Tadımlık

Büyük Derbi: İnsanlık futbola karşı

EnesBey

Divan Üyesi

Büyük Derbi: İnsanlık futbola karşı





İyi bir karikatürcü olsam insanın beynini çizerdim ilk olarak. Bir beyin, beş farklı kare. Birinde kaleci, diğerinde savunma mevkii, diğerleri de sırasıyla: orta saha, ceza sahası ve olmazsa olmaz seyirciler.

Futbollaşıyor beyinlerimiz. Konuştuklarımız, duyduklarımız, okuduklarımız… Kısaca her yol futbola çıkıyor.

Dünyayı hakemler yönetiyor, devrimleri golcüler yapıyor, çağ açıp kapatıyor gol kralları. Kalelerin düşmesine izin vermiyor savunma oyuncuları. Kaleci kalenin en aşılmaz suru.

Matematik; atılan ve kaçırılan golleri hesaplasın. Tarih; futbolun geçmişini, futbolcuların, yöneticilerin hayatını yazsın, dersler çıkarsın seyirciler. Fizik; kurallarını futbolda sergilesin yalnız.

Coğrafya; sahanın alanını, kalenin ebatlarını, maç günü hava koşullarını incelesin.

En büyük endüstrilerden birisi artık futbol. Konuşa konuşa, yaza yaza yedi harikamızın birincisi yaptık çok şükür(!) futbolu. Sabah kahvaltılarında, okul sıralarında, banka kuyruklarında, akşamsefalarında, komşu oturmalarında, orada burada… Velhasıl hayatın her alanında.

Filler kavgasında çimenlerin ezilmesinin en mükemmel örneğini görüyoruz. Nedenini dahi bilmediğimiz partizan bir tutum sergiliyoruz. Birileri kazanıyor, biz konuşuyoruz.

Onlar zenginleştikçe daha da çok konuşuyoruz. Eşimize dostumuza küsüyoruz. Sırf rakip takımı tutuyor diye kardeşimizle tartışıyoruz, çocuklarımızı azarlıyoruz. Paramız, zamanımız, hatta canımız bu uğurda heba olup gidiyor. Ekmeğe ayırmadığımız parayı futbola hiç mi hiç acımadan harcıyoruz.

Televizyon mu almıyoruz sırf futbol için, statlara mı gitmiyoruz? Çocuklarımızı eskimiş ayakkabılarla gönderiyoruz okuluna ama kendimize gözümüzü kırpmadan çeşit çeşit formalar alıyoruz. Küfürler, kavgalar, silahlar ve hiç uğruna ölümler…

Formalar kitaplardan çok satıyorsa bir yerde, o yere ölüm yağıyor demektir. Fikir alışverişi yerine geveze bir taraftar rolünü üstleniyorsa insanlar, ruhlar yitirilmiş demektir. Şiirler ve güzel sözler yerine küfürler ve argo sözcükler tüketiliyorsa durmaksızın, dünya kayıp demektir.

Futbollaştı kalbimiz. Masallar anlatılırdı eskiden, bilinmedik diyarların gizemli başrol oyuncusuyduk hepimiz. İmkânsızı başarırdık çoğu zaman. Devlerle dövüşür, ejderhaları yenerdik. Padişahın kızına gönül verirdik, ölümüne boğuşur, amacımıza ulaşırdık. Şimdiyse ortalıkta dönüp duruyoruz avare, başıboş. Topa her vurulduğunda gönlümüze bir tekme iniyor aslında. Duygusuz, hissiyatsız bir kimliğe bürünüyoruz. Doksan dakikaya değişiyoruz hayatımızı.

Üç ihtimal vardır hep. Ya yenersiniz ya yenilirsiniz ya da yenişemeyerek ayrılırsınız sahadan. "Yenemiyorsan da yenilmeyeceksin." Böyledir kural. Oysa her defasında kaybeden birileri vardır. İşte bu grubu her zaman izleyiciler; yani zamanını, malını, benliğini bir yerlerde bırakanlar oluşturur.

Gazetelerin en az üç sayfası, televizyon programlarının beş saati, hayatımızın on altı saati (sekiz saat uyku) futbola ayrılmış durumda ülkemizde. İstanbul un fetih gününü bilmeyen insanımız hangi takımın hangi tarihte hangi takımı hangi skorla yendiğini biliyor.
Futbollaştı ruhumuz, ölüyoruz.
İlk yarı bile bitmedi daha. Futbol: 10 - İnsanlık: 0
Ben çekiliyorum.

eyyüp akyüz​
 

seb-engiz

- *Tiryandafil -
Ynt: Büyük Derbi: İnsanlık futbola karşı

Doğrusu (futbol adına) bir erkekten beklenmeyecek bir yazı olmuş. Yazdıklarınızda haklısınız.Futbol gereğinden fazla hayatımızın içinde...
 
G

gülücüğüm

Ynt: Büyük Derbi: İnsanlık futbola karşı

futbol artık ne bir spor, ne de bir eğlence..
bazılarınıza ağır gelecek belki ama futbol artık bir DİN!
 

Hatırlatma

Lütfen alıntıladığınız içeriğin dış linkini değil içeriğin kendisini paylaşınız.Siyasi yazılar paylaşmamalıyız.Alıntıladığımız yazarın yazarını paylaşalım.Yayınlanan yazılardan divan sorumlu tutulamaz.

Benzer konular

Bu içeriği görüntüleyen kullanıcılar (Kullanıcı: 0, Ziyaretçi: 1)

Üst Alt