Çiçekle suyun hikayesi

Katılım
16 Şub 2006
#1
ÇİÇEKLE SUYUN HİKAYESİ
Günün birinde bir çiçekle su karşılaşır ve arkadaş olurlar, ilk önceleri arkadaşlık olarak devam eder bu durum. Tabi ki zaman lazımdır birbirini tanımak için, gel zaman git zaman çiçek o kadar mutlu olur ki mutluluktan içi içine sığmaz artık ve anlar ki suya aşık olmuştur. İlk kez aşık olan çiçek etrafa kokular saçar ‘sırf senin hatırın için ey su!’ diye.

Öyle zaman gelir ki artık su da içinde çiçeğe karşı bir şeyler hissetmeye başlar, zanneder ki çiçeğe aşık oldum ama su da ilk defa aşık oluyordur. Günler ve aylar birbirini kovalar ve çiçek ‘acaba su beni sevmiyor mu?’ diye düşünmeye başlar. Çünkü su pek ilgilenmez çiçekle. Halbuki çiçek alışkın değildir böyle bir sevgiye ve dayanamaz. Çiçek suya ‘seni seviyorum’ der, su ‘ben de seni seviyorum’ der. Aradan zaman geçer ve çiçek yine suya ‘seni seviyorum’ der, su sabırla ‘ben de’ der. Çiçek sabırlıdır, bekler bekler bekler... Artık öyle bir duruma gelir ki , çiçek koku saçamaz artık etrafa. Ve son kez suya ‘seni seviyorum’ der, su da ona ‘söyledim ya ben de seni seviyorum’ der. Ve gün gelir çiçek yataklara düşer. Hastalanmıştır çiçek artık. Rengi solmuş, çehresi sararmıştır çiçeğin. Yataklardadır artık çiçek, su da başında bekler çiçeğin, yardımcı olmak için . Bellidir ki artık çiçek ölecektir ve son kez zorlukla başını döndürerek çiçek, suya der ki ‘seni ben gerçekten seviyorum’. Çok hüzünlenir su bu durum karşısında ve son çare olarak bir doktor çağırır ‘nedir sorun’ diye, doktor gelir ve muayene eder çiçeği. Muayeneden sonra şöyle der doktor ‘hastanın durumu ümitsiz, artık elimizden bir şey gelmez’ su merak eder sevgilisinin ölümüne sebep olan hastalık nedir diye ve sorar doktora ‘hastalığı nedir?’ diye. Doktor yukarıdan aşağıya bir bakar suya ve der ki ‘çiçeğin bir hastalığı yok dostum, bu çiçek sadece susuz kalmış, ölümü onun için’ der ve anlar ki su artık sevgiliye sadece ‘seni seviyorum’ demek yetmemektedir...


[stream]http://www.filelodge.com/files/room23/602640/01-Ya%20Ilahi.mp3[/stream]
 
Katılım
14 May 2006
#2
Eskiler bu türde her ne kadar güzel örnek vermişlerse yeniler de o kadar kötü... Yazanın kim olduğunu bilmesem de "acemi" olduğunu anlamak müneccimliği gerektirmez. Burda sadece "güzel bir fikrin" "berbat şekilde" işlendiğini görüyorum. İLK KEZ aşık olan çiçek suyun sevgisi gibi bir sevgiye ALIŞKIN olamıyor, çiçek YATAĞA düşüyor, su BAŞINDA bekliyor (hayır yazan biraz Divan Şiiri görse böyle saçma bir benzetme yapmazdı zaten) , yukarıda olan suya "yukarıdan aşağıya" bakan bir doktor vs. vs. Zaten öyle bir tabloda "Doktor kim olabilir?" sorusunu düşünmek, bu sorunun hikaye içinde koca bir boşlukla karşılanması bile hikayenin kötülüğünün Çin seddi ama... Neyse...

Bu hikayeyi çok büyük ihtimalle yayınlayan arkadaş yazmadı!Biri birşey yayınlarken ah bir de kaynağını belirtse... Hayır eger bunu Bahadır yazmışsa bir sözüm olamaz. Yazmış, paylaşmış, yoruma açmış. Tek lafı kaldırmaz bu durum. Ancak bu kadar basit bir ifadeyle yazılan, içinde anlatım bozukluklarının cirit attığı, kurgudaki kötülüğü aydan görünebilecek kadar sırıtan vs. bir yazı. TDEB öğrencilerinin çoğunlukta olduğu (hem de en kalitelilerinden biri olarak gösterilen MARMARA ÜNİV.nin TDEB'i) bir sitede yayınlananlarda kalite ve nitelik aranılması gerektiğini düşünüyorum!!! Bunda da bu tür yazıları (yorumları kastetmiyorum tabiki) yayınlayan kadar yönetimin de sorumluluk taşıdığı kanaatindeyim. Yani yönetim sadece "teknik yönetim" değilse tabi...
Son olarak kimin yazdığı benim yazılanla ilgili yorumlarımı etkilemez.Ben burada "yayınlanan hikayeyle"(!) ilgili birşeyler söylemek istedim ve söyledim.
 
Katılım
14 May 2006
#3
Öncelikle beğenme özürlü olduğum sonucu... Buna birşey diyemem! Yazdıklarım ortada, anladığın ortada. Kişisel bir yorumdur, isteyen istediğini anlar.

Ancak "muhalif olmak için" bir muhaliflik konusuna gelince... İşte orda bir dur da manzarayı dikkatle izle. İzlemiş olmak için değil!!! Ben begenmediğim her konuda beğenmeme sebeplerimi açıklamışım, bunu bir temele bağlamışım yani. Ve bir yerde beğenmediğim birşeyi diğer tarafta beğenme gibi bir yola gitmemişim. Yani temel deprem sonrası plan uygulamalarına uyacak ölçüde sağlam meraklanma!!! Kaldı ki benim burada herşeyi beğenmediğim söylenemez ki! Beğendiklerimi, hoşuma gidenleri de tıpkı beğenmediklerim gibi söyledim, söylerim de... Demek ki bunları gör(e)memişsin! Görmeden de böyle bir çıkış... :DUSUNME

Evet burada paylaşılanlarda beğendiklerim beğenmediklerimden çok olabilir. Ancak ben bu sayı tersine dönsün de birileri bana "cici üye" desin diye hareket edemem, etmem de. Kimse de böyle bir şeyi benden istemesin zaten!

Yani sen şimdi bu hikayeyi beğendin? "Arınma" denilen bir tesir uyandırdı bu hikaye sende öyle mi? Tamam olabilir. Ama ben de beğenmeyebilirim. Bu da olabilir ve ben de bunu söyleyebilirim. Rahatsız olunacak birşey yaptığımı düşünmüyorum. Ama rahatsız olanlar varsa da yapabileceğim birşey yok. Teskeremi alana kadar beğendiğime :BRAVOO , beğenmediğime :yuh . Bu kadar...

Çok ilginç bir çıkış bu gerçekten. Bana böyle çıkıştığına göre sen pek beğenmemezlik(!) yapmıyorsun herhalde? O zaman sen de ters açıda beğenme özürlü olmuyorsun acaba. :DUSUNME Ya da paylaşılan her şiir, hikaye ağamdır, paşamdır frekansında mısın yoksa? Ya da ammann muhalif olmayayım diye beğendiklerine alkış, beğenmediklerine hiçbir şey yazmayanlardan mı? :DUSUNME Her neyse senin nasıl olduğun beni pek de ilgilendirmiyor açıkçası. Benim nasıl olduğum da senin ilgi alanına girmezse sevinirim. Bana belirttiğim düşüncelerin doğrultusunda birşeyler söyle lütfen! Mesela burada yazdığın 2. paragraf : :BRAVOO
 
Katılım
14 May 2006
#4
Bumin' Alıntı:
tamam, hikayede yazım ve anlatım kusurları var ve üslubu da çok bozuk; ama "güzel bir fikri" anlatmak için güzel bir misal bulunmuş. her ne kadar yazının anlatımı bozuk olsa da taşıdığı mesajı anlamakta zorluk çekmiyoruz ve hikayenin sonunda "arınma" denilen, sanat eserinin insanda bıraktığı tesiri hissediyoruz.
Güzel bir fikri anlatmak için güzel bir misal bulunmuş evet, ama bu güzel bir şekilde işlenmemiş ki! Zincirin çok önemli bir halkası eksik! Bildiğiniz gibi Divan Şiiri aynı konu etrafında yüzyıllarca sürmüş, ancak bugün Divan Şairi denilince bu konuyu işleyenlerin kaçta kaçı akıla geliyor acaba? Ya da "a" konusu hakkında yazan birçok yazar varken neden sadece bunlarda belli bir kısmı "klasikler"e giriyor acaba? Hadi bunların da hepsini geçtim. Bana geldim... Valla benim bir hikayeye, şiire güzel diyebilmem için "işleyiş" çok önemlidir.

Diğer bir konu... Herşey anlamak mıdır yahu? Sanatdan, incelikten bahsediyoruz yani. İyi o zaman anlatılan, anlaşılan herşey güzel öyle mi? Fuzuli de ilahi aşkı anlatmış: GÜZEL, Hüznî de ilahi aşkı anlatmış o da: GÜZEL. Sonuç ikisinde de GÜZEL olduğuna göre, konu, verilmek istenen mesaj ikisinde de ANLATILABİLMİŞ olduğuna göre bunlar aynı kefedeler zaten!!! Ahmet Mithat da çalışmanın yararlarından bahsetmiş, Tanpınar da. Herkes bunlardan "Çalışmak iyidir, çalışmamak kötü" vs. sonucuna ulaşabiliyor çok şükür. O zaman bunların eserleri, romancılıkları vs. aynı ölçüde öyle mi? Kusura bakma ben senin gibi düşünmüyorum.

Tabi bir de arınma... "hissediyoruz" Buradaki çoğulu anlayamadım. Senden ve benden başka fikir belirten yok ve ben o bahsettiğini hissedemediğimi hissettirmişim zaten. Ha yoksa yarın birçok yandaşının çıkacağının verdiği garanti hissiyle mi bu "hissediyoruz"?
 
Katılım
27 Ara 2005
#5
Ancak bu kadar basit bir ifadeyle yazılan, içinde anlatım bozukluklarının cirit attığı, kurgudaki kötülüğü aydan görünebilecek kadar sırıtan vs. bir yazı. TDEB öğrencilerinin çoğunlukta olduğu (hem de en kalitelilerinden biri olarak gösterilen MARMARA ÜNİV.nin TDEB'i) bir sitede yayınlananlarda kalite ve nitelik aranılması gerektiğini düşünüyorum!!!

Buminin dediklerine katılmakla birlikle bir şeyler ilave etmek istiyorum.Konulardan yeni haberdarım.İstanbul dışında olduğum için siteyi takib edemiyorum.Bundan dolayı kusura kalmayınız.

Bu site hiçbir okulu,hiçbir grubu temsil etmemektedir.Kesinlikle Bumin'in dediği gibi "sidik yarıştırmak"gibi bir kaygımız yoktur.Site adından da anlaşılacağı gibi herkese açıktır.Konuyu açan arkadaş bir edebiyatçı değildir.Ki olsaydı da bir şey farketmezdi.
Sizin sitemize iştirak ettiğinizden beri,[ki ben yoktum o zamanlar birkaç gün daha yokum.] tüm herkese silahlarınızı doğrultmuş bir şeyler almak istemektesiniz.Kimse sizin o değerli yargılarınıza katılmak zorunda değildir.Ki benim katılmadığım gibi.

Yukarıda aktarılmak istenen konu amatör bir yazar tarafından kaleme alınmış ve sadece sonunda birtakım mesajlar verilmek için yazılmış belliki.Ki bu yazı sitede de yer almaktaydı.

Ayrıca birçok konuda sanki bu konunun ehli benim benim dediklerim doğrudur gibi başkası yalan gibi bir üslub kullanmanız yanlış.Herkes karşıdaki insanı rencide etmeden yazar yazacağını.

Hani kaliteden söz etmişsiniz ,ve marmara üniversitesi öğrencilerine binaen bir şeyler demişsiniz.Bu sitenin adı marmaraedebiyat değil! Üyelerimizin hepsinin de hatasız ,anlatımı mükemmel yazılar yayınlamasını bekleyemeyiz ve yayınlananları da elimde mercek hata arar gibi arayamam.İnsanlar paylaşmak istiyorsa,nasıl kendini ifade ediyorsa eder.Eğer tasavvur ettiğiniz gibi bir site oluşturacaksanız ve böylesine anlatım bozukluklarının cirit attığı bir site oluşturmayacaksanız ,oluşturun bir site geçin yönetimine yapın yapacaklarınızı.Biz de görelim sizi bakalım ...Oradan konuşmak kolaydır elbet.
 
Katılım
14 May 2006
#6
Bumin' Alıntı:
sana "cici üye" ol diyen yok, ama mide de bulandırma. eleştirilerini yıkıcı bir üslupla yapıyorsun. insanlara bir şeyler "öğretmek" istiyorsan daha güzel bir üslup bulabilirsin. biz, paylaşmak ve paylaşımlarımız üzerinden değerlendirmeler yaparak mümkün mertebe birbirimizn gelişimine katkıda bulunmak için buradayız. kimseyle "sidik yarıştırmak" gibi bir kaygımız yok.
Beni sertlikle suçlayanın uyarısına da bakın hele! Demir leblebi maşallah! Benim birilerine birşey öğretmek gibi bir kaygım, amacım yok. Şimdiye kadar sadece kendi düşüncelerimi yazdım o kadar. Ama anlaşılan o ki sen bana uslub konusunda birşeyler öğretmek istiyorsun! Hay hay! Ne demek... Varsa öğreneceğim birşey ve bunu öğretecek birisi ne ala! Ama... O öğretici ki öğreteceklerini önce kendi uygulamıyorsa... O zaman kaale alınılması gereken ne birşey ne de birisi var demektir ortada!

Şu bahsettiğin yarışa gelince... Benim öyle bir amacım da yok! Yok ki buradaki "ben" merkezli tartışmayı "buradaki konuya" taşımaya çalıştım, bu yüzden de ilk mesajındaki asıl önemli kısmı belirtip, buna ayrıca cevap verdim, seni buna cevap vermeye yönlendirmek istedim. Ancak sen naptın? Asıl yorum yapılması gereken mevzu hakkındaki söylediğim herşeyi geçtin, gittin konuyu gene "ben" merkeze çektin, çekmeye çalıştın! Bilmem ki şimdi o dediğin yarışı asıl kim sürdürmeye çalışıyor, kim başlattı? Kendi elbiselerini başkalarına giydirmeye çalışma lütfen! Unutmaki "beden farkı" denen bir husus var! :GÖZKIRP

Her değerlendirmenin rengi aynı olacak diye bir kural yok! Renk isteyen paletine istediği rengi alır, kimse de buna karışamaz! Seni bilmem ama ben alıcıya koyu renk de açık renk de sunmanın gerekliliğine inanırım! Alıcı zaten resmini tamamlayacak nitelikteyse hangi renkten ne kadar alacağnı, hangi rengi nereye kullanabileceğini bilir!

Bumin' Alıntı:
sen beğenmeyebilirsin, ama beğenmediğin şey üzerinden hemen başka şeylere saldırman doğru değil. senin yorumun bende öyle bir his uyandırdı ki; sanki bütün bir yazıyı aşağıya aldığım cümleyi söylemek için yapmışsın. tabi her yorumun ardından yönetime "giydirme"yi de ihmal etmiyorsun. ne derdin varsa yönetimle? "arkadaş, ben çok şey biliyorum." demek istiyorsan. buyur, ne biliyorsan anlat biz de aydınlanmış olalım. biz edebiyatı da, sanatı da, yönetmeyi de malesef bilmiyoruz.
:DUSUNME Burda biraz haklılık payın var gibi. Belki bunu birkaç böyle kötü örnek gördükten sonra söylemeliydim. Yani bundan başkası olmazsa da susmalıydım tabi. Tamam burada biraz acele bir çıkış olduğunu kabul ediyorum. Ancak o aşağı aldığın cümlelerimi kurmak için söylemedim ben o sözleri bunu da bil! Yönetimle de bir derdim yok! Sadece hoşuma gitmeyenleri söylüyorum o kadar! İstersen sen de beğenilmemeyi kaldıramayan bir yönetici profili çizmekten vazgeç! Hazır yeni başlamışken bu tablonun tamamlanmaması sizin için daha iyi olur gibi! Ama tabiki siz bilirsiniz! İsteyen istediğini yapmak da özgür tabi...

Ben size yönetimden anlamıyorsunuz, bu işi bilmiyorsunuz demedim. Olayları çarpıtma! Aldığın birkaç öneride, eleştiride sen bu tepkiyi verirsen zaten ohovvv... İşte o zaman harbiden yönetici siyasetine ihtiyacın var, bunu bilmiyorsun demektir! Biraz daha sakin... :GÖZKIRP
 
Katılım
14 May 2006
#7
UluğBey'e: Evet bir konuda haklısın. Burasının adı MARMARAEDEBİYAT vs. değil. Ancak ben sitenizi duyduğum arkadaştan Marmara TDEB öğrencilerinin ağırlıkta olduğu bir edb. sitesi diye duyduğumdan böyle birşey söyledim. Bir dahakine böyle birşey söylememeye çalışırım.

UluğBey' Alıntı:
Sizin sitemize iştirak ettiğinizden beri,[ki ben yoktum o zamanlar birkaç gün daha yokum.] tüm herkese silahlarınızı doğrultmuş bir şeyler almak istemektesiniz.Kimse sizin o değerli yargılarınıza katılmak zorunda değildir.Ki benim katılmadığım gibi.
Kimseden birşey almek niyetinde değilim. Öyle bir niyet olsa olsa sorularıma beklediğim cevaplar... Bundan başkası değil emin olun! Ya zaten ben de herkes benim yargıma katılsın diye yazıyordum, sorma!!! Arkadaşım öyle bir niyet taşıyan biri hiç kendinden önce yazılan yazıların aksi yönde birşeyler belirtir mi yapma Allah aşkına! Bu ne komik bir iddia!

UluğBey' Alıntı:
Yukarıda aktarılmak istenen konu amatör bir yazar tarafından kaleme alınmış ve sadece sonunda birtakım mesajlar verilmek için yazılmış belliki.Ki bu yazı sitede de yer almaktaydı.
Hikayeyi neden beğenmediğimi daha önce açıkladım zaten. Bana göre bir hikayenin güzelliğine sadece mesaj vermesi yetmiyor, bunu nasıl verdiği de önemli!!! Yazının sitede yer aldığından da haberim yoktu. Görseydim oraya da yorumumu yazardım zaten. Siteye yeni üyeyim, sabit bölümdekilerin hepsini daha okuyamadım. Bu arada gene bu sebepten ötürü "aslolan"ı yazmıştım. Onun için gerçekten özür dilerim. Ama gerçekten o kadar çok şey var ki sitede hepsine bakamadım. :AGLA Bu konuda da daha dikkatli olmaya çalışacağım.

UluğBey' Alıntı:
Ayrıca birçok konuda sanki bu konunun ehli benim benim dediklerim doğrudur gibi başkası yalan gibi bir üslub kullanmanız yanlış.Herkes karşıdaki insanı rencide etmeden yazar yazacağını.
Ben öyle bir uslup kullandığımı düşünmüyorum. Ancak diğer arkadaşının aksine senin söylediklerinle istediklerin arasında bir uyum var gibi :DUSUNME O yüzden kaale alınacak birşeyler olabilir. Bakarım arkadaşım eyvallah!

UluğBey' Alıntı:
Eğer tasavvur ettiğiniz gibi bir site oluşturacaksanız ve böylesine anlatım bozukluklarının cirit attığı bir site oluşturmayacaksanız ,oluşturun bir site geçin yönetimine yapın yapacaklarınızı.Biz de görelim sizi bakalım ...Oradan konuşmak kolaydır elbet.
Ya bu en tuhaflarından. Çoçukluğumu hatırladım birden... Off off... Ne günlerdi... Sağol arkadaşım bunun için ya...

Son olarak: Artık tartışmalarınızı "asker" üzerinden yapmaya ne zaman nokta koymayı düşünüyorsunuz acaba? Hayır çok komik olmaya başladı bu durum da ondan diyorum. Yakında formda "asker" başlıklı bir konu görmem herhalde! O kadarını da yapmazsınız artık (değil mi?) :pÖRTLEK
 
Katılım
7 Mar 2006
#8
bugüne kadar birçok sitede daimi ve aktif üyeliklerim oldu.buradaki tecrübelerime dayanarak söyleyebilirim ki hemen hemen her sitede ''ASKER''adlı üyemiz gibi birçok üye bulunmaktadır.bu tür üyeler bir anda ortaya çıkar nerden ve niçin geldikleri belli değildir(aslında niçin geldikleri bellidir de çaktırmayın)böyle ortalığı biraz toz dumana vermeye çalışıp tüm dikkatleri üzerlerinde toplamaya çalışırlar. bunda az da olsa başarılı olurlar ama merak etmeyin etkileri kalıcı değildir.sadece insanların canını sıktıkları ve gereksiz tartışmalara yol açtıklarıyla kalırlar.onun için benim gibi bütün bu saçma sapan atışmalardan sıklımış olan arkadaşlara sesleniyorum.bitmesi için büyük bir sabır isteyen askerlik dönemi gibi''ASKER''in dönemi de elbet sona erer...
 
Katılım
13 May 2006
#9
Ya arkadaşlar lütfen şu "asker" savaşlarına bir son verin artık! Ne kadar baydığınızın farkında değilsiniz galiba. Benim sözüm yönetim ve Asker'e: Eğer bu saçma laf yarışınızı sürdüreceksiniz lütfen "özel ileti" yolunu seçin! Formumuzda böyle boş tartışmalar görmekten ciddi ciddi "uffff" demeye başladık haberiniz ola!!

Hem sorun da halledilmiş gibi işte Asker biraz daha dikkatli olacağını söylüyor! Daha sert önlemler alınacağını belirtmek sadece Asker'i etkilemez bunu da dikkatinize sunarım!
 

Giriş yap