Delilere Mektuplar - 2

B@H@DIR

Divan Üyesi
Toprak gibi

Sevgili Deli Kardeşim, Delikanlım,
Benim çocukluğum çok güzel bir yerde geçti. Güllerin arasında, meyve ağaçlarının gölgesinde ve kırmızı toprakların üstünde. Ama şimdi büyükşehirlerde yaşayan herkes gibi ben de betona ya da asfalta mahkum olmuş durumdayım. Tüm bunlar nereden aklıma geldi biliyor musun? Bu mektuba başlamadan hemen evvel güzel bir söz hatırlamıştım: “Gül bitirmek için, toprak olmak gerek”. Bu gül gibi sözü seninle paylaşmak isterken, aklıma bu hatıralarala birlikte, bazı ayetler geliverdi. Hoşgeldiler, safalar getirdiler. İşte, onların getirdikleriyle birlikte sana geldim.
Bilirsin, bitkiler toprakta biterler.
Yani diken bile toprakta biter, toprakla hayat bulur.
Kara topraktan diken çıkması kimseyi şaşırtmasa da, rengarenk çiçeklerin hele hele de kıpkırmızı bembeyaz güllerin toprakta nasıl bittiği hep hayranlıkla sorgulanır.
Çünkü biz ademoğulları, kendimizi çok üstün görürüz ama topraktan yaratıldığımızı unuturuz çoğunlukla. Oysa toprak, zenginliği, bereketi, alçak gönüllü olmayı ve sabrı temsil eder.
Bağrımızdan gül gibi birşeyler çıksın istiyorsak ölüp toprak olmayı ve mezarımızın üstünde güller açmasını beklemeye gerek yok.
Toprak gibi olalım yeter.
Önce alçak gönüllü olalım.
Ayaklar altında olan toprak, değerinden bir şey kaybetmiyor. Sanki bizleri omuzunda gezdiren babacan bir büyüğümüz gibi değerli değil mi bizim için toprak?
Affedici, bağışlayıcı olalım. Bize kötülük yapana iyilikle karşılık verelim.
Toprak, öyle yapmıyor mu? Kendisine kazma ile bel ile darbe vuran insanlara, güllerle, sümbüllerle, başaklarla karşılık vermiyor mu toprak?
Sabırlı olalım. İyi şeyler yapmaktan vaz geçmeyelim. Bilelim ki vakti gelince, iyilik ve güzellik saracak her yanı. Tohumları büyütmek için kar altında baharı bekleyen toprak gibi, teslimiyet içinde sebat edelim. Vakti, mevsimi gelince, baharı gören toprak gibi bir de bakacağız ki avucumuzdaki iyilik tohumları, fidan olmuş, çiçek açmış gülümsüyor. Bundan daha güzeli var mı?
Tüm bunlar, İslam ahlakının esaslarındandır. Topraktan yaratılan insanoğlu toprak gibi olabilse, herhalde yeryüzünde çirkinlik ve kötülük nâmına birşey kalmaz.
Ne var ki burası imtihan dünyası.
Toprak gibi olmayı başaranlar da var, taştan daha katı olanlar da...
Gül bitirenler de var, kaskatı kesilip kininden çatlayan ve çakıl üretenler de...

Ama apaçık ortada olan şu ki en güzel söylem ve en güzel eylem, ancak güzel ahlâkla olur. Affedici olmak, iyilik yapmak ve iyi şeylerde sabır sebat göstermek, dilimizde çiçekler açtırır, elimizde güller bitirir. Zaten “din, güzel ahlâktır” ve Allah’ın elçisi de bu güzel ahlakı tamamlamak için bir örnek olarak yaratılmış ve görevlendirilmiştir. O herkesi Allah’a çağırmış, kendisine kötülük yapanlara bile iyilik yapmıştır. Onun güzel ahlâkla insanları Allah’a çağırması, sonunda bütün dünyayı saran bir güzellik olarak Yüce Dinimiz İslam’ın her yerde kök salmasını sağlamıştır.
Gül Muhammed’in (sav) ümmeti olduğumuza inanıyorsak, Müslüman olduğumuzu söylüyorsak, hele hele insanları da Allah yoluna davet ediyorsak, gül bitirebilmek için toprak olmak gerektiğini unutmamalıyız. En güzeli bu...

“Allah’a çağıran, salih amel işleyen ve “Kuşkusuz ben müslümanlardanım” diyenden daha güzel sözlü kimdir? İyilikle kötülük bir olmaz. Kötülüğü en güzel bir şekilde sav. Bir de bakarsın ki, seninle arasında düşmanlık bulunan kimse sanki sıcak bir dost oluvermiştir. Bu güzel davranışa ancak sabredenler kavuşturulur. Buna ancak (hayırdan ve olgunluktan) büyük payı olanlar kavuşturulur.” (Fussilet Sûresi 33-35. âyetler)

Allah’a emanet ol!

(bu yazı gençistikbal dergisi'nden yine :) tarafımca beğenilip sizlere takdim edilmiştir...)
 

bengisu

Divan Üyesi
B@H@DIR kardeş böyle nefis bir yazıyı bizlerle paylaştığın için çok teşekkür ederim.Yazıda anlatılanlar bir müslümanın asıl miyonunun ne olması gerektiğini çok iyi belirtiyor.Bunları çoğu zaman unutuyoruz.Hatırlamamıza vesile olduğun için sağol...
 

Hatırlatma

Lütfen alıntıladığınız içeriğin dış linkini değil içeriğin kendisini paylaşınız.Siyasi yazılar paylaşmamalıyız.Alıntıladığımız yazarın yazarını paylaşalım.Yayınlanan yazılardan divan sorumlu tutulamaz.

Benzer konular

Bu içeriği görüntüleyen kullanıcılar (Kullanıcı: 0, Ziyaretçi: 1)

Üst Alt