Bugün gönlünün okuduğu şiir..

  • Konbuyu başlatan gülücüğüm
  • Başlangıç tarihi
Katılım
16 Eyl 2009
Ynt: Bugün gönlünün okuduğu şiir..

 Bugün, birden aklıma gelip, akşama kadar tak tak dediğimdir.


...............................
Beyaz iplik sert iplik ve tak tak
Yuvarlak top küçük top ve tak tak
Ping-pong masası varla yok arası
Ben ellerim kesik varla yok arası
...... Öpüçüğüne eyvallah ve tak tak
Beraber sinemaya ... evet ... ve tak tak
Ping-pong masası varla yok arası

Öküzün gözü veya dananın kuyruğu
Kadifekale veya Sen nehri
Ha Sezai ha ping-pong masası
Ha ping-pong masası ha boş tüfek
Bir el işareti eyvallah ve tak tak
Gözlerin ne kadar güzel ne kadar iyi
Ne kadar güzel ne kadar sıcak
Tak tak tak tak tak tak tak
 
Katılım
16 Eyl 2009
Firuzan.

nasılsın?

portakalı soyup başucuma koymuş gibi
iyiyim…
dün
ecnebi bir sokağa fısıldadım durdum
gözlerimi kapattığımda neden düz çizgilerden yürüyemediğimi
ben gör müyüm firuzan ?

nasılsın?
kuş bakışı bir acıyı haritaya düşürmüş gibi
iyiyim …
bbc radyosunu dinlerken ikinci bir radyo açıyorum
kelt müziğiyle doluyor sunucunun ağzı
savaş ve para ekonomisi yerine
küstüm çiçeğinin biyografisini okuyor
ben aynı haritadan bir su yolu buluyorum
bir de göl
kansam yaşamanın her bahanesine
geçer mı sus uzluğum firuzan ?

nasılsın?
ellerimin kirini bir musluk altına tutmuş gibi
iyiyim…
aklımın bir yerinde oyma tahtadan yapılmış beşik
ve kenarına iliştirilmiş nazar boncuğu
kir tutmanın da bir yaşı var biliyorum
parmaklarım avuçlarımın kenarından yeşerirken
katlanmış bir sesle
neye ağlıyorum firuzan ?

nasılsın?
bir ağacın en uç özgürlüğüne takılmış uçurtma gibi
iyiyim…
çırpındıkça kırılan çıtaları ile bedenim
sersem bir rüzgarın emrinde
gündüzün susmuş yaprakları
gece birer çağla hikayesi
kendimi yırtsam kutsal kitaplardan
başı boş sayfalardan olur muyum firuzan ?


nasılsın?
bir uykuda görülme zorunluluğu olan rüya gibi
iyiyim…
kahve kokusunu kazara devirdiğim masa örtüsünden
yayılan fala bakıyorum hayretle
işte bir at bir kız için kısmet olmalı
dört karga bir korkuluk için korku olmalı
mısır taneleri ve yollar
ve şapkalı bir adam,gözlerini ellerine siper etmiş
üç güne varmaz gülümser miyim firuzan?

nasılsın?
öleceğine doğacağına
en çok da yaşadığına şüpheyle bakanlar gibi
aydınlığa kavuşmak uğruna annesini yırtan çocuklar gibi
duvarlara banklara kağıtlara
sonunda yorulup mezar taşlarına isim yazanlar gibi
tomura saklanmış acıyla uyanıp
bir avuç dolusu suyla yüzlerini güldürenler gibi
iyiyim…

bir ülkede bir şehirde bir sokakta
bir kadın bir adam ya da yakışıklı bir hiç gibi
bir şikayet bir iltifat bir mırıltı gibi
birbirimize karışırız korkusuyla aldığımız isimler gibi
iyiyim…

bir ada yazılmazsa herkesin şiiri olur tedirginliğiyle
ne kadın ne adam ne de iftira diye
sadece çıtalarının kırık olduğunu bildiğimden
ben de senin adına yazdım firuzan


adına yazdğımdan beri
ırmakları nehirleri gölleri
mavi renkle gösteriyor haritalar
ağını tamamlamış örümcekler
unutulmuş köşelerde elmalı nargile tüttürüyorlar
yine söylentilere bakacak olursan
insanlar ölüyor
açlıktan ihtiyarlıktan can sıkıntısından
belki de bulutların çözülmüş sırlarından damlayan
yağmurlar yüzünden
ama kimse aşktan ölmeyi göze alamıyor firuzan
yaşama daha güzel bahane bulamadığından

ne sorarsan sor
ben iyiyim…
ya sen
tüm iyilikler adına
sen nasılsın firuzan?

arz
 
Katılım
6 Ara 2014
bazen; hayat yorar insanı..
şarkılar yorar.. beklemek yorar...
özlemek yorar.. affetmek yorar...
hoş görmek yorar..
boş vermek bile yorar…
ve insan susar...
her şeye, herkese rağmen
elinden gelen tek şeyi yapar...
bağıra bağıra susar !...

can yücel
 
Katılım
28 Ara 2007
Ynt: Bugün gönlünün okuduğu şiir..


SÖZLER, YAPRAK



bazı sözler karanlıkta söylenir, diyorum uykularımın birinde
bazı sözler hiçbir zaman, diyorum kendi sesime uyanırken
bazı sözler karanlıkta söylenir
bazı sözler hiçbir zaman
diyorum armaların birinde
öyledir, iki yanı ağaçlı yollar, arasından
geçip gitmektir şiir
ağaçla, yolla, ne tarafa
ve hangi zaman

imgenin şiddetiyle çoğalır anlam
parçalana parçalana

geçtiğimiz yollardan
onca yaprak düşer
birkaç şiir kalır yalnızca
o derin ağaçlardan

kendi sesimize uyandığımız rüyalarda

Murathan Mungan
 
Katılım
24 Eyl 2007
bazı sözler karanlıkta söylenir.ne güzel şiirdir.adamın bam teline konuşan şairdir kendisi.imgelem der durur açık açık anlatır guzel şair @EnesBey
 
Katılım
6 Ara 2014
Göğün altındayız hepimiz ne kadar rezil olabiliriz​
En masumumuz bir kaç kere babasını öldürmek istemişken​
Özür dilenen dileyeni affetmese de anlasın​
Hatta anlasın sadece gerekirse affetmesin​
Göğün altındayız hepimiz kıçımız ne kadar kalkabilir​
Birazcık kafası karışan kafasını göğe kaldırsın​
Gök her şeyi örterken ne kadar rezil olabiliriz?​

Ali Lidar
 
Katılım
24 Eyl 2007
Bir on yıl öncesi uzakta diye
bu yanlış düzeni sürdürmek neden

Sanma mesafeler koparır beni
ve yıllar eskitir birliğimizi

Bir gecelik bir uyku gibidir zaman
yıllarca sürse de ayrılığımız

Maniolunmuş bir adam direnir durur
utanır ve korkar kefenlenmekden

Zamanımı çalan bir kara ekmek
durur yüreğimde bir kurşun gibi

Bir adım atarsak kafes kırılır
Belki birden erir zincirlerimiz

Ey uyku ey anne gel kurtar beni
Ezildim aklımın hesaplarında

Ey anne ey uyku ey beyaz ela
Bir çılgınlık bulsam kurtulsam yahut

Sazdan bir yapıya dönüştü birden
çürüyen bu kentin apartmanları

Bütün vakitlerim sana ayarlı
İşte hesabını rüyalarımın

Yokluğun içime duvarlar örer
Nasıl kan toplanır gülüşlerinde


M.Akif İnan
 
Katılım
24 Eyl 2007
Ebedi
Gerçi, kafamı vurdum duvarlara yeisle;
Gerçi, benden kaçtığın zaman yanlış bir hisle,
'Niçin anlaşılmadım? ' diye çok inledimdi.

Şimdi kalbim rahattır, şimdi başım serindir...
Kalbim ki senin en son sığınacak yerindir
Ve tekrar geleceğin günü bekliyor şimdi...

Çünkü insanlar yarın isteyince etini,
Aradığın lekesiz kardeş muhabbetini,
Yalnız benim serseri kalbimde bulacaksın...

Maskesi çabuk düşer temiz olmayanların;
Nihayet içyüzünü görerek insanların,
Göğsüme küçük bir kuş gibi sokulacaksın...

Ben ki her şeye dudak büken bir derbederim,
Ne kimseye yar olur, ne bahtiyar ederim,
Fakat sana her zaman hürmetle tapacağım...

Taşlar bile sarsılır duyduklarımı yazsam
Ah kardeşim! .. Ben seni hiçbir şey yapamazsam
Ebedi yapacağım! .. Ebedi yapacağım! ..

(1928)
S.Ali
 
Katılım
6 Ara 2014
ey bülbül-ü şeydâ, yine efgâna mı geldin?
azm-i gül edip zâr ile giryâna mı geldin?
pervâne gibi ateşe dâim cân atarsın,
yoksa bu aşk oduna sen yana mı geldin...

anonim
 
Katılım
24 Eyl 2007
et kemik taşıtı tam da
mayalanmış yüreğimin hamuru
ve ne yakıp kavuran
yaklaştırmayan kalıplara
hiçbir daraban olmadan
ziynetli topraklara da
yanardağ akıntısı yer cazibesine mermut akan lav
katiyeti heybetiyle
akıp
dağ'la terbiyeli bir insan eli olan elinle şekillenmeye hazırken
NEREDE BULABİLSEM SENİ
yetişip dizüstü düşebilsem eteklerine
Zarifoğlu
 
Katılım
28 Ara 2007
Korkusu kalmış içimizde terkedilmiş çocukların,
Yitik yüzlü fotoğraflar duruyor siyah-beyaz.
Kırık bir vazo masanın ortasında,
Yıkık dökük odada,
Susuz ve çiçeksiz..
 

Giriş yap