılmış bir makara şimdi, elime geçirdiğim her kağıt parçasında

mim
eyvallah cano
sana da gülücükler en yüzümde oluşanından :)
pc'n bitten kurtuldu mu ? :D
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Ynt: bilinçakışı.. :)

Bilinç-tıkaçı
Bismillah;
bilinçimiz akarken sağ ve sola klavyen kadar yetebilir ,atma evla parmakların kısalığından yüzükleri bile düşürürken nereye akacaksın,sen anca akıtma yaparsın...
Yemekler de ki o kokuyu alabildiğimden beri ...zorlaşıyor hayat,sanki kolaymış gibi,hayatı ciddiye almanın ağır bedelleri olabilir.Söyleyin onlara "İ" harfini düşürsünler.yakalarımıza "Ş" harfini iliştirelim,"Ş" olmadan anlarmıydık "İ" nin kıymetini?Çırpılmış yumurta yemeli sabahları,yürekler cipir cipir çırpınırken,sizi yok etmek isteyenler var...
Ay yıldızın ışığı herkese yetermiş ,paylaşalım diyorlar da ,gölgedekilere de yetiştirebiliyor musunuz?
Trakyadan ötesinden bakılınca bizi çok salak zannediyorlar.Zülme katlanıyoruz ,başka hiç birşey değil!Her kelimeye tek tek otopsi yaparken,bir türlü "risk"kelimesinin türkçe karşılığını bulamadım.Düşün Güzel Türk'ün türkçe açılımını ...yakın da Romenleri de açacaklarmış :) :) Sulu kuleyi yık koca bir tarihi ez geç şimdi de aç onları :) aç aç içini civciv çıkacak kuş çıkacak :D Devletler kağıt ile artık borçlarını ödemek istemiyor :) haydi evlatlar toprağı kazma vakti,korkma korkma çok da fark yok hani ,ne fark olacak ki,Ferhat aşkından dağları kazdı ,sen de borç için dağları kazarsın olur biter :)....
Tamam susuyorum bilinç akım yok ,siyahı her yere bulaştırmayalım .
 

Nelida

Divan Üyesi
Ynt: bilinçakışı.. :)

gözler iki adet akan bilinc görünce ne kadar sevindi yürek. beynime de masallah,bir cirpida okuyuvermesine ragmen gözler,ne kadar cabuk icti idrak satirlari,öyle de kolay degil,öyle de benzer olmasindan.yoksa herkesin harci degil evla hocam,siyahlari kaleme bulastirmak. biz siyrilmaya calisaduralim tüm aynilasmalardan,kalemin ucuna biriken siyah ruh iklimlerinde birlesiveriyoruz. bu öyle korkulacak bir sey degil ama,güzel bir birlesim,is görür en azindan. sesi de serttir cünkü karanligin,pankartlarda da iyi görülür.. bu arada ne güzel akmis bilincin,aman susmayasin,daha fazla okuyalim..

üstadim,ben 11.ayda bir film izlerim,onun adi kasimda ask baskadir degildir ama,remember of the november'dir,bilinen adiyla v for vendetta'dir. her defasinda da ayri bir sey farkeder,altini cizer karalarim,ve simdi dikkat ettim ne tuhaf,benim altini cizdigim kalemin rengi de yesil! orda söyle bir cümle var; "Tanri,yagmurdadir" ne kadar lirik,ne kadar samimi ne kadar baska caliniyor kulaklara. cok da süslemesine gerek kalmadan söyler bunu üstelik,yagmuru hissetmek istersin her defasinda. bundan sebeb olmasa da,bir nevi tembellik belki,semsiye tasimam ben yanimda,tasiyamam. yagmurun bereket oldugunu ögrendigimden beridir,islanmaktan hic gocunmam. senin aktardigin hadiseden sonra da zevkle durup bekleyecegim bir ask fukarasi olarak -her anlamli bir ask- ..

annenin tezi de bana bir ecnebi diziyi hatirlatti,bir zamanlar bayagi bir sarmis izlemekteydim,acayip da senaryolar girmisti kafama,yine rüyalarimda devam bölümlerini cekmekteydim;bögürtlen olayina bittim.

sözü güvenilir bir agbimiz,az evvel izledigim bir televizyon programinda söyle dedi : "derdinizi derman edin gardas,o zaman daha rahat eder hayat" dert-derman bileskesi de,tam bildiginiz misralardan gelmektedir elbet,evet.

eyvallah.
 

NuN

مَنْ طَلَبَ العِلْمَ كَانَ كَفَّارَةً لِ&#160
Ynt: bilinçakışı.. :)

:)

ablam;

bilinçlere kurulan sitler yıkılsın !
der asi gençlik, saygı duruşu modunda çakar selamını bekler devamını :)
"i" ve "ş" bahsi için bir kurs günü de senden talebimdir değerli büyüğüm

siyah asildir, en sevdiğim de renktir dahası bir mürekkeb hokkası olarak içim onla doludur varsın bulaşsın yeterki faturası ödenmemişlikten kesilmesin bilinçler velev fatura günü gelip çattığında "Ev Sahibi" dilimin elimin ne iş yaptığını soracak.. devletlerin ödemelerinde "meta" değişedursun, ben ödememi kelimelerim, ses tellerim, akıveren bilincimle yapacağıma inandım,öyle.

üstâdım;

... bu ne ya ! dedirten ism-i film* için şakşukçatpat** bir alkış da sana gelsin. her yerde de karşısına çıkılmaz bir insanın aa ayıp. evde mevcut hafta sonu izliyorum enough gari :D ve de Tanrı yağmurdadır.. :) sevdim :) 2 şemsiyesi olup da şemsiyesiz gezen bir insanım ben, ahmak ıslatanmış ya hani; ben ıslanmayı tercih ederim prefer to..
ne tuhaf.. tufan.. 1.tarık tufan 2. Nuh tufanı-eskatoloji-tez..
biz bize benzeriz ;)
sözü güvenilir abimiz sırrı süreyya amca ise -de değil ise de- elinden öper başıma götürür, gardaş derim; samimi insan seni. hikâyeyi tersten okumak gerektiğini öğrendim, derde derman nazarıyla bakınca hakkat hayat rahat eder ki sen içindesin, var sen düşün.. nazar zor zanaat elbet, ustalarının dükkan camlarına astıkları "sanat öğrenecek çırak aranıyor" yazılı beyaz kağıt sararmaya ve
kenarından kıvrılmaya başlamış..
ne diyelim nazar etme ne olur samimi ol senin de olur !

eyvallah
mim
nun
ve
dabulyu
ke

Nelida' Alıntı:
kalemin ucuna biriken siyah ruh iklimlerinde birlesiveriyoruz.
biz bize benzeriz part 2, hokkam salonda masanın üzerinde çizilmekle iştigal r seni selamlıyor
kaybetme kendini kendi rengini bari sen solma !
her
yer
siyah !

* unuttum sandın di miiii film ismi filmm; terkib kendileri - terkib tiresi; zorla abicim :D bi kelime bi kelimedir :D
** kızkaçıran, aklımın odalarında çıkan yangınlarla br sagopa şarkısı terennüm ederim. terennüm etmek. terennüm :D
 

NuN

مَنْ طَلَبَ العِلْمَ كَانَ كَفَّارَةً لِ&#160
Ynt: bilinçakışı.. :)

dipdipnot: nazmımsıdan nesrimsiye gidiyor Samsalarımız :)
 

mehmet baki

Çok Önemli Parti yani ÇÖPün daimi şefi.
Ynt: bilinçakışı.. :)

apartumanın çatısı kiremit döşeli değil. ondüla diye bir zımbırtı var. ondan yapmışlar. muhtemelen daha ucuz diye. ucuzcu olduk vesselam... ondüla da ondüla haaa! şairin dediği gibi hani: "masada masaymış hani". yazın sıcağı görende kendini koyveriyor; kışın soğuğu görende kaskatı oluyor. tıpkı aziz milletim gibi. dara gelende canlanıyor, rahatı görende salıveriyor. halbuki gavur icadı, kullandığımız pek çok şey gibi... var mıdır bu işte bir hikmet?! tepemde çatıda koccaman bir delik var, yanımda, kapıda cam yok.... herkes uyuyor. herkes uyuyor ama herkes uyurken geçenlerde evin dibinde çatışma oldu... silahlı cinsinden. polislere yazık! acıyorum! aldığı üç kuruş ama 2,5 gramlık kurşuna bakıyor hayatları. 2,5gram=hayat.... ucuz mu şimdi bu hayat? o kurşunu üreten fabrika ne kadar ucuzsa o kadar ucuz! çok pahalı çoook....

cigaradan bir fırt ve devam....

bu memleketin kadınları vardı bir zaman. has kadınlar! kalmadı artık. daha doğrusu nesilleri tükendi. pek çok iyi şey gibi... iyi deyince aklıma geldi. çayda fena olmamış hani... şekeri az ama güzel be yav! kan kırmızısından biraz açık çay... en güzeli... kırmızı başlıklı kız da amma salak yav... hadi kulaklardan anlamadın gözlerinden anla da! e ama anlayamaz ki! gavurun kızında basiret ne gezer! maslow basireti bileydi ihtiyaçları tasnif eder miydi? ya marks "komşusu açken tok yatan bizden değildir"i bileydi ne olurdu? ne olacak müselman olurdu! sakallarını şöyle sünnete uygun çevirttirdi mi al sana hacı dede marks! nasib meselesi! ama kadının oğluna helal olsun! batıl da olsa bir davaya iman etmiş. ya biz?! biz... biz.... biz.... biz mi? hani? nerede? camie git, namazını kıl ve çık! cemiyetin hali camide mahfuz. elbette görene! ayakkabım çalınır diye ayakkabısını yanına alanda mı kabahat ayakkabıyı çalanda mı? hocam nasreddin bu suali soralı bilmem kaç sene olmuş cevab veren yok! bu memlekette ne var ki? istanbul var! burası istanbul diye kıç cebi yırtık zıpçıktılar var...ha unutmadan bir de hipap var yav..ceza var, sagopa var. e tabii cübbeli ahmet ağabey var! var oğlu var! varlardan sıkıldım bre! yok oğlu yok nerede? ha bir de sözlüm var! söz verdim! afferin bana! belamı aldım acaba başıma! hohoyt! şarkı sözü gibi oldu bre :) leydis en centilmins (iboca) hep beraber:

oww oooww
afferin bana
belamı aldım acaba başıma
oww oooww

hehehe.... giriş iboca ama tarz hipapça... neyse! bela bela...dadlu bela... iki gönül bir olunca samanlık seyran olurmuş! peh!.. samanlık mı kaldı bre! fuzuliden bahseden pala bey'e selam olsun! samanlık bile yok ki fuzuliden bahsedelim! asıl mesele vatan. ne diyorlar: mevzuu bahis vatansa gerisi teferruattır. belli belli... bu cümledeki sakatlıktan belli... demek ki neymiş? lisan teferruatmış.. öğrendik! burası istanbul! "istanbul'u dinliyorum gözlerim kapalı" ceza söylüyordu bir ara... o sıra "nefret" vardı! hipapçı 17'lik gençler bilir mi aceb?! 17'lik gençler vatan denilince bir şey diyemezde çocuk da yapar kariyerde! ah serseri gençlik! kabahat sende değil. senin serine fikir serpemeyende! eee 17'likler hatta 21'likler çatının ucuzuna kaçan eğitim öğretimin ucuzuna kaçmaz mı? soralım maslow emmiye " maslow emmi! maslow emmi! barınma ihtiyacı, temel fizyolojik ihtiyaçlardan sonra gelen ilk şey! kendi barındığı çatıyı dandik yapan sıralama da en sonlarda gelen aidiyet ve kendini tamamlama ihtiyacını da dandik işlerle karşılamaz mı? o zaman 17'lik ve 21'liklerin kabahati ne ola?!" hadi bakem maslow iş başına... mezarında ters dönmeyesin! dönmezsin korkma! burası istanbul! evliya yatağı... amma tepelerinde kerhaneler var! ayşe'lerin adı çoktan arzu oldu. kimin arzu'su oldu ayşeler! mezdeke kıvırıyor, izleyenler bayılıyor! peh! Allah'ın müsaade ettiği yer kapalı, kapat dediği yer açık! bu yazı biter mi hacı? bitmez gurban! sende bu işkembe oldukça bitmez! e hadi gari... aynen devam...

cigaradan bir fırt daha...

cigara içiyorsun. elbet... necib fazıl cigaranın helal mi haram mı olduğu tartışmasının yapıldığıni söyleyenlere ne demiş? "haramsa yakıyoruz, helalse içiyoruz!" :) üstad! büyüksün! severim üstadı. cins kafadır! 80'lik olmuş ama zihnen henüz buluğa ermemiş mustafa şekib onaran dedemiz saçmalasa da onu da severim. bizde yaşlıya hörmet esastır! ne olacak bu melmeketin hali? salla melmeketi... asıl senin halin ne olacak? her şey çok güzel olacak! cehennemin etrafı güzelliklerle süslüymüş... hmmm... o zaman güzele aldanmamak lazım. iyiye bakmak lazım. en cüzel çay doğuş çay olabilir ama en eyi çay hangi çay? eyi... eymek eğilmek! tepeden aşağı inmek! demek iyi aslında eğilen, tepeden aşağıya doğru meyleden bir şey! ne deriz hep? dünyaya geldi... doğdu demek yenidir! doğmak yatay gelmek dikey! dünyaya gelen nereden gelir aceb? tepeden gelir! anasının rahminden vakitsizce kopan çocuk ölürse o halin adı nedir? düşük yapmak! demek ki iyi olmak düşmemek ile mümkün! iyi yani eyi... köylünün ağzı ile alay edip güya istanbul türkçesini azizleştiren salaklara selam olsun! of anne! burası istanbul! anladık burası istanbul'da sen kimsin be zıpçıktı?! "domuz yavrulayan ana çırpınır" diyor şair. şairlere aldanma, yalancı olurlar! miş gibi yaparlar zira. istisnalar müstesna elbet ama yine de şair kısmına güvenme!

cigaradan bir fırt daha....

müslüman psikologlar çıktı! rahmetlik ayhan songar'ı hatırladım birden! mekanı cennet olsun. ahmet kabaklı üstad! o da gitti...iyi insanlar bir bir gidiyor bre... her yerde güzeller boy gösteriyor artık. iyilik köşesine çekildi. edriyın nerede üleeeyn! bak edriyın iyidir! garibtir silvıstır paraya kavuşunca yanında güzeller peyda oldu! ne yani edriyın çirkin miydi? ah raki ah! agah olan o zaman çevirdiğin filmlerden bu zamanda ne hale geleceğini anlardı ya... neyse... nasib meselesi! ne diyorduk.. ha, evet, müselman psikolog... siz siz olun müselman psikologa gitmeden önce onu bir imtihana tabii tutun. nasıl mı? çok basit bir sual: psikoloji nedir? cevabı ruh ilmi oluyorsa sallayın gitsin yok eğer ilm-i nefsiyye oluyorsa hiç kaçırmayın. bunu okuyan müselman psikolog var mıdır aceb? varsa epey gülerim. :) ruh ilimi diyen müselman psikologla uğraşmanın tadını çıkartın derim. kalil ilim verilen şey ne zaman has ilim oldu uleeeeyn! müselman psikologmuş! salla gitsin... isim o isim! sıfat değil!

son!

yalan söylüyorsuuuun! son değil, yakaza!
 

Benzer konular

Bu içeriği görüntüleyen kullanıcılar (Kullanıcı: 0, Ziyaretçi: 1)

Üst Alt