bir adam bir kadın hikayesi

Katılım
7 Haz 2006
#1
Adam titreyerek açar kapıyı ayakkabıları dışarıdadır kadının ve kokusu içerde ama ya gittiyse… Korkarak girer içeri gözleri koca siyah valizin içinde boğulur. Kadın toparlanmaya devam eder sadece gözleri değer adama öylece bakar bir anlığına dayanamaz daha fazlasına.
Adam anahtarı koyarken herhangi bir yere titreyen sesine hâkim olmaya çalışarak sorar kadınına…
—Gerçekten gidiyor mu sun?
Bakamaz bile yüzüne. Soru boş duvarlara çarpıp kadını kalbinden vurur ki yaraları zaten ağırdır.
—Kalmamın ne yararı var ki? Der kadın.
Sorulara hep soruyla karşılık verirdi kadın ama sorular cevaplarını kendi doğurur diye avuturdu adamı. Adam bu sorunun doğuracağı cevaptan kaçar ki oda bunu hep yapar. Konuyu değiştirmek için sorar öylesine kadının sorusunun cevabı öyle açıktır ki.
—Dışarının sesini kesmişsin niye kapattın pencereleri?
Kadın adamın bu oyununa eşlik eder gerçekler onunda canını yakar çünkü sessizlik hele böylesi hiç yakışmamıştır bu duvarlara.
—Üşüyorum artık. Der
—Bu ev üşütüyor beni…
Adam mutluluktan destek ister eskiye vurup cümleleri kal demeye yol ister. Bir umut başlar cümleye.
—Eskiden de açardık pencereleri, sesler sesimize karışırdı sıcaktı bu ev bu yüzler… Kadın soğuk bir tebessümle karşılık verir adamın bu çabasına. . Adam bu soğuk tebessümle yıkılır kadının gülümsemesine âşıktır ve artık sevdiği kadın eskisi gibi gülmüyordur içini ısıtan cümleleri yoktur varlığına şükrettiği tebessümü artık üşütür adamı…
—Tebessümün bile üşüttü yüreğimi haklısın artık bu ev üşütüyor avuçlarımı…
Kadın keser adamın sözünü bir katilin kurbanını övmesine benzetir adamın çabasını sükûnetine hükmedemez artık sesi yükselir.
—Avuçların başka bedende dolaşırken beni aramadın, yetinemedin kırdın cümlelerinle kanımı dondururken ihanetin nasıl eskisi gibi güler gözlerim… Der ve elleri daha hızlı hareket eder eşyalarını toplarken gözyaşları üzerindeki hâkimiyeti her an son bulabilir çünkü. Adam savunmak ister kendini
—Mutlu değildim başka bedende sensiz pişmanım ne olur affet. Der ve ağlar…
Bu duvarlar mutluluğu doyasıya yaşamıştır ama hüzün en koyu rengini sıçratmıştır onlara da. Kadının toplanması bitmiştir.
—Ellerin mutsuzda değildi o bedende. Der
Valizini alır eline kapıya yürürken hıçkırıklar karışır birbirine. Adam utanarak cevabı bile bile sorar kadına son kez
—Gerçekten gidecek misin?
Hayal kırıklıkları batmış kadının yüreğine bir kez sevmiş ama nafile yaraları engel kalmasına. Bakmaz bile sevdiğinin gözlerine sonkez. Bilir çünkü değerse gözleri gözlerine gidemez ağlarken zorla cevap verir
— Kalmam neyi değiştirir ki…
Ve kapıyı kapatır…


BİR İHANETE BEDEL AYRILIK. SEVERSEN NEDEN BİR BAŞKASINA İHTİYAÇ DUYARSIN Kİ AŞKIN VE SEVGİNİN SIFATI OLDUĞUNA İNANMIYORUM ANCAK
İHANET BİR NEDEN OLMAMALI AYRILIĞA ÇÜNKÜ VAZGEÇMEKTE BİR İHANETTİR YAŞANILAN GÜNLERE NEYSE EĞER BEĞENİRSENİZ BİR ADAM BİR KADIN HİKAYELERİM DEVAM EDECEK....
 

Konuyu şu anda okuyanlar : (Users: 1, Guests: 0)

Giriş yap