Bir hikaye...

  • Konbuyu başlatan SERTER
  • Başlangıç tarihi
S

SERTER

#1
“Bize tırnak ucu kadar umut bırakmadı yaşantımızdan artakalan zaman,ne varsa içimizden söküp gitti.” Diye yazıyordu defterine.

Sonra birden acil duyguların pekişmesi gibi genzini yakan ve damarlarını şişiren bir hal meydana gelmeye başladı vücudunun ben merkezinde.damarlarından zihnine akıp ,kendi kendine bir süliet kazanan ,bütün negativitenin kaynağıyla karşı karşıya geldiğini hissetti.karşısında yüzü ve vücudu belli olmayacak kadar karartılı bir köşede duran koltukta birinin var olduğunu hissetti ve ürperdi.
Şimdi içine düştüğü durumun ayırdına varma muvazenesini gösteremiyordu. Çünkü zihninin gerilerinde bu durumu kabulleniyor fakat mantık sınırında ihtimal veremiyordu. Kendi içinde garip bir zıtlaşma daha yaşıyordu. Kulaklarındaki çınlama bir dursa belki bir şeyler düşüne bilirdi. ama dahada korkuncu oldu.
kulaklarındaki çınlamayı koltuktan gelen ses kesti.
-şaşırdınmı?
 
S

SERTER

#2
Ynt: Bir hikaye...

devamını yorumlara göre göndereceğim. değerlendirmelerinizi bekliyorum
 
Katılım
29 Ağu 2007
#3
Ynt: Bir hikaye...

SERTER' Alıntı:
“Bize tırnak ucu kadar umut bırakmadı yaşantımızdan artakalan zaman,ne varsa içimizden söküp gitti.” Diye yazıyordu defterine.

Sonra birden acil duyguların pekişmesi gibi genzini yakan ve damarlarını şişiren bir hal meydana gelmeye başladı vücudunun ben merkezinde.damarlarından zihnine akıp ,kendi kendine bir süliet kazanan ,bütün negativitenin kaynağıyla karşı karşıya geldiğini hissetti.karşısında yüzü ve vücudu belli olmayacak kadar karartılı bir köşede duran koltukta birinin var olduğunu hissetti ve ürperdi.
Şimdi içine düştüğü durumun ayırdına varma muvazenesini gösteremiyordu. Çünkü zihninin gerilerinde bu durumu kabulleniyor fakat mantık sınırında ihtimal veremiyordu. Kendi içinde garip bir zıtlaşma daha yaşıyordu. Kulaklarındaki çınlama bir dursa belki bir şeyler düşüne bilirdi. ama dahada korkuncu oldu.
kulaklarındaki çınlamayı koltuktan gelen ses kesti.
-şaşırdınmı?

Anladığım kadarıyla post moder bir hikaye yazmak istemişsisniz. İfadelerinizin bazılarında belirsizlik var. Mesela "acil duyguların pekişmesi" ifadesi net bir ifade olmadığı gibi acil duyguların pekişmesini nasıl geniz yakan ve boğaz şişiren bir duruma benzettiniğinizi anlamadım. Ben ikisi arasında bir benzerlik ilgisi kuramadım.

"negativite" gibi anlamı tam olarak bilinmeyen yeni kelimlerle eskiden dilimize giren "muvazene" kelimesini bir arada kullanmışsınız.Ayrıva insan içine düştüğü durumun muvazenesine (dengesine) nasıl varır? .....,,

"Çünkü zihninin gerilerinde bu durumu kabulleniyor fakat mantık sınırında ihtimal veremiyordu" bu cümledeki birinci hata çünkü ve fakat gibi neden bildiren iki edatıbir cümlede kullanmanız olmuş. İkinci hata ise bu cümlenin de diğerleri gibi netliği yok

Diğer aksaklıkları yazmıyorum. Ama size tavsiyem yazdığınız cümleyi okuyan kişi sizin ne demek istediğinizi anlasın. Anlaşılmaz olmak çok iyi bir yazar havası katabilir uzaktan. Ama cümlelerin mantıksal zeminin göz ardı etmeyin derim...Bu yazdıklarım sadece tavsiye niteliğinde siz sormuşsunuz ben de yazdım:))
 

UluğBey

Sükût gibi münzevi, çığlık gibi hür.
Katılım
27 Ara 2005
#4
Ynt: Bir hikaye...

Mai arkadaşımızın "post modern bir hikaye yazmak istemişsiniz" görüşüne katılıyorum.Hikaye denemenizde daha önce hiç duymadığım kelimeler gördüm, post modern yazarlar gibi.Her ne kadar bu anlayışta yazılan yazıları onaylamasam da aralarında yenilikçi ruha sahip güzel şeyler çıkarabilen yazarlar var.Örneğin Can Dündar bunlardan biri.Post modern bir yazar olan Can Dündar'ın beğendiğim yazıları olduğu gibi bu ne ! dediklerim de var.

Şimdi içine düştüğü durumun ayırdına varma muvazenesini gösteremiyordu.

Kalınlaştırdığım kelimeler Mai'nin belirtmediği ve dikkatimi çeken kelimelerden.Bu iki kelimeyi aynı cümlede görmek ilginç.

Daha başka şeyler de söylenebilir.Ben ilk okuyuşta anlaşılan ya da sadece tek anlamı olan yazıları sığ görüyorum.Yazılan bir denemede yahut hikayede ilk okuyuşta anlaşılan, ikinci okuyuşta anlaşılan ve sadece yazarının ya da yazarı tanıyanların anlayabileceği kısımların olması gerektiğine inanıyorum.
 
S

SERTER

#5
Ynt: Bir hikaye...

sağol...

fakat ve çünkü konusunda biraz daha bişiyler okuyun derim ben.
yada içinde bu iki arkadaşın olduğu cümleler kurun o belirttiğiniz cünlede fakat sadece bağlaçtır -ama -lakin -yalnız anlamlarını karşılar fakat neden bildirmez bağlaçtır çünkü nedeni çünküye bırakalım.

gelelim negativiteye bunu sizin kültürel eksikliğinize vermek durumundayım
muvazene kelimesi -içine düştüğü durumun dengesizliğini nasıl anlatabilirdimki:)
siz anlayasınız diye değil mai.
yorum yapmanızı istedim sizden (siz olsaydınız nasıl yazardınız demedim).
evet zihnimizin(bilinç) gerilerinde kabullendiğimiz (fakat) mantığımıza sığdıramadığımız okadar şey varki. her bildiğimiz mantık sınırlarında olmaya bilir.

post yada tost(herneise) rönesans devri ressamları (rönesansı yaşadıklarını bilmeden çizdiler yada lale devrini yaşadığını kim söyledi dersiniz Nedimi ye

neyse devam ....
 
S

SERTER

#6
Ynt: Bir hikaye...

kapıaya koşup odayı terk etmek istedi. ama kapı yoktu yerinde kapıyı bulamıyordu yüzlerce kez çıkıp girdiği kapıyı bulamıyordu. oda dönmeye başladı yada başı döndüğü için böyle hissediyordu. etrafda buda rahiplerinin ainlerinde kullandıkları vecd hali sesler duyuyordu.
uğultular duvarlara çarpıp yankı yaptıkça kulaklarına doluyordu.
öyle bir çığılık çıkmak üzereydiki... tutması imkansızdı.
ciğerleri odanın bütün oksijenini çekmişcesine gerildi, diyaframına kadar hava doldu gerildi,gerildi,gerildi....
gözlerini açarak vede salyalar saçarak.
- kimsiiiiiiiiin sennnn? diyebildi ve küçülü verdi o gerilmiş ve şişmiş vücudu.
karşılığında aldığı cevap dünyaynın dönmesini bir an duraksatacak kadar korkunç. eşyanın bütün renklerini sökecek kadar donuk. tüm anlayışları alt üst edecek kadar şaşırtıcı ve fıtratını hiçte garipsetmeyecek kadar küstahdı.
-"o" yum İBLİS....
 
S

SERTER

#7
Ynt: Bir hikaye...

bu sesin tepkisi süresi içinde meydana gelen -ses,sesin kaynağı,sesin havada aldığı yol, sesin hedefi,sesin işitilmesi istenen kulağa varış süresi- zincirinin ilk halkasından son halkasına varıncaya kadar başkabir fizik hadisesi meydana getirerek-ses,sesin duyulması,beyne iletilmesi ve kılcallarına kadar idark... döngüsü içerisinde zaten varlığı zedelenmiş daracık odanın duvarlarını bütün madde teorilerini öteleyerek iç içe geçirdi.
yerde; bütün anlamları bir anlık yitirmek arzusunda susuz cayır cayır yanan bir adam kala kaldı.
koltukta küstah ve küstahlığı karşısında aptalaşan adama bakan karanlık bir varlık
- "şimdi şaşırmak yok" dedi içinde bir başka ses sıcak ve güven veren. "şimdi korkmak yok"
şimdi gerçekle gerçekten yüzleşmek vakti yüzleşebilmek vakti kabullenmek durumu kendi içinde muhakeme etmek ve kabullenmek ne yaparsan yap "o" orada.
son sözler ürperticiydi " "o" orada"
 

Konuyu şu anda okuyanlar : (Users: 1, Guests: 0)

Giriş yap