Bugün gönlünün okuduğu şiir..

  • Konbuyu başlatan gülücüğüm
  • Başlangıç tarihi

Simurg

sabır & edeple
BU DÜNYAYA ZAZA GELDIM
Yaz gününde güze geldim
Zor günümde size geldim
Doğduğum gün göze geldim
Yare yare deli gönül

Sevdalanıp naza geldim
Yürek yürek ize geldim
Saz döşünde köze geldim
Yalım yalım deli gönül

Kantar oldum aza geldim
Yağmur olup buza geldim
Ateşlenip öze geldim
Hare hare deli gönül

Şarkılanıp söze geldim
Rüzgarlaiıp hıza geldim
Bu dünyaya Zaza (bi-can) geldim
Çağıl çağıl deli gönül

Ali Asker
 

Dilhun

Dîvân Üyesi
BU DÜNYAYA ZAZA GELDIM
Yaz gününde güze geldim
Zor günümde size geldim
Doğduğum gün göze geldim
Yare yare deli gönül

Sevdalanıp naza geldim
Yürek yürek ize geldim
Saz döşünde köze geldim
Yalım yalım deli gönül

Kantar oldum aza geldim
Yağmur olup buza geldim
Ateşlenip öze geldim
Hare hare deli gönül

Şarkılanıp söze geldim
Rüzgarlaiıp hıza geldim
Bu dünyaya Zaza (bi-can) geldim
Çağıl çağıl deli gönül

Ali Asker


Teşekkür ederiz:)

Evrensel olan müzik değil acılardır.
 

Simurg

sabır & edeple
Insanin kendi memleketlisine rastlaması gibi birşeydi değil mi :) @Dilhun ziyadesiyle önemli değil
 
Ü

Üye silindi(kendi isteğiyle)

Ümit Yaşar Oğuzcan – İmkansız Aşk

Falcı kadın yalan söylüyor yalan
Bizi birbirimiz için yaratmış Tanrımız
Nasıl mümkün değilse
Yıldızları toplamak gökyüzünden
Öylesine imkansız bir şey aşkımız

Kurudu gölgesinde oturduğumuz ağaçlar
Bahçelerde sevdiğin çiçekler kalmadı
Sadece hatıralarda ebedi olan
Vazgeçemediğimiz, unutamadığımız
Onlar bile bize yar olmadı

Unut benden kalan ne varsa
Unutmak tesellidir yalnızlığın
Güneşi bir kadeh şarap gibi içip
Delicesine sarhoş olmak
En güzel tarafı imkansızlığın

Ümitlerimiz fırtınalı denizler ortasında
Bir hurda teknedir şimdi
Dalgalar dünden daha zalim
Rüzgar daha hoyrat
Ne bulut var ufuklarda ne gemi

Mevsimler toz pembe değil
Gündüzler gecedir, geceler zindan
Güneşin doğmasını beklemek boşuna
Boşuna artık medet ummak
Taş kalpli zamandan

İnan ki! Kırılmış bir ayna gibi
Paramparça, kırık dökük aşkımız
Çaresizliğin, ümitsizliğin türküsü
Türkülerin en içlisi, en hüzünlüsü
Büyük aşkımız
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Şiiri okuyan hariç,şiiri beğendim.
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
...../Sinirlerim berbat bu gece.
Berbat. Kal benimle. Konuş benimle.
Neden hiç konuşmazsın.
Konuş.
Neyi düşünüyorsun? Ne düşüncesi bu? Ne?

Hiç bilmiyorum neyi düşündüğünü.
Düşün.”
Düşündüğüm şu: Biz, sıçanların geçitindeyiz Ölü adamların kemiklerini yitirdiği yerde. “Nedir bu gürültü?”
Rüzgârdır kapının altında.
“Nedir bu gürültü şimdi?
Nedir rüzgârın yaptığı?”
Hiçbir şey yine hiçbir şey.
“Bilir misin hiçbir şeyi?
Görür müsün hiçbir şeyi?
/...
T.S. Eliot /Çorak Ülke
 

ferahsan

Dîvân Üyesi
Mutsuzluktan söz etmek istiyorum
Dikey ve yatay mutsuzluktan
Mükemmel mutsuzluğundan insansoyunun
sevgim acıyor

Biz giz dolu bir şey yaşadık
onlar da orada yaşadılar
Bir dağın çarpıklığını
bir sevinç sanarak

En başta mutsuzluk elbet
Kasaba meyhanesi gibi
Kahkahası gün ışığına vurup da
ötede beride yansımayan
Yani birinin solgun bir gülden kaptığı frengi
Öbürünün bir kadından aldığı verem
Bütün işhanlarının tarihçesi
Bütün söz vermelerin tarihçesi
sevgim acıyor

Yazık sevgime diyor birisi
Güzel gözlü bir çocuğun bile
O kadar korunmuş bir yazı yoktu
Ne denmelidir bilemiyorum
sevgim acıyor
Gemiler gene gelip gidiyor
Dağlar kararıp aydınlanacaklar
Ve o kadar

Tavrım bir şeyi bulup coşmaktır
Sonbahar geldi hüzün
Kış geldi kara hüzün
Ey en akıllı kişisi gündüzün
sevgim acıyor
Kimi sevsem
Kim beni sevse

Eylül toparlandı gitti işte
Ekim falan da gider bu gidişle
Tarihe gömülen koca koca atlar
Tarihe gömülür o kadar

Turgut Uyar
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Benim aklım fikrim sende, senin gelişinde, seni ne zaman göreceğim de, seni nasıl göreceğim de, beni görür görmez ne diyeceğinde…
N.Hikmet
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
"Aklım ermiyor of,ne haldir bu!
Yaşamak için dert ,mihnet kaygu;
Bir zevkle bedel bin acı duygu;
Duygusuz felek sorar ağlarım."
Ağlarım şiirinin beğendiğim kısmı İhsan Raif Hanım.
 

adlena

Dîvân Üyesi
son umut kırılmıştır
kaf dağı'nın ardındaki
ne selam artık ne sabah
kimseler bilmez nerdeler
namlı masal sevdalıları
evvel zaman içinde
kalbur saman ölür

Atilla İlhan
 

adlena

Dîvân Üyesi
Seni düşünürüm güvercinler havalanır birden
Çarpa çarpa senin göz kapaklarına
Ruhum hep dirilecekse seninle böyle
Sesim yürümeyi öğrenen bir çocuktur

Ahmet Edip Başaran / Hızır'ı Beklerken
 

adlena

Dîvân Üyesi
bedenim üşür, yüreğim sızlar.
ah kavaklar, kavaklar

beni hoyrat bir makasla
eski bir fotoğraftan oydular.

orda kaldı yanağımın yarısı,
kendini boşlukla tamamlar.

omuzumda bir kesik el,
ki durmadan kanar.

ah kavaklar, kavaklar
acı düştü peşime ardımdan ıslık çalar.

metin altıok
 

adlena

Dîvân Üyesi
Sen yağmurlu günlere yakışırsın
Yollar çeker uzak dağlar çeker uzak evler
Islanan yapraklar gibi yüzün ışır
Işırsa beni unutma

Alır yürür sıcak mavisi gökyüzünün
Kuşlar döner uzun yağmurlardan sonra bir gün
Bir yer sızlar yanar içinde büsbütün
Her şeye rağmen ellerin üşür
Üşürse beni unutma

Yeni dostlar yeni rüzgârlar gelir geçer
Yosun muydum kaya mıydım nasıl unuttular
Kahredersin başın önüne düşer
Düşerse beni unutma

Gülten Akın
 

adlena

Dîvân Üyesi
kaf
bugün gözlerin çizgi
bilmem hangi hattat seni ömrüme çizdi
şimdi çırpınıyor dudaklarımda beyaz kelimeler
bıraksam uçacak gittiğin yerlere
bırakmasam ruhsuz bir beden kalacak geriye

Mehmet Özger
 

adlena

Dîvân Üyesi
“insan tanıdık birini arar kötü kararlar verirken
kolların hafızası en doğruyu hatırlar
ezbere bir türkiye haritası çizersin birini özleyince
ellerin tanımadık bir meleğin elleriyle değişir
karadeniz kavisinde
modern resmin bilmediği bir kavis
sıcak bazlama, iyi soğuk, ciğerde esen rüzgar
tanrı'dan makyaj dersi; güzellik mecburidir”

Osman Konuk
 
Tüm sayfalar yüklendi.

Benzer konular

Üst