Cogito..

Katılım
12 Tem 2008
#21
Ynt: Cogito..

evla' Alıntı:
Düşünüyorum öyleyse varım ...Yolcu ne düşünüyorsun peki?
Cevab verebilir mi acaba bize?
Oktay Sinanoğlu bu lafı "varım, öyleyse düşünüyorum" şeklinde tercüme etmiş ve kullanıyor.Oktay hocanın demek istediği ne sizce ?
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
#22
Ynt: Cogito..

Gerçekten cevab verebilir miyiz bu söze ''Varım,öyleyse düşünüyorum''
Bu söze cevap verdiğimiz de herşey değişmez mi?
Oktay Sinanoğlunun ne demek istediğini kenarda braktığımız da gerçekten varmıyız?
 
Katılım
12 Tem 2008
#23
Ynt: Cogito..

evla' Alıntı:
Gerçekten cevab verebilir miyiz bu söze ''Varım,öyleyse düşünüyorum''
Bu söze cevap verdiğimiz de herşey değişmez mi?
Oktay Sinanoğlunun ne demek istediğini kenarda braktığımız da gerçekten varmıyız?
tamam etimolojiyi severim de sizin ki fazla etimolojik bir tabir oldu. neden kenara bırakacakmışım ki Oktay Sinanoğlu'nun lafını, var mıyız yok muyuz bu ne ?
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
#24
Ynt: Cogito..

Bu ne?
Bu ne açıklayalım elinde makası kesemez ah kesemez ,kesmesini bilmez yavrum gülüm katinam getir keseyim getir keseyim.

Bizler ne kesmesini bildik ne biçmesini?Bakmayın şarkılar bir toplumun tüm hallerini gösterir.Öyle uzun uzun düşünmeye gerek olduğunu sanmıyorum.
Varız biz öylemi şarkılarımıza bakalım o zaman.Sokakta konuştuğumuz dile bakalım.

Oktay Sinanoğlunun sözünü savunalım.Görüştüğümüz X kişinin yanından ayrılırken ''kendine iyi bak diyelim'',''Allah’ a emanet ol'' demek yerine.Gelelim sokakta yürüdüğümüzde bir kişiye çarptığımız zaman ‘’Pardon’’diyelim.Çünkü özür dilemenin bize zayıflık olduğunu öğrettiklerini unutalım!-Özür dilemek ayıp değildir o hale düşmememiz zayıflıktır-Unutalım tüm samimiyetimizi çuvaldınızı elimizde mızrak gibi kullanalım.

Sonra kalkalım topraklarımızı satalım.Sonra kalkalım okullarımız da yabancı Dil eğitimleri verelim.Türkçe derslerin de birkaç şiir birkaç hikaye ile masal anlatır gibi çocuklarımıza eğitim verelim.Kahrolsun Amerika diyelim sonra da çocuklarımıza Levis marka kot pantolonlar alalım.Evimize gelelim bilmem ne firmanın Q klavyesini kullanalım.Sonra saçlarımızı bir Alman markası ile yıkayalım.Evimizden çıktığımız da ağır sanayisi olmayan bir ülkenin araba sektörün de bir numarayız diyerek montaj sanayi uğraşalım.

Yabancı ülkelerin topraklarında bir baraj bile 1845 den beri kurmazken ülkemizi barajlar sokakları yapıp milyonlarca Dolar harcayarak çiftçime su vermeyeyim.Çiftçim su yüzünden kan davaları ile uğraşsın.Mazotu ithal edip çiftçim tarlasını süremesin binlerce km daha çok para veriyor diyerek karpuzu kavunu bırakalım lale ekelim sonra da biz bu lafı kenara bırak biz var mıyız ki dediğim de etimoloji olsun bende bunu anlamıyorum işte…
 
Katılım
12 Tem 2008
#25
Ynt: Cogito..

sayın evla bey/hanım dediklerinizi anlamadım kusura bakmayın.

Varım, öyleyse düşünüyorum tabirinden senin anladığın şeyi anlamadım önce. kardeşim bu sözü söyleyen kişi öyle sarı çizmeli mehmet ağa türünden biri değil. zaten tanıyorsunuzdur benim tanıtmama gerek yok.

descartesciler gelir cooooggggiiiiittooooo der bizim ahali aaa düşünüyorum öyleyse varım der.

varım öyleyse düşünüyorum cümlesiyle düşünüyorum öyleyse varım cümlesi arasındaki fark varlığı düşünceye bağlamakla düşünceyi varlığa bağlamak düşüncesi miktarınca mı sınır var sadece?

tasavvufta bir düşünce vardır bilmem bilir misiniz

"hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen
merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen "

mısralarında alemin göz bebeği olan insan aksetmiştir. Şİmdi diyeceksinki yaa ihtiyar ne alakası var şimdi konuyla. Çok alakası var işte. Bence bunu düşünün...



haddim olmayarak sizden satır aralığı ve paragraf kullamanızı rica etsem ? çünkü karıştırıyorum, anlayamıyorum böyle olunca. teşekkürler.
 
Katılım
3 Ağu 2008
#26
Ynt: Cogito..

mestane' Alıntı:
varım öyleyse düşünüyorum cümlesiyle düşünüyorum öyleyse varım cümlesi arasındaki fark varlığı düşünceye bağlamakla düşünceyi varlığa bağlamak düşüncesi miktarınca mı sınır var sadece?
muhterem bu kısımla alakalı biraz daha malumat vermenizi rica etsem? tam olarak anlayamadım kusura bakmayın.
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
#27
Ynt: Cogito..

''Kardeşim mestane daha rahat okuman için ileti düzeltirmiştir.Bir dahakine Allah izin verirse daha dikkatli yazarım.''

Farklı şeyler söylemiyoruz işin aslı siz başlangıçını vurguluyorsunuz bende olanı söylemeye çalışıyorum.
Ya en basit örnek cogito konusunda bu konuyu tartışıyoruz.Şimdi size diyeceğim
Varım diyebilmek için varlığımızın farkında olmamız gerekmiyor mu?
Biz gerçekten varmıyız?

Oktay Sinanoğlunun temel anlatmaya çalıştığı ve bizim ısrarla anlamak işimize gelmeyen düşüncesi nedir?
 
Katılım
12 Tem 2008
#28
Ynt: Cogito..

sayın evla teşekkür ederim inceliğiniz için, son mesajınız okunaklı olmuş, yaşım hali ileride olduğu için gözlüklerim olmasına rağmen böyle tam olarak ayrılmayınca cümleler ve paragraflara dökülmeyince anlayamıyorum kusuruma bakmayın.

baki bey alıntıladığınız kısımda dediğim şey şu:

Varım, öyleyse düşünüyorum / Düşünüyorum, öyleyse varım

cümleleri arasındaki fark sadece düşünmek eyleminin başa ya da sona alınmasından ibaret değildir ! Var olan düşünür, düşünen kişi vardır ya da düşünmeyen kişi yoktur olarak anlaşılıyor 1.derece gözlükten. Ama merceklerimizi çoğaltıkça ve temele inmeye gayret ettikçe aslında bu iki mefhum arasında birtakım farklılıklar var. Sinanoğlu dediğim şeyleri düşündü mü bilemem, Sinanoğlubu konu için sadece bir çıkış noktası.

alıntılanan kısımla Şeyh Galip'in alıntıladığım beyitini aynı ipe çıkarmaya çalışıyorum dikkat ederseniz. Varlığın özü olan insan diyor Ş.Galip. Yanlışım varsa düzeltiniz, kainat hz.peygamber yüzü suyu hürmetine yaratıldı denilir.

Yani şu diyeyim varlığı düşünmekle sınırlı tutmak ne kadar doğru ? Bugün düşündüğünü iddia edenlerin kaç tanesi doğru yapıyor ?

eee siz ne diyorsunuz var olmak düşünmek, düşünmek var olmak ve yukarıdaki beyit ilişkisi hakkında ? saçmalıyor gibi miyim ? e saçmalıyorsam söyleyin da !
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
#29
Ynt: Cogito..

Kafam karıştı rica etsem biraz daha açarmısınız konuyu?Nasıl en dibde ki kulaçı yakaladın
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
#31
Ynt: Cogito..

alıntılanan kısımla Şeyh Galip'in alıntıladığım beyitini aynı ipe çıkarmaya çalışıyorum dikkat ederseniz. Varlığın özü olan insan diyor Ş.Galip. Yanlışım varsa düzeltiniz, kainat hz.peygamber yüzü suyu hürmetine yaratıldı denilir.
Evet öyle denilir!

Yani şu diyeyim varlığı düşünmekle sınırlı tutmak ne kadar doğru ?
Nasıl düşüneceğiz ve nasıl birbirine bağladınız.Ben neyi gözden kaçırıp idrak edemiyorum?
Bugün düşündüğünü iddia edenlerin kaç tanesi doğru yapıyor ?
Bir düşündüğümüz veya hisettiklerimize tam manasıyla kelimelere dökebiliyor muyuz?
Düşüncenin doğrusu ve yanlışını nasıl ayıracağız?
 
Katılım
12 Tem 2008
#32
Ynt: Cogito..


dur dur üzerime gelme tek tek, hele bir soluklanayım yanıtlarım dilimin döndüğünce sabır
 

evla

Gündüz yarasalarıyız biz.
Katılım
24 Eyl 2007
#33
Ynt: Cogito..

Kafam karışmış değil mi? :D
Bekleyeceğim mestane lütfen daha açıklayıcı yaz yazarken sorularımla bunaltmamayıyım seni! :)
 
Katılım
12 Tem 2008
#34
Ynt: Cogito..

evla' Alıntı:
Evet öyle denilir!
Nasıl düşüneceğiz ve nasıl birbirine bağladınız.Ben neyi gözden kaçırıp idrak edemiyorum?Bir düşündüğümüz veya hisettiklerimize tam manasıyla kelimelere dökebiliyor muyuz?
Düşüncenin doğrusu ve yanlışını nasıl ayıracağız?
evla bey/hanım sorduğun soruların yanıtlarını sen biliyon ama beni konuşturmak istiyon belli . aslında yemem de neyse yedim sayayım.


düşündüklerini ve hissettiklerini tam olarak kelimeye dökemiyorsunuz/dökemiyoruz üzgünüm.

sondan 2.alıntıda demişimki varlık düşünmekle sınırlı tutulmaz. deve kuşu düşünüyor mu öyleyse o yok mu ? tabiattaki taş bile varlığın bir tezahürüdür !


düşüncenin doğrusunu yanlışını nasıl ayırcaksın ? elinde bir cihaz olmadığına göre aklın senin yol göstericin olacak işte. ee yolu bu akıl ya yanlış gösterirse ? ee o zaman devreye senin hatalardan dönme istidadın giriyor.

mutlak doğru yoktur ki hem, bugünün doğrusu yarının yanlışıdır. pragmatistlere göre fayda getiren şeyler doğrudur.uzlaşımcılarsa herkes tarafından kabul edilen şey doğrudur der. batı yüzyıllar boyunca dünyayı düz diye yutturdu millete. eeee ne demek yani bunlar ? konuyla alakası ne ? neden beyiti verdim ben şimdi ?

veririm tabi, beyitte diyor ki, ey insan titre ve kendine gel alemin göz bebeği sensin, burada her şey senin için düzenlenmiş, sen var olduğun için düşünebiliyorsun, yok olsaydın düşünemezdin. bence boş beleş ve yanlış düşünüp onda ısrar etmektense hiç düşünme daha iyi.

verdiğim beyit aynı zamanda Kuranı Kerimde bir ayete atıfta bulunuyor öyle sığ bir beyit deeeğil yani.hangi ayet derseniz şiimdi çıkaramadım ama olur da sorarsanız ve aklıma gellince yaazarım


karışan kafa iyidir, eee sonra


bi de çoklu katılım olsa iyi olur, her soruya neden ben yanıt veriyorum ??? ikili olmasa keşke konu !!!!!!
 
Katılım
3 Ağu 2008
#35
Ynt: Cogito..

esselam;

"bir şeyin olmasını dilerse sadece ol der ve o şeyde hemen oluverir"

olmak fiili maddi alemde daha doğrusu insanın içinde bulunduğu ve beş hassası ile idrak edebildiği alemde başlıca dört şekilde tezahür eder. taş olmak! ot olmak! at olmak! beşer olmak! sırası ile cemad, nebad, hayvanad ve beşer! böyle bir tasnif zahiri şartlar nazara alınırsa yanlış olmaz.

varlık dediğimiz şey kün emrine muhatab kılınan yokluktur! ve bu yokluğun varlık sahasına geçişi bir anda olmasına rağmen maddi alemdeki aksi ise derece derece olmuştur. dış şartlar itibari ile saydığım dört varlıktan üçü iç şartlar itibari ile tekamülünü tamamlamış yalınız beşer Hakk'ın kendisine verdiği cihazlar ile tekamül kabiliyetini devam ettirmektedir. tekamül derken de evrimi kasd etmiyorum, olmak fiilinin nerelere uzanacağını göstermekten bahsediyorum. beşer cinsi için olmak; kendisine verilen cihazların hakkını teslim ile mümkündür! yani beşer olmak ile insan olmak farklı iki manadır. beşer cinsine verilen en büyük iki cihaz akıl ve ruhtur! akıl ile eşya ve hadiseleri idrak, ruh ile baktığının ötesine nazar kabiliyeti verilmiştir.

"düşünüyorum o halde varım" doğru bir söz olsa da eksiktir zira bu söz ile beşer alemi manalandırma işinde düşünceyi istinadgah kılarak hareket eder. yani hareketlerinde çıkış noktası kendi aklıdır. yok'un var'a istihalesini idrak edemeyen aklın alemi hakkı ile manalandırması mümkün değildir.

kainat insan, insan ise Hakk için yaratılmıştır. varlığın temeline düşünceyi almak en hafif tabiri ile sair mahlukata bir nevi dekor muamelesi yapmaktır. tabii "düşünüyorum o halde varım" sözü düşünmek var olmak demektir manasına hamledilemez. belki şöyle anlaşılmalı: "eşya ve hadiseleri kavramak için düşünmek zaruridir. en kesin bildiğim şey düşündüğümdür o halde her şeyi düşünmek üzerine bina edebilirim." her ne olursa olsun bu söz ihata edici bir kafadan ziyade tasnif edici bir kafadan sudur etmiştir. parça bütün münasebetinde parçadan yola çıkan bir kafanın kelamı. hata şudur ki kainatı manalandırma içinde mefluç akıla haddinden fazla bir vazife tayin ediliyor yani ruhun hakkı gasb ediliyor.

eğer düşünmek var olmak demek olsaydı boynuzsuz koç boynuzlu koçtan hakkını almazdı!
fıtrat icabı mücehhez kılınan cihazların hakkını vermektir! bunun has ismi de olmaktır!
fıtratın hakkı verildiği zaman olunur ve oldurulur!

baki selamlar....
 
Katılım
19 Şub 2008
#36
Ynt: Cogito..

"düşünüyorum"

deniliyor ki "taş düşünmüyor o halde var değil mi diyeceğiz" taşın düşünmediğini farzederek.

böyle bir şeye lüzum yoktur. descartes için düşünce, varlığa "kanıt" teşkil eder temel değil ve düşünen öznenin var olması ile taşın varolması arasında "fark" vardır.

descartes, eflatun idealizminden farklı olarak "kendini ayıklamıştır" ve "ben" den hareket etmiştir. eflatun ve şakirtleri yıldızlara bakarken descartes "içe" bakmıştır (dalınç / meditasyon). kendisinden önce idealizm inşacı iken "(kendini gerçekleştirme) kartezyen düşünce ile varlık yontulabileceği kadar yontulmuş ve varlığın asgari haddinin düşünce (düşünen özne) olduğuna "kanaat getirilmiştir" diyebilir miyiz? :)
 
Katılım
3 Ağu 2008
#37
Ynt: Cogito..

esselam;

evvelen morfeus amcam gibi "at last!" diyerek sözlerime başlayayım ağabey badehu doğrudan mevzua duhul edeyim müsaade edersen. :)

ebced çelebi' Alıntı:
descartes için düşünce, varlığa "kanıt" teşkil eder temel değil ve düşünen öznenin var olması ile taşın varolması arasında "fark" vardır.
ağabey yazdıklarından sonra aklıma iki sual geldi:
birincisi; dekart sakın varlığı "bulduğu kanıt" üzerine temellendirmiş olmaya? :)
ikincisi; varlık düşünce yolu ile "kanıt" teşkil etmiyorsa yok hükmünde mi olur aceb?

hürmetler ağabey...
 
Katılım
19 Şub 2008
#38
Ynt: Cogito..

mehmet baki' Alıntı:
birincisi; dekart sakın varlığı "bulduğu kanıt" üzerine temellendirmiş olmaya? :)
o dediğin, idealist okulun biraz "george berkeley" tarafına düşüyor galiba ama genellenir de. (ihsan oktay'ın tabiri ile) rendekâr çok çeşitli şakirtler yetiştirmiştir. :) ben aslında nesnel idealizm ile öznel idealizmin farkını vurgulamak istemiştim.

mehmet baki' Alıntı:
ikincisi; varlık düşünce yolu ile "kanıt" teşkil etmiyorsa yok hükmünde mi olur aceb?
"var olmayan bir şey"i düşündün mü hiç?

"yok hükmü" sözü daha doğrusu "yok" kavramının metafiziği biraz paradoksaldır. ben eskiden nihilist idim orta mektep çağımda. şimdi ne olduğumu bilmiyorum. :)
 
Katılım
12 Tem 2008
#39
Ynt: Cogito..

ebced çelebi' Alıntı:
"var olmayan bir şey"i düşündün mü hiç?
var olmayan bir şeyi düşünmenin yolu nedir ki ?
ebced çelebi' Alıntı:
ben eskiden nihilist idim orta mektep çağımda
hımm. sorgulamaya demek ilk mektepde başlayıb orta mektebte nihilizme kadar ilerlemişsiniz. üstad olmak kolay değil :) ben sıbyan mektebinde iken ...

peki ebced çelebi üstadım varlıkla yokluk arasında nasıl bir fark var ? sanki bana bu iki mefhum birbirine bir saç telinin iki tarafı kadar uzak geliyor. daha doğrusu bunun üzerinde baya düşünmem gerek. ihimaldir ki işin içinden çıkamayabilirim.

bir de "yok" kavramının metafiziği ile "var" kavramının metafizi ne bileym bir uzay boşluğunda da olsa kesişebilir mi ? neden ? yukarıdaki efkâr-ı umumiyyeden hareketle nereden bakılmalıdır bu duruma ?

tşekkür ederim şimdiden.
 
Katılım
19 Şub 2008
#40
Ynt: Cogito..

mestane' Alıntı:
var olmayan bir şeyi düşünmenin yolu nedir ki ?
ben bilmiyorum. bulamadım.

mestane' Alıntı:
sorgulamaya demek ilk mektepde başlayıb orta mektebte nihilizme kadar ilerlemişsiniz. üstad olmak kolay değil :) ben sıbyan mektebinde iken ...
aklın ve belagatin henüz geliştiği ergenlik denilen çağlarında insanoğlu eğer faşist değilse ya anarşist ya da nihilisttir. :) bu, kişinin dışa dönük ya da içe dönük olmasıyla ilgilidir ve bir sorgulama ile değil işin tabiası gereği kendiliğinden gelişir. en azından bizim zamanımızda öyleydi.

yeni nesilde bu biraz daha farklı gerçekleşiyor. ya liberal oluyorlar ya da gotik / grotesk. :)

mestane' Alıntı:
peki ebced çelebi üstadım varlıkla yokluk arasında nasıl bir fark var ? sanki bana bu iki mefhum birbirine bir saç telinin iki tarafı kadar uzak geliyor. daha doğrusu bunun üzerinde baya düşünmem gerek. ihimaldir ki işin içinden çıkamayabilirim.

bir de "yok" kavramının metafiziği ile "var" kavramının metafizi ne bileym bir uzay boşluğunda da olsa kesişebilir mi ? neden ? yukarıdaki efkâr-ı umumiyyeden hareketle nereden bakılmalıdır bu duruma ?
size bu konuda "kanaatimi" söyleyeyim. "var - yok - var - yok - var - yok..." gidişat böyle lakin bize "var - var - var - var - var..." gibi geliyor. duyabileceğiniz kadar yüksek sesle (ikinci derece ılık nefesle) "dem bu demdir dem bu dem dem bu demdir dem bu dem..." deyin ve kendinizi dinleyin.

ya da ben ne dediğimi bilmiyorum. :)
 

Konuyu şu anda okuyanlar : (Users: 1, Guests: 0)

Giriş yap