Delilere Mektuplar - 3

B@H@DIR

Divan Üyesi
Kaydırak
Sevgili Deli Kardeşim, Delikanlım,
Bu mektupta sana çocukluğumun aptalca geçen bir döneminden bahsedeceğim. Evet aptalca. Ama aptalca olduğu kadar çocukça. Aslında bir çocuk için oldukça normal bir davranış iken, yetişkin bir insan için aptalca görünen bir şey... Neyse fazla uzatmadan, benim dilimi, senin kulaklarını yormadan söyleyeyim:
Sırf bir kere kaydıraktan kayarken düştüm diye, uzun bir süre boyunca kaydıraktan kayamamıştım. Çoşkuyla merdivenleri çıkıp bir an önce kaymak için itişip kakışan arkadaşlarımı defalarca özlemle seyrettim. Ama bir türlü korkularımı yenemedim ve kendilerini neşeyle aşağı bırakan arkadaşlarımın coşkusunu sevincime katamadım. Bir çocuk için oldukça acı bir durum.
Uzun bir süre böyle geçti.
Sonra nasıl olduysa bir daha denedim kaymayı.
Bu sefer düşmemiştim...
Ve işte o zaman anlamıştım ne kadar aptalca bir şey yaptığımı...
Boş bir korku yüzünden kendimi nasıl bir mahrumiyet cezası vermişim.
Bu bana ders olmuştu. Ne zaman kaydırak görsem bu aptalca korkumu hatırlarım.
Ama kaydırak meselesinin benim için asıl ders alınacak yönü başka bir şeydir:
Kaydırak, bana hayatı anlatıyor.
Kaymanın neşesini tadabilmek için, tırmanmanın çilesini sevmek gerek.
Çıkıyorsun merdivenleri ve sonra bırakıyorsun kendini.
Zorluktan sonra kolaylık...
Hayat da öyle değil mi?
Çıkışlı inişli pek çok aşamadan geçiyoruz. Sıkıntılar sayesinde, onların ardından gelen çözümler bizim için bir anlam ifade ediyor. Ancak hastalanınca, iyileşmenin mutluluğunu tadıyoruz. Ancak özleyince anlıyoruz kavuşmanın kıymetini. Bir şeyi kaybedince, kaybettiğimiz bulmanın sevincini tatmak için bir şansımız oluyor. Ağlayınca rahatlıyoruz. Yorulunca uykunun ne kadar güzel olduğunu daha iyi hissediyoruz.
Yani öncesinde bir tırmanma olduğu için, kaymanın zevkini tatmak mümkün oluyor. Tıpkı kaydırak gibi...
Hayat da kaydırağa benziyor dedim ya, bazen üzücü, sıkıcı ya da yorucu şeyler yaşıyoruz ama; yine bu sıkıntılar sayesinde bazı sevinçlerin tadına varıyoruz, bazı değerlerin kıymetini anlıyoruz.
Tabii ki tüm zorlukların güzel sonuçlarını burada, bu dünyada göremeyebiliriz. Yani her insan, hastalığın ardından iyileşme sevincini yaşayamayabilir. Ama o hastalığın kendisini ne kadar çok günahtan kurtardığını bir bilse...
Birgün bilecek ve yüzü gülecek...
"Vay be!" diyecek, "iyi ki hastalanmışım".
Mesela bir gazete ilanında deseler ki "bir gün evde aç susuz mahsur kalacaksın, o gün sabredersen senin borçlarını ödeyeceğiz"; herhalde pek çok kişi koşa koşa "evet" der bu teklife. Kısa bir süre sabredip büyük yüklerden kurtulmak, akıllıca bir seçim.
Ne var ki bu akıllılığı asıl işe yarayan yerde gösteren insanlar çok değil. Yüce Yaratıcımız "Ey Kullarım! Size şu kısacık dünya hayatında bazı sıkıntılar vereceğim, sonra da sabrınızın karşılığı olarak günahlarınızı sileceğim" dediği halde, çok az kişi hastalıkların, sıkıntıların ve zorlukların böyle bir güzellikle sonuçlandığının farkındadır. Bazı insanlar, ufak sıkıntılar karşısında isyan ediyorlar. Bazıları kaydırak merdivenlerinden çıkmayı o kadar büyük bir dert olarak görüyorlar ki kaymanın zevkine varamıyorlar. Hele hele bazıları var ki aptalca bir korkuyla kaçıyorlar hayattan, hayatın gerçekleri olan sıkıntılardan. Ya ben de hasta olursam diye hasta olan insanlardan sana daha önce bahsetmiştim hatırlarsan. İşte benim çocukluktaki kaydırak korkum gibi bir şey bu... En iyisi, kaydıraktan korkmamak ve sırası gelip merdivenleri çıkmak gerektiğinde şunu hatırlamak: her zorlukla birlikte bir kolaylık, bir rahatlama da gelir.
Hani Rabbimiz Kur'an'da öğretmiş ya bize: "Şüphesiz, (her) zorlukla birlikte bir kolaylık vardır. Evet zorlukla birlikte bir kolaylık vardır." (İnşirah Sûresi 6. ve 7. âyetler)
O halde merdiveni gözümüzde büyütüp, kaydırağın zevkinden mahrum olmamak gerek. Merdivenleri çıkarken, kaymanın neşesini düşünsek yeter!
Allah'a emanet ol!
 

Hatırlatma

Lütfen alıntıladığınız içeriğin dış linkini değil içeriğin kendisini paylaşınız.Siyasi yazılar paylaşmamalıyız.Alıntıladığımız yazarın yazarını paylaşalım.Yayınlanan yazılardan divan sorumlu tutulamaz.

Benzer konular

Bu içeriği görüntüleyen kullanıcılar (Kullanıcı: 0, Ziyaretçi: 1)

Üst Alt