Çanakkale (Kafamda ...???... var.)

Firari

Divan Üyesi
Arkadaşlar sitede bundan önce Çanakkale ile ilgili bir kaç başlık daha açılmıştı ve hepsinde de büyük bir coşkuyu paylaştık, iyi de ettik ama bu çoşku her an elden gidebilir gibi geliyor bana... Şimdi size yakın zaman önce bir kaç arkadaş birlikte katıldığımız bir geziden, ziyaretten aklıma kazınan olayları aktaracağım.

Biz o gezide;

En basitinden Nusret mayın gemisinin boğaza 26 mayın döşemesine vasile olan rüyadaki Arap alfabesi harflerinin "kef" ve "vav" olduğunu bilmeyen, bilmediği gibi üstüne üstlük bir de yanlış harfler söyleyen yetersiz bir rehberle karşılaştık.

Seyyid Onbaşı'nın kahramanlığını anlatırken o an ki "iman gücü"ne "adrenalin gücü" diyen bir başka rehbere kulak misafiri olduk. (Böylece yıllardır yanlış bildiğimiz bir şeyin doğrusunu öğrendik...)

Seyyid Onbaşı'nın heykeline vurup "Aaaaaaa tahta l.. bu" diyen ve bunu gülerek karşılayan kişiler gördük.

Kapısı kiltli bir Kilid-bahir'i ziyaret ettik(mi yani?)

Peki Kilid-bahir'in yanındaki bilinçsiz yapıları da ziyaret etmeli miydik?

Bilinçsizce, sırf fotoğraf çekmeye ve çektirmeye gelen turist Türklerle karşılaştık. (Biz de fotoğraf çektik, çektirdik ama poz vermedik, veremezdik te, gülmedik, gülemezdik te...)

Kaç yıldan beri tamamlan(a)mamış ve pek te tamamlanacağa benzemeyen bir abideyle şehitlerimizin temsil edilişini izledik.

"Ne işmiz var bu dağ başında?" denilerek Conk Bayırı'nın bulunduğu tepeye "dağ başı" sıfatının yakıştırılışına şahit olduk.

Conk Bayırı'ndan aşağı doğru ilerleyince oranın aslında bir çöplük olarak kullanıldığını fark ettik.

Tabyaların arasında "şantiyeye girmek yasaktır" yazılarıyla ve şantiyelerle karşılaştık. (Hatta birisi oradan "Hiyoop birader oraya girmek yasak" bile dedi. Oysa ki her şey normaldi.)

Bir kısım yerli halkın sahip olduğu şuurun millî değil de ticarî olduğunu gördük.

Hal böyle olunca açıkçası ben ne o maneviyata ne de düşündüğüm his yoğunluğuna nail olamadım. Önüne gelen rehber olmuş, ucunda para var ya... Ne öğretebilirler ki bu şekilde insanlara? Neredeyse siperler tezgah olmuş...
Tama insan ister istemez duygulanıyor ama bu değildi...Karşılaşmayı düşündüğüm manzardan eser yoktu...Ne bileyim bir Çanakkale konferansında, bir Çanakkale şiirinde, bir Çanakkale türküsünde, bir Çanakkale kitabında, bir Çanakkale hikayesinde, hatta bir Çanakkale resminde bile daha fazlası vardı bazan benim için.
Tarihiyle ve bu tarihi yazanlarıyla gurur duyduğum, gurur duyduğumuz bu millet nereye gidiyor? Bilemiyorum...
Neyse fazla büyütmesem daha iyi olacak heralde. Sadece bazı şeylerin farkında olunması gerektiğini düşünüyorum. Belki çoğu kişi farkında da söylemeye korkuyor çünkü bu durumu doğal olarak bu millete yakıştıramıyor. Ben de böyle bir yakıştırma yapamadığım için o gün bu gündür (bulamayacağımdan emin olmama rağmen) hâlâ kendimde suç arıyorum, "senin duygusuzluğun kardeşim bu "diyerek...Aramaya da devam edeceğim yoksa ilgisiz bir devlet ve (b)ilgisiz bir millet suçlu duruma düşecek...
 

efrasiyap

Divan Üyesi
bugüne kadar hiç çanakkale gezisine gitmedim(önüne gelen çanakkale gezisi düzenlediği halde).çünkü o dönemdeki olayları yaşanılan mucizeleri tam olarak (tabii emin bir kaynaktan) öğrenmeden gitmek istemedim.eğer bu kısıtlı bilgilerimle gidersem o atmosferi tamamen yaşayamayacağımı aman taşı toprağı gezmeye mi geldik deyip sallana gezip hiç bişey öğrenmeden ve bi feyz almadan geziden döneceğimi düşünüyodum.ta ki firari bu yazıyı yazana kadar.meğer benim ginbi olup bu geziye gidip aylak aylak dolaşan,bilinçsizce tarihimizi anlatan ne çok insan varmış.
ben bu konuda çok dertliyim okadar çok yazacak şey var ki toparlayamıyorum hepsini.
herzaman devlete millete yüklüyoruz bişeylerin faturasını.acaba biz ne yapıyoruz ne yapmaya çalışıyoruz ve ne kadar başarılı oluyoruz.
bişeylerin değişmesini istiyosak önce kendimizden başlamalıyız değişmeğe.
bukadar olumsuz bi yapının ve gidişatın içinde ben her şeye rağmen umutluyum.
çünkü bu ülkede bütün olumsuzluk ve umursamazlıkların yanında acaba bu kötü gidişatınm sorumlusu ben miyim diyen gençler var.
çünkü bu ülkede gördüğü hataları insanlarla yazıp paylaşsın,çözümler bulunsun diye kurulan siteler var(edebiyat türkiye)
çünkü bu ülkede gençler boş boş okula gidip geleceğine yazdıkları yazıları şiirleri paylaşşın diye çıkarılan dergiler var(katre emsalsiz)
çünkü bu ülkede düşünen üreten gençler var.(edebiyat 3)
çünkü bu ülkede hiç bişey yapamasa da yapılanları destekleyen gençler var(efrasiyap)
çünkü çünkü çünkü......
gelin geleceğe umutla bakalım çünkü gelecekteki nesli yetiştirecek olan gönüllüler biziz.
önce kendimizden başlayalım değişime uymasım bi günümüz bi öncekine.
birlik olalım birbirimize destek olalım.
ve her şeyden önce iyi bir insan olalım
nerden nereye geldim ben ya dediğim gibi çok doluyum çok da toparlayamadım.yine de içimdeki bazı şeyleri döktüm rahatladım.yorum olarak yazmağa deger bi yazı değil ama bukadar uzun yazdığım için silmeye kıyamadım sizinle paylaşmak istedim.
durmayalım arkadaşlar bişeyler yapalım.dah geç olmadan
 

ser-efraz

Divan Üyesi
efrasiyabın da dediği gibi gören, bilen, işiten, anlayan, anlatan,yaşayan, yaşatan bir nesil olmalıyız - bu şartlarda her ne kadar zor olsa da- yapalım birşeyler dört koldan arkadaşlar yapalım da utandıralım umudu yitik toplumumuzu...
 

UluğBey

Divan Üyesi
Firarî'nin yazdıklarını şaşkınlıkla ve hayretle okudum,döndüm bir daha okudum.Çanakkale'ye hiç gitmemiş biri olarak yıllardır tasavvur ettiğim,bir gün karış karış gezeceğim,ecdadımın kanını döktüğü toprağa yüzümü süreceğim diye beklediğim yerin orası mı olduğuna karar veremedim.Gidenler oldu aramızda birçok kere,davet edenler oldu sağolsunlar ama bir türlü zamanını denk getirip gitmek nasib olmadı.Hep dinledim anlatılanları;Anzak'ların mezarlarının nasıl olduğunu,bizim şehitlerimizin mezarlarının nasıl olduğunu vs vs ama içimde her zaman bir ses oldu.Hayır ,benim ecdadım buna layık olamazdı.Mutlaka bir yanlışlık vardı bu anlatılanlarda diye kendi kendimi siz diyin kandırdın ben diyeyim avuttum.Çanakkale hakkında okuduğum her yazı,her kıssa ,her şiir beni başka alemlere götürür.Bundan dolayıdır ki aklımda bambaşka bir Çanakkale vardır hep.Gönül anlatılanlara hep kulak tıkamıştır bir garip tesellisiyle.Sanki bir his var içimde; bir gün ben Çanakkale'ye gideceğim ve bu anlatılanların hiç biri gerçek olmayacak.Umarım öyle olur.

Bumin ve Firari'nin yakın zamanda gittiklerinden haberim var.Ama böyle bir şey olacağını asla düşünmüyordum.Hayalini kurmak bile acı.Varsın ben Çanakkale'ye hiç gitmeyeyim,aklımda ,gönlümde oluşturduğum,yâr'in ziyaret etme zahmetinde bulunduğu diyar gönlümde aynı değeriyle kalsın.Şahsen anlattığınız manzaraları görmektense gitmemeyi yeğlerim...Görüp de beynimdeki Çanakkale'ye iz sürmek istemem...

Velhasıl bunlar hissiyatımdı.Şimdi gelelim neler yapılabilir yapılmalı.

Bumin üstünkörü değinip geçmiş,devletimizin yaptığı fahiş hatalar var diye.Şüphesiz doğru.Bunların sebepleri burada aylarca tartışılabilir.Bilmiyorum faydası olur mu?Zaten tartışmaktan ,konuşmaktan ileriye gidemeyen bir millet olduğumuz aşikar.

Ben derim ki bir protesto kampanyası düzenleyelim.Kültür bakanlığın,gerekirse başbakanlığı hepberaber mail yağmuruna tutalım.Eşimizi,dostumuzu protesto etmesi için yönlendirelim.Bir faydasını görmeyecek olsak da,en azından karınca misali safımızı belli eder,karıncanın taşıdığı su misali ecdadımıza yararımız olur.

Ne dersiniz düzenleyelim mi? Ben şahsım adına bu proje için teknik olarak ne gerekiyorsa ,elimden ne gelirse yapmaya hazırım.Hazırlayacağımız mailin en az 150 kişinin mail olarak Kültür Bakanlığına yollanmasını sağlayabilirim.{Ki bu mininum limit}

Evet Tekrar soruyorum var mısınız mail yağmuruna tutmaya bakanlığı???
 

ser-efraz

Divan Üyesi
çanakkaleye iki kez gitmiş olmama rağmen ben de o manevi havayı tam anlamıyla solumadan gelmek zorunda kalan nasipsizlerdenim.. keşke ecdadın ruhunun dolaştıığı o yüce topraklarda kendi ruhlarımız da bir an için bile olsa o atmosferde hakiki bir haz alarak dolaşabilse..
yine de keşkeleri dilime esir etmek yerine birşeyler yapablmeyi çok isterim bunun için de cvbım evet olacak.. elimiizden ne geliyorsa yapalım inşallah..
 

Firari

Divan Üyesi
Yapalım tabi,en azından ecdada layık olmaya çalışmış oluruz,bir de bakmışız ki gerçekten bir şeyler değişmeye başlamış. Belki biz her şeye rağmen o bilinci yitirmedik ama bizden sonraki nesiller bizim kadar şanslı ve bilinçli olamayabilir ki böyle giderse akıbet ortada... Ecdad kadar şanlı olabilmek, gökyüzünde dalgalanan bayrağın hakkını verebilmek için bu toprağı yeniden kanlarımızla sulayamasak ta (imkan olsa da sulasak) bu toprağı kanlarıyla sulayanların kemiklerini sızlatmamak için bakalnlığı e-mektup yağmuruna tutalım...

Bir de neyi farkettik biliyor musunuz;
M.Akif'imiz olmasa şehitlerimize söyleyebi,leceğimiz iki kelimenin olmadığını...

Allah ondan ve şehitlerimizden razı olsun, onlara rahmet eylesin, bizi de onlara layık eylesin.

Hani şehitler yeniden dünyaya gelip Allah yolunda tekrar şehit olmak isterler ya, biz öyle bir nesil olalım ki, öyle nesillere vesile olalım ki onlar yeniden dünyaya gelemeseler de vatanlarının ve dinlerinin emin ellerde olduğunu bilerek rahat olsunlar...
 

hamra

Divan Üyesi
söylenecek çoooooook söz var tabii ki...
yıllar öncesisin çetin mücadelesinin yaşandığı bu toprakları ziyaret ettiğimizde gidiş yolunda ,belki gidenlerin de dikkatini çekmiştir, yüzlerce gelinciği gördüğümüzde "sanki renklerini şehitlerimizin kanından almışlar" düşüncesi benim ve arkadaşlarımın,birbirimizden habersiz, aklımızdan geçmişti...
demek istediğim gidiş yolunda bile şehitlerimiz varlıklarını hissettirirken savaş sahnelerinden birer örnek olan heykellerin altlarındaki yazılar okunup da (en azından tabi) insan nasıl tarihine dönüp de ecdadıyla yüzleşmez....
ve firari arkadaşımızın bahsettiği sahneler yaşanır!!!!!hayret doğrusu...

sonuç alamayacağımızı hepimiz biliyoruz ama kayıtsız kalmamak adına bu kampanya desteklenmeli...benden tam destek....
 
E

ecra

Boynumuzun borcu, gönüllerimizin o "Bedr'in aslanları kadar şanlı" olan şehitlerimize vefa, sessiz kalmayıp zerrelerin bütünleşip derya olması misali ne gerekliyse ve uygunsa beraberce yapmaktır. -------> "Tohum saç, bitmezse toprak utansın! Hedefe varmayan mızrak utansın!" (n.f.k)
 

bengisu

Divan Üyesi
Çanakkale'ye çok istediğim halde gidip görmek nasip olmadı.Firari arakadaşımızın yazdıkları beni çok üzdü.Biz millet olarak değerlerimize sahip çıkmayı ne zaman öğreneceğiz acaba?Bu konuda yapabileceğimiz ne varsa elimizden geleni esirgemeyelim.Yapacağınız çalışmaları DESTEKLİYORUM.
 

Benzer konular

Bu içeriği görüntüleyen kullanıcılar (Kullanıcı: 0, Ziyaretçi: 1)

Üst Alt