Bir güzel hikaye

  • Konbuyu başlatan zeymak
  • Başlangıç tarihi
Z

zeymak

#1
Adamın biri artık karısının eskisi kadar iyi
duymadığından korkuyormuş ve
karısının işitme cihazına ihtiyaç duyduğunu düşünüyormuş.
Ona nasıl yaklaşması gerektiğinden emin değilmiş.
Bu durumu konuşmak için aile doktorunu aramış; doktor adamın
karısının ne kadar
duyduğunu anlayabilmesi için basit bir yöntem önermiş.
"Yapacağın şey şu, karından 40 adım ileride dur, normal bir
konuşma tonuyla bir
şeyler söyle; eğer duymazsa 30 adım ilerisinde aynı şeyi
tekrarla,
sonra 20 adım;
cevap alana kadar aynı şeyi tekrarla"
O akşam karısı mutfakta akşam yemeğini hazırlarken adam işlemi
uygulamaya koymuş.
40 adım uzaklıktan karısına normal bir konuşma tonuyla seslenmiş
"Hayatım bu akşam yemekte ne var?"
Cevap yok
Mutfağa biraz yaklaşmış. Mesafeyi 30 adıma indirmiş ve soruyu
tekrarlamış "Hayatım bu akşam yemekte ne var?"
Gene cevap yok
Mutfağa biraz daha yaklaşmış, mesafe 20 adım ve tekrar sormuş
"Hayatım bu akşam yemekte ne var?"
Hala cevap yok
Adam mutfağın kapısına gelmiş artık mesafe iyice azalmış ve
soruyu
tekrarlamış
"Hayatım bu akşam yemekte ne var?"
Gene cevap alamamış
Bu sefer karısına iyice yaklaşmış ve aynı soruyu tekrar sormuş
"Hayatım bu akşam yemekte ne var?"
"Hayatım beşinci kez söylüyorum, Tavuk"

Hikayenin ana fikri:
Belki de genelde düşündüğümüz gibi problem daima karşımızdaki
kişilerde olmayabilir.
Problemlerin sebebini birazda kendimizde aramalıyız

Saygılarımla.
 
L

Lamia

#2
Ynt: Bir güzel hikaye

Gerçekten güzel bir hikaye. Başkalarının hatalarını düşünmek ne kadar kolay bir yol. Başkalarının hatalarından önce kendimizin hatalarını gözden geçirmek ise zor olan olsa gerek. Herkes kendi hatasının farkına varsa, ve hatasını düzeltse dünyada sorun da kalmazdı ki zaten. Hata ortadan kalkardı. Bunun zor bir şey olmadığı açık. Ama biz kendimizi eleştirmekten kaçıyoruz. başkalarını eleştiriyor, onların suçlarını arıyoruz. Neden ben nerede yanlış yaptım sorusunu kendimize sormuyoruz? Kolay olanı yapıyoruz, çünkü tembeliz doğrudan kaçıyoruz, bunun farkına varıyoruz, ancak nedense hep geç kalıyoruz. İnsan ne zaman kenidni eleştirmeye başlarsa, işte o zaman doğru yolu bulmaya az kalmıştır. Kusurlarını görmekten aciz olan insanla konuşamazsın, o insana fikir sunamazsın, kendi doğrularından başkasını kabul ettiremez, onunla asla anlaşamazsın. Kendini eleştirmelisin, eleştiriye açık olmalısın, yürüdüğün yolun yanlış olduğunu anlarsan o yoldan dönmelisin, vazgeçmek de önemli, bunu da çok iyi bilmalisin.
 
Z

zeymak

#3
Ynt: Bir güzel hikaye

zaten asıl sorunu insan oğlunun kabullenememek,vazgeçememek değilmidir?her insanın kendi doğruları vardır,olmamlıdırda.bu hikayedeki durum biraz daha farklı.
belki görürüz,duyarız,farkındayızdır ama yedirememek... zaman işi.

yorum için teşekkür ederim.
sağlıcakla...
 
L

Lamia

#4
Ynt: Bir güzel hikaye

Evet burda kabullenememekten ziyade yanlış anlama söz konusu.
 
C

cengaver

#5
Ynt: Bir güzel hikaye

güzel bir hikaye...Hikayenin özünde anlayış daha ağır basıyor...anlayan göz olsun,evlilikler de arkadaşlıklar da hep güzel ve sorunsuz olur zaten.Ama iş yedirememeye girerse burada tıkanır kalır herşey..
yazı için teşekkürler...sağlıcakla
 

Giriş yap