DEĞİŞİMİN DAYANILMAZ CAZİBESİ

  • Konbuyu başlatan Feraye
  • Başlangıç tarihi
F

Feraye

#1
DEĞİŞİMİN DAYANILMAZ CAZİBESİ

Değişim, yaratan tarafından, eşyanın tabiatına kotlanmış bir realitedir.
“Sabit Durum Teorisi”nin bilimsel iflası; değişiminde bilimsel olarak kaçınılmazlığını ortaya koymaya kâfidir sanırım.
“Madem öyleyse, değişime direnen insan sayısı neden bu kadar çoğunlukta,” diyenler elbette, haklı olarak olacaktır.
Bu noktada önemli olan bakış açısıdır. Değişimi, “başkalaşım” olarak algılayan kimseyle, “gelişim” olarak anlayan kimsenin arasında ortak payda bulmak müşkildir.
“Gelişim” manasındaki değişim hayatın ve kâinatın kaçınılamaz gerçeğidir. Atomların ve moleküllerin çeşitli şekillerde değişiminden hücrelerden, zigotlardan, embriyolardan canlı organizmaya kadar bir sürü gelişime dayalı değişim, kaçınılmaz olarak yaşanmaktadır.
Bütün bu realiteler; sosyal hayattaki değişimi de kaçınılmaz kılmaktadır. Buna ayak diremek, statüko bataklığına mahkum olmaktan farksızdır.
Bu konuyu rasulullahın, “iki günü birbirine denk olan ziyandadır” hadisi çerçevesinde düşünmek gerekir.
Gelişime dayalı değişimde olsa, yozlaşmaya veya başkalaşmaya dayalı değişimde olsa gösteriyor ki değişim kaçınılmazdır. Bize düşen, bu değişimi
şuurlu, istikamet dahilinde gelişime dayalı şekilde gerçekleştirmektir. Eğer öyle yapmazsak; statükonun dayatmasıyla kokuşmaya dayalı yıkıcı değişimin helak edici etki bizi esir alır. Yıkılan milletlerin tarihi, bunun ibret belgeleriyle doludur.
Tepelerden aşağı akan, şelalelerden coşup gelen suların berraklığını ve oksijenli halini bataklıklardaki durağan kokuşmuş sularla mukayese etmek mümkün mü? İkisinde de bir tür değişme var, biri müspet yönde, diğeri menfi yönde.
Her değişimi başkalaşım zannedenleri, gördükleri kabustan ayıltmak, işin özüne vakıf eğitimcilere düşmektedir.
Bazen da değişime karşı durmak, kişinin nefsine hoş gelebilir. Nefis o derece aldatıcıdır ki; yozlaşma sayılacak değişimi ister, terakki sayılana
direnir.
“Temel’in direnişi bunlardan hangisine giriyor, kararı siz verin?”
* * *
Temel’in “param yok” gerekçesiyle uzun zamandan beri ödemediği bazı
borçları vardır. Alacaklılar bir gün temele ikramiyeden, yüklü miktarda bir paranın çıktığını haber alıp sevinirler. “Borçlarını ödemişken, belki birazda bahşiş verir,” diye düşünürler. Aradan uzun zaman geçtiği halde, yine borcunu ödemediğini görünce toplanıp yanına giderler.
- Önceden param yok diye ödemiyordun, şimdi bir sürü paran olduğu halde neden ödemiyorsun? Diye çıkışırlar. Temel büyük bir pişkinlikle;
- Para Temel’i değiştürdü demeyesünüz diye ödemiyrum ha oni. Der.
* * *
Statükodan medet umanların ve rant sağlayanların kulakları çınlasın.
 
Katılım
11 Eki 2006
#2
Ynt: DEĞİŞİMİN DAYANILMAZ CAZİBESİ

Gelişimde her durumda olumlu bir şey söz konusudur ama başkalaşım her zaman olumlu olmaz. Yanlış yola sapmalar da görülebilir. Emeğinize sağlık.
 
F

Feraye

#3
Ynt: DEĞİŞİMİN DAYANILMAZ CAZİBESİ

HCRTRMN' Alıntı:
Gelişimde her durumda olumlu bir şey söz konusudur ama başkalaşım her zaman olumlu olmaz. Yanlış yola sapmalar da görülebilir. Emeğinize sağlık.
teşekkür ederim.
Değişme hayatımızda olmalı, değişmeden gelişemeyiz. Ama benliğimizi kaybetmeden tabi.
 

Giriş yap