Bir Hikâyem Var ;)

Kâşif Çelebi

Dîvân Üyesi
KIRLANGIÇLAR GÍBÍ
Bugün bir kırlangıç gibi hissediyorum ve bir kırlangıç hikayesine davet ediyorum sizleri.
Alabildiğine açıyorum kanatlarımı,masmavi gökyüzü uzanıyor önümde.Özgürlük diyorum müthiş bir şey.Hele bir de kanatların varsa çıkar tadını,uç uçabildiğince seni bekleyen sıcacık iklimlere.
Ve nihayet yolculuk bitti.Görebiliyorum artık yeşile boyanmış manzarayı.Rengarenk çiçekler açan,mis gibi kokusuyla misafirine kolonya sunan ev sahibi misali karşılıyor bir kiraz ağacı beni.
Gel,diyor."Yuvanın mekanı ben olayım.Seç dallarımdan istediğini.Hemen işe koyul."
Bu teklif beni sevindiriyor.Onca yolun yorgunluğu kanatlarımdan bir anda siliniyor.Etrafı izliyorum.Harca kullanacağım su için göl işte orada.Minik çubuklar bulabileceğim orman hemen yanıbaşında.Kiraz ağacı,göl,orman arasında adeta dans edercesine gidip geliyor,kiraz ağacının bu inceliğine teşekkür mahiyetinde melodiler mırıldanarak yuvamı kurmaya koyuluyorum.Güneş kanatlarımı ısıtıyor,bir yandan da beni izliyor.O da anlamış olmalı heyecanımı.
Serçeler!Daima hazıra konmayı seven,sesleri güzel olduğu için kendilerini minik kuşların efendisi sanan egosu yüksek kibirli kuşlar!Yuvamı sabote etmeye başladılar bile.Neyse ki onlarla nasıl uğraşacağımı artık biliyorum.Zira geçen yaz binbir emekle ördüğüm yuvamı ele geçirmiş içine yumurtalarını bırakacak kadar kendilerini yuvamın sahibi zannetmişlerdi.Bir şekilde bu sorunu çözmeliydim.Sonunda aklıma gelen şeyi gece yapmaya karar verdim ve plan yaptım.Onlar uykuya daldığında yuvanın ağzını sessizce çamurla kapattım.Bu onların canını çok sıkmıştı.Sabah olduğunda yuvayı terk etmişlerdi.Ben de düzeltip kış gelene kadar yuvamın tadını çıkarmıştım.
Bu sene de aynı şey olmasın diye düşüncelere dalmış yine plan yapıyordum.Neyse ki gerek kalmadı.Yuvamın temelinde biraz oyalanıp gittiler.Belki de kiraz ağacı onlara bir şeyler fısıldadı kim bilir?
Mekik dokuma nihayet bitti ve işte yuvam mükemmel görünüyor.Ardını,etrafını bir güzel temizledim,düzelttim.Biz kırlangıçlar titizliğimiz ve çalışkanlığımızla biliniriz. Tam bu başarımın keyfini çıkarmak için bestelerimden birini şakımaya başlamak üzereyken hayatımda gördüğüm en güzel kirpiklere sahip bir kırlangıç kondu yanıbaşıma.Bu güzellik beni mest etti.Şakımak ne kelime bir "cik" sesi bile çıkartamadım.Kiraz ağacının çiçekleri bu duruma sessiz kalamadı hemen hafif esen rüzgarla birlikte kokularını iyice yaydılar etrafa.Dallar bir salıncak edasıyla sallanarak keyifli bir ortam oluşturdu.O dakikalar hiç bitmesin istedim.O güzeller güzeli kırlangıcın kirpikleri bir ok gibi saplanmıştı kalbime."Serçeler gelip beni alt etti,öldüm ve şu an kuş cennetindeyim sanırım." diye düşünürken sessizliği bozan bir baykuş:
"Siz buralarda yenisiniz galiba.Anladığım kadarıyla genç bir çiftsiniz.Serçelere karşı dikkatli olun.Canınızı sıkabilirler."diyerek bilgiç bir tavırla nasihatler vermeye başladı.Fakat ben onu hayal meyal duyuyordum. Gözlerimi karşımdaki güzellik abidesinden alamıyordum.Güneş batmak üzereydi.Son ışıkları rüya kirpiklerin sahibinin kahverengi gözlerine vuruyordu.Bu görüntü beni bambaşka bir iklime götürdü.Bu manzara hiç kaybolmasın,güneş hiç batmasın istiyorum ki rüyadan uyanmayayım.
Fakat sonunda güzel de olsa,hiç bitmesin istesen de rüyadan uyanmak gerçeği var ve bazen gerçekler rüyalardan daha güzel olabilir.
Kahve kokulu gözlerin sahibi:"Buralara hoşgeldiniz.Yerleşmek için çok güzel bir ağaç seçmişsiniz.Baharda kiraz çiçeklerinin arasında şakımak gibisi yoktur."diyerek hayatımda ilk kez duyduğum ve duymanın müthiş bir lütuf olduğunu anladığım o anı yaşatmış oldu bana.
Sonra ne mi oldu?Kiraz çiçeklerinin arasında birlikte şakımaya karar verdik.Serçeler mi?Onlar ara sıra geliyor evet.Fakat bende bu Aşk varken serçeler de neymiş şahin sürüsü gelse vız gelir ;)
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Gönlüne sağlık...iyi bir okur değilim.kırlangıçlara bir çok anlam yükledi şairler ve yazarlar...tasavvuf anlamı daha çok cezbediyor beni.
Hz.Süleyman r.a. dan rivayet odur ki kırlangıçlar zikirleri "ne edersen onu bulursun"
Kırlangıçlar hüzün taşır.sen günlük yaşamında bir günü anlatmışsın.meşrebin gereği iyiyi ,güzeli ,aşkı bulmuşsun sen.:)
Gönülde ne varsa o dökülür dilden.ellerine sağlık güzel bir gün kırlangıçlarla.
 

Kâşif Çelebi

Dîvân Üyesi
Gönlüne sağlık...iyi bir okur değilim.kırlangıçlara bir çok anlam yükledi şairler ve yazarlar...tasavvuf anlamı daha çok cezbediyor beni.
Hz.Süleyman r.a. dan rivayet odur ki kırlangıçlar zikirleri "ne edersen onu bulursun"
Kırlangıçlar hüzün taşır.sen günlük yaşamında bir günü anlatmışsın.meşrebin gereği iyiyi ,güzeli ,aşkı bulmuşsun sen.:)
Gönülde ne varsa o dökülür dilden.ellerine sağlık güzel bir gün kırlangıçlarla.
Evet tasavvufi yönleri daha cezbediyor insanı lâkin bizim ne haddimize Feridüddin Attar misali kuşların dilinden anlamak onların hikayesini yazmak.Ancak araştırma inceleme tarzı bir makale sunabilirim sanırım bu konuda ona da bakacağım ama ;) Güzel düşüncelerin,dileklerin için eksik olma @evla Kendim dört duvar bir dairede otursam da aklım hayalim kalbim hep doğada yaşar,hayvanların her türlüsü dostum olur.Aslan Kral,Bambi,Arı Maya ve Heidi en sevdiğim çizgi filmlerindendi;)
 

Kâşif Çelebi

Dîvân Üyesi
KIRLANGIÇLAR
Kırlangıçlar geri döndü. Yaklaşık 20 gram ağırlığındadırlar ancak uçuşta 5000 km'den fazla yol kat etmişlerdir. Sahra Çölü'nü geçtiler. Akdeniz üzerinden uçtular,
dinlenmek nedir bilmeden. Fırtınalar ve rüzgarlarla savaştılar, kavurucu güneş umurlarında değil. Olağanüstü bir şey yaptılar.
Ve şimdi evlerimizin çatılarının altında yaşayacaklar .Yavruları olacak.
***
Bir kırlangıç, günde 850 sinek ve sivrisinek yiyebilir. Bir çift günde yaklaşık 1.700 sinek ve sivrisinek öldürebilir. Bundan daha etkili ve çevre dostu bir böcek ilacı yoktur.
Onlara hoş geldiniz diyebilmeliyiz..
En önemlisi onlara zarar verme!

Screenshot_2021-05-11-19-24-44-43.jpg
 

Kâşif Çelebi

Dîvân Üyesi
Bir Aşk Hikayesi

Aşkların en güzeli...

Seven bir kocanın eşine 30 yılda hazırladığı hediye.
Japonyada 1956 da evlenir Kuraku çifti. Ancak 3 yıl sonra bayan Kuraku , ateşli bir hastalıkla kör olur. Sadece iki yıl çaresiz geçen hayat. Koca , Kim Kuraku 1961'de mandıra yapacakları bu evin etrafına , aynı familyaya ait fakat her biri farklı kokulu çiçekleri ekmeye başlar. Amacı , canı gibi sevdiği eşinin kokular sayesinde yönünü kolay bulmasıdır. 30 yıl boyunca, evin bütün arazisini 128 çeşit farklı kokulu çiçekle donatır. Bayan Kuraku ezberler her bir kokuyu. Ayağı bile tökezlemeden bütün çiftliği ve yolların fotoğrafını hafızasına çeker. Kokular artık onun gözleridir.
 
Tüm sayfalar yüklendi.

Benzer konular

xen

Üst Alt